Meclisi seyrederken gözlerim açık, görüntüden yumrukları ayıklayıp, savrulan suçlama cümlelerini tarttım!. Ve kısa bir hesap yaptım. Mecliste 550 milletvekiline 609 suç dosyası düşüyor. Prof ünvanlı Sağlık Bakanı umduğumdan sağlıklı çıktı!.
Ceketi sıyırıp yumruğunu sıktı. Onu sakin biri, olgun biri sanmıştım...
Başbakan fırçalarken acımıştım! Her halde domuz gribi aşısı olunca tavrı değişti!
Tadım kaçtı!.
Sosyal devlet “özlük hakkını” vermem diyor! Gaddar tüccarı oynamıyor mu?
Bizi engelliyorlar şikayeti artıyor. Biat ile feryat arasında sıkışan Anayasayı değiştirmek arzusu var.
Oda basan Arınç ve yumruk sıkan Akdağ felsefesi ile Anayasa için uzlaşma zor.
Bana göre yeni bir BABA YASA gerek. Ve bu da bal gibi yapılır! Manzarayı değiştirsem iyi olur dedim...
Başbakan “Biz biliyoruz demişti. İnternette neler neler dolaşıyor!” sözünü emir telakki edip şöyle bir dolaştım...
"Oturumunuzu sonlandırmaya geldim. Meclisi yaptığınız her icraat ile kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artık kalıcı bir son vermeye geldim. Siz ki fitneci, fesatcı, meclis üyeleri, siz ki iyi bir hükümet olmak dışındaki her sey! Kiralık sefil yaratıklar, zavallılar,ülkenizi en küçük şahsi çıkar adına satılığa çıkaranlar,birkaç kuruş için Tanrı'ya ihanet edenler, içinizde bir parça da olsun erdem kalmadı mı ?Bir parça vicdan da mı yok ?Atım kadar bile dindar değilsiniz ! Altın sizin yeni Tanrınız olmuş ! Satılığa çıkarmadığınız bir değer de kalmadı ... Ulusunuz adına iyi bir şey düşünemez misiniz? Sizi çıkarcı sürüsü, bulunduğunuz bu kutsal meclisi, o varlığınızla kirletiyorsunuz! Tanrıinın kutsadığı bu meclisi, ahlak yoksunu davranışlarınızla hırsızların ini haline çevirdiniz ! Halkin size verdiği yetkiyi kötüye kullandınız. Siz ki, halkın umutsuz dertlerine çare olmalıydınız. Kendiniz halka en büyük dert kaynağı oldunuz !Ama ülkeniz beni asırlardan beri temizlenmemiş bu ahırı temizlemeye çağırdı ! Ve bu gücü de bana Tanrı verdi. Bu şeytan ocağını yönetmeye geldim.
Vay halinize! Şimdi derhal defolun! Acele edin rüşvetin köleleri! Acele edin, gidin! Süslü saltanat eşyalarınızı alın ve defolup gidin!.. "
Hayır hayır akla gelen ne bilemem ama gerçek şu!..
Bu sözler çok uzun zaman önce, çok uzak bir yerde söylenmiş...
Bizde duyulmamış ve asla tekrar edilemiyecek olması belkide bu uzaklıktandır...
İngiltere’de takvimler 1658 yılını işaret ederken 20 Nisan günü, General Oliver CROMWELL sesini yükseltirken tarihi şekillendiren 50 söylevden birini söylüyordu!
“Devletin kasasını TEKEL işçisine soydurmayız” Başbakan da söylev olarak biz de bu cümleyi tekrarlıyordu. Tekel işçisine baktım. Ölüm orucunda halleri ve hak alma şansları da uzak gibi!.
Akla gelen soru şu: KASAYI KİM SOYDU! Veya KİM SOYDURDU! Cevabı meslektaşım Necati Doğru’nun yazısından cımbızlayalım:
*TEKEL’in alkol fabrikalarının sahibi Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 300 milyon lira borcu satıştan bir hafta önce silindi. Borç TEKEL Genel Müdürlüğü hesabına, yani devlete aktarıldı. Hukuka aykırılık 2004 yılı raporlarında yazıldı. Devletin kasası soyuluyor dendi...
Maliye Bakanı’nın bu işlemden haberi oldu ama durdurmak için hamlesi olmadı!
*TEKEL’in rakı ve şarap fabrikalarını 2004’te 292 milyon dolara yerli, özel bir şirket aldı..
Fabrikalar 2006 yılında 950 milyon dolara bir Amerikan şirketine satıldı. Medya bunu yazdı. Okuyan olmadı!
*TEKEL’in 5 sigara fabrikası, 1 milyar 720 milyon dolara yabancı bir şirkete satıldı.
Bu fabrikalardan sadece Samsun Ballıca’nın yıllık kârı 600 milyon TL idi. Yani 4 yıllık kar satış bedeli kadardı...
Durum raporlara geçti. Satış önlenemedi!
*Sigara fabrikaları satılırken; 25 bin ton (25 milyon kilo) tütün hediye edildi.
Bu tütünün bedeli -kilosu ortalama 5 dolardan- 125 milyon dolar tutuyordu...
Devletin kasasından çıktı.
İnternet’te de dolaşmak her zaman çok mutlu haberleri yakalamanıza yol açmıyor...
Bazen acı ölümler de moral bozuyor! Ünlü atımız NAR geçen hafta ölmüş! Nar kim mi?
Başbakan Erdoğan’ı sırtından atan at, “NAR” sizlere ömür.
Başbakanı sırtında bir dakika bile tutmadığı için üne kavuşmuştu!
Bugün ülkemde onun icaatına imrenen ve zamansız ölümüne üzülen çok kişi olmalı...
Allah geride kalan atları kasap hışmından korusun derken, ülkeme en derin duygularımla başın sağ olsun derim!
KAMA
|
İçelim, zeki kalalım!
Araştırma Bufalo’ların sürüler halinde yaşadığı döneme ait...
İncelenmiş ve belli olmuş ki bir Bufalo sürüsü ,bir yerden başka bir yere giderken en yavaş hareket eden bufaloya ayak uyduruyor.
Bu sırada sürü saldırıya uğradığında ilk olarak en arkadaki zayıf ve yavaş olanlar öldürülüyor.
Bu doğal seleksiyon sürünün tümü için yararlı oluyor,çünkü sürü sağlığını ve hızlanma kabiliyetini bu zayıf üyelerin ölümü sayesinde koruyor..
Benzer bir şekilde insan beyni de en yavaş beyin hücrelerinin hızında çalışır. Bildiği gibi alkolün aşırı tüketimi beyin hücrelerini öldürmektedir.
Ancak doğal olarak, alkol de en yavaş ve zayıf beyin hücrelerine saldırıyor.
Bu yolla rakınıon veya şarabın düzenli tüketimi zayıf beyin hücrelerini öldürerek beynin daha hızlı çalışmasını ve daha etkili olmasını sağlamaktadır.
Bir kaç kadehten sonra her zaman insan kendini daha zeki daha mutlu hissetmiyor mu? |