18 Mayıs’ın, Kırım Tatar halkının sürgün olduğu matem günü olarak tarihe geçtiğini ifade eden Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu (KTDF) Genel Başkanı Ünver Sel, “ancak, Ukrayna’nın bağımsızlığı kazanmasının üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen; Ukrayna Parlamentosu’nda Kırım Tatar halkı adına bir kanun kabul edilmemiştir. Ukrayna Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından günümüze Kırım Tatar halkına karşı ilgisi yıllar geçtikçe azalmıştır” dedi.
Ukrayna Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Dr. Sergiy Korsunsky’ye bir mektup gönderen Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu (KTDF) Genel Başkanı Ünver Sel mektubunda “Kırım Tatarları, Komünist Sovyet döneminde değil de; günümüzde bağımsız ve demokratik Ukrayna Cumhuriyeti döneminde topraksızdır. Kırım Tatarlarının kültürü, sanatı ve dili giderek yok olmaktadır. Ukrayna Cumhuriyeti içerisinde Kırım Tatarları halk olarak tanınmamaktadır. Kırım’daki tarihi Kırım Tatar mezarlıklarında konut inşaatları yapılmakta, hatta bazı yerlerde tuvaletler kurulmaktadır” sözlerine yer verdi.
Kırım’da gelişen bu olaylardan Türkiye’de yaşayan Kırım Tatar diasporasının çok rahatsız olduğunu belirten Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu (KTDF) Genel Başkanı Ünver Sel’in mektubunun tamamı şöyle:
“Sayın: Dr. Sergiy KORSUNSKY
Ukrayna Cumhuriyeti
Türkiye Büyükelçisi
Sayın Büyükelçi,
Bildiğiniz gibi 18 Mayıs, Kırım Tatar halkının sürgün olduğu matem günüdür. Kırım Tatar halkının sürgün topraklarından anavatanları Kırım’a dönüşü Ukrayna’nın bağımsızlığını kazandığı yıllarda oldu. Kırım Tatarları Ukrayna Cumhuriyeti’nin sadık bir vatandaşı olarak Ukrayna’nın bağımsızlığını desteklemiş ve bu amaç doğrultusunda çalışmışlardır.
Dünya’da Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet Türkiye olmuştur. Türkiye’de yaşayan Kırım Tatar diasporası Ukrayna’nın bağımsızlığını büyük sevinçle karşılamış, Ukrayna halkı ile Kırım Tatarlarının işbirliğine çok önem vermiştir. Günümüze kadar bu çerçevede pek çok olumlu çalışmalar yapılmıştır.
Ancak, Ukrayna’nın bağımsızlığı kazanmasının üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen; Ukrayna Parlamentosu’nda Kırım Tatar halkı adına bir kanun kabul edilmemiştir. Ukrayna Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından günümüze Kırım Tatar halkına karşı ilgisi yıllar geçtikçe azalmıştır.
Kırım Tatarları, Komünist Sovyet döneminde değil de; günümüzde bağımsız ve demokratik Ukrayna Cumhuriyeti döneminde topraksızdır. Kırım Tatarlarının kültürü, sanatı ve dili giderek yok olmaktadır. Ukrayna Cumhuriyeti içerisinde Kırım Tatarları halk olarak tanınmamaktadır. Kırım’daki tarihi Kırım Tatar mezarlıklarında konut inşaatları yapılmakta, hatta bazı yerlerde tuvaletler kurulmaktadır.
Kırım’da gelişen bu olaylardan Türkiye’de yaşayan Kırım Tatar diasporası çok rahatsız olmaktadır. Demokratik çağdaş devletlerde benzeri sorunlar kanun yolu ile düzenlenmektedir. Ancak, Ukrayna Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazanmasının üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen; Kırım Tatarları hakkında bir kanun kabul edilmemiştir.
Böyle bir durumda Kırım’da Kırım Tatar halkının kendi haklarını savunması için sivil protesto yapmaktan başka bir yolu kalmamıştır. Ukrayna Cumhuriyeti’nin sadık vatandaşı Kırım Tatarlarının haklarının korunmasında ve yerine getirilmesinde Ukrayna yönetimine büyük görev düşmektedir.
Ancak, Ukrayna yönetiminden ilgi bekleyen Kırım Tatarları Ukrayna polisin baskısına maruz kalmaktadır. Öğrendiğimize göre 15 Mayıs 2012 tarihinde Kırım Otonom Cumhuriyeti’nin başşehri Simferopol’de merkez meydanda 15 Kırım Tatarı açlık grevi ilan etmişlerdir. Bu amaçla meydanda çadır kurmak istemişlerdir. Açlık grevi yapanlar arasında Kırım Tatar Milli Hareketi’nin gazileri ve kadınlar bulunmaktadır.
Bu açlık grevi eylemi, Ukrayna devleti idare kademesine Kırım Tatar halkının sorunlarına dikkat çekmek için yapılmıştır. Ancak Ukrayna devleti yönetimi bu eyleme müspet yaklaşım yerine polis baskısı kullanmış ve eyleme katılan dört kişi gözaltına alınmıştır.
Bize ulaşan bazı kaynaklar Ukrayna devletinin Kırım Tatar halkına karşı iyi niyetli politikalar yerine asimilasyon politikası sürdürdüğünü söylemektedir. Kırım’da gelişen son olayların üzerine, Türkiye’de yaşayan Kırım Tatar diasporası bu meseleyi çok ciddi olarak düşünmeye başlamıştır.
Kırım Tatar halkı sadece Kırım’da yaşamamakta, dünyanın birçok devletinde bira kaç milyon nüfusa sahiptir. Kırım Tatarlarının milli tarihinde Kırım Tatar halkı çeşitli dönemlerden geçmiştir. Bu dönemlere örnek olrak muhacirlik ve sürgünü verebiliriz. Bu dönemlerin atlatan halkımız kendi arasında işbirliğini ve dayanışmayı geliştirmiştir. Kırım Tatar halkına baskı politikaları uygulamak isteyenler, Çarlık ve Sovyet dönemi gibi sert metotları kullanmak istiyorlarsa bu noktayı nazari dikkate almalıdırlar.
Kırım Tatarlarının sürgün edilmesinin 68. Yılında, Ukrayna devleti konstrüktiv, şiddetsiz ve uluslararası hukuka uygun olarak Kırım Tatar meselelerini çözümünü bulsun ümidinde bulunuyoruz.
Ukrayna devletine ve milletine gönülden dost olduğumuzu bildirmek istiyoruz.
Saygılarımızla,
Ünver SEL
KTDF Genel Başkanı."
İLGİLİ HABER:
Ukrayna Polisi 4 Kırımlıyı Tutuklandı
























