Anasayfa | Cansen ERDOĞAN

Teşekürlerimle

Teşekürlerimle
Teşekürlerimle


 Cansen ERDOĞAN



Limonata kıvamında, ılık ve şekerli bir yaz akşamıydı.
Bodrum’un sadık yari, hiç dinmeyen rüzgarının kanadına binerek burnumuza gelen ve sarhoş eden begonvil çiçeklerinin kokuları arasında sohbet ederken konu, yazmaya, sözcük dizinleriyle kendini ifade etmeye geldi.

Annem, benim kendimi oldum olası yazarak daha iyi ifade ettiğimi, okumayı öğenir öğrenmez kargacık burgacık yazımla babama mektup yazarak bisiklet istediğimi, sonrasında da izin almak, bir şey istemek ya da açıklamak için hep yazdığımdan dem vurdu.

O sırada henüz tanıdığım ve sonrasında hep “iyiki tanımışım” diyeceğim, tok sesli, kocaman yürekli bir editörün sorusu düştü ortama, azıcık bomba kıvamında;
‘Bizim bir haber sitemiz var, orada yazmayı düşünür müsün? ’.Ben ne diyeceğimi bilemezken, annem; ‘ tabi düşünür, düşünsün de zaten, en azından denesin’ diyerek o minicik duraklama anını sonaerdirdi, maçı bitiren bir hakem edasıyla.

Ben mi ne yaptım; Daha ne olduğunu, nasıl bir yayın politikası olduğunu bilmediğim bir siteydi mevzubahis olan. O yüzden sessiz kalma hakkımı kullandım, sükutun ikrardan gediğini hesaba katmadan…

Bundan tam bir yıl önce, soğuk bir aralık sabahında telefonum çaldı.
Kendinden ve yaptığı işten son derece emin, sıcak bir ses; ‘Sitenin tasarımını değiştirdik, hazır mısın yazmaya’ diyordu. Kalakalmıştım. Yapmaktan en keyif aldığım işi yapacak ama bunu başkalarıyla da paylaşacaktım. Ürküyordum. ‘Sadece dene, istemezsen yazmazsın bir daha, sadece dene’.

Ve ilk yazımı yazdım; ‘r’leri söyleyemeyen bir bilgisayarla, alev basmaları ve kalp çarpıntıları eşliğinde. Yazıyı bitirip ‘gönder’ tuşuna bastığımda, o zamanın, şu an yazdığım elliikinci yazımın konusunu olacağını bilmeden…

Yeni yıl, yeni umutlardı ilk yazım.
Bir kadeh kırmızı şarap ve geceye göz kırpan soluk benizli mum ışığında aşk’ı paylaştım, sözcüklere sığdırdığım.
Vefa’nın sadece bir semt adı olmadığını, sırtta hissedilen bıçak kesiklerinin dolaylı tümleci olduğunu hatırlatmaya çalıştım; bir elimde kalem, bir elimde kan.
Bahar’ı yaşarken yazdım, baharda affettim önce kendimi, ‘Affetmek, akıllı insanların intikamıdır’ diyerek...
Maskeli hayatlar yaşadığımızı itiraf ettim, siz de edin kendinize diye…
Platonik bir sevdayla tutuldum Mardin’e, Dicle’nin kendini teslim ettiği Mezopotamya’dan yazarken sizlere.
Tüm nefesimle içime çektiğim Alaçatı’nın sakız kokulu sokaklarında, huzuru ve dostluğu, ‘sürekli kalan olabilmek için, önce yeterince giden olmak gerekir’ diyerek Bodrum’u, yedi tepeli mağrur kadın İstanbul’u anlattım, kendi kelimelerimle, yaşamış ve yaşanmışlıklarıma dair tüm özümle…
Kral ve prenses’i gözyaşlarım klavyeye düşerken, Toprağa düşen yıldızlar’ı içim kan ağlarken yazdım.
Unutulanların, unutanları asla unutmadığını, unutmanın sadece kalbi dolandırmak, gerisinin boş olduğunu söyledik, klavye eşliğinde kalbim ve ben.
Kalbin beyne gömülme töreninde ağladım, Şans’ı yazarken umutlandım.
Hissettim ve paylaştım

Hayatta neyin önemli olduğunu, hayatın neresinde koyverip neresine tutunmak gerektiğini yaşayarak tecrübe etmek, yaşamadan çözmek, paylaşarak öğrenmek. Hiç umulmayan bir zamanda hayatın altüst olabileceğini ama altının üstünden güzel olabileceğini, hayat’ı yaşamak ile hayat diye verilenin asla aynı olmadığını….

Tam bir yıl oldu yazmaya başlayalı...
Her Pazar gecesi, el ayak çekilip sabahlara kadar yazdığım elliiki hafta.
Her pazartesi asla azalmayan, bilakis artan bir heyecanla yayınlandığı anı ve sizden gelen yorumları beklediğim elliiki hafta.
Okuduğum her yorumu hücrelerime nakşettiğim, her eleştiride format değiştirdiğim, kendimi her seferinde yeniden keşfettiğim, yazarken yaşadığım, yaşarken yazdığım elliiki hafta...

Kimi zaman rasyonel yazılar yazdım, çoğu kez duygusal.
Akılla kalp savaşında, izin verdim kalbin kazanmasına, hem hayatımda, hem de yazılarımda.
Kısa vadede üzülsem de inandım kalbin beni yarı yolda bırakmayacağına.
Bu gün olmasa bile, bir gün mutlaka…

Ve bu bir yılın sonunda ;
Hayatıma bir şekilde girmiş, yaşanmışlıklarımı çoğaltmış kimselere,
Her seferinde daha güçlü şekilde ayağa kalkmamı, tökezlesem de yıkılmayacağımı gösteren, kabuklu yaralarımın müsebbiplerine ,

Sonsuz bir sabırla yazılarımı okuyan, değerli yorumlarınızla onlara değer bahşeden ve yine yeniden yazmamı sağlayan sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum…

Sözcük bandıralı beyaz bir gemiyle, duyguların dipsiz sonsuzluğunda, kendimi temize çektiğim bu içsel yolculukta hep yanımda olmanız ve hayatı birlikte paylaşmak dileğiyle…

Sevgilerimle,

Cansen ERDOĞAN

Dil Seçiniz

Dil Degistir[Languages]

Çok Okunan Haberler

  • Bugün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay
  1. Bu Hesapta Bir Yanlışlık Var!
  2. Diş ve Ağız Bakımına Mükemmel Çözüm
  3. Yüzbaşı Mehmet Muzaffer
  4. Yılın Sevilen 10 TSM Korosu!
  5. Halkla İlişkiler Ajansı Contactplus Oldu
  6. Bir Ayrılık Daha!
  7. Cetvelle Dayağın Cezası 3 Bin TL!
  8. Kayserideki Patlamanın Ardındaki Dram
  9. Antibiyotik Kalmayabilir
  10. Veterinere Büyük Tepki!
  11. Transparan Beren
  12. Bu Bilgi İrandan İlk Kez Sızdı
  13. Kene İle Mücadelede Yeni Yöntem!
  14. Tek Nefesle En Derin Havuza Daldı
  15. Fazıl Sayın Tweetlerine Hapis İstemi
  16. Başarılı Olamazsam Dönmem
  17. Şampiyonu Artık Penaltılar Belirlemeyecek!
  18. Müteahhitlerden Ev Sahiplerine Uyarı
  19. Ayasofyada On Binler Namaz Kılacak
  20. Saatte 1 Milyon Dolar Kazanıyor!
  1. Hüsnü Şenlendirici, I Love You
  2. Pazar ve Fındıklıda ÇAY Eylemi
  3. Türkiyenin İlk Müzikal Korosu Sahnedeydi
  4. Öğrencilere Murat Boz Sürprizi!
  5. Hakkı Ağaoğlundan Kıbrıs Çıkartması
  6. Dillerde Fetih, Dîllerde Fatih
  7. Kıskanç Çiftlere Özel Balayı!
  8. Bendenizden Yeni Versiyon Günahlar
  9. Engellilerle Eski Futbolcular Bir Arada!
  10. İSTEKli Mezunlar Buluşuyor...
  11. Bedük Boğaziçilileri Coşturdu!
  12. Çocukların Gözünden Çevre Fotoğrafları Sergisi
  13. Bursa, Bilimle Şenlenecek…
  14. Kentsel Dönüşümle Şehirlere Çifte Avantaj
  15. En Uzun Gece Trump Towers Mallda
  16. Hint Mutfağı İstanbul’da
  17. Cengiz ARTAMdan Monacoda Bir İlk
  18. Park Bahçeler Daire Başkanı Oldu!
  19. Ulusal Roket Yarışması Sonuçlandı
  20. Yine Çok Konuşulacak Klip Çekti
  1. Gençler Nanoteknolojiyle Tanıştı
  2. Avrupa Değişse De Türklere Bakış Değişmedi
  3. Genç Bilim İnsanları Projelerini Sergileyecek
  4. Bedük 20 Bin Kişiyi Coşturdu!
  5. Cilde Özel Çözümler Sunan Yepyeni Bir Marka
  6. XL Beden Yarış Keyfi!
  7. Karakolun Hası 18 Mayısta Sinemalarda!
  8. Başarıya Götüren Verimli Çözüm Ortaklıkları
  9. TMB TV 18.Kral TV ödüllerini Canlı Yayınladı
  10. Teknoloji Tutkunlarına Müjde!
  11. Bahar Ayları İçin Uzmanlar Uyarıyor...
  12. Ivana Sert Daikin Reklamında...
  13. Fare Devri Bitiyor!
  14. ACİL; AB Rh (-) Negatif Kan Aranıyor
  15. Mekânsız Bedenler Galeri Eksende!
  16. ÇAGET, Şükürü Koşuya Davet Etti
  17. Kıran Kırana Kulaç Attılar
  18. Tekne Parklar İçin Ön Başvurular Başladı
  19. Kitap Okuma Sevgisi Kazandırıyor
  20. Renkli Bir Yaza-Merhaba...

Yeni sitemizi beğendiniz mi?

Sonuçlar»

© 2005 TNA