
Bağışlayın
Bağış yapın
Kor ateşe
Bağışıklık kazanın
DEĞDİ
Dile düştü dua
Yüreğe üfledi,
Yakındık
Aynı safta
Omuzlar bir birine değdi.
Vakti kuşandık
Nakitsiz kaygılarda
Aynı yöne baktık
Alınlar öptü secdeyi
Yan yana, kol kola
Tekbir dile değdi
Dilde, gönülde ne varsa
Düştü kaleme
Karışırken gözyaşına
Başlar öne eğildi
Kelam kıyama durdu
Muhabbet yüreğe değdi
Gençtim
Gözlerin gözlerime değdi
İrkildim
Ne zaman seni bana istediler
Nazar ömrüme
Ömrüm nazara değdi
Bulunmaz hastalığına çare
Çareler
Ebedi olan çağrıya yenildi
Geçmiş olsun dendikçe, geçmedi
Şimdi geçmiş olsun
Sen ol
Yokluğun, geçip giden ne varsa sildi.
Akrep dokuza, yelkovan beşe değdi.
Neşter değdi yaraya
Külbastım içimdeki yaraya
Yüzün sarardı
Kan çekildi
Çare değil, teselli adına ne varsa
Tabip anlamaz halden,
Reçetesi, sözleri, zülfü yâre değdi.
Ne varsa aşktan yana
Utandı dünyalıklar
Kefenler biçildi
Sabun tene
Ten toprağa değdi.
Uzadı yollar
Tabut omuza değdi
Anlamını yitirdi bakışlar
Söyle bir ömür nasıl geçti?
Açıldı tek kişilik mekânlar
Mezar, ömre değdi.
İlk toprağı sevdiklerimiz attı, mezarımıza
Bir an önce kapatma telaşı
Karıştı gözyaşına
Herkes gitti, imam sona kaldı
Kim ne derse desin,
Kulaklar kapalı
Sorular, cevaplar, toprağa üflendi
Koptu bir yerlerde küçük kıyamet,
Sur borusu dudağa değdi
Duyanlar çekip gidenlerdi
Duymayanlar için ise elbet bir gün önce mevt üflenecek kulağımıza,
Sonra kulak kabarttığımız, dil patlattığımız ama asla paylaşamadığımız dünya hayatına, İsrafil’in dudağına değen sur borusu üç kez üflenecek…
Şimdi bu bilinçle tebessüm edip, en çok nefret ettiğinizi af etmeyi düşünebilir misiniz?
Evet diyorsanız, ne mutlu bize!
Çok şükür yazdığımıza değdi.
Unutmayın! Affetmekten uzak olanlar; bir gün en çok bağışlanmaya ihtiyaç duyanlar olacaktır. Yani af edin ki; af bulasınız! Sonuçta hayatı affettiğiniz kadar seversiniz
Ersal ÖZKAN
okuduğumuza değdi.Mükemmel bir kalem öyle ki yüreğe dokunuyor Kanıyor farkında mısın? Eline sağlık hocaların hocası
Yeni sitemizi beğendiniz mi?