AV!.. AVCI!.. HANCI!..
Nedense AV denince aklıma krallar, soylular, güçlüler ve zenginler için tertiplenen, kontların, konteslerin katıldığı gösteri ve ihtişam yanı ağır basan, rüya görür gibi seyrettiğim orta çağ filmlerindeki sahneler gelir...
Muhteşem bir yeşil, albenili kıyafetleri ile at sırtında yatak kenarına ilişmiş gibi oturan zarif hanımlar! Bir vahşeti kovalamak fikri ile tezat mı tezat! Koyulu açıklı tonlarını hayret ve hasretle seyrettiğiniz orman ve onu kuşatan asiller grubunun sabırsız ve isterik bekleyişi!
Onlarca köpek, onlarca bakıcı! Bir an önce burunlarını yakan kokuya atılmak için bekleyen yüzlerce köpeğin sabırsızlığı...
Tek işaretle ateşlenen her yanı sarıp sarmalayan kovalamaca... Hırsın, zevkin beklemekten hoşlanmayan telaşı... Borazan sesleri! Atların yüksek tempoya varan koşusu, köğek havlamaları, ormanın, yeşilin tüm tonlarına sakladığı sihirli huzuru dinamitlemiştir artık. Çalı diplerine, yarı sararmış yaprakların mini kümlerine kadar tabiatın koltuk altları mahremiyeti koklanır olmuştur... Gösteri ve hırs şaha kalkmıştır... Karanlığın koynuna çekilen tilki aklını korkuya ve şaşkınlığa kaptırsa da çepe çevre sarıldığını bilir... Saklanacağı her deliğe burun sokulacağını, kokusunun alınacağını anlar! Ona kalan gene de mücadele etmektir...
................................
Ülkemin belli bir çoğunluğunda ÖTEKİ izi giderek derinleşmektedir. Geleceğin karanlığı, özgürce düşünme ve ifade etme alışkanlığı görkemli bir sistemle sarılmıştır.
Gülen Cemaati hakkında ortaya konan en kapsamlı bilgiler Hanefi Avcı’nın HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR kitabı ile gündeme gelmiştir. Kitabın anlattıkları, verdiği örnekler temel alındığında şüpheniz ve acaba sorunuz koyulaşmaktadır. Hukukun borazanı çoğu kez gerçeği seslendirememektedir. Belki de yaşanan umutsuzluk ve güvensizlik “sarılmışlık ve çaresizlik” boyutuna varmıştır... Böyle bir ortamda önceden “Beni de tutuklarlar ve karalarlar” diyen Hanefi Avcı’nın tutuklanması toplumda kitap içeriğine bağlanmıştır... Hele gerekçe göz önüne alındığında şüphe büyümüştür. Zira hemen her yandan gelen itiraz aynı noktayı işret etmektedir. Avcı hayatının önemli bir bölümünü terör örgütleriyle mücadele ederek geçirdi. Onun solcu bir terör örgütüyle ilişkili olduğu iddiasıyla tutuklanmış olması, ne ölçüde inandırıcı olur? Kaç kişinin vicadanında kabul görebilir?
Dünyanın her yerinde gerçek bir Hukuk devleti iseniz yargı kararlarına saygı duyarsınız. Esas olan ve güven veren de bu saygıdır. Ve bu sisteme, hukuk devletine, gerçek gücü katan ise yargının verdiği kararların toplum vicdanında benimsenmesi, kabul görmesi değil midir? Avcı’nın tutuklanmasında toplum kararı benimsemiş ve arkasında duracak kararlılığı göstermiş midir? Pek çok kişinin zihninde yer eden şey kitabında Gülen cemaatini hedef aldığı için başına bu işlerin geldiği değil midir?
Avcı tutuklanarak avlanmış mıdır? Orta çağdan kalan görkemli sürek avı borazanlarını sürekli çalmıyor mu? Hanefi Avcı hayal mi kuruyor?
Kitabını neden yazdığını anlatırken “Yapılan yanlışları adaletsizlikleri söyledim. Yazdım... Bugüne kadar hiç bir cevap alamadım” demiyor mu? Avcı’ nın bundan önce ortaya attığı iddiaların pek çoğunun doğru çıkmış olması görmemezlikten gelinemez... Toplum bu ayrıntıları göz önünde tutmaktadır. Ne kadar süre daha Cumhurbaşkanı kalacağı bugün belirsiz olan Abdullah Gül, ortaçağ sürek avı görüntüsü veren yargılamalar, tutuklamalar için Özel Yetkili Mahkemeler’in DGM’lerin devamı gibi çalıştığını, bu nedenle yetkilerinin gözden geçirilmesi gerektiği ikazını yaptı... Ne oldu? Hemen ardından Hanefi Avcı tutuklanıverdi...
Umut edilen hukuk dışı uygulamalar ve kararlar haksızlık ormanında avlanmasın... Burunlarında belli koku olan tazılar ormana salınmasın... İddialar tarafsız ve ciddi bir soruşturma ile hukuk ve usul kuralları çiğnenmeden yapılsın. Hayatlar alt üst olmasın.
Av... Avcı... Hancı kalsınlar!