BAŞLARKEN
Merhaba!
Başlıktaki Kelaynak kuşuna bakıp hakkımda bir fikir edinebilirsiniz ama ben gene de size sıcak bir merhaba diyeceğim.
Nereden uçup geldi bizim siteye bu kuş derseniz hikayem kentli işi…
Zincirlikuyu – Levent arasına Belediye otobüsündeki sarsıntı beni iki durak sonra ineceğim için arkaya doğru itmişti. Orta kapının açılmasını beklerken elinde çantası ile Ahmet’i gördüm… (pardon Türk Haberler ajansı Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Kaplan’ı) “İniyor musun ağabey?”
“İki durak daha gelirim seninle. Laflarız…
“Çok muazzam bir site kurdum... Bize yazsana”
………
Aylar önce evet demiştim… Geçenlerde hatırlatmasın mı?
“Hani yazacaktın ağabey ne oldu?”
“Evet… Haklısın…
Başlarım artık” dedim.
Ve kısmet bugünmüş…
Merhaba deyip muazzam bir sitede muazzam yazılarıma başlıyorum!
Bu muazzam lafının patenti sitenin sahibine ait.
Yazıları kapsayıp kapsamadığına siz karar vereceksiniz.
Ben duygularımı sizlerle paylaşacağımı söyleyebilirim.
Sevgiyle YK |
Dilberdudağı ve sessiz darbe!
Bazen bakıyoruz, seyrediyoruz. Asla görmeden...
Asla ne olduğunu anlamadan…
Ve bazen haberleri okuyup gerçeği göremiyor ve haber de alamıyoruz!
Dünün kuralları DARBEYİ yemiş defterlerden silinmiş, itilmiş, atılmış, kullanılamaz olmuş!
Çok kere karamsar havadan kurtulmak isteği bizi havadan sudan şeylere itiyor. Çaresizlik tekrar bayatlığı ile kokuşmuş kelimeleri gündemde tutuyor..
………….
Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddiası gündemi ele geçirdi. Suikast yapacağı söylenenlerin yanlarında suikast silahları bulunamadı. Ankara’da suikast yapılacaktı, Arınç o sırada Manisa’daydı. Yargıcı izlediği söylenen iki askeri araçta patates, soğan çıktı. Araçta bulunanlar aşçı ve elektrikçi idi.
Gizli belgelerin saklandığı bir yeri ancak hakim arayabilirdi… Neden böyle bir aramabasının gözüne sokulur gibi yapıldı? İlk soruşturmalar neden demokrasilerin geliştiği her ülkede son derece gizli yapılır? Anlaşıldı mı?
Kozmik odayı hâkim arayabilirdi. Öyle yapıldı. İlk hızla 8 subay gözaltına alındı. Hepsi serbest kaldı. Hâkim zehirlenme korkusu ile kendi yemeğini getiriyor dendi, hâkim Kayan’ın yemeklerini çoğu kez karavanadan subaylarla birlikte yediği, karavana dışında bir isteği olduğunda da dışarıdan yemek getirtildiği anlaşıldı. Askerler hâkime ters davranıyor havası doğru çıkmadı. Kendisine yataklı dinlenme odası verildi.
Haber sızdırdı denen subay uzunca bir süre izleniyordu… Sağlık nedeni ile Genel Kurmaydan başka bir göreve atanmıştı. Başarılı bir kurmay subay olan albayın kuşku uyandıracak bir hareketi ve teması çıkmadı…
Olayların medyaya yansıması ile yaşanan süreçten üzüntü duyduğu ve yeniden rahatsızlandığı ortaya çıktı.
GATA’ya başvuran. Albay kalp ameliyatı (bypas) geçirdi.
GATA’da yatıyor.
Bir erin babası ile telefon görüşmesi dinlemeye takılmıştı ya…
O er “Baba biz de evrak yakıyoruz” demiş ve bu konuşması diyalog şeklinde gazetelerde yer almıştı. Oysa erin babasıyla iki, sözlüsüyle üç kez telefonla konuştuğu ancak “evrak yaktık” demediği ortaya çıktı. Kaldı ki aramanın yapıldığı binada kalorifer kazanı yoktu.
Bina doğalgazla ısıtılıyordu.
Haberlerin içinde gerçeğin yatmadığı apayrı ve de çok acı bir gerçek! Bu sanal gazetecilik ve yandaşlık fırtınası yeni bir durum da değil! Uzunca bir süredir belki de son 7 yılın en başarılı örnekleri sergileniyor. Başbakanın dünü, bugünü tartışılamıyor.. Dün “minarelere uzanan” şiir için mazlum görünümlü idi. Bugün Tekel işçisi için, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunuyoruz , boş depolarda oturup maaş alıyorlar derken savurduğu rakamlar doğru çıkmıyor!
Mazlumdan zalime, yolculuk sürüyor.
Emekli aylıklarına emeklemeyi derinleştiren müthiş iyileştirme 63 ile 101 lira arasında sıkışıp kalmışken zam yağmuru durmuyor. Bakanlara yeni yıl hediyesi yeni Mercedes’lerin teknik özellikleri gözler önüne geliyor. 2010 model Mercedes-S serisi makam arabası alan Devlet Bakanları Mehmet Aydın, Egemen Bağış, Selma Aliye Kavaf ile Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, yeni yılın ilk Bakanlar Kurulu toplantısına piyasa değeri 500 bin TL’yi bulan bu arabalarıyla geldiler. Ve tüyü bitmemiş yetim analarının tüylerini diken diken yaptılar! Bunlar içteki manzara…
Ya dışa uzattığımız eller? Bakan Davutoğlu soyadına uygun davudi bir sesle mi engelledi?
Ermeni açılımı neyi değiştirdi? Daha dün Fransa'da insan hakları ve özgürlük savunucusu Baskın Oran'ın kızı Ermeni soykırımı yoktur dediği için hakkında açılan davada para cezasına çarptırıldı.
Oslo’da bir Türk kalp krizi geçiren annesi için telefona sarılıp ambulans çağırdı. Ambulans geç kaldı. Türk aile doktor gelecek umudu içinde iken Norveç Polisi geldi. Vay bize hakaret ha deyip verdiler yumruğu… Ev halkı sokak kapısı önünde dayak yerken yataktaki anne hayatını kaybetti.
…………
Sanal gazetecilik altın çağını yaşıyor. Haberi inandıkları çizgiye uygun olduğu için kaleme alabiliyorlar! Gerçeği aradıkları için değil! Sanarak yazıyorlar.
Askeri darbe bekleyenler ise, yanlış kozmik odaların esrarengiz havasına kapılmış, gerçeği görmek istemiyor. Başları havada cambaz seyretmenin heyecanı içindeler. Oysa, zaman almış başını gidiyor. Değerler yok oluyor, kurallar eriyor… Millet asker kollarken sivil darbe gerçekleşiyor! Uygulama nedir? Tek adam tek dudak tek kelime…
Umarım referandum süreci Anayasa gibi değişim için değişiklik lafları meclise kadar uzanmadan dilber dudağı - kadın budu köfte isimleri de yasaklanırsa köfte horların gözleri açılır. “Dilber dudağı” özlemi sessiz darbeyi seslendirir.
|
KAMA
Kanuni AÇILIM
Kürt açılımı dendi, PKK Habur’dan bayrakla indi… Açılım zora girdi.
Alevi, açılımı dendi, aşureler yendi ama sorunlar yenilemedi! Açılım açılamadı.
Roman açılımına sıra geldi. Romanlar saçıldı…
Kasaba dar geldi! Açılım tıkandı
Şimdi kanun çıkacak polis copla açılımı açacak!
|