TÜRK’ÜN TÜRK’E YUMRUĞU!
Birikim damla damla oluyor... Baskının toplumu sinsi sinsi germesi, kabuğun çatlaması gibi yer yer intihar, aşırı öfke ve şiddet olarak kendini gösteriyor... Biraraya gelememe, kemikleşen uzlaşmazlıklar demokrasi denen sistemde uzlaşma yerine zıtlaşmayı besliyor. Dışta sıfır sorun içte açılım hamleleri ile daha da sertleşip savrulmadık mı?Dokunulacak yerlere dokunan yok. Daha iyi demokrasi için barajı düşürmeyi akla getiren mi var? Siyasi parti kanununu yeniden düzenleyip Genel Başkanları padişah yapmayalım diyen mi!
Anayasa kavgasının özü 2 maddeye dayanıyor. AKP’ye açılan kapatma davasında Yargıtay Başsavcısı 2. maddeye (laiklik ilkesi) dayanarak dava açtı ve partinin irtica odağı olduğuna gene aynı maddeyi referans göstererek karar verdi. AKP, bu engeli, yüksek mahkemenin yapısını ve oluşumunu değiştirerek aşmayı düşünüyor. Danıştay ve HSYK için de aynı şey söz konusu. Şekillendirmek istedikleri Anayasa Mahkemesi gelecekteki planlarına set çekmeyecek. Danıştay Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun çiğnenmesine ses çıkarmayacak; imam hatiplerin klasik liselerin yerini almasına göz yumacak, YÖK’ün amaca uygun değişikliklerine hayır demiyecek... Mesele bu kadar açıklıkla anlatılıyor mu? Kafa karışlıklığı referanduma gidiş telaşı ve acele ediş neyin nesi? Anketler (çok değişik şirketlerin yayını sürüyor) CHP ile AKP arasındaki farkın kapandığını söylüyor. Tahminler ne ölçüde gerçekleşir. (Son anda değişen çok şeye gebe bir ülkede yaşıyoruz.)
Ama bazı rakamlar AKP açısından düşündürücü bir tablo çiziyor...
*Bugün seçim olsa: AKP %29.8 CHP: %27.0 MHP:% 20.4
*Anayasa değişikliğinin içeriğini biliyor musunuz? Evet: %33.4 Hayır: %42.1 Kısmen:%24.5
*Anayasa değişiklik şeklini doğru mu?: Evet: %12.1 Hayır: 59.8 Fikrim yok. 28.1
*Yolsuklukla mücadele:Başarılı:%24.6 Başarısız:%62.3 Fikrim yok:%13.1
*İşsizlikle mücedelede: Başarılı: % 9.7 Başarısız %84.1
*Demokratik açılım konusunda Başarılı % 15.8 Başarısız %62/6
* Terörle mücadelede Başarılı % 8.7 Başarısız % 73.8
Partiler seçim hazırlığı içindeler.
Ava çıkacaklar.
OY avı için mevsim yaklaşıyor...
Umalım bu avda 4 geyik ısrarı yaşamayız!
Temel ve İdris yurt dışında ava giderler... Deniz uçağı onları1 hafta sonra aynı yerden almak üzere bir krater gölüne bırakır. Pilot “beyler her avcı için bir geyik hakkı var. Sakın unutmayın!” ikazını yeniler ve avcılar tamam der. Bir hafta sonra Pilot ikazlarına rağmen avcıların adam başı iki geyikle geldiklerini görür. Öfke ile “Bu uçak iki geyik ile havalanamaz” der ama avcılar ısrarcıdır. Taşır taşır... Pilotun taşımaz, avcılaın taşır ısrarı sürer. Avcılar geçen yılki pilotu övmeye başlarlar. O dört geyikle havalanmıştı denince pilot şaşırır. Maden o havalandı ben de yapabilirim der. 4 geyik yüklenir... Ve uçak kalkışa geçer. Hızlanır hızlanır... Kızaklar sudan kesilir ama uçak bir türlü yükselemez... Ve burun üstü ormana çakılır. Şans eseri herkes kurtulur. Ormanda, paramparça olmuş uçağın yanında, önce İdris kendine gelir, dikkatle etrafa bakar... Temel de gözlerini açmıştır... İdris “Temel sen de bak neredeyiz biz” diye sorar... Temel yarı doğrulup dikkatlice etrafı süzdükten sonra şöyle der:“Geçen yıl düştüğümüz yerin 200 metre kadar gerisindeyiz”
Siyasette benim dediğim doğrudur ısrarı hangi düşüşe yol açar, hangi kaza ile sonlanır bilinmez ama tırmanan şiddet, artan işsizlikle gelen umutsuzluk toplumu patlama noktasına taşıdığı aşikar! Bu gergin ortamda, PKK nın provokasyonlarını dikkate almadan resmin tamamını görmek imkansız!.. Çatışma ve şehit haberleri artıyor. PKK ve yandaşlarının hemen her şeyi fırsat bilip sokakları taşa, ateşe boğması durmuyor. Israrla çocukların öne sürülmesi bir plan sonucu. Polisin gözü dönmüş bir halde bu çocukları coplayıp yerlerde sürüklemesi anlaşılır bir hata da değil doğrusu! Ahmet Türk’e yapılan saldırı toplumun her kesiminde nefret yarattı ve kınandı... Ayrıca Hükümet, bu kere tereddüd etmedi ve Samsun’da emniyeti yönetenleri (yönetemeyenleri!) cezalandırdı. Ülkenin her yerinde protostocular hak arayanlar ve öğrenciler de polisin aşırı şiddet kullanımından nasibini alıyor. Ülkemin artanları arasında şiddet var. İntiharlar var. İşsizlik var. Çaresizlik var. Büyüyen tehlike var... Buna karşı tedbir yok. Körlük var. PKK ve terör desteği ile siyaset yapanlar “kışkırtmakla iyi mi yapıyoruz” diye sormuyorlar. Söylemlerini yumuşatmıyorlar... Kürtlerin siyasetçileri de PKK nın saldırılarına, çocukları ileri sürdüğü sokak şiddetine karşı çıktıklarını göstersinler. Biz Ahmet’e atılan yumruğu bütün kalbimizle ve şiddetle kınıyoruz... Tam zamanıdır... Onlar da ses versin. Ve Türk’ün Türk’e yumruğu sürmesin!