Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın, "Haliç'te yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitabı siyasi kulislerde büyük yankı uyandırırken, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, "Başbakan'ın yasa dışı özel istihbarat örgütü var. Ortam dinlemelerini bunlar yapıyor. Devletin bürokrasisi ve istihbarat örgütü cemaatin elinde" dedi.
Hanefi Avcı, kitabında; kendisinin bile telefonlarının dinlendiğini ve kurulan komployu Başbakan’ın Başdanışmanı’na aktardığını, CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kaset olayı için de, "Cemaat işi" diye yazdı. "Devlet içinde devlet" olduğunu iddia eden Avcı, "Son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan cemaattir; onlardan bilgi alan da onlar adına konuşan da cemaatin adamlarıdır" dedi. Avcı’nın kitabında yer alan bu ifadeler siyaset dünyasında büyük yankı buldu.
Korku İmparatorluğu
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, "Ben birkaç yıldan beri bunları söylüyorum. Başbakan’ın yasa dışı özel istihbarat örgütü var. Bu örgüt 2003 yılında yolsuzlukları araştırmak için kuruldu. Daha sonra 2005’ten bu yana Başbakan’a istihbarat hizmeti yapıyor. Ve bu ortam dinlemelerini bunlar yapıyor. Muhalif kişileri takip ediyorlar. Onların her davranışını kasete alıyorlar. Yandaş medya ve internet ortamına yansıtıyorlar. Korku imparatorluğu yaratıyorlar" dedi.
-"Muhalifleri Dinliyorlar"-
Ortam dinlemesinin cemaat ve cemaatlerden oluşan yapı tarafından gerçekleştirildiğini iddia eden Ersin, şöyle dedi: "Bu yapı muhalifleri takip ediyor. Onların ortam dinlemesi, telefon dinlemelerini ses kayıtlarına alıyor ve kamuoyuna yansıtıyor. Bunu yapan; kendilerinin hizmetinde olan yasa dışı örgüt. Başbakan’a hizmet yapan yasa dışı istihbarat örgütü ortam dinlemesi ve ses dinlemelerinin takibini yapıyor."
-"14 Tane Mobil Dinleme Aracı İthal Edildi"-
2005’ten bu yana 14 tane mobil dinleme aracı ithal edildiğine dikkat çeken Ersin, şöyle dedi: "Kanada ve İsrail yapımı mobil dinleme araçlarının kimler tarafından ithal edildiğini öğrenemedim. Gizli olduğu gerekçesiyle bilgi veremeyeceklerini söylediler. Bu mobil araçlarının yasa dışı istihbarat örgütünde olduğunu düşünüyorum. Muhalefeti dinleyen yasa dışı istihbarat örgütü, Başbakan’a hizmet ediyor."
-"Bürokrasi Ve İstihbarat Cemaatin Elinde"-
"Bürokrasi ve istihbarat örgütü cemaatlerin elinde" diyen CHP’li Ersin, "Bu cemaatler Cumhuriyet tarihinin en güçlü dönemini yaşıyorlar. Devlet ve devlet organlarını istedikleri gibi kullanıyor ve yönlendiriyorlar" dedi.
-Chp’li Vekil: "Yıllardır Söylüyorum"-
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Avcı’nın kitabında yer alan değerlendirmeler için, şöyle dedi: "Benim yıllardır söylediğim bir hadise. 5 yıldan bu yana dile getirdiğim endişeleri doğruluyor. Bugün şudur; artık cemaate mensup okulların, dershanelerin, şirketlerin idari ve adli denetim dışı olduğu görülüyor. Bu yönüyle kayıt dışı yapılanma var. Bu kayıt dışı yapılanma ekonomik ve siyasi olarak destekler hale gelmiş durumdadır. 25 milyar dolar rakam kayıt dışı denetim durumunda. Bu rakamın bugün 100 milyarı aştığını söyleyebiliriz. Böyle bir güçten söz ediyorum."
-"Devletin Memuru Yerine Cemaat Memuru Geldi"-
Endişe verici olan tablonun kamu yönetimine, devlet yönetimine gelen memur tipi olduğuna dikkat çeken Kart, "Parti memuru ve cemaatin memuru, AKP’nin memuru. Bunlar çoğu zaman dayanışma içinde. Zaman zaman da partinin memuru ile cemaatin memuru çekişme içine giriyor. İzlenme ve dinlenme birimlerinde cemaatin memuru egemen durumda. Artık kurumlarda kıdem, liyakat dışı yapılanma olduğu için kurumlar işlerliğini kaybediyor. Bu devleti çökertmenin setret yapılanmasının bir yoludur, bir yöntemidir. Kim hedef alınıyor: Yüksek Yargı ve TSK hedef alınıyor. Öylesine vahim bir tablo ki, birkaç yıldır ÖSYM merkezli sınavlara olan güven kaybedildi, polis sınavında da bunu görüyoruz. Soruların servis edildiğini görüyoruz" dedi.
-"Cemaat Devletin İstihbaratını Kontrol Ediyor"-
"Cemaat artık devlet istihbaratını kontrol eden ve yönlendiren bir durumdadır. Ama bir diğer vahim nokta; bu cemaat, dış istihbarat odakların yönlendirmesine tabidir" diyen Kart, cemaat yapılanmasının referandum sonuçlarıyla ilgili de devreye gireceğini belirterek, şöyle dedi:
"Cemaat yapılanması referandumda ‘evet’ çıktığı takdirde HSYK seçimlerine doğrudan müdahale olacaktır. Şimdiden bu çalışma bakanlık inisiyatifinde sürdürülüyor. Cemaatle işbirliği içinde sürdürülüyor. Türkiye’nin 7-8 bölgeye bölerek, her bölgeye seçilecek hakimlerin belirlendiği, bu referandumun en büyük tahribatlarından biri olacak. Bölen, sabote eden bir tablo olacak."
-"Chp 2007’den Beri Dinleniyor"-
Üç temel tarihin önemli olduğuna dikkat çeken Atilla Kart, şöyle dedi: "4 Mayıs 2007 Dolmabahçe görüşmesi. Haziran 2007 CHP’nin kurumsal olarak dinlenmesi; hâlâ dinlendiği kanısındayım. Bu fiilen yapılıyor. Bu parti memuru, cemaat yapılanmasının sonucudur. 5 Kasım 2007 Erdoğan-Bush görüşmesi. Bu üç tarih birbirini beseleyen, tetikleyen, üreten özellikleri taşımaktadır." Radikal
Hanefi Avcı, kitabında; kendisinin bile telefonlarının dinlendiğini ve kurulan komployu Başbakan’ın Başdanışmanı’na aktardığını, CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kaset olayı için de, "Cemaat işi" diye yazdı. "Devlet içinde devlet" olduğunu iddia eden Avcı, "Son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan cemaattir; onlardan bilgi alan da onlar adına konuşan da cemaatin adamlarıdır" dedi. Avcı’nın kitabında yer alan bu ifadeler siyaset dünyasında büyük yankı buldu.
Korku İmparatorluğu
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, "Ben birkaç yıldan beri bunları söylüyorum. Başbakan’ın yasa dışı özel istihbarat örgütü var. Bu örgüt 2003 yılında yolsuzlukları araştırmak için kuruldu. Daha sonra 2005’ten bu yana Başbakan’a istihbarat hizmeti yapıyor. Ve bu ortam dinlemelerini bunlar yapıyor. Muhalif kişileri takip ediyorlar. Onların her davranışını kasete alıyorlar. Yandaş medya ve internet ortamına yansıtıyorlar. Korku imparatorluğu yaratıyorlar" dedi.
-"Muhalifleri Dinliyorlar"-
Ortam dinlemesinin cemaat ve cemaatlerden oluşan yapı tarafından gerçekleştirildiğini iddia eden Ersin, şöyle dedi: "Bu yapı muhalifleri takip ediyor. Onların ortam dinlemesi, telefon dinlemelerini ses kayıtlarına alıyor ve kamuoyuna yansıtıyor. Bunu yapan; kendilerinin hizmetinde olan yasa dışı örgüt. Başbakan’a hizmet yapan yasa dışı istihbarat örgütü ortam dinlemesi ve ses dinlemelerinin takibini yapıyor."
-"14 Tane Mobil Dinleme Aracı İthal Edildi"-
2005’ten bu yana 14 tane mobil dinleme aracı ithal edildiğine dikkat çeken Ersin, şöyle dedi: "Kanada ve İsrail yapımı mobil dinleme araçlarının kimler tarafından ithal edildiğini öğrenemedim. Gizli olduğu gerekçesiyle bilgi veremeyeceklerini söylediler. Bu mobil araçlarının yasa dışı istihbarat örgütünde olduğunu düşünüyorum. Muhalefeti dinleyen yasa dışı istihbarat örgütü, Başbakan’a hizmet ediyor."
-"Bürokrasi Ve İstihbarat Cemaatin Elinde"-
"Bürokrasi ve istihbarat örgütü cemaatlerin elinde" diyen CHP’li Ersin, "Bu cemaatler Cumhuriyet tarihinin en güçlü dönemini yaşıyorlar. Devlet ve devlet organlarını istedikleri gibi kullanıyor ve yönlendiriyorlar" dedi.
-Chp’li Vekil: "Yıllardır Söylüyorum"-
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Avcı’nın kitabında yer alan değerlendirmeler için, şöyle dedi: "Benim yıllardır söylediğim bir hadise. 5 yıldan bu yana dile getirdiğim endişeleri doğruluyor. Bugün şudur; artık cemaate mensup okulların, dershanelerin, şirketlerin idari ve adli denetim dışı olduğu görülüyor. Bu yönüyle kayıt dışı yapılanma var. Bu kayıt dışı yapılanma ekonomik ve siyasi olarak destekler hale gelmiş durumdadır. 25 milyar dolar rakam kayıt dışı denetim durumunda. Bu rakamın bugün 100 milyarı aştığını söyleyebiliriz. Böyle bir güçten söz ediyorum."
-"Devletin Memuru Yerine Cemaat Memuru Geldi"-
Endişe verici olan tablonun kamu yönetimine, devlet yönetimine gelen memur tipi olduğuna dikkat çeken Kart, "Parti memuru ve cemaatin memuru, AKP’nin memuru. Bunlar çoğu zaman dayanışma içinde. Zaman zaman da partinin memuru ile cemaatin memuru çekişme içine giriyor. İzlenme ve dinlenme birimlerinde cemaatin memuru egemen durumda. Artık kurumlarda kıdem, liyakat dışı yapılanma olduğu için kurumlar işlerliğini kaybediyor. Bu devleti çökertmenin setret yapılanmasının bir yoludur, bir yöntemidir. Kim hedef alınıyor: Yüksek Yargı ve TSK hedef alınıyor. Öylesine vahim bir tablo ki, birkaç yıldır ÖSYM merkezli sınavlara olan güven kaybedildi, polis sınavında da bunu görüyoruz. Soruların servis edildiğini görüyoruz" dedi.
-"Cemaat Devletin İstihbaratını Kontrol Ediyor"-
"Cemaat artık devlet istihbaratını kontrol eden ve yönlendiren bir durumdadır. Ama bir diğer vahim nokta; bu cemaat, dış istihbarat odakların yönlendirmesine tabidir" diyen Kart, cemaat yapılanmasının referandum sonuçlarıyla ilgili de devreye gireceğini belirterek, şöyle dedi:
"Cemaat yapılanması referandumda ‘evet’ çıktığı takdirde HSYK seçimlerine doğrudan müdahale olacaktır. Şimdiden bu çalışma bakanlık inisiyatifinde sürdürülüyor. Cemaatle işbirliği içinde sürdürülüyor. Türkiye’nin 7-8 bölgeye bölerek, her bölgeye seçilecek hakimlerin belirlendiği, bu referandumun en büyük tahribatlarından biri olacak. Bölen, sabote eden bir tablo olacak."
-"Chp 2007’den Beri Dinleniyor"-
Üç temel tarihin önemli olduğuna dikkat çeken Atilla Kart, şöyle dedi: "4 Mayıs 2007 Dolmabahçe görüşmesi. Haziran 2007 CHP’nin kurumsal olarak dinlenmesi; hâlâ dinlendiği kanısındayım. Bu fiilen yapılıyor. Bu parti memuru, cemaat yapılanmasının sonucudur. 5 Kasım 2007 Erdoğan-Bush görüşmesi. Bu üç tarih birbirini beseleyen, tetikleyen, üreten özellikleri taşımaktadır." Radikal






















