
Adresi belli olmayan yitik zamanlarda, fakir sobasına odunu tutuşturmak için çıra oldu ilk yazdıklarım.
Hayal Tacirleri
(Gün Gelir)
Sizin hiç sevdiğiniz yalan söyledi mi? Hayal verip, gerçek dilendiğinizde arkanızdan güldüler mi?
Kurgu değilse eğer bahse konu; yazıyı okumak, yazanı okumaktır çoğu zaman. Başı buyruk, sözü savruk gibi görünür “Anlayana” hitap eden laflar. Oysaki yazan; düşüncelerini ince elekten eler, imbikten damıtır, tespih taneleri gibi dizer satırlara harfleri. Adresi ise boş bırakır, doğru yere gitmesi için. İyi bir gözlemcidir keskin kalemi olan. Anlayabilmek için; bazen altı çizili bazen de kalın ve koyu yazılmış cümlelerin gizemini ve hatta satır aralarını da okumak için, omzuna konan bir kuş misali; onun olduğu yerde olmalı, onun gözünden seyretmeli âlemi. Yazarımızı kutlarken, Prof Dr Abdullah Topçuoğlu’na yeni görevinde başarılar dileriz. KaNeS Yayınları http://www.kanesyayinlari.com
Gemiden Filikaya Pejmürde gecelere sığınırım Feri olmayan filika misali Kayalara çarpa çarpa dururum Bir kuytuluk bulunca kendime Benden beter rota bilmeyen Kocaman gövdeli gemilere Fer olup gönül dilimden Yol tarif etmeye çalışırım Beni bıraksalar bile öylece Geç kaldıkları simsiyah düşlere Yelkenleri fora edip zamansız Koşarlar tutulsalar bile fırtınaya Düşünsünler mahşer hengâmesinde Şükrederken dua dilimde Düşürmesin deyip Yaradan aşkına Hiç kimseyi gemiden filikaya Ali YER Gönül dilinden kopanları kaleminin ucunda en güzel şekilleri veren değerli hocam Ersal Beye başta olmak üzere ve bizi onunla buluşturan Türkiye Haber Ajansı sitesi sahiplerine sonsuz teşekürler...
Biliyor musun Üstadım Biz daha dün Çocuktuk onlar Büyümemişken... Hayal kaldırımları da eskitilmemişti bir zamanlar Küçük sevinçlerimiz vardı sonsuz hayallerimiz Ama hepsi son buldu... Tıpkı Metropol Aşkları gibi bitti bu efsunlu zamanlar Onlardan yana umarsız anlar bizden yana bekleyiş. Neydi o içimizdeki tükenmemiş anlar! Bizi bize bırakan umutsuzluklar... Herşey hayal şimdi! İkimizdeki içimiz gibi... Sevgi ile Kal Ersal ÖZKAN
Mahareti kendilerinde sanıp başkaların hayallerini intihal yapanları klavyesinin terkisinden satırlara Türkiye Haber Ajansı sitesinde taşıyan Ersal Bey’ selam ve sevgilerle. Elinize, Dilinize, Yüreğinize ve de kaleminize sağlık...
Bir buluttan denize bir damla su damladı. Denizin büyüklüğünü, uçsuz bucaksızlığını gören damla çok utandı ve şöyle dedi: Denizin bulunduğu yerde ben kim oluyorum? Doğrusuna bakılacak olursa o varken ben yokum. Su damlası kendisini hakir gördüğünden sedef onu bağrına basıp naz ile besledi; felek de onu öyle yükseltti ki padişahların taçlarına layık bir inci oldu. Gurura kapıl demem amma özünü, kendini küçük görerek ümitsizliğe de hiç kapılma. İnsanın kendini eksikliğiyle ve yeteneğiyle tanıması gerekir. Hiç kimse kusursuz olamaz. Onun için kimi kusurlarına bakıp da kendini haksızlık etmeyesin.
Sayın Ersal Bey Elinize ,Ağzınıza, Aklınıza sağlık yazılarınızı fırsat buldukça takip ediyorum ve memnuniyetle sonunu getiriyorum başarınızın ve yazılarının devamı hep beklediğimizi bilmeniz ister iyi yazmalar dilerim
Abdullah Topcuoğlu Hocama yeni görevinde başarılar diliyorum.Sayenizde Hocam hakkında bilgi sahibi oldum.Kendisiyle mezun olduktan sonra yıllardır görüşmüyorduk.Hocama siteniz aracılığyla selamlarımı sunuyorum.Ayrıca farklı bir tarzla kalemi kullanan yazarı tebrik ediyorum.Her haliyle hocamın tornasından geçtiği belli
SAYIN ERSAL ÖZKAN ÇOK GÜZEL YAZILARINIZ VAR SİZİ TEBRİK EDİYORUM VE EN ÇOK ETKİLENDİĞİM VE AYNI YALAN 7 YAŞINDA BABAM ÖLDÜĞÜNDE BANA SÖYLENEN MALESEFKİ AYNISI.AMA BUGÜNKÜ RİYAYA VE YALANLARA BAKINCA ANNEM ÇOK MASUMMUŞ .
Yeni sitemizi beğendiniz mi?