Türk, soydaş ve akraba toplulukları buluşmasında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, antisemitizmin, ırkçılığın ve islamifobianın bir insanlık suçu olduğunu da belirterek, "Marjinal örneklerden yola çıkarak tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması son derece yanlıştır" dedi. Erdoğan, yaptığı konuşmada, sayısız nükleer silaha sahip bazı BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi ülkelerin başka ülkelere "Nükleer silah sahibi olmayacaksın" dediğini belirtti. Başbakan Erdoğan, "Tarih ve talih bizi ayrı coğrafyalara dağıtmış olabilir ama bizim gönüllerimiz bir, bizim yüreklerimiz ortak çarpıyor" diye konuştu.HABERİN VİDEOSU Türk, Soydaş ve Akraba Buluşması - Erdoğan (1)
HABERİN VİDEOSU Türk, Soydaş ve Akraba Buluşması - Erdoğan (2)
HABERİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN
Başbakan Erdoğan, "Başta BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri önce kendinizden başlayacaksınız ki sözün tesiri olsun. Daimi ülkelerde sayısız nükleer silah olacak, filancaya diyeceksin ki nükleer silah yapma. Ee sen de var, seninkiler ne olacak? Bu adalet mi? Adaletin olmadığı bir dünyada küresel barışı konuşamayız." diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı Faruk Çelik'in koordinasyonunda Grand Cevahir Oteli'nde düzenlenen Türk, soydaş ve akraba topluluklarının kurdukları sivil toplum örgütleriyle buluşma yemeğinde bir araya geldi. Yemeğe Devlet Bakanı Faruk Çelik, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bürüksel Parlamentosu'ndan Hıristiyan Demokrat Parti Üyesi Mahinur Özdemir ve çok sayıda Türk soydaş katıldı.
Başbakan Erdoğan, yemekte yaptığı konuşmada, 'Hasreti birlikte giderdiğimiz bu anlamlı günde, siz değerli kardeşlerimle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum' dedi.
Misafirlere, 'Türkiye'ye ve İstanbul'a hoş geldiniz' diyen Erdoğan, onların aracılığıyla dünyanın beş kıtasına yayılmış, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını da selamladığını belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan, şu anki tablonun aslında yılların hasreti olduğunu vurgulayarak, bunun sonu gelmeyecek bir ilk adım olması temennisinde bulundu.
Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya kıtasındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ve soydaşları selamladığını dile getiren Erdoğan, 'Sizlerin aracılığıyla Kırcaali'ye, İskeçe'ye, Gümülcine'ye, Piriştine'ye, Köstence'ye, Saraybosna'ya, Batum'a, Tiflis'e, Grozni'ye, Yukarı Karabağ'a, Nahçıvan'a, Bakü'ye ve Mostar'a selam ve sevgilerimi yolluyor, en kalbi muhabbetlerimi gönderiyorum' dedi.
Ayrı coğrafyada gönüllerimiz bir
Yemekte yaptığı konuşmada Türk Dünyası Soydaş ve Akraba Toplulukları'nın temsilcilerine seslenen Başbakan Erdoğan,
"Tarih ve talih bizi ayrı coğrafyalara dağıtmış olabilir ama bizim gönüllerimiz bir, yüreklerimiz ortak çarpıyor. Hasretimiz bir, özlemlerimiz, arzularımız, kaderimiz bir. Biz hepimiz kardeşiz. Biz aynı boyun evlatlarıyız. Solingen'de bir kardeşimizin burnu kanasa aynı anda beş kıtada sızısını yüreğimizde hissederiz. Saraybosna'da bir masumun gözyaşı toprağa değdiğinde aynı anda hepimizin yüreğine ateş düşer. İskeçe dara düşse Kırcaali üzülse Piriştine hüzünlense biliyorum Melbourne'de, Toronto'da, Capetown'da yankısını bulur. İstanbul'daki, Diyarbakır'daki, Yozgat'taki, Sivas'taki düğün, hepimizin düğünüdür. Rize'de uşaklar horon teperken beş kıta horona durur. İzmir'in zeybeği, beş kıtadan izlenir. Gaziantep halay çekerken, beş kıta halay çeker. Biz bir sofranın etrafında toplanmış, tek bir ailenin fertleriyiz. Biz hep birlikte, bir aileyiz. Her birimiz bin yılların ötesinden gelen ortak bir kültürün, ortak geleneklerin ve ortak tarihin mensuplarıyız. Tarihimizle kültürümüzle kardeşliğimizle gururluyuz. Velhasıl medeniyetimizle gururluyuz' diyen Erdoğan, 'Bulunduğumuz, nefes alıp verdiğimiz her yerde bizler barışın temsilcileri olduk. Çalıştığımız ülkelerde çalışkanlığın, güzel ahlakın ve dürüstlüğün temsilcisi olduk" şeklinde konuştu.
7 Yılda 81 Ülkeye 223 ziyaret
Başbakanlık görevine başlamasının ardından 7 yıllık süreç içerisinde 81 ülkede 233 ziyaret gerçekleştirdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin itibarı ne kadar yüksek olursa Türk soydaş ve akrabalarının da itibarının aynı oranda yüksek olacağını belirtti.
Afganistan'dan Belçika'ya, Japonya'dan, Moğolistan'dan, Lübnan, Yemen ve Irak'a kadar birçok ülkede temaslarda bulunduğunu anlatan Erdoğan, gittiği her ülkede o ülkenin devlet başkanları, başbakanları ve üst düzey yetkililerinin kendisine ülkelerinde yaşayan Türklerin çalışkanlığı, dürüstlüğü ve başarılarından övgüyle söz ettiklerini kaydetti.
Antisemitizm bir insanlık suçudur
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, antisemitizmin, ırkçılığın ve islamifobianın bir insanlık suçu olduğunu belirterek, "Antisemitizm bir insanlık suçudur. Irkçılık bir insanlık suçudur. Aynı şekilde islamifobia bir insanlık suçudur. Marjinal örneklerden yola çıkarak tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması son derece yanlıştır. Kılık kıyafetinden, ibadethanelerinden hatta kullandığı kelimelerden dolayı insanlara ön yargıyla yaklaşılması, dışlanmaları, ötelenmeleri haksızlık, hukuksuzluktur. Bunu anlayışla karşılamamız asla ve asla mümkün değildir" dedi.
Erdoğan, medeniyetler arası diyalog için İspanya ile yoğun çaba sarf ederken, sanatçıların, medya mensuplarının, karikatüristlerin, müzisyenlerin, bilim adamlarının ve hatta siyasetçilerin İslam kardeşliğini tahrik ve tahrip eden bir yaklaşımla İslam karşıtlığını körükleyecek sorumsuzca davranışlar sergilemesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Nükleer Silah Eleştirisi
Türkiye olarak dünyada yaşanan her türlü haksızlığın karşısında olduklarını ve haksızlığa uğrayan insanların sesini yükselteceğini belirten Erdoğan, "Türkiye olarak yerkürenin neresinde olursa olsun haksızlığa uğramış, itilmiş insanlar için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Gadre uğramış insanın dini nedir bakmayız. Haiti'deki çocukların çığlığı nasıl yüreğimizi sızlatıyorsa Gazze'deki çocukların feryadı da yüreğimizi aynı şekilde sızlatıyor. Gürcistan'daki, Karabağ'daki, Afganistan'daki, Irak'taki kardeşlerimizin durumu vicdanımızı sızlatıyor. 26 Şubat Hocalı katliamının yıldönümüydü. Biz bu katliamları yaşamak istemiyoruz. Yaşatanlara insan hakları mahkemesinin ve adalet divanının hesabını sormasını istiyoruz. Şu ülkenin bu ülkenin değil topyekün küresel ölçekte tüm ülkelerin nükleer silah sahibi olmasına karşı çıkıyoruz. Bizim çevremizde şu ülkede nükleer silah olacak, filanca da olmayacak. Hiçbirinde olmayacak. Başta BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri önce kendinizden başlayacaksınız ki sözün tesiri olsun. Daimi ülkelerde sayısız nükleer silah olacak, filancaya diyeceksin ki nükleer silah yapma. Ee sen de var, seninkiler ne olacak. Bu adalet mi? Adaletin olmadığı bir dünyada küresel barışı konuşamayız"
Türkiye Dünya Ülkesi
Türkiye'nin dış politikada ekseninin Batı'dan doğuya doğru kaydığı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirten Başbakan Erdoğan, "Biz Asya'yı bırakıp Avrupa'ya, Avrupa'yı bırakıp Asya'ya yönelen bir ülke değiliz. Biz artık dünya ülkesi Türkiye'yiz. Bugün Avrupa'da Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan, yeni yeni engeller çıkaran liderler ne Avrupa tarihine ne de Avrupalı Türkiye'yi tanımıyor. Türkiye Avrupalı değil diyorlar. Bunu coğrafi, siyasi, ekonomik anlamda mı söylüyorsun. İnanın cevap veremiyorlar. Coğrafi anlamda söylüyorsan aç bak haritayı. Bugün AB içinde coğrafi açıdan Avrupa ile yakından uzaktan alakası olmayan ülkeler var. Güney Kıbrıs'ı hangi anlayışla aldınız. Hangi AB müktesebatına sığdırdınız. Pişman olduklarını söylüyorlar, almak büyük bir hataydı diyorlar. Karar siyasidir" ifadelerini kullandı.
Müslümanların töhmet altında bırakılması yanlıştır
Avrupa'nın bazı ülkelerinde özellikle Türklere yönelik ırkçı saldırılara dikkat çeken Erdoğan, ırkçılığın insanlık suçu olduğunu dile getirdi. Erdoğan artan ırkçı saldırılara karşı sessiz kalan liderlerinde olaylardan sorumlu olduğunu ifade etti. Erdoğan, İslamafobia'nın da bir insanlık suçu olduğunu belirten Erdoğan şöyle konuştu: "Marjinal örneklerden yola çıkarak tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması son derece yanlıştır. Kılık kıyafetinden, kullandığı kelimelerden dolayı insanlara ön yargıyla yaklaşılması, dışlanmaları, ötelenmeleri haksızlıktır, hukuksuzluktur. Bunu anlayışla karşılamamız asla mümkün değildir. Müslümanlara yönelik rencide edici tavır, söylem, politika ve yayınlar ifade özgürlüğü bahanesinin arkasına gizlenemez. Mesela karikatür, yok böyle bir şey. Karikatürize edeceksen, kendi değerlerini karikatürize et. Kalkıp da farklı inanç gruplarının saygın olan değerlerini karikatürize etmeyi kimse özgürlükler dünyası içinde tanımlayamaz. Özgürlükler sınırsız değildir. Büyük devletler farklı etnik ve kültürel grupların kendilerini öteki gibi hissetmedikleri devletlerdir. İnancına güvenen, inanç hürriyetinden korkmaz. Biz inancımıza da, düşüncemize de güveniyoruz. Ne inanç ne de düşünce hürriyetinden korkmuyoruz."
Çifte Vatandaş Olun
Temel hak ve hürriyetlerin iç politika malzemesi yapılamayacağını, referanduma götürülemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, yurtdışındaki soydaşlara çifte vatandaş olun çağrısı yaptı. Avrupa'da temel hak ve özgürlükler kapsamında çifte vatandaşlığa yasak koyan veya izin veren ülkeler olduğunu söyleyen Erdoğan, "Allah selamet versin, bakıyorsun benim vatandaşım çifte vatandaş olmam diyor. Yahu niye olmuyorsun. 'Ben onların pasaportunu taşımam' diyor. Adeta ona din değiştirmek gibi geliyor. Türklüğünü nü kaybedeceksin? Yok ama olmam diyor. Bu konuda sivil toplum örgütlerimize büyük görev düşüyor. Sen ikinci pasaportunu alacaksın ve oranın siyasi yaşamında etkin hale geleceksin. Bu konuda rahat olun. Çift pasaport taşımak seni asli kimliğinden uzaklaştırmaz, merak etme. " dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yurt dışında yaşayan Türk soydaşlarının bulundukları ülkelerde Türk kültürünün ve Türkiye Cumhuriyeti'nin adeta birer büyükelçisi gibi olduğunu belirterek, "Bugün dayanışma her zamankinden çok daha fazla önem arz ediyor" şeklinde konuştu.
Afgan Kıyafeti Hediye Edildi
Program sonunda Türk soydaşları Başbakan Erdoğan'a hediye vermek için yarıştı. Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Muhasibi Zeyneddin Kahraman isimli Afgan Türkü Başbakan Erdoğan'a 'Ağladon' isimli yerel kıyafet hediye etti.
Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Rahime Kahraman, Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Geldigül Kara, Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Muhasibi Zeyneddin Kahraman, küçük Afgan kızları Rabia Kahraman ve Nigar Pehlivan, Türkmen elbiseli kız Gülistan Kahraman giydikleri milli kıyafetleriyle ilgi odağı oldu.
Dernekleri ile ilgili bilgi veren Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Muhasibi Zeyneddin Kahraman,"derneğimiz Tokat merkezde olup oradaki Afganistan Türklerine her konuda yardım etmektedir. Tokat'taki Türkmen kadınlarını ilkokul diplaması sahibi yaptık. Afganistan'daki türkmenlere yiyecek ve giyecek yardımında bulunuyoruz. Bugün toplantıda ise başbakanımızın çıkacak yasa hakkında bilgi alışverişi için bulunduk. Ve bir işadamının Türkiyeye yapacağı yatırımla ilgili görüşmek için geldik" dedi.
HABERİN VİDEOSU Türk, Soydaş ve Akraba Buluşması - Erdoğan (2)
HABERİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN
Başbakan Erdoğan, "Başta BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri önce kendinizden başlayacaksınız ki sözün tesiri olsun. Daimi ülkelerde sayısız nükleer silah olacak, filancaya diyeceksin ki nükleer silah yapma. Ee sen de var, seninkiler ne olacak? Bu adalet mi? Adaletin olmadığı bir dünyada küresel barışı konuşamayız." diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı Faruk Çelik'in koordinasyonunda Grand Cevahir Oteli'nde düzenlenen Türk, soydaş ve akraba topluluklarının kurdukları sivil toplum örgütleriyle buluşma yemeğinde bir araya geldi. Yemeğe Devlet Bakanı Faruk Çelik, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bürüksel Parlamentosu'ndan Hıristiyan Demokrat Parti Üyesi Mahinur Özdemir ve çok sayıda Türk soydaş katıldı.
Başbakan Erdoğan, yemekte yaptığı konuşmada, 'Hasreti birlikte giderdiğimiz bu anlamlı günde, siz değerli kardeşlerimle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum' dedi.
Misafirlere, 'Türkiye'ye ve İstanbul'a hoş geldiniz' diyen Erdoğan, onların aracılığıyla dünyanın beş kıtasına yayılmış, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını da selamladığını belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan, şu anki tablonun aslında yılların hasreti olduğunu vurgulayarak, bunun sonu gelmeyecek bir ilk adım olması temennisinde bulundu.
Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya kıtasındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ve soydaşları selamladığını dile getiren Erdoğan, 'Sizlerin aracılığıyla Kırcaali'ye, İskeçe'ye, Gümülcine'ye, Piriştine'ye, Köstence'ye, Saraybosna'ya, Batum'a, Tiflis'e, Grozni'ye, Yukarı Karabağ'a, Nahçıvan'a, Bakü'ye ve Mostar'a selam ve sevgilerimi yolluyor, en kalbi muhabbetlerimi gönderiyorum' dedi.
Ayrı coğrafyada gönüllerimiz bir
Yemekte yaptığı konuşmada Türk Dünyası Soydaş ve Akraba Toplulukları'nın temsilcilerine seslenen Başbakan Erdoğan,
"Tarih ve talih bizi ayrı coğrafyalara dağıtmış olabilir ama bizim gönüllerimiz bir, yüreklerimiz ortak çarpıyor. Hasretimiz bir, özlemlerimiz, arzularımız, kaderimiz bir. Biz hepimiz kardeşiz. Biz aynı boyun evlatlarıyız. Solingen'de bir kardeşimizin burnu kanasa aynı anda beş kıtada sızısını yüreğimizde hissederiz. Saraybosna'da bir masumun gözyaşı toprağa değdiğinde aynı anda hepimizin yüreğine ateş düşer. İskeçe dara düşse Kırcaali üzülse Piriştine hüzünlense biliyorum Melbourne'de, Toronto'da, Capetown'da yankısını bulur. İstanbul'daki, Diyarbakır'daki, Yozgat'taki, Sivas'taki düğün, hepimizin düğünüdür. Rize'de uşaklar horon teperken beş kıta horona durur. İzmir'in zeybeği, beş kıtadan izlenir. Gaziantep halay çekerken, beş kıta halay çeker. Biz bir sofranın etrafında toplanmış, tek bir ailenin fertleriyiz. Biz hep birlikte, bir aileyiz. Her birimiz bin yılların ötesinden gelen ortak bir kültürün, ortak geleneklerin ve ortak tarihin mensuplarıyız. Tarihimizle kültürümüzle kardeşliğimizle gururluyuz. Velhasıl medeniyetimizle gururluyuz' diyen Erdoğan, 'Bulunduğumuz, nefes alıp verdiğimiz her yerde bizler barışın temsilcileri olduk. Çalıştığımız ülkelerde çalışkanlığın, güzel ahlakın ve dürüstlüğün temsilcisi olduk" şeklinde konuştu.
7 Yılda 81 Ülkeye 223 ziyaret
Başbakanlık görevine başlamasının ardından 7 yıllık süreç içerisinde 81 ülkede 233 ziyaret gerçekleştirdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin itibarı ne kadar yüksek olursa Türk soydaş ve akrabalarının da itibarının aynı oranda yüksek olacağını belirtti.
Afganistan'dan Belçika'ya, Japonya'dan, Moğolistan'dan, Lübnan, Yemen ve Irak'a kadar birçok ülkede temaslarda bulunduğunu anlatan Erdoğan, gittiği her ülkede o ülkenin devlet başkanları, başbakanları ve üst düzey yetkililerinin kendisine ülkelerinde yaşayan Türklerin çalışkanlığı, dürüstlüğü ve başarılarından övgüyle söz ettiklerini kaydetti.
Antisemitizm bir insanlık suçudur
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, antisemitizmin, ırkçılığın ve islamifobianın bir insanlık suçu olduğunu belirterek, "Antisemitizm bir insanlık suçudur. Irkçılık bir insanlık suçudur. Aynı şekilde islamifobia bir insanlık suçudur. Marjinal örneklerden yola çıkarak tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması son derece yanlıştır. Kılık kıyafetinden, ibadethanelerinden hatta kullandığı kelimelerden dolayı insanlara ön yargıyla yaklaşılması, dışlanmaları, ötelenmeleri haksızlık, hukuksuzluktur. Bunu anlayışla karşılamamız asla ve asla mümkün değildir" dedi.
Erdoğan, medeniyetler arası diyalog için İspanya ile yoğun çaba sarf ederken, sanatçıların, medya mensuplarının, karikatüristlerin, müzisyenlerin, bilim adamlarının ve hatta siyasetçilerin İslam kardeşliğini tahrik ve tahrip eden bir yaklaşımla İslam karşıtlığını körükleyecek sorumsuzca davranışlar sergilemesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Nükleer Silah Eleştirisi
Türkiye olarak dünyada yaşanan her türlü haksızlığın karşısında olduklarını ve haksızlığa uğrayan insanların sesini yükselteceğini belirten Erdoğan, "Türkiye olarak yerkürenin neresinde olursa olsun haksızlığa uğramış, itilmiş insanlar için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Gadre uğramış insanın dini nedir bakmayız. Haiti'deki çocukların çığlığı nasıl yüreğimizi sızlatıyorsa Gazze'deki çocukların feryadı da yüreğimizi aynı şekilde sızlatıyor. Gürcistan'daki, Karabağ'daki, Afganistan'daki, Irak'taki kardeşlerimizin durumu vicdanımızı sızlatıyor. 26 Şubat Hocalı katliamının yıldönümüydü. Biz bu katliamları yaşamak istemiyoruz. Yaşatanlara insan hakları mahkemesinin ve adalet divanının hesabını sormasını istiyoruz. Şu ülkenin bu ülkenin değil topyekün küresel ölçekte tüm ülkelerin nükleer silah sahibi olmasına karşı çıkıyoruz. Bizim çevremizde şu ülkede nükleer silah olacak, filanca da olmayacak. Hiçbirinde olmayacak. Başta BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri önce kendinizden başlayacaksınız ki sözün tesiri olsun. Daimi ülkelerde sayısız nükleer silah olacak, filancaya diyeceksin ki nükleer silah yapma. Ee sen de var, seninkiler ne olacak. Bu adalet mi? Adaletin olmadığı bir dünyada küresel barışı konuşamayız"
Türkiye Dünya Ülkesi
Türkiye'nin dış politikada ekseninin Batı'dan doğuya doğru kaydığı iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirten Başbakan Erdoğan, "Biz Asya'yı bırakıp Avrupa'ya, Avrupa'yı bırakıp Asya'ya yönelen bir ülke değiliz. Biz artık dünya ülkesi Türkiye'yiz. Bugün Avrupa'da Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan, yeni yeni engeller çıkaran liderler ne Avrupa tarihine ne de Avrupalı Türkiye'yi tanımıyor. Türkiye Avrupalı değil diyorlar. Bunu coğrafi, siyasi, ekonomik anlamda mı söylüyorsun. İnanın cevap veremiyorlar. Coğrafi anlamda söylüyorsan aç bak haritayı. Bugün AB içinde coğrafi açıdan Avrupa ile yakından uzaktan alakası olmayan ülkeler var. Güney Kıbrıs'ı hangi anlayışla aldınız. Hangi AB müktesebatına sığdırdınız. Pişman olduklarını söylüyorlar, almak büyük bir hataydı diyorlar. Karar siyasidir" ifadelerini kullandı.
Müslümanların töhmet altında bırakılması yanlıştır
Avrupa'nın bazı ülkelerinde özellikle Türklere yönelik ırkçı saldırılara dikkat çeken Erdoğan, ırkçılığın insanlık suçu olduğunu dile getirdi. Erdoğan artan ırkçı saldırılara karşı sessiz kalan liderlerinde olaylardan sorumlu olduğunu ifade etti. Erdoğan, İslamafobia'nın da bir insanlık suçu olduğunu belirten Erdoğan şöyle konuştu: "Marjinal örneklerden yola çıkarak tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması son derece yanlıştır. Kılık kıyafetinden, kullandığı kelimelerden dolayı insanlara ön yargıyla yaklaşılması, dışlanmaları, ötelenmeleri haksızlıktır, hukuksuzluktur. Bunu anlayışla karşılamamız asla mümkün değildir. Müslümanlara yönelik rencide edici tavır, söylem, politika ve yayınlar ifade özgürlüğü bahanesinin arkasına gizlenemez. Mesela karikatür, yok böyle bir şey. Karikatürize edeceksen, kendi değerlerini karikatürize et. Kalkıp da farklı inanç gruplarının saygın olan değerlerini karikatürize etmeyi kimse özgürlükler dünyası içinde tanımlayamaz. Özgürlükler sınırsız değildir. Büyük devletler farklı etnik ve kültürel grupların kendilerini öteki gibi hissetmedikleri devletlerdir. İnancına güvenen, inanç hürriyetinden korkmaz. Biz inancımıza da, düşüncemize de güveniyoruz. Ne inanç ne de düşünce hürriyetinden korkmuyoruz."
Çifte Vatandaş Olun
Temel hak ve hürriyetlerin iç politika malzemesi yapılamayacağını, referanduma götürülemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, yurtdışındaki soydaşlara çifte vatandaş olun çağrısı yaptı. Avrupa'da temel hak ve özgürlükler kapsamında çifte vatandaşlığa yasak koyan veya izin veren ülkeler olduğunu söyleyen Erdoğan, "Allah selamet versin, bakıyorsun benim vatandaşım çifte vatandaş olmam diyor. Yahu niye olmuyorsun. 'Ben onların pasaportunu taşımam' diyor. Adeta ona din değiştirmek gibi geliyor. Türklüğünü nü kaybedeceksin? Yok ama olmam diyor. Bu konuda sivil toplum örgütlerimize büyük görev düşüyor. Sen ikinci pasaportunu alacaksın ve oranın siyasi yaşamında etkin hale geleceksin. Bu konuda rahat olun. Çift pasaport taşımak seni asli kimliğinden uzaklaştırmaz, merak etme. " dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yurt dışında yaşayan Türk soydaşlarının bulundukları ülkelerde Türk kültürünün ve Türkiye Cumhuriyeti'nin adeta birer büyükelçisi gibi olduğunu belirterek, "Bugün dayanışma her zamankinden çok daha fazla önem arz ediyor" şeklinde konuştu.
Afgan Kıyafeti Hediye Edildi
Program sonunda Türk soydaşları Başbakan Erdoğan'a hediye vermek için yarıştı. Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Muhasibi Zeyneddin Kahraman isimli Afgan Türkü Başbakan Erdoğan'a 'Ağladon' isimli yerel kıyafet hediye etti.
Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Rahime Kahraman, Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Geldigül Kara, Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Muhasibi Zeyneddin Kahraman, küçük Afgan kızları Rabia Kahraman ve Nigar Pehlivan, Türkmen elbiseli kız Gülistan Kahraman giydikleri milli kıyafetleriyle ilgi odağı oldu.
Dernekleri ile ilgili bilgi veren Afganistan Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Muhasibi Zeyneddin Kahraman,"derneğimiz Tokat merkezde olup oradaki Afganistan Türklerine her konuda yardım etmektedir. Tokat'taki Türkmen kadınlarını ilkokul diplaması sahibi yaptık. Afganistan'daki türkmenlere yiyecek ve giyecek yardımında bulunuyoruz. Bugün toplantıda ise başbakanımızın çıkacak yasa hakkında bilgi alışverişi için bulunduk. Ve bir işadamının Türkiyeye yapacağı yatırımla ilgili görüşmek için geldik" dedi.






















