Anasayfa | Cansen ERDOĞAN

Lunapark Yüzleşmesi

Lunapark Yüzleşmesi
Lunapark Yüzleşmesi


 Cansen ERDOĞAN



Lunapark Yüzleşmesi

Siyah fötr şapka ve elinde bir baston. Yüzü gölgeli, gözleri taşlaşmış birer beton. Zihnin dehlizlerinden geçip de yüreğe yerleşen, sinirleri felç eden, bilinci yerinden eden, önünde secde ettikçe büyüyen, üzerine gittikçe küçülen o çaresiz, huzursuz, kısır duygu; Korku…

Burnumu arabanın camına dayamış dalmışken, önünden geçtiğim lunaparkla irkildim ansızın. Korkunun soğuk dokunuşu değdi göğsüme, bir el sıktı sanki boğazımı, bir yumru yerleşti yüreğime. Yıllar öncesine gittim, üstümde kırmızı bir palto olan çocukluk günlerime. Burnumu cama dayayarak gitmeyi beklediğim lunapark dönemlerine…

Heyecanlı bir bekleyişti lunapark, bir umut, özleyiş… Elinden tutup babanın, heyecana doğru ilerleyiş… Ama her seferinde içimi saran aynı korku, huzursuzluk. İçeri girene kadar heyecanla beklenen, girdiğim anda da ayaklarım geri geri giden…Korkutur beni lunaparklar; devasa kalabalıklar, boğuk çığlıklar, derin uğultular… Çocuklarını gözden kaçırmak istemeyen annelerin endişeli gözleri, o heyecanı paylaşmayan çalışanların donuk gülüşleri, bitse de gitsinler diyen halleri. Neon ışıkların ardında gizlenen metallerin sinsi duruşları, atlıkarıncaya feleğini şaşırtan çocuk haykırışları, çarpışan otomobillerden gelen kesif yanık kokusu… O zaman anlamlandıramadığım, şimdi farkına vardığım ve Lunapark, hayatın ta kendisi aslında…

Bazen zirveye çıkan bazen dibe vuran, aşağıya inerken feryat figan dönme dolap mesela. Yükseklerde süzülen insanların aşağıdakileri küçücük gördükleri halleri, tepeden hiç inmek istemeyen ifadeleri ve aşağıya ivmede değişen surat ifadeleriyle üst sınıf-alt sınıf sembolü dönme dolap bence. İnsanı şişman-zayıf- büyük kafalı-küçük bedenli komik şekilli gösteren aynalar da hayatta ki duruşumuz değil de ne. Bazen dev gibi görür insan kendini, bazen böcek gibi. ‘Ayna ayna, ben kimim, söyle bana’ derken, hayat gösterir sana kim olduğunu, bazen acıtarak, bazen kanırtarak. Atlıkarınca, kendi etrafında, boş ve amaçsız dönenleri anlatır aslında. Huzurun güvenli rüzgârında, bazen bir atla, bazen renkli figürlü bir arabayla inip yükselerek dönen kendi çapında. Çevrenizde vardır böyleleri, iyi bakın görürsünüz mutlaka… Silahla atış yapılıp ödül kazanılan stantlar da vardır lunaparkta. Bazen oyuncak bir ayı, bazen bir kağıt helva olsa da sonunda, doğru hedefe kitlenmeden başarıya ulaşamayacağının sembolik bir göstergesidir aslında; Büyük ödül, doğru atışın ardında…
Puslu rüyalarda çocukluğunla karşılaştığında sorar sana; ‘ Nerede mutluluğum, oysa bak jetonlarım burada…’ Bir jeton süresi kadar süren satın alınmış mutluluklarda, neden bu kadar erken bitti diye ilk kandırılış yaşanır çocuk ruhunda. Anlık heyecanlarla paran kadar mutluluk öğretiliyor işte o yaşlarda. Jetonun kadar değerli, o kadar sevinçli, mutluluğun parayla alabileceğinin ilk yanlış sinyali…

İsimsiz korkular biriktiririz ömrümüz boyunca… Yapay filizler ile üreyen ilişkilerden, arkasından geleni görmeyen, dikiz aynaları kararmış kişilerden, ailemizi kaybetmekten, sevgiliyi bir daha görememekten… Faili meçhul acılar korkutur bizi, geleceğe kapatırız kendimizi. Hayatımızı planlamaya çalışırken dikkatli dikkatli, ağlayarak seyrederiz, hayatı ellerinden alınmış insan trajedilerini. Bir yağmur damlasındaki barut kokusu acıtır yüreğimizi, düşününce itilmişliği, sevgisizliği, kimsesizliği… Yaşadıkça öğrenilir korku, öğrendikçe ivme kazanır, beyni felce uğratır. Kendisinden başka korkulacak yanı olmayan korku, kişinin kendi kendine yarattığı tepkidir. Örtmeye en yatkın olduğumuz duyumuz, gizlemeye en çok çalıştığımız kokumuzdur. Çalar saat gibi kurduğumuz hayalleri, biz kurarız, korku çalar. Hayaller kursak da, korku hep etrafta, böylece hayaller de kalır kursakta…

Yüzleşemediğimiz korkular, beyinle bedeni esir eder ahtapot kollarıyla. Kaçtıkça korkulardan, korkular sürekli gelir peşi sıra… Ne kadar çok şey sahiplenilirse, o kadar korku yerleşir yüreğe. Yastık altı yaptığımız korkular, üşüşür beynimize. Ve kaybetme korkusu ile yaşamaktansa kimseye değer vermemeyi seçer beyin, bir tek kalbe söz geçiremez, kalp de zaten onu dinlemez…

Korku, yaşama arzusunun aynadaki yüzüdür belki de. Hayata tutunmuş olanların korkuları vardır, derinlerde bir yerlerde. Tutunamayanların korkuları yoktur, çünkü kaybedecek şeyleri de yok olmuştur. Korkular, isteklerine sahip çıkanların, hayallerin peşinden koşanlarındır ve de gece yarganın altına saklanıp uzaklaşmak istediğin duygulardır, cesaretin titrediği anlardır. Korkaklar ölmeden önce bin defa ölür, korkularıyla yüzleşenler ise bir defa…

Ay gibidir insanlar, kimselere göstermedikleri bir yüzleri vardır. Korkuları vardır yüzleşemedikleri. Bedenleri değildir korkan, yürekleridir. Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde, bu seferde avcıdan korkmaya başlar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür.
Ve der ki;
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. Bedenin ne olursa olsun yüreğin değişmedikçe ben sana yardım edemem."

 
Bazen lunaparkla özdeşleşmiş hayat korkusu, bilinmezlik korkusu. Bezen sevdiklerini kaybetme, ölme korkusu. Başarısız olma, fakir kalma, yalnızlık korkusu. Yetememe, gidememe, sevememe korkusu. Korkularımız biziz aslında, cesaret esaretten kurtulmak, korkulara meydana okumak, hür kalmaktır esasında. İnsanlar, ayakta kalabilmek için savaşmak zorunda, içindeki kurtla yola çıkıp hayata asılmak durumunda. Bunu da içindeki sarmaşık korkularla yapamaz.
Çünkü bir kurt sürüye baktığında sürünün kaç kişi olduğunu saymaz…

Cansen ERDOĞAN

 

Dil Seçiniz

Dil Degistir[Languages]

Çok Okunan Haberler

  • Bugün
  • Bu Hafta
  • Bu Ay
  1. Bu Hesapta Bir Yanlışlık Var!
  2. Diş ve Ağız Bakımına Mükemmel Çözüm
  3. Yüzbaşı Mehmet Muzaffer
  4. Halkla İlişkiler Ajansı Contactplus Oldu
  5. Yılın Sevilen 10 TSM Korosu!
  6. Bir Ayrılık Daha!
  7. Cetvelle Dayağın Cezası 3 Bin TL!
  8. Veterinere Büyük Tepki!
  9. Kayserideki Patlamanın Ardındaki Dram
  10. Antibiyotik Kalmayabilir
  11. Başarılı Olamazsam Dönmem
  12. Transparan Beren
  13. Bu Bilgi İrandan İlk Kez Sızdı
  14. Ayasofyada On Binler Namaz Kılacak
  15. Kene İle Mücadelede Yeni Yöntem!
  16. Saatte 1 Milyon Dolar Kazanıyor!
  17. Tek Nefesle En Derin Havuza Daldı
  18. Fazıl Sayın Tweetlerine Hapis İstemi
  19. Müteahhitlerden Ev Sahiplerine Uyarı
  20. Mısır Toplumu Üçe Bölündü
  1. Hüsnü Şenlendirici, I Love You
  2. Pazar ve Fındıklıda ÇAY Eylemi
  3. Türkiyenin İlk Müzikal Korosu Sahnedeydi
  4. Öğrencilere Murat Boz Sürprizi!
  5. Hakkı Ağaoğlundan Kıbrıs Çıkartması
  6. Dillerde Fetih, Dîllerde Fatih
  7. Kıskanç Çiftlere Özel Balayı!
  8. Bendenizden Yeni Versiyon Günahlar
  9. Engellilerle Eski Futbolcular Bir Arada!
  10. İSTEKli Mezunlar Buluşuyor...
  11. Bedük Boğaziçilileri Coşturdu!
  12. Çocukların Gözünden Çevre Fotoğrafları Sergisi
  13. Bursa, Bilimle Şenlenecek…
  14. Kentsel Dönüşümle Şehirlere Çifte Avantaj
  15. En Uzun Gece Trump Towers Mallda
  16. Hint Mutfağı İstanbul’da
  17. Cengiz ARTAMdan Monacoda Bir İlk
  18. Park Bahçeler Daire Başkanı Oldu!
  19. Ulusal Roket Yarışması Sonuçlandı
  20. Yine Çok Konuşulacak Klip Çekti
  1. Gençler Nanoteknolojiyle Tanıştı
  2. Avrupa Değişse De Türklere Bakış Değişmedi
  3. Genç Bilim İnsanları Projelerini Sergileyecek
  4. Bedük 20 Bin Kişiyi Coşturdu!
  5. Cilde Özel Çözümler Sunan Yepyeni Bir Marka
  6. XL Beden Yarış Keyfi!
  7. Karakolun Hası 18 Mayısta Sinemalarda!
  8. Başarıya Götüren Verimli Çözüm Ortaklıkları
  9. TMB TV 18.Kral TV ödüllerini Canlı Yayınladı
  10. Teknoloji Tutkunlarına Müjde!
  11. Bahar Ayları İçin Uzmanlar Uyarıyor...
  12. Ivana Sert Daikin Reklamında...
  13. Fare Devri Bitiyor!
  14. ACİL; AB Rh (-) Negatif Kan Aranıyor
  15. Mekânsız Bedenler Galeri Eksende!
  16. ÇAGET, Şükürü Koşuya Davet Etti
  17. Kıran Kırana Kulaç Attılar
  18. Tekne Parklar İçin Ön Başvurular Başladı
  19. Kitap Okuma Sevgisi Kazandırıyor
  20. Renkli Bir Yaza-Merhaba...

Yeni sitemizi beğendiniz mi?

Sonuçlar»

© 2005 TNA