
Bir süredir memlekette anayasa tartışmasıdır gidiyor. Hemen hemen herkes Türkiye’nin bir Anayasa reformuna ihtiyacı olduğunu söylüyor. Fakat her konuda olduğu gibi iktidar ve muhalefet bu konuda da bir türlü anlaşamıyor. İktidarın hazırladığı Anayasa taslağı içinde var olan gerçekten güzel bazı reform maddeleri bulunmaktadır. Mesela memurlara toplu sözleşme hakkı verilmesi,
Kadınlara pozitif ayrımcılık yapılması, çocukların her türlü istismara karşı korunması gibi hiç kimsenin itirazının olmayacağı maddeler. Hatta, 12 Eylül anayasasına konan geçici 15. madde ile, 12 Eylülü yapan generallere getirilen dokunulmazlık zırhının kaldırılarak bu generallerin yargı önüne çıkarılmasına dahi kimsenin bir itirazı yok.
Buraya kadar her şey güzel! Tüm mesele bundan sonra başlıyor. Anayasa reformunun üç maddesi üzerinde büyük bir uyuşmazlık var. Bunlar HSYK ‘nın yapısının değiştirilmesi, parti kapatmanın zorlaştırılması, Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilerek yetkilerinin kısıtlanması.
Asıl sorun da zaten bu üç madde üzerinde.
Başbakan Erdoğan Amerika’ya gitmeden önce, Deniz Baykal kendince güzel bir teklifte bulunarak çok tartışmalı olan bu üç maddelerin Anayasa Referandum paketinden çıkartılarak ayrı bir paket haline getirilmesini teklif etti. Böylece bu üç madde dışında geri kalan maddelerin bir referanduma dahi götürülmesine gerek kalmadan muhalefetin desteği ile mecliste oylanarak 367 oy sayısına ulaşılacağını ve rahatça geçeceğini söyledi.
Bence de bu teklif son derece makuldür. Çünkü, yukarıda bir kısmından bahsettiğim memura toplu sözleşme hakkı, kadınlara pozitif ayırımcılık ve çocukların her türlü istismara karşı korunması gibi maddelere kim karşı çıkabilir?
Bunun için referanduma gitmeye ne gerek var. Referanduma gidilirse halkımız bunlara karşı mı çıkacak?
Başbakan Erdoğan Amerika’ya gitmeden önce “Ben bu teklifte bir şark kurnazlığı seziyorum” dedi. Buna rağmen biraz tereddütten sonra paketin bölünmesini kabul edebileceği tarzda konuştu. Zannederim ki bunda referandumda istediği sonucu alamayabileceği kuşkusu da vardı. “Yasal zemin varsa, biz de varız” diye konuştu.
Başbakanın Amerika’ya gidişinden sonra ise, Deniz Baykal yeni bir teklifle ortaya çıktı. Anayasa da paketinin ikiye ayrılmasını ama, tartışmalı üç maddenin bir genel seçim sonrasına bırakılmasını önerdi. Kendince teklifini geliştirerek ikinci bir yol ortaya koydu. Fakat bence adeta ilk önce yaptığı teklifi tekzip edercesine bir tavır içine girerek tabiri caizse kendi kalesine gol attı.
Başbakan Erdoğan ne hikmetse Amerika’dan döndükten sonra, bu defa giderken kullandığı ılımlı tavrı bir kenara bıraktı ve sert bir üslup takınıp, bu teklifin sulandırıldığını, zaten teklifin en başta hükümete ve kendisine sunulmayarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yapıldığını, böylece Cumhurbaşkanı’nın da siyasete çekildiğini söyledi.
Tüm bu muhabbetlerden sonra iktidar ve muhalefet arasında bir uzlaşma umudu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün direk müdahalesi dışında yeni bir formül ortaya konmadıkça uzlaşma ortalıktan kalkmış görünüyor.
Bu tartışmalar içinde Başbakan Erdoğan, gazetecilerle yaptığı bir televizyon programında o ana kadar hiç gündeme gelmeyen bir konuyu aniden ortaya atması basında şok etkisi yarattı. Anayasa Reform Paketi referandumdan geçtikten sonra 2011 Genel seçimlerini takiben 2012’de yeni bir Anayasa Reformuna gidilebileceğini, bunun da Başkanlık sistemine geçiş olduğunu söyledi. Böylece bir anda gündem tekrar değişerek konu Başkanlık sistemine döndü. Anlaşılan önümüzdeki günlerde bu konu üzerinde çok büyük tartışmalar yaşanacak. Çünkü Başkanlık sistemine geçiş, basit bir Anayasa Reformu ile yapılacak bir maddenin değiştirilmesi demek değildir. Adeta yepyeni bir Anayasa yapılmasını gerektirir. Dünyada Başkanlık sisteminin en iyi uygulandığı ABDD Devletin isminden de anlaşılacağı gibi (Amerika Birleşik Devletleri) tamamen federatif bir yapı vardır. Amerikan Devleti Eyaletlere bölünmüş bir Federasyon şeklindedir. Acaba Türkiye’de de bütün bu tartışmalardan sonra gerçekte planlanan bumudur?
Not: Ben bu yazıyı hazırladığım sırada TBMM de Anayasa reformu görüşmeleri henüz başlamamıştı.
Yeni sitemizi beğendiniz mi?