TUT KUYRUĞUNDAN!
İki avcı, biz yaparız iddiası ile kolay kolay kimsenin göze alıp çıkmadığı sarp bir dağa tırmanmış... Saatlerce tek bir av dahi görememişler. Eli boş döneriz artık dedikleri sırada ve köye 5-6 kilometre kala irimi iri bir geyik vurmuşlar. Yanlarında bu koca geyiği taşıyacak hiç bir şey, hiç bir araçta yok!
Biri, diğerine;“bu hayvanın bir boynuzunu sen tut, diğerini ben” diyerek yokuşu tırmanmaya hayvanı köye doğru sürüklemeye başlamışlar. Saatler sonra zar zor köye giden patikaya ulaşmışlar. Biraz dinlenelim deyip oturdukları an köye gitmekte olan biri ile karşılaşmışlar...
Adam: “Yahu siz delimisiniz bu hayvan böyle taşınır mı? İkiniz bir olun, kuyruğundan çekin daha rahat taşırsınız” deyip gitmiş.
Bu fikri beğenen iki kafadar geyiğin kuyruğuna yapışmış...
Yarım saat sonra biri diğerine dönerek “Çok iyi oldu. Gerçekten bu hayvan böyle çok kolay çekiliyormuş, ama anlamadığım bir şey var. Bunu kuyruğundan tutup çektiğimizden beri köyden iyice uzaklaşıyoruz.”
Kuyruğundan çeke çeke olayların başını da unutuyoruz.
Daha ileri demokrasi avında bir geyik daha avladık!
Ve köye ulaşmaya çeyrek yol kala, şimdi 2 adet 12 Eylül’ümüz var...
Ben ilkinde de Mavi OY kullandım. Evet, oyu % 98 olduğu tarihte. (1981)
Durum otobüs rekabeti gibi! Ünlenen firma Kamil Koç (Referandum % 98 evet) ardından gelen rakip ilkini karalıyor ondan nefret ediyor. İkincinin adı Hakiki Kamil Koç... (Referandum 2010 % 57 küsür.)
Hakiki 12 Eylül! vakasında ( referandumunda) halkın sadece % 57küsürü EVET dedi... İlerledik... Daha ileri bir demokrasiye yol aldık!...
Dere tepe düz gittik kan ter içinde kaldık.
Oturup bir yamaçta, sırtımızı rüzgara dönünce aklımıza eski günahlarımız geldi!
İlk 12 Eylül (1981) ne kötü bir kararmış!
Bizi işkenceye, anti demokratik uygulamalara maruz bıraktı! deyip öfkelendik...
NEDEN?
O rejimde Referandum yok muydu?..
Onun da adı referandum değil miydi?
Orada da yüzde hesabı yapılmadı mı? Şöyle mi soracağız?
Hangisi hakiki Referandum?..
% 98 mi?.... % 57 küsür mü?
Dünya ikinciğine ulaştığımız Basketbol maçlarında salonda protesto da yaşandı...
% 57 küsürlük referandumu kuyruğundan çektiğimiz an, yol nereye çıkıyor dersiniz!.
Spor Bakanı Gül ve Erdoğan’ı protesto edenleri tarif etmiş “seviyesiz ve terbiyesiz”.
Bu tariften yola çıkılarak protestocuların yüz taramaları başlamış, koltuk numaraları tespiti yapılarak örgüt üyesi ilişkileri incelenmeye başlanmıştır.
Spor Bakanı da kuyruk çekmede ön alıp, “Halkı küçük görenler cezasını görecek” demişti. Hangi halk, nerede küçük görüldü tam olarak anlamak zor...
Referandumun hemen ardından Sporda Şiddet Yasası’ nın gündem alması Bakanın öfkesini daha kolay anlatmıyor mu?
İstikamet % 57 küsür referandum ile daha ileri bir demokrasi öyle mi?
İfadedeki daha ileri kısmını doğrulayan vakalar yaşanmıyor mu? Tophane’deki Sanat Galerileri daha ileri bir teknik ve öfke ile daha ileri bir organizasyonla basılmadı mı?
Sergi açılışı biber gazlı, sopalı saldırıya uğradı. Beyanlar gene siyah beyazdı! Polis saldırgan diye saldırmayanları yakalamış olacak ki 7 sanık karakolda ifade verip serbest kaldı!
Ankara’nın Kent merkezinden bir haber (Habertürk-22 Eylül 2010) Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü kentin en büyük parkı, Kurtuluş Parkında elele yürüyen, çimlere uzanan bazı çiftlere araçla devriye gezen polisler “uygunsuz durum,” uyarısı yaptı!
Bu uyarı ileri demokrasi uygulamasının en uygun icraatı oldu!
Daha ileri demokrasi için HALK ,% 57 küsurla Evet demişti ya!..
İlerliyoruz... İçerliyoruz...
Ve kuyruğunu çektiklerimiz sıraya giriyor!
Bekir Coşkun ileri bir demokrasi ile Habertürk Gazetesinden de kovuldu.
(Daha önce Hürriyet’ten kovulmuştu!)
Olay ileri demokrasi ile bu noktaya şöyle ilerledi.
Gazetenin Genel Yayın Müdürü Fatih Altaylı, Bekir abisini çok seviyor... Önce kovuldu haberini yalanladı. Benim canım ciğerim Bekir abim dedi... Tüm yazı işleri kadrosu da aynen öyle... Bekir’i çok seviyorlar! Bir kaç gün sonra Altaylı aynı Bekir abisini arıyor ve telefonda işine son verdik diyor...
Olayı Bekir Coşkun abi! ise şöyle özetliyor. “Altaylı bana işime son verilmemesi için gazete sahibinin de son derece gayret gösterdiğini, ancak baskı çok yoğundu yapılacak bir şey yok dediğini naklediyor” (Emre Kongar-Cumhuriyet)
Yani siz ne anlıyorsunuz bu baskıdan? Kim baskı yaptı?. İktidar ben yokum diyor...
Benim aklımdan ise referandum çıkmıyor! % 57 küsür ile daha ileri demokrasiye gidiyoruz ya..
Bizim, daha ileri demokrasi adresli iki adet referandumumuz var...
Aynı isimle yazılıyor...
12 Eylül (1981) 12 Eylül (2010)
İkisinin de kuyruğundan asıldık...
Onca uğraştan, onca acıdan sonra, bir türlü köye ulaşamadık...
Kuyruk elimizde dönüp arkamıza bakınca şaşırdık kaldık!..
KÖYDEN UZAKLAŞMIŞIZ!
Yalçın Kamacıoğlu