ANAYASA DEĞİL... ANA TASA!
Anamın tasasını hatırlıyorum... Ne olacak bu gençlerin hali derdi. Okul nasıl bitecek, elleri ne zaman ekmek tutacak? Bugün anası ağlayan çok büyük bir kesim var. Benim tasam aslında geçimle ilgili, işle ilgili olmalı. İşsizlere çare düşünmeliyiz! Asla oraya kadar ilerlememiz gerçekleşemiyor. Yürütme izin vermiyor! Gerçek sıkıntıyı sahneden yürütmüşler! Biliyorum ki onlar da tasalarını saklayamaz hale geldiler!
Bir masal büyüsü içinde ayrışıyoruz. Gerçeklerden, dostluklardan, birlikten, dirlikten ayrıldıkça kimin ne dediği anlaşılmaz hale geliyor.
Örnekler sıkca AB ülkelerinden seçiliyor. Bir yanı beyaz bir yanı karanlık! Ne, ne kadar neye benziyor? Uyum var denirken uyutuluyoruz. Fransa’da da “Ceza Muhakemesi Yasa tasarısı” tartışma yarattı. Yüzlerce yargıç ve avukat, hükümetin düzenlediği yasayı protesto etmek için, sokağa döküldü. (Henüz bizimkiler sokağa inmedi. Basın toplantısı salonundalar) Yasayı“savunma haklarına saldırı” olarak nitelediler. Çünkü yasa tasarısı, soruşturmalarda “sorgu yargıcını” kaldırıyor yetki ve sorumluluğu savcılar ile polislere bırakıyor. Fransız hukukçular “tüm soruşturmaları, tamamı ile yürütmeye bağlı olan savcıların ve polisin eline bırakmak, yürütmenin adalet mekanizmasına el koyması anlamına gelir” diyorlar. Umarım bizim kanunlar ve uygulamalarla mukayese etmezsiniz. Bizde sadece polis raporları , gizli tanıklar ile hazırlanan iddianameler., isimsiz ihbarlar ,bunu çok ciddi bulan savcılar ,telefon dinlemeler ve teknik izlemeler.sürüp gidiyor.Buna itiraz var ama dinleyen uygulamayı düzeltmeyi düşünen yok.. Demokratikleşiyoruz ya. Dokunulmazlığa dokunma...Seçim Barajlarını koru indirme..Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini dün azaltılmalı dediğin halde bugün çoğalt! Taslak ne diyor? Anayasa Mahkemesi’nin 19 üyesinden 16’sını doğrudan Cumhurbaşkanı yani tarafsızlığı kabul görmemiş eski bir AKP’li belirlesin.(Muhalefet hala parti ile paralel hareket ettiğini ileri sürüyor! )Kaldı ki ilk sert çatışma siyasetteki ilk kırılmayı da Cumhuırbaşkanını seçerken yaşamadık mı?
Daha demokratik bir anayasa yolunda hangi görüntüler var? Bugün HSYK karar alabiliyor mu? Kurumla Hükümetin giriştiği çatışmada ilk de değil. Sürüp duruyor. Son olayı hatırlayalım. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı boş. O koltuğa kimin tayin edileceğine kurul karar verecek Konu kurulun gündemine gelince Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman toplantıyı terk ediyor.(Kahramanlık yapmıyor mu?) Kanuna göre müşteşarın katılmadığı toplantıda karar alınamıyor. Kurulun karar alması engelleniyor. İleri bir demokraside bu her gün yaşanan normal bir işleyiş mi? Ne yapıyorsak uyum için yapıyoruz... Uyum için... Uyum ile uyutma arasında bir bağ kurmadan edemez oldum. Zihnim beni uyutuyor mu yoksa! Anayasa tartışmalarını hayretler içinde izlerken anlamağa çalışırken ANA TASAM yazık, hiç bir işi uzlaşma ve olgunlukla yapamıyoruz oluyor.
“Bir hafta içinde cevap verdiniz verdiniz vermediniz biz yola devam ederiz.Gideriz referanduma sorarız halka evet mi hayır mı.Çıkacak karar başımız üzere.!”
Bu tür sıkboğaz edilmiş zamanlama ile zihnimi kanunsuz işgale kalkan sorular AKP içerikli cevaplarla daha da demokratikleşmiyor! Aslında Venedik Komisyonu ne derse desin bizim baktığımız ağız Başbakanın ağzı. Dudaklarından çıkan ne ise uygulanacak şey de o oluyor. CNN incelemiş. Venedik Komisyonunun yayınladığı belgenin 30. maddesi şöyle:
“İçerik Birliği, özgür oy iradesinin daha da önemli bir gerekliliğidir. Seçmenler, aralarında içkin bir bağ olmayan farklı sorulara aynı anda oy vermek zorunda bırakılmamalıdır. Seçmenin sorulardan birini desteklerken bir başkasına karşı olabileceği dikkate alınmalıdır. Bir metinde yapılacak değişiklik çok sayıda farklı unsuru kapsıyorsa, halka bir dizi soru sorulmalıdır.”
Ve bu şartlar sürerse Anayasanın halk oylaması halt oylamasına dönecek, neye niçin oy verildiği neyin kötü neyin daha demokratik olduğu asla anlaşılmayacak. Rakipten bir gol yeme hüznü veya gol atma sevinci yaşanacak. Büyüyen ana tasam bu!
Anayasa DEĞİŞİKLİKLERİNİN “tüm siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının aktif olarak katılacağı, en geniş mutabakatı hedefleyen demokratik bir süreçle oluşturulması” gerçekleşmeyecektir. Benim ülkemde parti disiplini, genel başkanın dudağına bağlamış demokratik değil otomatik olmuştur. Ve baba BİR kurala bağlanmıştır... Genel Başkanım ne derse o olur!
Bu ortam ve şeriat içinde ANAYASA nın yarını ana tasa oluyor!
Yalçın Kamacıoğlu