TÜNELE GİRİYORUZ KEKO!
Genç kadın doktoru bekliyordu. Kucağındaki bebeğe sıkı sıkı sarılmış... Endişeli... Doktor hızla odaya girdi. Bebeğe şöyle bir baktı. “Bu çocuk iyi beslenememiş. Yeterli gıda alamıyor...” Sonra kadına dönüp sert bir tonda emretti. “Soyunun” Kadın şaşkın soyundu... Doktor dikkatlice kadının memelerini uzunca bir süre muayene etti. Teşhisini açıkladı. “Düşündüğüm gibiymiş... Hanımefendi sizin hiç sütünüz yok!” Kadın sinirli bir sesle cevap verdi “Tabii ki olmaz... Ben çocuğun teyzesiyim!”
Neden ülkemin demokrasisi cılız? Hukuktan, laik, demokratik, sosyal prensiplerden beslenemiyor! Sorunların teşhisinde sadece cak çek ile okşuyorlar! Ve biz yarını asla göremiyoruz... Tedavi yerine ağrı kesici kullanmak bağımlılık yapmış.. Görüş sahamız daralmış... Körleşmişiz! Neden sayılıyor, sayılıyor doğru sayıyı gene de eksik çıkıyoruz!
Haber büyütülmemişti ama büyüktü... (Vatan 29 Nisan )
Erzincan’ın Yaylabaşı Belediyesi “2 bin nüfuslu beldemiz 48 eksik sayıldı” diye İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Belirtilen vatandaşların varlığını kanıtlayan belgeler sunuldu. Mahkeme TÜİK’ten “adrese dayalı nüfus kayıt formları”nı talep etti. TÜİK 2007 nüfus sayımı ile ilgili belgeleri gönderemedi. “Tüm formları yaktığımız için sunamıyoruz” dediler.
Şimdilerde seçime doğrugidilmiyor mu? Rakamlar ne çabuk unutuldu... 5 milyon eksiğimiz var... Yok mu? Kim sordu benim 5 milyon kayıp seçmenimi? Kedim kayboldu. Minnoşumu gören insanlık adına haber versin diyenler nerede? Kayıp 5 milyon seçmen nerede?
Anlaşılıyor ki iş ciddi. Ama ciddiye alan yok. Zihinlerimiz hemen her gün aaa o da mı tutklandı... Balyozda, Ergenekonda, ıslak, sulu imzada!.. Cambaz mesaide... Olmadı, Anayasa mahkemesinde. Meclisin sabahlara varan yüksek sesli, yumruklu, sıfır sermayeli yeni maceralarında. Astığım astık kestiğim kestik senaryolarında.
Bugün aklı başında olanların şüphesine katılmamak mümkün mü? Karar gazete kararı değil. Mahkeme kararı. Bu karar bize şu gerçeği göstermiyor mu? “Bu haliyle nüfus sayımının doğru yapıldığının kabulü mümkün değildir!”
Yüksek Seçim Kurulu’na göre 2007 genel seçimi 42 milyon 799 bin seçmenle yapıldı. AKP’nin aldığı 16 milyon 327 bin oy, kullanılan oyların yüzde 46,5’ini oluşturdu.
AKP bugün bu oranı dayatmıyor mu? Meclis’teki milletvekili desteği ile ben yaparım olur demiyor mu?
Zaman geçince ne oldu? 2009 yerel seçimiyle ilgili sayıları hatırlamakta fayda var. Yerel seçim kabaca 48 milyon seçmenle yapıldı. İki yılda seçmen sayısı 5 milyona yakın arttığı halde iktidar partisinin aldığı oy sayısı (15.5 milyon) ve oy oranı (yüzde 38,8) oldu. Yani 16 milyon 327 binden 15.500 e indi. Büyük ölçüde geriledi.
Akla takılan soru yok mu? 2007 den 2009 a iki yıl içinde ne oldu da seçmen sayısı 42 milyondan 46.5 milyona fırlayı verdi? Tahmin yaparsak, Genel Seçim eksik seçmenle yapılmıştır. Eksik seçmenle yapılan seçim birinci gelen partinin oy oranını yükseltir.
11 Ekim 2009’da Seçmen Kütüğü Genel Müdürü Cüneyt Koçak’tan alınan bilgiye göre seçmen sayısı 48 milyon 967 bine yükselmiştir.(Bülent Tanla)
Önümüzü göremiyoruz. Gölgeler, griler ve siyahlar çoğalıyor... Ayrışma, gerginlik, güvensizlik, şüphe hızla artıyor. Dikkatlerin dağılması bilgimiz dışında kalanmaları hızla çoğaltıyor. Sandıktan da umudu kesemeyiz. Biz seçtik diye inanmalıyız. Kağıt üzerinde yok edilmiyor muyuz? Hastalığımız, sıkıntımız, gerçekle beslenme sıkıntımız büyüyor. Seçime giderken 1 yıl uzun bir süre değildir. Hastalığa teşhisi doğru koymak gerekiriyor... Yok olmayı kabullenmek çözüm değil ki. 5 milyon seçmeni bulalım... Topyekün kaybolmayalım..
Sütü kesilmiş, gelecek güveni yok olmuş, anamız ağlarken, teyzemizin memelerini okşatmayalım!
Tünel giriyoruz Keko...
Yalçın Kamacıoğlu