Gazze; ne kadar gaza, ne kadar kaza?
Karından konuşmak bir sanattır hem de zor bir sanattır. Dudaklarınıza bakanlar hiç bir kıpırdama görmezler, ağzınız sımsıkı kapalıdır. Ama sesi duyarsınız. Karnınızdan istediğiniz cümleyi söyleyebilirsiniz... İnsani duygulara yol verirken, İslami alışkanlıklar ve tutkular öne çıkıyorsa gerçek çok gerilerde bir yerdedir. Hak, hukuk, olayın bilinmeyen yönleri var mı soruları sorulmaz. Tehdit ve öfke bugünü ateşler... Yarın daha da uzaklaşır!
İSRAİL'in Filistinlilere yardım malzemesi götüren Türk gemisi Mavi Marmara'yı askeri güç kullanarak uluslararası sularda durdurması, sivil 9 vatandaşımızı öldürüp, 19 unu da yaralaması Ortadoğu'daki güç denklemi ve İsrail ile ilişkilerde geri dönüşü olamayacak kırılmalara yol açacaktır. Olayları sıralarken temeli sağlam olan varsayımları öne çıkarmak gerekmiyor mu? Gemiye saldırı ile aynı gün gerçekleşen terör olayını resmi ağızlar ilişkili kıldılar. İskenderun'da 6 askerimizin şehit, dokuzunun da yaralandığı. Deniz İkmal Birliği'ne roketatarlı ve uzun namlulu silahlarla yapılan saldırı İsrail'in PKK ile iş birliği sonucu gerçekleşmiş olabilir”
Tartışmalar sorgulanmaya başlarken bir cinayet olayı daha zihinleri allak bullak etti. Geniş bir alandan sorumlu Anadolu piskoposu İtalyan asıllı Padevesso Türk şoförü tarafından bıçaklanarak öldürüldü... Diğer papaz cinayetlerinde olduğuna benzer bir şekilde katilin ruhi bunalımından ve tedavi gördüğünden söz edildi. Dudaklara bakarak bir şey anlamamız zora giriyor. İnsani yardım kim yaparsa yapsın iyi bir şey. Gazze'ye yardım götüren ana gemi Mavi Marmara ve bu organizasyonda görev alanların arkasında devlet desteği var. Ama devlet gibi işi her konuyu inceleyip ona göre adım atmak yok gibi. “Böyle bir olayı hesaplayamadık” diyen zihniyet haklı mı? İsrail den ne bekliyordunuz ki? Bunu hep yapıyor. Gizli servisi cinayet işleyebiliyor. Askeri baskın yapabiliyor. Ülkem basının sormadığı sorular var. Veya soramadığı, mantığa oturmayan şeyler? Gemide ölen vatandaşların sorumluluğu sadece İsrail’e mi ait?
Meseleye biz bu yardımı götürürken üzüm yemek için mi yola çıktık yoksa gönlümüzde bağcıyı dövmek arzusu da yok muydu? Yazık benim ölen ve yaralanan vatandaşlarıma!
Türkiye'deki protestolarda artan bir “İslam görüntüsü” var. İsrail'in öne çıkarmak istediği görüntü batı düşmanı bir Türkiye! Bu görüntüyü verirken İsrail'in ekmeğine yağ sürdüğümüzü farkına varmıyor muyuz?
Zaman zaman iktidarın radikal unsurlara yakınlığı söz konusu oluyor... AKP nin sıcak ilişkilerini korumakta titizlendiği Hamas sıkıntı yaratmaya devam ediyor. İsrail'e göre Hamas onlara karşı savaş halini sürdürmektedir ve bu nedenle Gazze'yi abluka altında tutmak zorunda kalmaktadırlar. İsrail, Gazze'ye kendi kontrolü dışında, herhangi bir malzemenin ulaştırılmasına izin vermiyor. Bu olayda da gemilerin Gazze'ye gitmesine izin vermeyeceğini peşinen açıkladı. Aktivistler ise daha baştan bu yardımı bizzat Gazze'ye doğrudan ulaştırmaya kararlı olduklarını ve İsrail'in bir müdahalesine karşı çıkacaklarını ilan ettiler. Yani kriz sessiz sedasız gelmedi ki. Dudakları kıpırdamıyordu belki ama karından konuşma geliyorum diyordu.
İsrail baskını bütün dünyada da tepki çekti. Baskının uluslararası sularda yapılması hemen herkesce Korsanlık olarak niteleniyor...
28 Mayıs tarihli Le Monde'da şu haber: dikkat çekici:
“İsrail Türk Büyükelçisi ile görüştü, gemilerin Asdod'a çekilmesini, yardımın daha sonra Gazze'ye iletilmesini önerdi. Ancak Ankara, “yardımı götürenler hükümetten bağımsızdır bizimle ilgisi yoktur” karşılığını verdi”. Diyelim ki bu iddia doğru olsa bile bu cinayet işlemeyi haklı mı gösterecek? Le Monde ciddi ve doğru haber vermekle ünlü bir gazete. İHH'nın başkanı Bülent Yıldırım'ın şu sözleri söylediğini de aktarıyor:
“Siz bizi tutuklarsanız, memnun oluruz, çünkü biz siyonist rejimin zulmünü göstermek istiyoruz”. Ve dönenleri seyrediyoruz.
Kararlı gitmişler... Karşı koyacağız...
Ölebiliriz de İstanbul'u dinliyoruz bir kaç gündür tekbir sesleri arasında İsrail'i kınayan sloganlar atılıyor. “Katil İsrail'e Lanet, Filistin'e Özgürlük” mitingi yapıldı... İsrail bayrağı yakıldı. Ve sözler sertleşti! Ve adalardaki Museviler bir yerlere çekilip gözden uzak kalacak kadar tedirgin oldular. İsrail'in yaptığı hiç bir kitaba sığmaz. Kurulduğu günden bu yana kendine destek veren Türkiye her hangi bir ülke de değildir! İsrail'in bu tavrı akıl tutulması belki de kaza idi... Bize yakışan, Gazze krizinde dini duyguları körüklemek ve gaza hevesine kapılmak yerine insani yönü kuvvetlendirip İsrail’i daha da yalnızlaştırmak olmalı!
Yalçın Kamacıoğlu