Anasayfa | Cansen ERDOĞAN

Deprem yürekleri

Deprem yürekleri
Deprem yürekleri


 Cansen ERDOĞAN



Saat gecenin bilmem kaçı…
Gece üstümüze düşmüş öylece.
Karanlığa sıkışmış bedenler, bir uyanışın eşiğinde…
Önce derinlerden gelen bir uğultu, ardından gelen şiddetli sarsıntı.
Çatlayan duvarlar, dökülen fayanslar, derinden duyulan kelime-i şahadet sesleri.
Çöreklenen karanlığa inat daha bir parlak ay, kayan yıldızlar.
Teslimiyet pozu vermiş öylece bekleşen insanlar…

Ve sabah olur, dünyanın herhangi bir yerinde, beşerin uykusunun en tatlı yerinde. Ama gün aydınlanmaz, birkaç saat önce deprem olmuş, ölümle yaşam arasındaki çizgide tek ayak üstünde durma cezası almış insanların şehrinde. Güneş doğmaz, beton kokan karanlıkların içinde. Uçuşan perdeler, uluyan köpekler, ağlayan çocuklar, deliye dönmüş analar görünür yıkık duvarların arasında… Dört-beş katlı binaların ardından kalan enkazlar, enkazın altında cansız yatanlar, tükenen umutlar, sönen ocaklar. Bir daha asla aynı olmayacak hayatlar. Birkaç saat önce iyi geceler dediğine, artık günaydın diyememektir deprem. Küs olduğunla istesen de barışamamaktır. Ailene, dostlarına, arkadaşlarına bir daha sarılamamak, sevdiğinin gözlerine bir daha bakamamaktır. Dünyanın içip içip ayakta duramadığı, toprak altında kıyametin yaşandığı, doğanın insanlardan aldığı en büyük intikamdır. Sonsuz kudretin, ‘Siz ne kadar kurup dikseniz de, ben istersem 45 saniyede yıkar, silerim’ deme şeklidir. ‘ Z ‘ harfi girmese araya hep birlikte, (z)el (z)ele olabilme şansıdır. Ve üstünden biraz zaman geçip de, yağmurlar yıkayınca kan bulaşan yuvaların damlarını, vinçler kaldırıp da götürünce enkaz parçalarını, televizyonlar vazgeçince yayınlamaktan dipsiz çukurlar içindeki beton ağırlıkları, geriye kalan insan derisine bürünmüş enkazlar için yaşama vakti, yaşar gibi yapma vaktidir. Çünkü sarsılsalar da yıkılmamışlardır.

Saat gecenin bilmem kaçı…
Gece üstümüze düşmüş öylece.
Karanlığa sıkışmış bedenler, bir uyanışın eşiğinde…
Önce derinlerden gelen bir uğultu, ardından gelen şiddetli hıçkırıklar.
Çatlayan dudaklar, dökülen yaşlar, mırıldanılan dualar…
Çöreklenen karanlığa inat daha bir parlak ay, kayan yıldızlar.
Teslimiyet pozu vermiş yürekler, flaşın patlamasıyla sağanak olacak gözler…

Ve sabah olur, dünyanın herhangi bir yerinde, beşerin uykusunun en tatlı yerinde. Ama gün aydınlanmaz, birkaç saat önce deprem olmuş, devamla tamam arasında, tek ayak üstünde durma cezası almış yüreklerin şehrinde. Güneş doğmaz, ayrılık kokan karanlıkların içinde…
Ayrılıklar ve kararsızlıklar, bir de yalnızlıklar, kalbinin duvarlarını yerle yeksan eden depremlerdir çoğu zaman. Asma kat yapıp yüreğinde, sevgini orada sakladığındır. Ama beton değildir yüreğinin üstündeki, bu kez. Ağırlığı altında ezildiğin, kumbaranda birikmiş gözyaşlarıdır. Belini büken yıkıntılar, bacaklarının taşıyamadığı haksızlıklar, tam da göğüs kafesinin hemen ortasına yerleşmiş acılardır. Kimbilir hangi aşktan hüküm giymiş sevdalar, söylenmemiş aşklar mapusunda yatar. Derken bir uğultu kopar, beynin derinliklerinde. Ayrılık ve kararsızlık omuzlarından tutup sarsmaya başlar, bilmem kaç şiddetinde. Düşersin bir an boşlukta, tutunacak bir el ararsın ötede, ellerini uzatırsın bilinmezlere. Karanlık tutar elinden, yıldızlar, yaşların olur. Kızıl gökyüzünün en loş yerinde saklanır yüreğin. Sen konuşur, sen ağlarsın sana. Seni sana anlatır, sen kızarsın kendine. Sen, senden şikayetçi olur, seni sana emanet edersin. Sonra gözlerin kararır, dayanamaz kapaklarının altında, usulca kapanır.

Sonra sesler gelir, yüreğin enkazları içinden, feryatları duyulur en derinden. Işıkları açmak istersin uzanamazsın. Zaman geçip de alışınca gözlerin karanlığa, tüm o yıkıntılar içinde, siyah beyaz bir fotoğraf ilişir gözüne. Henüz beş yaşında ön dişlerin dökük, salıncakta kahkahalar atarken çekilen resim. Kısıp gözlerini daha iyi görmeye çalışırsın, uzanmak istersin uzanamazsın. Bakakalırsın…Ve eğreti duran son kiriş de tutunamaz tavana, bırakır kendini boşluğa, kalbinin yanına. Paramparça olmuş kalbinin her parçası, saçılır oraya buraya, arama- kurtarma ekiplerince bulunamayacak şekilde bir daha. Yıkıntılar, mezar olur düşüncelere ve tezde rasathane haberi düşer yüreklere; ‘Akşam saatlerinde, merkez üstü kalbin gögüs kafesine yakın bölümünde , dokuz nokta yedi şiddetinde deprem oldu; tüm faillerin ve mağdurların dikkatine…’

Ne depremler yaşar yürekler, doğumdan bugünlere. Saklanılan çiçekler, itinayla büyütülen sözcükler, kollanıp saklanan en değerli sevgiler, gün gelip yıkılıverir hiç beklenmeyen şekilde. Neler oluyor diye bakınırken şaşkınlıkla çevreye, kader görünür karşıdan tüm azametiyle. Gülümsüyordur, ve der ki, kendinden beklenmeyecek sevimlilikle; ‘Vakit tamamsa, gideceksin. Son sözünü söylemeden, usulca çekileceksin. Biriktirdiğin tutkuları, ezberindeki yaşanmışlıkları, içinde kopan fırtınaları da alıp, yanına acılarını katıp düşeceksin yollara. Yüreğin depremlere tutulsa da aldırmayacak, yaşadıklarına saygıyla ayrılacaksın limandan. Üzülme; Sen de bu yürek oldukça, ne yıkıntılar, ne de enkazlar kalacaktır. Fay hatları üzerine kurulmuşsa yüreğin, depremlere de alışacaktır. Sarsılsa bile yıkılmayacaktır…’

Cansen Erdoğan

Dil Seçiniz

Dil Degistir[Languages]

Çok Okunan Haberler

  • Bugün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay
  1. Bu Hesapta Bir Yanlışlık Var!
  2. Diş ve Ağız Bakımına Mükemmel Çözüm
  3. Yüzbaşı Mehmet Muzaffer
  4. Yılın Sevilen 10 TSM Korosu!
  5. Halkla İlişkiler Ajansı Contactplus Oldu
  6. Bir Ayrılık Daha!
  7. Cetvelle Dayağın Cezası 3 Bin TL!
  8. Veterinere Büyük Tepki!
  9. Kayserideki Patlamanın Ardındaki Dram
  10. Antibiyotik Kalmayabilir
  11. Başarılı Olamazsam Dönmem
  12. Transparan Beren
  13. Bu Bilgi İrandan İlk Kez Sızdı
  14. Ayasofyada On Binler Namaz Kılacak
  15. Saatte 1 Milyon Dolar Kazanıyor!
  16. Kene İle Mücadelede Yeni Yöntem!
  17. Tek Nefesle En Derin Havuza Daldı
  18. Fazıl Sayın Tweetlerine Hapis İstemi
  19. Müteahhitlerden Ev Sahiplerine Uyarı
  20. Mısır Toplumu Üçe Bölündü
  1. Hüsnü Şenlendirici, I Love You
  2. Pazar ve Fındıklıda ÇAY Eylemi
  3. Türkiyenin İlk Müzikal Korosu Sahnedeydi
  4. Öğrencilere Murat Boz Sürprizi!
  5. Hakkı Ağaoğlundan Kıbrıs Çıkartması
  6. Dillerde Fetih, Dîllerde Fatih
  7. Kıskanç Çiftlere Özel Balayı!
  8. Bendenizden Yeni Versiyon Günahlar
  9. Engellilerle Eski Futbolcular Bir Arada!
  10. İSTEKli Mezunlar Buluşuyor...
  11. Bedük Boğaziçilileri Coşturdu!
  12. Çocukların Gözünden Çevre Fotoğrafları Sergisi
  13. Bursa, Bilimle Şenlenecek…
  14. Kentsel Dönüşümle Şehirlere Çifte Avantaj
  15. En Uzun Gece Trump Towers Mallda
  16. Hint Mutfağı İstanbul’da
  17. Cengiz ARTAMdan Monacoda Bir İlk
  18. Park Bahçeler Daire Başkanı Oldu!
  19. Ulusal Roket Yarışması Sonuçlandı
  20. Yine Çok Konuşulacak Klip Çekti
  1. Gençler Nanoteknolojiyle Tanıştı
  2. Avrupa Değişse De Türklere Bakış Değişmedi
  3. Genç Bilim İnsanları Projelerini Sergileyecek
  4. Bedük 20 Bin Kişiyi Coşturdu!
  5. Cilde Özel Çözümler Sunan Yepyeni Bir Marka
  6. XL Beden Yarış Keyfi!
  7. Karakolun Hası 18 Mayısta Sinemalarda!
  8. Başarıya Götüren Verimli Çözüm Ortaklıkları
  9. TMB TV 18.Kral TV ödüllerini Canlı Yayınladı
  10. Teknoloji Tutkunlarına Müjde!
  11. Bahar Ayları İçin Uzmanlar Uyarıyor...
  12. Ivana Sert Daikin Reklamında...
  13. Fare Devri Bitiyor!
  14. ACİL; AB Rh (-) Negatif Kan Aranıyor
  15. Mekânsız Bedenler Galeri Eksende!
  16. ÇAGET, Şükürü Koşuya Davet Etti
  17. Kıran Kırana Kulaç Attılar
  18. Tekne Parklar İçin Ön Başvurular Başladı
  19. Kitap Okuma Sevgisi Kazandırıyor
  20. Renkli Bir Yaza-Merhaba...

Yeni sitemizi beğendiniz mi?

Sonuçlar»

© 2005 TNA