
GÖRDÜM
Hamdım cahiller içinde,
Sırata müstakim oldu yolum
Yandım erenler meclisinde
Ne zaman yalnız kaldım
Firavunu ateşler içinde
Hz İbrahim’i gül bahçesinde gördüm
Susuzluğum Kerbela da başlar benim
Pınarı gözlerinde gördüm
Ne zaman Hüseyin vuruldu
Bozuldu şirazem benim
0ku,mızrabı dost da gördüm!
Cenneti veren elde
Cehennemi arkasına dönüp giden de gördüm
Dilenciydi konuşan diller
Bedduayı dilenen dilde gördüm!
Diş ağrım Uhud da, başlar benim
Hamza’yı düşte gördüm
Haktan geleni, sorup sorgulamazdım.
Sorgu hâkimi oldu sevdiklerim
Uyandım gerçeği, sahte bakışlarda gördüm!
Açlığım, yokluğun da başlar benim!
Ne zaman yarım ekmeğim olsa, hep ikiye böldüm
Halil İbrahim sofrası yokluğun
Açlığını çektiğim sevgileri, hep uzaktan gördüm.
Ezdi yüreğimi, çayı, çorbayı paylaştıklarım
Yüreğimde güller, koynum da yılanlar büyüttüm!
Baharı resimlerde
Güzeli düşte gördüm
Hele bir düşmeye gör
Sahte dostları, işgal kuvvetleri arasında gördüm.
Vurgunluğum Mevlana’da başlar benim
Şems’i alkanlar içinde gördüm.
Aşk yorgunu, divaneyim
Kıskançlığı, paçama yapışıp; peşim sıra gelen de gördüm.
Uzadı gölgeler
Bedenler küçüldü
Hele bir güneşe küsmeye gör
Çayırlar büyürken
Gölgesini güneş sananlar gördüm.
Bir şiirin hüznü, bir şehrin hikâyesine karıştı.
Gözyaşları arasında mutluluğu gördüm
Vallahi aşinayım bu gidişlere
Kavuşmayı ayrılığın ateşinde gördüm.
Gün oldu, semazenlerle,
Gün oldu dünya ile birlikte döndüm.
Doğudan doğdu, gün gibi gerçekler
Batıdan batarken, Bâtıni sahtelikler
Zahiri olan ne varsa
Dönmeyen, dönüşen
Her teni kucaklayan, toprakta gördüm.
Ersal Özkan
ersal bey yüreğinize sağlıkk size yakışır bir yazı olmuş(:
Görebilen gözünüze selam olsun.Görüpte küsmeyen var mı bu dünyaya.Ne mutlu kalp gözü ile bakanlara,gerçeği görenlere Yunus der ki, Ey aşık ateşiyle gönülleri yananlar ! benim tuttuğum yol aşktır. çünkü gözüm dost yüzünü gördü ve bb düğündür benim için. Ey rahmeti bol padişah, ey lütuflar yağdıran hükümdar . ben kendimi sana verdim. evvelce de bu can , bu akıl senin bağışındı bana. bundan sonra da ben yine sana varırım. hep seni söyler dilim, hep sana varır yolum.. ey benim gönlümde taht kuran! ne hikmettirsin ki elim sana varmıyor, bu yüzden hayrete düşüyorum.
Bazen takmamak iyidir,insanlık yükünü hafifletir ama arada sırada boşlayıvermek, insanın ruhunu esen tüm rüzgarlara peşkeş çekmesi demek de değildir.Bu hayatta hiçbirşey kolay değil; zannetmeyinki o zenginler yada yalancı dünya zevklerine dalmış insanlar, kolaylıkla sürdüyorlar hayatlarını.Sefahet içerisinde geçirilen bir hayat ruhda büyük bir ağırlık hissi peyda eder.İşde o hayranlıkla baktığımız insanların ruhları fıtratlarına kodlanmış vicdan baskısından kurtulamaz. Bu ağırlık ya doğruyu bulmakla hafifler yada ruhu uyuşturmak için daha büyük sefahetlere sürükler insanı. Karakterli olmak kolay değil! Büyük mücadele ve emek ister. Her ortamda dürüstlük ister, adamlık ister. Önce "beni kimse görmüyor nasılsa, ne olurki burda sefillik yapsam" dememek ister.Belki küçük düşüşlere müsamaha gösterilir.Ama karakterli olmak, şerefini asla bir kenara emaneten bırakmamayı ister
Yeni sitemizi beğendiniz mi?