
HAK-KI MEMNU!
"Dünyada her millet icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır." ATATÜRK
Memnu kelimesinin sıkca kullanıldığı bir ülke vatandaşı olarak ,gerilere gidince ilk sıradaki çağrışım aşk-ı memnu oluyor...
Bugün de memnu olduğu yerlere bakınca hayrete düşüyorum.
Aşk-ı memnu otobüs...
Aşk-ı memnu minübüs...
Memnu hal hayatımızın hemen her alanında kendini gösteriyor!
Bir türlü memnun olmuyor!
İstanbul kentinde genç bir çift yakın durdukları için İETT otobüsünden atılıp hakarete uğruyor veya minübüste de aynı memnu hal ile karşılaşabiliyor!
Otobüs şöförü, babasının malı bir araça da binse hangi hakkı kullanıyor?
Memnu haller çoğaldıkca daha ileri gidiyoruz! Ama kesin olan tek şey var.Daha ileri bir özgürlük alanına ve daha iyiye gitmiyoruz!
Kimse üzerinde durmuyor!
Siyasetin yık dediği UCUBE anıt yıkımına karşı çıkan Bedri Baykam gözler önünde bıçaklanıyor, kanlar içinde çıktığı sokakta kimse başını çevirip bakmıyor!
Dünyanın en yardım sever milletiyiz ya!
Sıra siyasetin memnu hakların gelince birden o kıvılcım aleve dönüyor...
Yüksek Seçim Kurulu BDP destekli bağımsız adayları VETO etti!
Eder etmez biri aynı düğmeye basmış gibi olmadı mı?
Eksik evraklar tamamlandı ve karar düzeldi ama olan olmuştu!
Ülkenin belli yerlerinde ve de İstanbulda sokaklar aynı sahneyi yaşadı
Kanunu yapan siyaset, kanunu önüne koyup ,ona göre karar veren hakime isyan eden, sonuçtan şikayet eden gene siyaset...
Hangi mantığa sığıyor?
Birbiri ile çelişkili öyle kanun maddelerimiz var ki ,sade vatandaşın dışında koca koca hukuk profları da anlamları için kapışmıyor mu?
Biri ak derken diğeri karadır inatlaşmasına girmiyor mu?
Hukukun yok olması şiddeti var etmiyor mu?
YSK ( Yüksek Seçim Kurulu) bir karar alıyor gerekçesini de açıklıyor. “Şu şu evraklarınızı tamamlayın...Yoksa seçim için adaylığınızı kabul edemem” Bir anda sokaklar hazır! Görüntü değişmiyor! Ve bu bana umutsuzluk veriyor..Zira can kaybediyoruz.İnsanlar ölüyor! Unutulur gibi değil olay.
Yıl 2009..
Gene sokaklara dökülmüş aynı kalabalık İstanbul Küçükçekmece’de 16 yaşındaki Serap Eser dershaneden evine dönmek için İETT otobüsüne binmişti. Otobüs yolcu almak için durduğu sırada göstericiler otobüsü molotof yağmuruna tutmuş ve araç alev topuna dönmüştü. Serap ağır yaralandı, 29 gün boyunca komada kaldı. Ama olmadı, kurtulamadı. Hayata gözlerini yumdu.Gene ayni şey! İstanbul 19 nisan 2011...Tarlabaşı’ndan Aksaray’a giden İETT otobüsünü hedef alındı.. Otobüs onlarca gösterici tarafından taş yağmuruna tutuldu.
Yer Diyarbakır...
Halk otobüsüne saldırı...
Yanan otobüsün şöfüru ağır yaralı...
Meşruiyet silinmiyor mu? Hak mı? Ateşe vermek...
Ölümü otobüse indirmek!
Hak aramanın yanlışı ateşlisi, kanlısı bugün de aynen tekrarlanıyorsa biz ne yapıyoruz?
Haksız hak arama yaygınlaşmıyor mu?
EVET...
Demokrasi hak arama rejimi !
Ama kuralları belli..Şiddete başvurmadan hakkını aramak!
Otobüs yakanla ,sadece pankart açan bir mi?
Tepki kime.?
Resmi ağızlardaki tepkilere nereye?...
Sahnede gene tutarsızlığın tutarsızlığı var!
Gençler imtihan yolsuzluğunu protesto ediyor!
Başbakan ne diyor? “İstersek biz de kalkar onların karşısına 5- 10 bin genç koyarız.”
Karşı taraf olmuyor mu?
Ayırmıyor musunuz?
Siz pankartla yürüyen, yürümeyen hepsinin Başbakanı değil misiniz? Hükümet etme anlayışında bir sıkıntı yok mu? Sandıktan çoğunluk oyu ile çıkmak her istediğimi yaparım demek mi oluyor? Görüntüde de tutarsızlık sürüyor. Konuşurken her düşünceye ayni mesafe sloganı var,uygularken bizden ve ötekiler ayrımı yok mu?
Sağlık alanında 2 günlük Hastane ve doktor grevi oldu.Grevle kim ne anlatmağa çalıştı.Doktorlar koşullar ağır, perfonmans sistemi yanlış dedi.Oturup tartışıldı mı? Onlarında kabulleneceği bir yol mu arandı? Sağlık Bakanlığı ne diyor? Grev süresince sağlık hizmeti alamadım diyenler hukuki yolları baş vursun...
Şikayet et diyor..
Zaten doktor yaralayan öldüren sırada!.
İşler tutarsız...
Kişiler umutsuz...
Hukuk en önde duramıyorsa, güveni zedelenmiş ise ne bekliyoruz?
Kullanamadığımız haklar, mahkum olduğumuz karamsar bir günlük hayat
Ne zaman cezamız bitecek?..
Ve biz de memnu haklardan,cezası tamamlanmış ve geri alınmış haklardan ne zaman yararlanacağız.
Yoksa bizim ki yasağı asla kalkmayan bir hak, Hak- kı memnu mu?
Yalçın KAMACIOĞLU
Yeni sitemizi beğendiniz mi?