
GERÇEKTİ... HAYAL OLDU!
Fort Worth - TEXAS - Seçim takviminin günleri tükeniren ülkemin gergin havası, zıtlaşan gruplarda sabırları da tüketeceğe benziyor. Masalın bir yüzünde AKP’nın gözümüze sokar gibi, kafamıza çakar gibi TV leri dolduran sloganları var. Tüm hayalleri gerçek kılıveriyor.
TV sersemliği geçince dönüp yaşadığım gerçekleri kontrol ediyorum. Yıllar neleri alıp götürmüş? Dün GERÇEK olanlar bugün ne oldu?
Siyaset uslubundaki kalite gerçekti, bugün dünün nezaketi hayal oldu... Hayal olmakla da kalmadı, belden aşağıya düştü... Diplomat uslubu yaşıyordu... Bugün nesli tükendi, hayal oldu! Zerafeti asla kırıcı olmadan, en sert mesajları bile kadife yumuşaklığı ile veren derinliği henüz kaybolmamıştı... Devlet adamları uslupları ile ayrılır her cümlede, her konuda sözlerinin içi dolu dolu olurdu... Bugün, uzun yıllar hizmet etmiş Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış, yaşı 80 i aşmış tecrübelilere hakaret tonlaması ile bağırmak moda oldu. Siyasetin uslubu hemen hemen ülkemin her vatandaşını ÖTEKİ yapacak kadar düştü! Nerede ise siyasetçilerin şöhreti yayınlanan kaset veya CD lerindeki yatak görüntüleri ile anılır hale geldi. İşine göre yandaş tanımlar, özel hayat genel hayat sapmazında intihar ettiler. Kavramları idam ederek ayıpları suçları mezara sokmak partiye oy getirir malzemedir ve muaftır dendi, işlem görmedi. Özgür olmak bilgiye sınırsız ulaşmak idi, gerçekti... Filitre çıktı hayal oldu!
1 Milyon 700 bin gencin hayati önemdeki Üniversite İmtihanına güven GERÇEKTİ!
Dünkü sistem güvenilir, gerçek bir imtihandı. Bugün şike, şifre ile hayal oldu...
Dün inkar, gerçeklerin saklanması marifet sayılmazdı... Bugün cari işlemde “kim ölmüş yalandan” sloganı var... Bu yıl şampiyon olan yavrumuz çok çalışmış ve Allaha dua etmiş... 1 milyon 700 bin imtihan kağıdının adil olduğu 26 günde belirlenmiş! Nedense (açıklamadılar.. Tahmin yapın der gibiler) YÖK testleri hazırlayan grubun içindeki 12 memuru işten çıkardı. Bize iş çıkarıyorsunuz, abartıyorsunuz suçlaması kaldı!
Dün pek çoğumuzun telefonu yoktu. Aşk mektuplarının sanal aleme transferi hayal idi. Kelimelerimiz güvercinlere atılan ekmek kırıntısı gibi de olmamıştı. Slm yazıp selam yollamazdık. Telefonlar cebe sığmazdı. Olanların büyük bölümü de dün manyetolu idi. Konuşurken zahmet çekerdik ama aklımızın ucundan biri bizi dinliyor cümlesi geçmezdi. Teknik öyle ilerledi ki şimdilerde hemen her vatandaş telefonlarının dinlendiği korkusunu yaşıyor. Dün dinlenmeyiz rahatlığımızım gerçekti bugün hayal oldu! İleri Demokrasinin en ileri görevi, ülkenin bütününe hizmet götürmek idi. Dün bu gerçekti. Bugün hayal oldu... Siyaset, hatta modeeriiin ve de derin siyaset başta kürtler olmak üzere tüm coğrafyada halkı kandırmak oldu. Aleviye başka açılım, Romana sesli ve de zilli açılım Kürt için sanal açılımı yaşadık... Beklentiler yükselirken güven azaldı. Hayal kırıklığı büyüdü. Kürt meselesi halk ile terörü ayırarak hassas bir denge içinde yürüyordu. İyi niyet gerçekti. Bugün hayal oldu. Ve teröristler gerilla oldu!... Ufuk kayboldu. Çatışma gerçek, umut hayal oldu!
Yarın için güvenimiz zehirlenmiyor mu? YOK sayma fırtınası giderek bizi de yok edebilir! Kütahyada kimse fukarayı, köylüyü düşünmüyor mu? Hayat deniyor, can deniyor gene de gereğini yapılmıyor!.. Kütahya da Vali vali gibi konuşuyor!.. Uyutuyor gibi durması idare (!) etmenin arması gibi. Yeni bir analiz var ortada. Siyanürü gösteren! İhmali yok saymayı örtmüyor! Siyanür yüzdesini belirliyor. Resmi ağızların örtmesi arttıkça tehlike büyüyor... Oysa atık havuzundan 5 kilometre uzaktaki köy çeşmesinde normalin üzerinde siyasür çıkıyor. Yok sayılan gerçeklerin zehiri bitmiyor ki! Zonguldak’taki kömür madeninde kaybettiğimiz 30 işçi için kimsenin kılı kıpırdamamış! 1 yıl olmasına rağmen durum umut kırıcı. Ne bir soruşturma var ne de dava... Mesele boğulmuş! Bir başka büyük boğulma da Almanya’dan. Deniz Feneri Türkiye’de boğuldu deniyor. İkinci kovuşturma da tamamlanmış. Gerçek şu: Deniz Feneri bizim sularda battı. Ne izi var, ne arayanı... Hayal... Bizde de soruşturulsa!
Sağlık olsun! TV lere bakınca Devlet ilanı, yalan değildir hayali kuruyorum! Yoksa seçimde devlet imkanlarını asla kullanmağa kalkmazlar. Tesadüf işte!.. Bakanı dinleyince “görmediğin halde sana iş vermişiz... Daha ne istiyorsun” diyor .Gerçek şu:APO ile konuşulacak ne konuştunuz diyemeyeceksin! Yeni Anayasa yapacağız denecek içinde ne var sormayacaksın... Halk efendimizdir diyeceksin, muhalefetin hiç bir sorusuna iktidar partisi olarak cevap vermeyeceksin. Profesyonel ligdeyim deyip amatör saydığın muhalefet lideri ile TV tartışmasını reddeceksin. Yani halkı da yok sayacaksın. Sonra... Görevin bana oy vermek diyeceksin... Güven veren yarınlar şöyle dursun, dünkü gerçekleri bile hayal edemeyeceksin!
Yeni sitemizi beğendiniz mi?