Anasayfa | Cansen ERDOĞAN

Bedel Ödemek

Bedel Ödemek
Bedel Ödemek


 Cansen ERDOĞAN



 

Maceracı ruhları, yerinde duramayan deli kanlarıyla felsefe öğrencisi bir grup genç hayatın şifresini çözmeye karar vermişler. Yaptıkları araştırmalar neticesinde bunu çözmek için en doğru yerin Katmandu’nun iki yüz kilometre batısında, Himalaya Dağlarının Annapurna eteklerinde Nepal’in yüksek irtifadaki en büyük şehirlerinden Pokhara olduğunu öğrenmişler ve yola düşmüşler. Vardıklarında, kendilerine hayatın şifresini söyleyecek olan Budist rahibin, Fewa Gölü’nün ortasındaki adada, Hindulara ait tanrı Vişnu’ya adanmış Barahi Mandir Tapınağında olduğunu öğrenerek oraya doğru adımlarını hızlandırmışlar. Devasa sütunlarla inşa edilmiş tapınağın orkide bahçesinde, gözünü ufka dikmiş oturan rahibi görünce hemen yanına gitmişler. Heyecanla durumu anlatıp tüm felsefi öğretilerde hayatın bir şifresi olduğunun işaret edildiği ve kendilerinin de bu şifreyi bilmek istediklerini söylemişler. Budist rahip başını daldığı uzaklardan onlara doğru çevirerek;
-‘Var elbet, her şeyin olduğu gibi hayatın da bir şifresi var’ demiş.
Bizimkiler heyecanla kıpırdanmış. Ve kulak kesilmişler rahibin dudaklarından çıkacak sözcüklere… Devam etmiş rahip;
-Hayatın şifresi çok basit; ‘Verdiğin kadar alırsın’…
 
Gençler şaşırmışlar, bu kadar yolu bunu duymak için mi gelmişlerdi. Saklayamadıkları bir hoşnutsuzlukla; ‘Nasıl yani ?’ diye sormuşlar. Rahip cevap vermiş;
-          ‘Hayatta ödediğiniz bedel kadar alırsınız. Her şeyin bir bedeli vardır ve bu bedelin miktarı, karşılığında elde edilecek şeyin değeriyle doğru orantılıdır. Elde edilmek istenen ne kadar değerliyse, bu bedel de o kadar ağırdır.
 
İşin aslı, o gençlere ilk bakışta hak vermemek elde değil. O kadar uğraş, didin, bir de üstüne kilometrelerce yol git, şifrenin sadece basit bir cümleden ibaret olduğunu duy ve gel…
 
Ama katedilen yolları, bir dolu yaşanmışlıkları, üstüne de eklenen günahları ve sevapları toplayıp, uğruna kaybedilenlerden çıkarıp karşılığında kazanılanlarla çarpınca sonuç ortada; Verdiğin kadar, alıyorsun hayatta…
 
Hayatta en zor şeylerden biridir ne istediğini bilmek. Biraz daha zor olanı istediğine ulaşmak için ödenecek bedeli bilip bunu kabullenmektir. En zor olanı ise bu bedeli ödeyebilecek cesarete sahip olabilmektir. Eğer bu bedeli ödemeye hazırsanız, istediğiniz, sizi halihazırda beklemektedir. Değilseniz, bu isteği, rafa kaldırıp hoşça kal deme vaktidir.
 
Bedel, bir kabulleniştir bazen. Mutsuz olduğunu bile bile yüzleşememektir bu gerçekle. Halihazır düzen bozulmasın, kitap yeniden yazılmasın diye kabullenir insan mevcut hayatını. Bazen dalar uzaklara, derin bir iç çeker ve uğruna mutluluğu feda ettiği alışkanlarına bağlanır sıkıca.
 
Bazen terk ediştir; Umutlar uğuna mevcuttan vazgeçiştir. Çünkü her yol ayrımında geçmişi ödeme vaktidir. Başlamak için yeni bir hayata, gölgeni bırakmak gerek yedek olarak arkanda. Toplasın diye senden kalanları arkanda, doldursun diye hurçlara…
 
Hataların da bedeli ödenir aynı zamanda. Bu hayatın veresiye usulüdür. Önceden peşin peşin ödemek yerine, yazdırılır hatalar defterine. Sonradan ödenir bedel, veresiye olmak üzere. Her hatanın bir bedeli vardır. Bu bazen kaybetmektir varını yoğunu, elindeki her şeyi, bazen vazgeçmektir özünden, sevdiklerinden. Hatta bazen şahsiyetinden, karakterinden…
 
Çoğu kez en doğrusu, bedelini peşin ödemektir. İstenen şeyin bedelini peşin ödeyip ona sahip olabilmektir. Ödenmeyen bedeller için çıkışta alarmlar çalar, gereksiz bir utanç başlar. Bedel ertelendikçe acı artar, vicdan tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar. Ödenmesi gerekenden daha fazla bedel ödenecektir çünkü ana bedele faiz işlemeye başlar…
 
Bir bedel ödenecekse, bu bedel bizzat içinde olur istenen şeyin. Hayat, ödenmeyen bedel için bulaşıkları yıkatmaz belki ama acısını fena çıkarır. Tezat bir ironiyle oluşturduğu hayatın içerisinde, istenenle verilen arasında kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprü kurar. ‘Hayat tekrarları sever, yeniden başlamayı. Kuşlar dalları sever, kanatlar ise uçmayı…’
 
Bir şey gerçekten isteniyorsa, onun için ödenmeyecek bedel yoktur. Bu bedel bazen ağır bazen ise hafiftir. Yürekten istenen şey için bedel tereddütsüz ödenir. İstemek, bedel ödemek, bedel ödemek isteğe ulaşmak demek. Bedel ödenmek istenmiyorsa, bahaneler üretilir, istekten vazgeçilir. Ve yüklü bir bedelle sahip olunan şey, her zaman için değerlidir.
 
Adamın birisi omzuna bir dövme yaptırmak ister. Bunun için bu işlerin uzmanı olan birisine giderek; ‘kükremiş bir aslan dövmesi’ istemiş.  Dövme yapan kişi işine başlar. Birden adam iğnenin acısı ile bağırarak: “Öldürdün beni, neresinden başladın” diye sorar. Usta; ‘kuyruğundan başladım’ der.  Adam;  ‘Sen kuyruğu boş ver, bu kuyruğun acısı çok fena, bizim aslan da kuyruksuz olsun.’ Bunun üzerine usta kuyruktan vazgeçerek aslanın başka bir yeri için dövmeye devam eder. Acıyı yeniden hisseden adam; ‘Usta bu yaptığın da neresi çok canım yandı’  diye sorar. Usta da;  ‘Burası da kulağı’  diye cevaplar. Adam, ‘Sen işi kısa tut, kulağı da geç’.  Usta kulaktan da vazgeçer aslanın başka bir yerini dövmeye başlar. Adam yine feryat figan; ‘Çok canım yandı, şimdi neresini yapıyorsun’ diye sorar. Usta; ‘Şimdi aslanın karnını yapmaya başladım. Adam;  ‘Varsın karınsız, gövdesiz olsun, acı arttı iğneyi az batır’ diye söylenirken usta işini tamamlar. Adam ustadan bir ayna isteyerek omzundaki dövmeye bakmak ister. Aynaya bakınca bir de ne görsün! ; Aslandan çok fareye benzeyen bir hayvan vardır ortada. Adam kızarak: ‘Usta bu ne hal ?’ diye sorar. Usta da; “Senin tarifine göre aslan ancak böyle olur. Madem ki aslana dayanacak yüreğin yok, ne diye aslan dövmesi istersin. Sana yakışan ancak bir fare dövmesidir’ diye cevap verir.
 
Aynaya bakarken sadece dış görünüş değil, ruhun silueti de yansımalı karşıdaki akse… Ödenmiş ve ödenecek bedellerin karşılığı, karşında durur böylece.
Yaratanın verdiği elle yaratılan, ödenmiş bedellerin gerçeği, camda görünen işte…
Bonusu olmayan hayatın güzelliğini, yaşarken ödemek bedelini.
Ne de olsa, ölümü göze alan yaşamasını da bilir.
Bulunduğu kıyıdan ayrılabilirse eğer, karşıdaki adaya ulaşabilecektir.
Sevmek gibi; sevmek yürek ister, bedel olarak can ister.
Sevmeyi bilmeyen korkakları ise sessizce gömerler…
 
Cansen Erdoğan

2 » Yorum Yapılmıştır.

  1. #2

    filiz ocakoğlu 27.05.2011 15:51:47

    Sevgili Cansen’im, Fare dövmesine bayıldım))))) İnsanlar her nedense her zaman sahip olabileceklerinden fazlasını isterler. yani bu bir anlamda layık olduklarından fazlasını istemektir . (bana göre) …Sahip olabileceklerinden fazlası ile sahip olabileceklerin arasındaki farkı karışmamak lazım…sözüm meclisten dışarı)..Hepimizde var bu…Kiminde zararlı kiminde zararsız boyutta. Ama şu var ki sonunda mutlaka ödenecek bir bedel mevcut ..Kimi peşin, kimi defaten….. Geçenlerde bir dostumla sohbette, zaaflarına yenilip yüklüce bir para çektiğini öğrendim bankadan. faiz üstüne faiz. Öde öde sonu gelmiyor. Sonunda pişman olmuş, ne Şam’ın şerbeti , ne Arabın yüzü misali vazgeçip arzularından borçlarının tamamını kapatmak için bankaya gittiğinde; bankacı kapatabilirsiniz efendim. Ancak biz önce aldığınız paranın faizlerini alıyor, sonra ana paranın ödemelerini tahsil ediyoruz. Sizin faiz ödemeleriniz yeni bitti şimdi ana parayı ödüyorsunuz… Yaşamda böyle işte. Bir matematik işlemi…Hesabını dikkatli ve iyi yapmak lazım…Aslan isteyip fareye mahkum kalmamak lazım))) Sevgi sözcüklerine gelince bir harika…Sevmek yürek ister, cesaret ister, mücadele ister. En önemlisi Sevgi de LAYIK olunmak ister…Yaşam o kadar güzel ve verici ki…şiirimin birkaç satırı fareye mahkum olanlara mesaj olsun… …………. Şimdi git Git çok uzaklara Hiç bir şey yaşanmamışcasına... Kimbilir belki bir gün Alaycı bir gülüş gibi Konarım dudağına Ama dur dinle beni... Ömür denen süreci Tüketseydi bir tek sevgi Açar mıydı bir daha

  2. #1

    hasan kama 23.05.2011 19:08:29

    yaziya secilen resim cok guzel tebrikler ... yine mukemmel olmus .... tebrikler cansen hanim

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
» Yasak Elmanın Yarısı
» Kadın Olmak
» Öğrendim ki...
» Kapıyı sıkıca örtün ki içeride kalanlar üşümesin...
» Onlardır Aslında Yarın'lar
» Siz kimsiniz?
» Parayla dert satın alan erbap kişi! …
» İşte Geldi
» MASAL!...
» Tatlı'mmm…
» Sevmek Bir Ömür Sürer, Sevişmek!...
» Mektup! ...
» Hayattan, Biraz Ondan Biraz Bundan
» Ateşböceği
» Aşkkk
» Kar Tanesi
» Ben...
» Sadece Bir Rüya
» Uzaklar
» Kırmızı
» Geri Sayım Başladı
» Dalya
» Toplumun aykırı renkleri
» Buğulanmış cama yazmak
» Sonsuz Aşk
» PAYLAŞMAK
» Esmer Sevgili
» Hayat bayram olsa…
» Sarsılsakta ayaktayız...
» Bonjour Türkiye…
» BOŞVER
» Doğru ya da yanlış, neye göre?
» Her Sonbahar Gelişinde
» Onların Kanatları Var, Benim Kanadım Kollarım
» Hayatta İkinci Yarı
» Uzaktan Bakınca
» Bugün Bayram...
» Gerçek Işık...
» Deniz...
» Awil'in Renkli Hayalleri

 
Yorum Yaz
Mesajınız

Dil Seçiniz

Dil Degistir[Languages]

Çok Okunan Haberler

  • Bugün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay
  1. Bu Hesapta Bir Yanlışlık Var!
  2. Diş ve Ağız Bakımına Mükemmel Çözüm
  3. Yüzbaşı Mehmet Muzaffer
  4. Yılın Sevilen 10 TSM Korosu!
  5. Halkla İlişkiler Ajansı Contactplus Oldu
  6. Bir Ayrılık Daha!
  7. Cetvelle Dayağın Cezası 3 Bin TL!
  8. Veterinere Büyük Tepki!
  9. Kayserideki Patlamanın Ardındaki Dram
  10. Antibiyotik Kalmayabilir
  11. Başarılı Olamazsam Dönmem
  12. Transparan Beren
  13. Bu Bilgi İrandan İlk Kez Sızdı
  14. Ayasofyada On Binler Namaz Kılacak
  15. Kene İle Mücadelede Yeni Yöntem!
  16. Saatte 1 Milyon Dolar Kazanıyor!
  17. Tek Nefesle En Derin Havuza Daldı
  18. Fazıl Sayın Tweetlerine Hapis İstemi
  19. Müteahhitlerden Ev Sahiplerine Uyarı
  20. Mısır Toplumu Üçe Bölündü
  1. Hüsnü Şenlendirici, I Love You
  2. Pazar ve Fındıklıda ÇAY Eylemi
  3. Türkiyenin İlk Müzikal Korosu Sahnedeydi
  4. Öğrencilere Murat Boz Sürprizi!
  5. Hakkı Ağaoğlundan Kıbrıs Çıkartması
  6. Dillerde Fetih, Dîllerde Fatih
  7. Kıskanç Çiftlere Özel Balayı!
  8. Bendenizden Yeni Versiyon Günahlar
  9. Engellilerle Eski Futbolcular Bir Arada!
  10. İSTEKli Mezunlar Buluşuyor...
  11. Bedük Boğaziçilileri Coşturdu!
  12. Çocukların Gözünden Çevre Fotoğrafları Sergisi
  13. Bursa, Bilimle Şenlenecek…
  14. Kentsel Dönüşümle Şehirlere Çifte Avantaj
  15. En Uzun Gece Trump Towers Mallda
  16. Hint Mutfağı İstanbul’da
  17. Cengiz ARTAMdan Monacoda Bir İlk
  18. Park Bahçeler Daire Başkanı Oldu!
  19. Ulusal Roket Yarışması Sonuçlandı
  20. Yine Çok Konuşulacak Klip Çekti
  1. Gençler Nanoteknolojiyle Tanıştı
  2. Avrupa Değişse De Türklere Bakış Değişmedi
  3. Genç Bilim İnsanları Projelerini Sergileyecek
  4. Bedük 20 Bin Kişiyi Coşturdu!
  5. Cilde Özel Çözümler Sunan Yepyeni Bir Marka
  6. XL Beden Yarış Keyfi!
  7. Karakolun Hası 18 Mayısta Sinemalarda!
  8. Başarıya Götüren Verimli Çözüm Ortaklıkları
  9. TMB TV 18.Kral TV ödüllerini Canlı Yayınladı
  10. Teknoloji Tutkunlarına Müjde!
  11. Bahar Ayları İçin Uzmanlar Uyarıyor...
  12. Ivana Sert Daikin Reklamında...
  13. Fare Devri Bitiyor!
  14. ACİL; AB Rh (-) Negatif Kan Aranıyor
  15. Mekânsız Bedenler Galeri Eksende!
  16. ÇAGET, Şükürü Koşuya Davet Etti
  17. Kıran Kırana Kulaç Attılar
  18. Tekne Parklar İçin Ön Başvurular Başladı
  19. Kitap Okuma Sevgisi Kazandırıyor
  20. Renkli Bir Yaza-Merhaba...

Yeni sitemizi beğendiniz mi?

Sonuçlar»

© 2005 TNA