Erbakan’a milletin gözünün içine baka baka farklı bir adalet uygulanmadı mı? Hakkında kesinleşmiş ceza varken özel bir yasa çıkıncaya kadar hapis cezası ertelenen, tatil evinde misafir kalan, raporlarla hukuku pekiştirilen Necmettin Erbakan hoş görüsü başkaları için neden yok?
Erbakan’a bugün de kolaylıklar sağlanmıyor mu? Suçum ne deyip içerde yıllardır yatanlar varken bu koruma ne? Erbakan, kayıp trilyon davasında Hazine’ye ödemekle yükümlü olduğu 14 milyon lirayı ödemek istemiyordu... Damadı kefil olunca nihayet evet dedi. 1 milyon lira peşinat yatırılırken geriye kalan tutarı 5 yılda ödeyecek!
Kıyak sürüyor... Öteki yakada da dayak sürüyor! Benim ülkemin tezatları ağırlaşıyor... Gerçekler düşman hattından savrulan uzun menzilli top atışları ile dağıtılıyor. Buna zaman zaman dost ateşi de ekleniyor. Hukuk mu, hak mı, haksızlık mı? Bizden olanlara kadife eldiven, vay onlar bize karşı haaa denildi mi demir yumruk!
İkiye bölünmeyi geride bıraktık! Düşman kardeşlere döndük!
Ergenekon duruşmasında feryatların duyulmadığı bir ortam yok mu?
Gazateciler, Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay “Komutanlara darbe yapmaları emrini biz mi verdik, asıl sorumlular neden dışarıda ve biz neden hâlâ içerideyiz” diyorlar...
Sadece onlar mı Prof. Dr. Mehmet Haberal, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu “hangi nedenle tutuklandıklarını bilmeden” hapiste günleri, haftaları, ayları değil yılları tüketiyorlar!
Benzer örnekler çok!
Rizeli meslektaşımın 400 günden fazla hapiste kalması ve o güne kadar hakim karşısına çıkamaması çok mu normal? Duruşmaya alındığı ilk celsede tahliye edilmesi neyi ifade ediyor dersiniz? Hakkı ve adaleti mi?
Ramazan da Bayram da şaşkın! Ramazan, köprülerde meydanlarda kurulan iftar sofralarının ülkem zenginliğini sergilediğini düşünüyor...
İşsizlik derdine muhalefetin millet aç yaygarasına işte en güzel cevap. Seç bir çadır keyfine bak! Çadırı dolduranlar şöyle bir alışkanlık da edinmiş olabilir... Bakalım Galata Köprüsünün çadırında bu iftar ne ikram edecekler? Şişli meydanının tulumba tatlısı daha iyiydi!
İşleyen sistem 12 ayın sorumlusu değil! 11 ayın sultanı...
Halk olarak gel de sultana sor bakalım... İyi de sadaka aş yerine sağlam iş bulsanız daha iyi olmaz mı? Ramazanın hâlâ kafası karışık. Çadırlar doluyor taşıyor. O mantığın mantıksızlığı içinde kafasını karıştırıyor...
Ve biliyor ki tartışma Anayasa tartışmasından çıktı, kördüğüm oldu!
Ülkenin yarısı bayram günü üzülecek veya anlamsız sevinecek...
Ama aslında tamamı bu referandumla bir kere daha düşmanlığı bileyecek!
Toptan kaybetmiş olacağız. Sevgimizi, güvenimizi!
Dost sandıklarımızın hançeri sırtımızda olmayacak mı?
Tuğamiral Türker Ertürk gibi düşünmeyecek miyiz: Ertürk Yüksek Askeri Şûra’da terfi ettirilmediği için istifa etti. Deniz Harp Okulu Komutanı veda konuşmasında, sertti: “Mücadelemde yeterince destek alamadım, hatta dost ateşine maruz kaldım. Öğrencilerimin bir bölümünü mesnetsiz olarak, ahlaksızlıkla suçladılar. Peki, kanıtları var mıydı; kocaman hayır. Taarruzlarını mektuplarla, elektronik postalarla, serverları ABD’de bulunan internet siteleri ile de geliştirdiler. Bu ahlaksız kesim beni ve kurumumu ne ile suçladı biliyor musunuz; bu okulda ibadeti yasaklamak ve fuhuş yaptırmakla. Oysa biz, Bayrak direğine Kuran asarız”
Demirel, “175 maddelik Anayasa’nın 24 maddesi değiştirilince darbe olmaz diye bir şey yoktur” derken ülkem manzarasını şöyle anlattı:
“Anayasa tartışmaları giderek “dallı budaklı” hale geldi...
Mesele Anayasa değişikliğinden ibaret değil. Referandum konusu, bir siyasi hesaplaşmaya, geçmişle hesaplaşmaya dönüştü.
Seçilmiş iktidarın, devletin kurumlarıyla ilişkileri zedelenmiştir. Siyasi iktidar ülke yönetiminde kurumlardan rahatsızdır. Öyleyse “kendi yönetimime geçirmeli...” Oysa bu kurumlar Anayasal kurumlardır. Bugün yapılan şey yönetme değil ele geçirmedir. Ondan sonrası ne olacaktır?
Sonrası demokrasi değildir.
Korkulacak olan, konuşan değil susan Türkiye’dir.
Bugün konuşan Türkiye ile korkan Türkiye iç içe girdi”
Anayasal kurumların defedilmesi istenmiyor mu? Neden hâlâ dilimiz varmıyor...
Referandum deyip duruyoruz. Konuşan Türkiye de doğruyu konuşalım, adını koyalım:
Yazarlar, yazılarından kendileri sorumludur. Yazarların yazılarından turkiyehaberajansi.com sorumlu tutulamaz.
Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından turkiyehaberajansi.com sorumlu tutulamaz.
Dil çevirilerini Google Chrome ve Mozilla Firefoxtarayıcılarında sorunsuz olarak kullanabilirsiniz.
Loading...
D Vitaminine Hasret Kalacağımız Günler Geldi… A’dan Z’ye D Vitaminini ve eksikliğinin neden olabileceği sağlık problemlerini Hisar Intercontinental Hospital Fizik Tedavi ve Rehabi
Hem Tango Hem Pop Erdener Koyutürk ile bir söyleşi! İşte
Editörümüz Sengul Sonmez'in muhteşem söyleşisi...