Anasayfa | Cansen ERDOĞAN

Yaşam ve Ölüm

Yaşam ve Ölüm
Yaşam ve Ölüm


 Cansen ERDOĞAN



İlerlemeyen adeta durmuş bir trafik.
Susmak bilmeyen kornalar, tampon tampona ilerleyen arabalar, koşuşturan insanlar.
Hayalleri barındıran reklam panoları, hayalleri yıkan hayat karmaşası…
Şehrin boğucu kalabalığında, yalnızlığını susturma telaşı.
Tam o sırada, ileride tüm haşmetiyle yükselen gökdelenlerin arasından görülen etkinlik ilanları, sergi çağrıları, tiyatro oyunları afişleri.
Dünyanın avuçlarının arasında, parmaklarının ucunda, yanı başında olduğunu hissetme zamanı…

Çok da kolay değildir, büyük şehirde yaşamak.
Uyanır uyanmaz başlayan bir maceradır aslında kozmopolit bir şehri teneffüs etmek ciğerlere.
Hiçbir gün birbirinin aynı değildir, üstelik sadece dışarıda olmak bile güvenlik açısından risklidir.
Egzoz kokusudur başı döndüren, bir logar kapağıdır, yürürken takılıp düşürten.
Hep bir yerlere yetişme, bir şeyleri yetiştirme dürtüsü, yorar şehir insanını ve kamusal bir hayaldir, güneyde küçük bir yere yerleşmek, bırakmak buraları…

Oysa tüm zorluklarına, karmaşasına rağmen dünyayı avucunda kavramaktır, büyük şehirde yaşamak.
Yaşamış olmak için değil, dolu dolu yaşamaktır aslında.
Hayatı ucundan, kıyısından tutarak değil, hayata sıkı sıkı tutunarak yaşamaktır.
En yeni filmleri tüm dünyayla aynı anda izlemek, sergileri sıcağı sıcağına gezmek, müzeleri görmek…
Dünyadan uzak, medeniyetten geri kalmamak.
Yaradanın verdiğine kendinden bir şey katmak.

Bu duyguyu çok yoğun olarak hissettim, son günlerin en çok konuşulan sergisi ‘Body Worlds’ ü gezmeye gittiğimde.
Henüz doğmamışken ana rahminde, büyürken yavaş yavaş bedenimizle birlikte, dışardan göremediğimiz, içeriden hissedemediğimiz “biz”i anlatan bir sergi Body Worlds…
”Eşsiz dehanın gücü, tek bir hücreyle başlar” diyerek açılıyor sergi.
Bizi, tek bir hücreden meydana geldiğimiz gerçeği ile yüzleştirerek, kibarca ‘sen de kimsin’ diyerek.
Yavaş yavaş ilerledik; su dolu bir kesede büyüyüşümüzü seyrederek.
Beynin oluşumunu, sinir sisteminin yapısını, bedenimize verdiğimiz ödüllerle, bilmeden ettiğimiz kötülüklere şahit olduk.
Claude Monet’in ‘Japon Köprüsü’, Edgar Degas’ın ‘ Saçını kurulayan kadın’ tablolarını, sahip oldukları göz kusurları sebebiyle, bizim gördüğümüz renklerle meydana getirip aslında kendi gördükleri renklerle hayal ettiklerini öğendik.
Tüm dış etkenlerden yorulan derimizin kırışıklık yolculuğunda, en büyük silahın kozmetik ürünleri değil, sağlık ve huzur olduğunu, en büyük antioksidanın mutluluk olduğunu gözlemledik.
Önemli olanın derinin buruşması değil, ruhun buruşması olduğunu belledik.
Uzun yaşamın sırrının gökkuşağı yemek olduğunu, gökkuşağı renklerini içen tüm yiyeceklerin ömrümüze ömür kattığını anladık.
Kısacası varoluşumuzu sorguladık, tüm gezenlerle birlikte.
Yaradanın kurduğu o eşsiz sistemi ve ne kadar şükretmemiz gerektiğini.
Yaşam ile ölüm arasındaki o çizginin inceliğini ve her iki tarafa da yakın olduğumuzu görmeyi…

İlk başta kulağa korkutucu geliyor aslında ölüme bu kadar yakın olduğunu bilmek, üstelik bunu duymak.
Sadece hastanede hatırlanır ölüm nedense, bir de cenazeye gidildiğinde. Sadece bir iki saat sürer etkisi, sonra yine eski terane.
Korkulur adından bile, adı geçtiğinde atılır öteye.
Ancak karşılaşıldığında, yüzleşilir.
Oysa doğal bir süreçtir o da.
Doğmak, yaşamak gibi, kusursuz sistemin kusursuz finali, yeni gelenlere yer açma eylemi.
Ruhu kızağa çekme, dinlendirme vakti.
Ondan en çok korkanlar, hayata daha katacakları olanlar, henüz iz bıraktığına inanmayanlar, daha yaşaması gereken şeyler olduğuna inananlar.

Yaşamak, ezeli bir savaş olduğundan beri, post-modern bir direniştir ölüm.
Belki de doğumdan sonraki tek gerçek.
Dışlanan korkumuz, hep uzak durduğumuz.
Oysa inanlar için vuslat zamanı, gerçeğe düşen ilk cemre, başlangıçlara açılan yeni bir pencere.
Bilinmeze doğru çıkılan, dönüşü olmayan yolculuk, belki de varılacak yer aslında.
Savrulup toprağa düşen bir başak tanesi toprağa değdi mi, canlanabiliyormuş.
Ölüm de böyle bir şey olsa gerek, tekrar canlanabilmek için toprağa değmek gerek.

Dibine kadar yaşayabildiyseniz hayatı, ölümüne sevmeyi yaşadıysanız en azından bir kere, yağan yağmura aldırmadan öpüştüyseniz sevgilinizle, yuvarlandıysanız karlarda çocuklarınızla, sabaha kadar sohbet edebildiyseniz dostlarınızla, bir filmde ağlayabildiyseniz içli içli, hiç bilmediğiniz bir ülkede, hiç tanımadığınız insanlarla eğlenebildiyseniz, tüm dünya size karşı koysa da aklınızı yolda bırakıp yüreğinizin sesine koşabildiyseniz eğer, korkmanız gereksizdir.

Yirmi bir gramlık ruhunuzun hakkını vermişsinizdir.
Önemli olan bir iz bırakmak, o izle anılmaktır.
Bıraktıysanız, o izle anılacaksınız…
Bunlardan bir tanesini bile yapmadıysanız, sanırım korkmakta haklısınız…

1 » Yorum Yapılmıştır.

  1. #1

    Sarp Kaya 10.01.2011 23:40:37

    Cansen hanim, Büyük sehir korkaklarin korkusu bence. İstanbuldan her ayrılış sonrasında donusteki o trafik, o gürültü, o karmasa beni mutlu eder. İyi ki bu sehirde yasıyorum derim. Eeeee ne demişler ? "Boğulursan, büyük Denizde bogul!" Bodyworldse ben de gittim ve herkese de öneririm. Herbir adımda varoluşumuzun detaylarını gercek vucutlarda gözlemlemek beni cok heyecanlandirdi. Farkına varmadan aldığımız kararların bedenimizdeki izlerini görmek, düşündürücüydü. Bedeninizin degil ruhunuzun yaslanmamasi ve gokkusagindaki renklerin hep sizinle olması dilegimle... Sarp

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
» Yasak Elmanın Yarısı
» Kadın Olmak
» Öğrendim ki...
» Kapıyı sıkıca örtün ki içeride kalanlar üşümesin...
» Onlardır Aslında Yarın'lar
» Siz kimsiniz?
» Parayla dert satın alan erbap kişi! …
» İşte Geldi
» MASAL!...
» Tatlı'mmm…
» Sevmek Bir Ömür Sürer, Sevişmek!...
» Mektup! ...
» Hayattan, Biraz Ondan Biraz Bundan
» Ateşböceği
» Aşkkk
» Kar Tanesi
» Ben...
» Sadece Bir Rüya
» Uzaklar
» Kırmızı
» Geri Sayım Başladı
» Dalya
» Toplumun aykırı renkleri
» Buğulanmış cama yazmak
» Sonsuz Aşk
» PAYLAŞMAK
» Esmer Sevgili
» Hayat bayram olsa…
» Sarsılsakta ayaktayız...
» Bonjour Türkiye…
» BOŞVER
» Doğru ya da yanlış, neye göre?
» Her Sonbahar Gelişinde
» Onların Kanatları Var, Benim Kanadım Kollarım
» Hayatta İkinci Yarı
» Uzaktan Bakınca
» Bugün Bayram...
» Gerçek Işık...
» Deniz...
» Awil'in Renkli Hayalleri

 
Yorum Yaz
Mesajınız

Dil Seçiniz

Dil Degistir[Languages]

Çok Okunan Haberler

  • Bugün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay
  1. Bu Hesapta Bir Yanlışlık Var!
  2. Diş ve Ağız Bakımına Mükemmel Çözüm
  3. Yüzbaşı Mehmet Muzaffer
  4. Yılın Sevilen 10 TSM Korosu!
  5. Halkla İlişkiler Ajansı Contactplus Oldu
  6. Bir Ayrılık Daha!
  7. Cetvelle Dayağın Cezası 3 Bin TL!
  8. Kayserideki Patlamanın Ardındaki Dram
  9. Antibiyotik Kalmayabilir
  10. Veterinere Büyük Tepki!
  11. Transparan Beren
  12. Bu Bilgi İrandan İlk Kez Sızdı
  13. Kene İle Mücadelede Yeni Yöntem!
  14. Tek Nefesle En Derin Havuza Daldı
  15. Başarılı Olamazsam Dönmem
  16. Fazıl Sayın Tweetlerine Hapis İstemi
  17. Şampiyonu Artık Penaltılar Belirlemeyecek!
  18. Müteahhitlerden Ev Sahiplerine Uyarı
  19. Ayasofyada On Binler Namaz Kılacak
  20. Saatte 1 Milyon Dolar Kazanıyor!
  1. Hüsnü Şenlendirici, I Love You
  2. Pazar ve Fındıklıda ÇAY Eylemi
  3. Türkiyenin İlk Müzikal Korosu Sahnedeydi
  4. Öğrencilere Murat Boz Sürprizi!
  5. Hakkı Ağaoğlundan Kıbrıs Çıkartması
  6. Dillerde Fetih, Dîllerde Fatih
  7. Kıskanç Çiftlere Özel Balayı!
  8. Bendenizden Yeni Versiyon Günahlar
  9. Engellilerle Eski Futbolcular Bir Arada!
  10. İSTEKli Mezunlar Buluşuyor...
  11. Bedük Boğaziçilileri Coşturdu!
  12. Çocukların Gözünden Çevre Fotoğrafları Sergisi
  13. Bursa, Bilimle Şenlenecek…
  14. Kentsel Dönüşümle Şehirlere Çifte Avantaj
  15. En Uzun Gece Trump Towers Mallda
  16. Hint Mutfağı İstanbul’da
  17. Cengiz ARTAMdan Monacoda Bir İlk
  18. Park Bahçeler Daire Başkanı Oldu!
  19. Ulusal Roket Yarışması Sonuçlandı
  20. Yine Çok Konuşulacak Klip Çekti
  1. Gençler Nanoteknolojiyle Tanıştı
  2. Avrupa Değişse De Türklere Bakış Değişmedi
  3. Genç Bilim İnsanları Projelerini Sergileyecek
  4. Bedük 20 Bin Kişiyi Coşturdu!
  5. Cilde Özel Çözümler Sunan Yepyeni Bir Marka
  6. XL Beden Yarış Keyfi!
  7. Karakolun Hası 18 Mayısta Sinemalarda!
  8. Başarıya Götüren Verimli Çözüm Ortaklıkları
  9. TMB TV 18.Kral TV ödüllerini Canlı Yayınladı
  10. Teknoloji Tutkunlarına Müjde!
  11. Bahar Ayları İçin Uzmanlar Uyarıyor...
  12. Ivana Sert Daikin Reklamında...
  13. Fare Devri Bitiyor!
  14. ACİL; AB Rh (-) Negatif Kan Aranıyor
  15. Mekânsız Bedenler Galeri Eksende!
  16. ÇAGET, Şükürü Koşuya Davet Etti
  17. Kıran Kırana Kulaç Attılar
  18. Tekne Parklar İçin Ön Başvurular Başladı
  19. Kitap Okuma Sevgisi Kazandırıyor
  20. Renkli Bir Yaza-Merhaba...

Yeni sitemizi beğendiniz mi?

Sonuçlar»

© 2005 TNA