Anasayfa | Cansen ERDOĞAN

Pozitif Olmak

Pozitif Olmak
Pozitif Olmak


 Cansen ERDOĞAN



Geçenlerde, üniversite zamanlarından, çok sevip saygı duyduğum bir hocamla karşılaştık.
Biraz sohbet edip, o zamandan beri görüşülemeyen yılların cari hesabını tutup kısa bir muhasebesini yaparken bana;
“O zaman da pozitiftin, hala da pozitifsin, gözlerin gülüyor, hep öyle nasıl kalabiliyorsun” dedi.
Gülümsedim…
Yıllar önce okuduğum ve düstur olarak bellediğim hikaye geldi aklıma;

“Michael herkesin imrendiği biriydi. Her zaman neşeliydi ve çevresine hep olumlu şeyler söylerdi. Birisi ona nasıl olduğunu sorduğunda: 'Daha iyi olamazdım' diye yanıtlardı. Doğal bir motivatördü. Eğer çalışanlardan birisi işyerinde kötü bir gün geçirmişse, Michael, ona, durumun olumlu taraflarına bakmasını söylerdi. Michael’ın bu tarzı beni çok meraklandırırdı, ve bir gün Michael'a gidip sordum;
'Anlamıyorum! Her zaman nasıl bu kadar pozitif biri olabiliyorsun? Bunu nasıl yapıyorsun?’

Michael yanıtladı: 'Her sabah kalktığımda kendime diyorum ki: 'Bu gün iki seçeneğin var: ya iyi bir ruh halinde olabilirsin ya da kötü bir ruh halinde, seçimini yap. Ben de iyi bir ruh halinde olmayı tercih ediyorum. Kötü bir şey olduğunda, ya kendimi kurban olarak görebilirim ya da bu durumdan bir şey öğrenebilirim. Ben de bir şey öğrenmeyi tercih ediyorum. Ne zaman birisi bana derdini anlatsa, onu sadece dinleyebilir, ya da hayatin olumlu taraflarını gösterebilirim. Ben de ikincisini tercih ediyorum… İtiraz ettim: 'Hayır, bu kadar da basit olamaz !'

'Evet, bu kadar basit', Michael yanıtladı ve devam etti: 'Yaşam seçeneklerden ibarettir. Gereksiz ayrıntıları bir kenara bıraktığında, her durumun bir seçenek olduğunu görürsün. Olaylara nasıl tepki vereceğini sen seçersin. İnsanların senin ruh halini nasıl etkileyeceğini kendin seçersin. Nasıl bir ruh hali içinde olacağını kendin seçersin. Hayatını nasıl yasayacağın da senin seçimine bağlıdır'.

Bir kaç yıl sonra, Michael’ın ciddi bir iş kazası geçirdiğini duydum. 18 saatlik bir ameliyat ve yoğun bakımdan sonra, Michael sırtına yerleştirilmiş demir çubuklarla hastaneden taburcu edilmişti. Altı ay sonra Michael’ı gördüğümde, kazadan hemen sonra ne hissettiğini sordum. Michael yanıtladı;

'İlk aklıma gelen şey yeni doğacak kızım oldu. Yerde yatarken iki seçeneğim olduğunu düşündüm; ya yasayacaktım, ya da ölecek. Ben yasamayı tercih ettim'.
'Korkmadın mı hiç?' diye sordum.
Michael yanıtladı:
‘Hastaneye getirildiğimde, doktorların hemşirelerin yüzlerindeki ifadeyi görünce gerçekten korktum. Gözleri adeta benim öldüğümü haykırıyordu. O anda bir şeyler yapmam gerektiğini anladım'.
'Ne yaptın?' diye sordum. Michael yanıtladı:
'İiri cüsseli bir bayan hemşire bana sürekli sorular soruyordu.
Benim herhangi bir şeye karşı alerjik olup olmadığımı sordu;
'Evet, yerçekimine karşı alerjim var' diye bağırdım. Gülüşmeleri üzerine onlara dedim ki; ben yasamayı seçiyorum. Beni ölü biri gibi değil canlı birisi gibi ameliyat edin!'.

Ve Michael hem doktorlarının yeteneği, hem de inanılmaz tavrı sayesinde yasamayı basardı.
‘Tanrı, umut demektir insanoğlu için, dua demektir. Ve insan da umuttur Tanrı için. Doğan her çocuk, Tanrının insandan umudunu hala kesmediğinin göstergesidir.’

Bu hikayeyi ilk okuduğum zamana döndüğümde, hayatı her gün dolu dolu yasamak için seçme hakkımız olduğunu öğrendiğimi anımsadım. Gerçekten de yaşama olan tavır ve bakış açımız, her şeydir. Bu nedenle yarın için üzülmeyin, bırakın yarın kendisi için üzülsün. Her geçen günün kendine yetecek kadar derdi vardır. Kaldı ki, bugün, dün kaygılandığınız yarındır. Üzülmek, yarının sıkıntısından bir şey eksiltmez, sadece bugünün gücünü tüketir.
Olumlu düşünmenin, pozitif düşünmenin pek çok sorunu yok ettiği, ağrıları azalttığı bir gerçek.
“Bu, nasıl olabilir” diye düşünürken, cevabına bir makalede rastladım.
Şöyle diyordu;
“İnsan, beyin gücünü kullanarak isterse kendini felç de edebilir, öldürebilir de, kanserini de yenebilir.
Yeter ki beynini şartlandırabilsin.
Beyinde yaklaşık 13 milyar civarında sinir hücresi vardır.
Her bir hücre yaklaşık 7.3 kilo voltluk enerji açığa çıkarır.
Pratikte mümkün değil ama teorikte beyindeki tüm sinir hücrelerinin aynı anda enerjilerini saldığını varsayalım, yaklaşık 350 milyon kilovoltluk bir enerji açığa çıkar ki bu da büyük bir metropolün tüm elektrik ihtiyacını karşılayacak güce sahiptir.
Bu, insanın içinde ve dışında her şeyle başa çıkabilecek güce muktedir olduğunun göstergesidir”.

Kolay değil tabi, hep olumlu olabilmek, pozitif düşünebilmek.
Ama güzel olan, zoru başarabilmek.
Asıl gaye de buna ulaşabilmek.
Ondan değil midir ki Pollyanna, bugün hala çocukluğumuzun demirbaşı, olumlu düşünce gücünün baş tacı, medehar-ı iftiharı…
Şu bir gerçektir ki;
Gözler yaşarmadıkça gönüllerde gökkuşağı oluşmaz.
Gökkuşağına ulaşmak istiyorsak da yağmura katlanmak zorundayız…

Pozitif olup pozitif düşündükçe, işlerin yolunda gitmesi tesadüf değildir aslında.
Evrene mesaj gönderilmiş, evrenden “iletildi” raporu gönderilmiştir.
Neyi çağırmışsak, o gelmiştir…

Hayatımızdaki gölgelerin çoğu, kendi güneşimizin önünde durmamızdan oluşur.
Çünkü yüzünü güneşe çeviren kişi gölge göremez…

İnsanın en büyük geçeği, gücünü aldığı kaynaktır.
Ne olacağına siz karar verirsiniz, yaşam bunun alet-edavat çantasıdır sadece…
Diyeceğim o ki;
Ya ümitsizsinizdir; ya da ümit sizsinizdir.
Ya çaresizsinizdir, ya da çare sizsinizdir…

3 » Yorum Yapılmıştır.

  1. #3

    Türker YALÇIN 08.10.2010 17:27:43

    Teşekkürler Cansen Hanım. Kendimde çok beğendiğim bir özelliğim vardı.Başarmak istediğim bir iş için kendimle içimden konuşurdum."Başarmalısın,başaracaksın..."diye.Uzun zamandır yaşadığm olumsuzluklardan sonra birçok güzel özelliklerimi kaybetmişken yazını okudum.Genç yaşına rağmen bu yaşlı amcana yeniden güç ve moral verdin. Beynine ve yarattığın düşünce güzelliklerini yazan eline sağlık...

  2. #2

    Irmak Yüksel 27.09.2010 13:21:09

    İnsanın hayatında bazı sihirli cümleler vardır en sıkıntılı,çaresiz hissettiğin anlarda içinden söylediğin anda seni bir anda bulunduğun durumdan çıkarabilecek kadar kuvvetli..Yazınız sayesinde sihirli cümlelerime bir kaç tane daha eklendi..Ellerinize,yüreğinize sağlık..

  3. #1

    naz 27.09.2010 10:38:53

    bu yazınızdan sonra yağmur yagdığında hala daha toprak kokan mis kokulu yeşilköyden kendime bir çiçek satın aldım. adını da " umut "koydum..gözlerim yaşarmıştı şimdi odamda bir gökkuşağı... sebebini yazıyı okunca anladım... teşekkrüler...

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
» Yasak Elmanın Yarısı
» Kadın Olmak
» Öğrendim ki...
» Kapıyı sıkıca örtün ki içeride kalanlar üşümesin...
» Onlardır Aslında Yarın'lar
» Siz kimsiniz?
» Parayla dert satın alan erbap kişi! …
» İşte Geldi
» MASAL!...
» Tatlı'mmm…
» Sevmek Bir Ömür Sürer, Sevişmek!...
» Mektup! ...
» Hayattan, Biraz Ondan Biraz Bundan
» Ateşböceği
» Aşkkk
» Kar Tanesi
» Ben...
» Sadece Bir Rüya
» Uzaklar
» Kırmızı
» Geri Sayım Başladı
» Dalya
» Toplumun aykırı renkleri
» Buğulanmış cama yazmak
» Sonsuz Aşk
» PAYLAŞMAK
» Esmer Sevgili
» Hayat bayram olsa…
» Sarsılsakta ayaktayız...
» Bonjour Türkiye…
» BOŞVER
» Doğru ya da yanlış, neye göre?
» Her Sonbahar Gelişinde
» Onların Kanatları Var, Benim Kanadım Kollarım
» Hayatta İkinci Yarı
» Uzaktan Bakınca
» Bugün Bayram...
» Gerçek Işık...
» Deniz...
» Awil'in Renkli Hayalleri

 
Yorum Yaz
Mesajınız

Dil Seçiniz

Dil Degistir[Languages]

Çok Okunan Haberler

  • Bugün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay
  1. Bu Hesapta Bir Yanlışlık Var!
  2. Diş ve Ağız Bakımına Mükemmel Çözüm
  3. Yüzbaşı Mehmet Muzaffer
  4. Yılın Sevilen 10 TSM Korosu!
  5. Halkla İlişkiler Ajansı Contactplus Oldu
  6. Bir Ayrılık Daha!
  7. Cetvelle Dayağın Cezası 3 Bin TL!
  8. Kayserideki Patlamanın Ardındaki Dram
  9. Antibiyotik Kalmayabilir
  10. Veterinere Büyük Tepki!
  11. Transparan Beren
  12. Kene İle Mücadelede Yeni Yöntem!
  13. Bu Bilgi İrandan İlk Kez Sızdı
  14. Tek Nefesle En Derin Havuza Daldı
  15. Şampiyonu Artık Penaltılar Belirlemeyecek!
  16. Fazıl Sayın Tweetlerine Hapis İstemi
  17. Başarılı Olamazsam Dönmem
  18. Saatte 1 Milyon Dolar Kazanıyor!
  19. Müteahhitlerden Ev Sahiplerine Uyarı
  20. Mısır Toplumu Üçe Bölündü
  1. Hüsnü Şenlendirici, I Love You
  2. Pazar ve Fındıklıda ÇAY Eylemi
  3. Türkiyenin İlk Müzikal Korosu Sahnedeydi
  4. Öğrencilere Murat Boz Sürprizi!
  5. Hakkı Ağaoğlundan Kıbrıs Çıkartması
  6. Dillerde Fetih, Dîllerde Fatih
  7. Kıskanç Çiftlere Özel Balayı!
  8. Bendenizden Yeni Versiyon Günahlar
  9. Engellilerle Eski Futbolcular Bir Arada!
  10. İSTEKli Mezunlar Buluşuyor...
  11. Bedük Boğaziçilileri Coşturdu!
  12. Çocukların Gözünden Çevre Fotoğrafları Sergisi
  13. Bursa, Bilimle Şenlenecek…
  14. Kentsel Dönüşümle Şehirlere Çifte Avantaj
  15. En Uzun Gece Trump Towers Mallda
  16. Hint Mutfağı İstanbul’da
  17. Cengiz ARTAMdan Monacoda Bir İlk
  18. Park Bahçeler Daire Başkanı Oldu!
  19. Ulusal Roket Yarışması Sonuçlandı
  20. Yine Çok Konuşulacak Klip Çekti
  1. Gençler Nanoteknolojiyle Tanıştı
  2. Avrupa Değişse De Türklere Bakış Değişmedi
  3. Genç Bilim İnsanları Projelerini Sergileyecek
  4. Bedük 20 Bin Kişiyi Coşturdu!
  5. Cilde Özel Çözümler Sunan Yepyeni Bir Marka
  6. XL Beden Yarış Keyfi!
  7. Karakolun Hası 18 Mayısta Sinemalarda!
  8. Başarıya Götüren Verimli Çözüm Ortaklıkları
  9. TMB TV 18.Kral TV ödüllerini Canlı Yayınladı
  10. Teknoloji Tutkunlarına Müjde!
  11. Bahar Ayları İçin Uzmanlar Uyarıyor...
  12. Ivana Sert Daikin Reklamında...
  13. Fare Devri Bitiyor!
  14. ACİL; AB Rh (-) Negatif Kan Aranıyor
  15. Mekânsız Bedenler Galeri Eksende!
  16. ÇAGET, Şükürü Koşuya Davet Etti
  17. Kıran Kırana Kulaç Attılar
  18. Tekne Parklar İçin Ön Başvurular Başladı
  19. Kitap Okuma Sevgisi Kazandırıyor
  20. Renkli Bir Yaza-Merhaba...

Yeni sitemizi beğendiniz mi?

Sonuçlar»

© 2005 TNA