AZİZ YILDIRIM SALONU TERK ETTİFutbolda şike'' davasında tanık olarak dinlenilen Cihan Oskay'ın ifadelerine tepki gösteren Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, duruşma salonunu terk etti. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tanık sıfatıyla kürsüye çağrılan Ömer Bedük, Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) avukat ve hukuk müşaviri olarak çalıştığını belirterek, şunları söyledi: ''Futbolcu menajerlik sınavı yapılacaktı. Soruların gelmesiyle ilgili FİFA'ya bir faks numarası bildirildiği söylendi. Soruların sadece faks ile geleceği söylendi. Sorular geldi tercümeye gönderildi. Sorular kasaya kilitlenerek sınav saati beklendi. Sınavdan sonra kopya çekildiği bilgisi geldi. Sınav evrakları bunun için tekrar değerlendirildi. Birbiriyle benzeşen ya da üzerinde hiçbir işlem yapılmayan kağıtların olduğu belirlendi. Bunun için savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.Sınavdan bir gün sonra FİFA'nın postayla da soruları gönderdiği ortaya çıktı. Bize sadece faks ile gönderileceği söylenen soruların nasıl oldu da postayla gönderildiğine şaşırdık. Postanın arkasına da 'Evrak dağıtımdan geçti' diye ibare düşülmüş, yani postanın açıldığını düşünüyoruz.'' Tanık olarak dinlenen futbolcu Can Arat, Ercan Saatçi ile ilgili görüşmesindeki ''Alex'e vurdurduk yine, vurdurmasaydık sıkıntıya girebilirdik'' şeklindeki telefon konuşması için, ''Ben İstanbul Büyükşehir Belediyespor futbolcusuyum. Ercan Ağabey'in Fenerbahçeli olduğunu bildiğim için, 'vurdurmasaydık kazanabilirdik, ya da berabere kalabilirdik', 'sıkıntı' dediğim budur'' diye konuştu. Maçlardan önce gelen telefonları neden açmadığına dair Mahkeme Başkanı Ekinci'nin sorusuna Arat, ''Kim olursa olsun, maçlardan önce gelen telefonları konsantrem bozulmasın diye açmıyorum'' dedi.Mahkeme Başkanı'nın, ''Cemil Turan maçtan önce seni aradı neden açmadın, açsaydın ne teklif edecekti?'' sorusuna da Arat, ''Maçlardan önce telefon açmıyorum. O benim kendi kuruntum. Maç konuşması olmasın diye, ama sonucunda ne bir teklif vardır, ne de bir teklif kabul etmişimdir'' ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık İlhan Ekşioğlu'nun söz alarak, ''Fenerbahçe'de ne zaman oynadın?'' sorusu üzerine ise Arat, ''7 yaşımdan 26 yaşıma kadar Fenerbahçe bünyesinde oynadım. 3 yıl önce 26 yaşında ayrıldım. Şikeyle ilgili bana hiçbir teklif gelmedi'' yanıtını verdi.
Tutuklu sanık Aziz Yıldırım'ın söz alarak, ''Can, Fenerbahçe'de kendi kalene gol attın mı?'' sorusuna Arat, ''3-4 yıl oldu. Evet, bir hata sonucu kendi kaleme gol attım'' derken, Aziz Yıldırım'ın devamındaki ''Senden başka kendi kalesine gol atan oldu mu?'' sorusuna da Arat, ''Oldu, Edu da kendi kalesine attı'' cevabını verdi. Tanık Batur Altıparmak da ifadesinde, Aziz Yıldırım'ın kendisine Karabükspor-Fenerbahçe maçıyla ilgili ciddi teşvik duyumları aldıklarını söylediğini ve kendisinden futbolcu İlhan Parlak ile konuşmasını istediğini anlatarak, '' 'İlhan nasıl durumlar' dedim. 'Ağabey burada durum karışık, başkan hepimizi topladı. (Teşvik duyarsam hepinizin futbol hayatını bitiririm)' dedi'' şeklinde konuştu.
-Tanık Cihan Oskay-
Altıparmak'ın ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi. Verilen aranın ardından tanık Cihan Oskay ifadesi alınmak üzere kürsüye çağrıldı. Bu sırada sanık ve avukatları Oskay'ın dinlenilmemesini istedi. Söz alan tutuklu sanık Aziz Yıldırım, Oskay'ın tanık olarak ifade vermemesini talep etti.
Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, Cihan Oskay'ın tanık sıfatıyla ifade vereceğini söyledi.
Kürsüye gelerek ifade vermeye başlayan tanık Cihan Oskay, ''2000-2001 yılında Aziz Yıldırım'ın talimatıyla Samsun-Fenerbahçe maçında şike yaptım'' dedi. Bu sözlere tepki gösteren tutuklu sanık Aziz Yıldırım, duruşma salonunu terk etti. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Herkes haddini bilecek, salonu izinsiz terk eden sanıkların isimleri alınacaktır'' dedi. Duruşma, tanık Cihan Oskay'ın dinlenmesiyle devam ediyor.
13. DURUŞMADA NELER OLDU?
Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Aziz Yıldırım, Olgun Peker, İlhan Ekşioğlu ve Tamer Yelkovan'ın da aralarında bulunduğu 10 tutuklu sanık katıldı. Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Beşiktaş Jimnastik Kulübü (BJK) eski yöneticisi Serdal Adalı, eski futbolcu Cemil Turan, Alaeddin Yıldırım, Serkan Acar, Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl'ün de aralarında bulunduğu 20 tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu. Salona önceki duruşmalarda olduğu gibi sadece ana bloktan giriş sağlandı. Salona giden diğer koridor ve geçişler güvenlik gerekçesiyle kapatılırken, asansörlerin de bu katta durması engellendi. Fenerbahçe Kulübü yöneticileri Murat Özaydınlı da izleyici olarak duruşma salonuna geldi. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da arasında bulunduğu 10'u tutuklu 93 sanıklı şike davasının 13. duruşması, bugün Çağlayan'daki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Eski TFF Başkanı Mahmut Özgener tanık sıfatıyla ifade verdi.
ÖZGENER DİNLENDİ
TFF eski Başkanı Mahmut Özgener ve TFF eski yöneticisi Levent Kızıl'ın da aralarında bulunduğu tanıklar da duruşmaya geldi. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, tanıkları dinledi. İlk olarak Mahmut Özgener kürsüye alındı. Başkan Ekinci, Özgener'e şike iddialarına ve menajerlik sınavına ilişkin bir bilgisi olup olmadığını sordu. Özgener, "Şikeyle ilgili bir bilgim yok" dedi. Sorularının çalındığı iddia edilen menajerlik sınavına ilişkin ise Özgener, "Sınavın ardından sonuçlarda benzerlik görmemiz üzerine şüpheye kapılınca Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduk. Ben 'sınavdan önce bir sorun çıkmasın' diye, FİFA'dan kuryeyle gelen 15 sorunun sadece bir hukuk müşavirinin bildiği bir faks numarasına gelmesini sağladım" diye konuştu.
"KESİNLİKLE OLMADI BAŞKAN"
Aziz Yıldırım tanık Özgener'e soru sormak için söz aldı. Yıldırım, "Sizin döneminizde Aziz Yıldırım veya başka bir Fenerbahçeli yönetici hakem ataması ve değiştirilmesi gibi bir konuda sizden bir isteği oldu mu?" diye sordu. Özgener ise, "Kesinlikle olmadı başkan" yanıtını verdi.
YILDIRIM: FENERBAHÇE KONGRE ÜYELERİNE TARİHİ GÖREV DÜŞÜYOR
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 19-20 Mayıs'ta yapılacak seçimli olağan genel kurul toplantısında kulüp kongre üyelerine tarihi görev düştüğünü ifade etti. Fenerbahçe Dergisi'nin Mayıs ayı sayısında, genel kurul öncesi, 2011-2012 sezonunda yaşanan süreçle ilgili değerlendirmeler yapan ve yazısı kulüp internet sitesinde yayımlanan Yıldırım, ''Fenerbahçe Spor Kulübü Genel Kurulu'na bugün tarihi bir görev düşmektedir. Genel kurulumuz bu çınarın yakılıp yok edilmesine izin vermemelidir. Tüm genel kurul üyelerimizin bu bilinç içerisinde olacağından eminim. Tarih 105 yıllık camiamızı bölmeye ve ele geçirmeye çalışanları değil, kulübümüze sahip çıkanları ve bu çınardan bir yaprağın dahi koparılmasına izin vermeyip direnenleri yazacaktır'' ifadelerini kullandı.
-''Henüz oyun tamamlanmamıştır''-
''Bağdat Caddesi'nde 100.000 kişiye ulaşan taraftar yürüyüşünün, cezalı maçlarda 50.000 civarında kadın ve çocuk taraftarın stada gelerek kulübü ve kendilerini desteklemesinin, Fenerbahçe Kulübü'ne kast edenleri korkuttuğunu ve geri adım atmak zorunda bıraktığını'' savunan Yıldırım şöyle devam etti: ''Bu noktada Fenerbahçe Spor Kulübü üyelerinin bir iki çatlak ses dışında, bir bütün olarak kulübüne ve bizlere sahip çıkması ve arkamızda durması bu güç odaklarının umudunu ve hain emellerini kırmaya yetmiştir.
Ancak henüz bu oyun tamamlanmamıştır. Bu yüzdendir ki oluşturulan birlik ve beraberliğimizin bir an için bile gevşemeden aynı kararlıkla sürdürülmesi gerekmektedir. Hain emeller ertelenmiş olsa da, bu emellerin sahipleri henüz bu düşüncelerinden vazgeçmemiştir. Önemle ve ısrarla belirtirim ki, bu operasyon Fenerbahçe Spor Kulübü'ne ve başkanı Aziz Yıldırım'a karşı yürütülen bir operasyondur. Her ne kadar Fenerbahçe Spor Kulübü'nün değil de sadece şahısların yargılandığı gibi bir algı yaratılmaya çalışılsa da, yargılananların Fenerbahçe Spor Kulübü'nün başkan ve yöneticileri olduğu ve bu şahıslara isnat olunan her asılsız eylem nedeniyle Fenerbahçe Spor Kulübü'nün de sorumlu tutulacağı gerçeği unutulmamalıdır.''
-''Aziz Yıldırım'ın şahsi akıbetinin hiçbir önemi yoktur''-
''Aziz Yıldırım, ulu bir çınar ağacı olan Fenerbahçe Spor Kulübü'nün gövdesinde bir yapraktır' diyen Fenerbahçe başkanı, şunları kaydetti: ''Türkiye'nin en büyük sosyal toplum kuruluşu olan Fenerbahçe Spor Kulübü'nün bu tavizsiz yürüyüşü sadece sportif olaylarla sınırlı değildir. Kulübümüz, bugün geçmişte olduğundan daha yoğun bir enerji ile her türlü sosyal ulusal ve yönetsel konularda taraf olarak gereken yerini alacaktır. Bütün kulüp üyelerimiz bilmelidir ki Aziz Yıldırım, ulu bir çınar ağacı olan Fenerbahçe Spor Kulübü'nün gövdesinde bir yapraktır. Bu ulu çınarın yanında tek bir yaprağın yani Aziz Yıldırım'ın şahsi akıbetinin hiçbir önemi yoktur. Ancak şu net olarak bilinmelidir ki, bu operasyonu yapanların amacı bir yaprağı koparmak değil, bu çınarı olduğu gibi yakıp kül etmektir.'' Türk futbolunun geneline yönelik başlatılan bir temizlenme gibi kamuoyuna duyurulan operasyonun günlerin geçmesiyle sadece Fenerbahçe Kulübü'nü hedef alarak gerçekleştirildiğinin ortaya çıktığını savunan Aziz Yıldırım, taraflı tarafsız herkesin durumu, Fenerbahçe Kulübü'nü ele geçirme operasyonu olarak isimlendirildiğini ve kamuoyunda bu şekilde bir düşüncenin hızla geliştiğini ileri sürdü. Yıldırım'ın ifadeleri şöyle: ''Hatta operasyonun başında bizleri ve kulübümüzü adeta linç edenler bile bugün, bu operasyonun kamuoyunun da yakından takip ettiği diğer bazı operasyonlarda olduğu gibi, arkasında görünmeyen başka amaçlar ile görünmeyen malum güçler tarafından yapıldığı yönünde fikir beyan etmektedirler. Bu konudaki haykırışımıza rağmen, soruşturma sırasında bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş hukuksuz bir süreç işletilmiştir. Evrensel hukuk kuralları ve masumiyet karinesi açıkça ayaklar altına alınmış, anayasa güvencesindeki tüm haklarımız açıkça gasp edilmiştir. Gizlilik kararları ihlal edilmiş, avukatların dahi alamadığı bilgi ve belgeler özel hayatın gizliliği kuralı da çiğnenerek basına açıkça servis edilmiştir. Polis tarafından seçilen ve sadece polisin şahsi değerlendirmesini ihtiva eden telefon dinleme kayıtları ile sanal bir gerçek oluşturulmuş ve kamuoyu da bu gerçeğe inandırılmaya çalışılmıştır. ''Futbolda şike'' davasında tanık olarak dinlenen Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski başkanı Mahmut Özgener, dava konusu menajerlik sınav sorularının çalınmasıyla ilgili olarak, ''Federasyonda hiç bir arkadaşımın böyle bir suçu işleyeceğine ihtimal vermiyorum. Ancak bu sorular bir şekilde bizden çıkmış'' dedi. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tanık sıfatıyla kürsüye çağrılan Mahmut Özgener'e, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, ''Şikeyle ve menajerlik sınav sorularının çalınmasına ilişkin bildiklerinizi anlatınız'' dedi. ''Şikeyle veya teşvik primi ilgili bir bilgim yok'' diye konuşan Özgener, söz konusu sınavın sonuçlarının kendisine geldiğinde, 8 kişinin cevap kağıdının birbirine çok benzer olduğunu, yanlış yaptıkları 3 sorunun da birbiriyle aynı olduğunu gördüklerini söyledi. Bunun üzerine sınavı iptal ettiklerini ve gereğinin yapılması için Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını anlatan Özgener, ''Arkadaşlarıma sınav sorularının nasıl geldiği konusunda bilgi edindim. Sınav sorularından 15 tanesinin FIFA'dan geldiğini, diğer 5 tanesi ise hukuk kurulunun hazırladığını öğrendim. FIFA'dan gelen soruların kurye yoluyla geldiğini öğrenince, bunsan sonra faks ile iletmelerini talep ettik. Ancak FIFA daha sonrada hem kuryeler ile hemde faks aracılığıyla soruları gönderdi'' diye konuştu. Özgener, ''Federasyonda hiç bir arkadaşımın böyle bir suçu işleyeceğine ihtimal vermiyorum. Ancak bu sorular bir şekilde bizden çıkmış. Benim kanaatim bu soruların bizden sızması yönündedir'' dedi. -''Allah'tan başka kimseden korkmam'' Tutuklu sanık Aziz Yıldırım, Özgener'e soru sormak için izin isteyerek, '' Manisaspor'a teşvik primi verildiği iddiasına ilişkin bir tape var. Bunu açıklar mısın?'' sorusu üzerine Özgener, o dönemde Manisaspor Başkanı olan Kenan Yaralı'yı tanıdığını ve Yaralı'ın işlerinin bozuk olduğunu bildiğini söyledi. Özgener, ''Bir telefon konuşmamızda Kenan'ın bana, Aziz beyin Kenan'a 500 bin dolar borç verdiğini karşılığında da 4 adet çek verdiğini söylediğini biliyorum, söz konusu tape de buna ilişkindir'' yanıtını verdi. Sanık Aziz Yıldırım, ''Sizin dönemde Fenerbahçe'den bir yetkilinin ya da benim, hakem atanmasına ilişkin bir isteğimiz oldu mu?'' diye sorması üzerine Özgener, ''kesinlikle olmadı'' cevabını verdi. Aziz Yıldırım'ın avukatı Şeref Dede de, ''İddianamede sizin Aziz Yıldırım'dan korktuğunuz yer alıyor. Yıldırım'dan korkuyor musunuz?'' sorusu üzerine Özgener, ''Ben Allah'tan başka kimseden korkmam'' dedi. Özgener, ifadesini tamamlanmasının ardından mahkeme heyetinden izin alarak tutuklu sanıklarla tokalaştı, ardından da salondan ayrıldı.
-Levent Kızıl- Tanık olarak dinlenilen Türkiye Futbol Federasyonu eski yöneticisi Levent Kızıl da, şikeyle ilgili bir bilgisinin olmadığını ifade ederek, ''Bütün duyumlarım basından öğrendiklerim kadardır'' dedi. Kızıl, menajerlik sınav sorularının çalınmasıyla ilgili olarak ise ''Görev alanım değildi. Ancak bir gün Olgun Peker sınav konusunda benden yardım istedi ve dedi ki 'Lütfü Arıboğan yardımcı oluyormuş. Sende bana yardımcı olabilir misin?' Bende kendisine yardımcı olamayacağımı ve Lütfü beyin de böyle bir şey yapmayacağını kendisine aktardım. Hatta kendisine, 'sınava girme kazanamazsın' dedim'' diye konuştu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Olgun'un sınavını kazanamayacağını nereden biliyorsun?'' diye sorması üzerine Kızıl, sınav zor olduğu için böyle bir ifade kullandığını belirterek, ''Ancak Olgun Peker sınava girdi ve kazandı'' cevabını verdi. Aziz Yıldırım'ın avukatı Şeref Dede, Kızıl'a hitaben, ''Sizin döneminizde Fenerbahçe'ye usulsuz bir para aktarımı oldu mu?'' diye sordu. Kızıl da, ''Böyle bir şey asla mümkün olamaz, eğer olsaydı o kişi burada olurdu zaten'' yanıtını verdi. Bunun üzerine bazı sanık avukatları bu cevaba tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı Ekinci de, ''Tanığın böyle bir ifade kullanmasının kötü bir amacı yoktur. Suç işleyen olursa yargılanır demek istedi'' ifadesini kullandı. Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Gaziantep-Fenerbahçe maçından sonra bir telefon konuşmanda, 'öldük öldük dirildik' ifadesini neden kullandın?'' diye sorduğu Kızıl, söz konusu maçı hakemin kötü yönettiğini bunun üzerine kulüplerin kendilerini arayarak tepki gösterdiğini, bu nedenle böyle bir ifade kullandığını savundu. Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Merkez Hakem Kurulu, TFF'den bağımsız bir kurul değil mi? Sizinle ne ilgisi var? Kulüp başkanları veya yöneticileri neden sizi arasın?'' diye sordu. Kızıl, ''Merkez Hakem Kurulu bağımsızdır. Ancak kötü yönetilen her maçın arkasından kulüp başkanı veya yöneticileri, sanki TFF suçluymuş gibi arar ve tepki gösterir. Hatta bazen telefonları hususi olarak açmadığımız bile olur'' yanıtını verdi. Duruşmaya, Fenerbahçe Kulübü Başkanvekili Nihat Özdemir, Asbaşkanı Ali Koç ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran da izleyici olarak katıldı. 13. Duruşma sona erdi, duruşmaya Perşembe günü devam edilecek...
''Aziz Yıldırım, ulu bir çınar ağacı olan Fenerbahçe Spor Kulübü'nün gövdesinde bir yapraktır' diyen Fenerbahçe başkanı, şunları kaydetti: ''Türkiye'nin en büyük sosyal toplum kuruluşu olan Fenerbahçe Spor Kulübü'nün bu tavizsiz yürüyüşü sadece sportif olaylarla sınırlı değildir. Kulübümüz, bugün geçmişte olduğundan daha yoğun bir enerji ile her türlü sosyal ulusal ve yönetsel konularda taraf olarak gereken yerini alacaktır. Bütün kulüp üyelerimiz bilmelidir ki Aziz Yıldırım, ulu bir çınar ağacı olan Fenerbahçe Spor Kulübü'nün gövdesinde bir yapraktır. Bu ulu çınarın yanında tek bir yaprağın yani Aziz Yıldırım'ın şahsi akıbetinin hiçbir önemi yoktur. Ancak şu net olarak bilinmelidir ki, bu operasyonu yapanların amacı bir yaprağı koparmak değil, bu çınarı olduğu gibi yakıp kül etmektir.'' Türk futbolunun geneline yönelik başlatılan bir temizlenme gibi kamuoyuna duyurulan operasyonun günlerin geçmesiyle sadece Fenerbahçe Kulübü'nü hedef alarak gerçekleştirildiğinin ortaya çıktığını savunan Aziz Yıldırım, taraflı tarafsız herkesin durumu, Fenerbahçe Kulübü'nü ele geçirme operasyonu olarak isimlendirildiğini ve kamuoyunda bu şekilde bir düşüncenin hızla geliştiğini ileri sürdü. Yıldırım'ın ifadeleri şöyle: ''Hatta operasyonun başında bizleri ve kulübümüzü adeta linç edenler bile bugün, bu operasyonun kamuoyunun da yakından takip ettiği diğer bazı operasyonlarda olduğu gibi, arkasında görünmeyen başka amaçlar ile görünmeyen malum güçler tarafından yapıldığı yönünde fikir beyan etmektedirler. Bu konudaki haykırışımıza rağmen, soruşturma sırasında bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş hukuksuz bir süreç işletilmiştir. Evrensel hukuk kuralları ve masumiyet karinesi açıkça ayaklar altına alınmış, anayasa güvencesindeki tüm haklarımız açıkça gasp edilmiştir. Gizlilik kararları ihlal edilmiş, avukatların dahi alamadığı bilgi ve belgeler özel hayatın gizliliği kuralı da çiğnenerek basına açıkça servis edilmiştir. Polis tarafından seçilen ve sadece polisin şahsi değerlendirmesini ihtiva eden telefon dinleme kayıtları ile sanal bir gerçek oluşturulmuş ve kamuoyu da bu gerçeğe inandırılmaya çalışılmıştır. ''Futbolda şike'' davasında tanık olarak dinlenen Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski başkanı Mahmut Özgener, dava konusu menajerlik sınav sorularının çalınmasıyla ilgili olarak, ''Federasyonda hiç bir arkadaşımın böyle bir suçu işleyeceğine ihtimal vermiyorum. Ancak bu sorular bir şekilde bizden çıkmış'' dedi. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tanık sıfatıyla kürsüye çağrılan Mahmut Özgener'e, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, ''Şikeyle ve menajerlik sınav sorularının çalınmasına ilişkin bildiklerinizi anlatınız'' dedi. ''Şikeyle veya teşvik primi ilgili bir bilgim yok'' diye konuşan Özgener, söz konusu sınavın sonuçlarının kendisine geldiğinde, 8 kişinin cevap kağıdının birbirine çok benzer olduğunu, yanlış yaptıkları 3 sorunun da birbiriyle aynı olduğunu gördüklerini söyledi. Bunun üzerine sınavı iptal ettiklerini ve gereğinin yapılması için Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını anlatan Özgener, ''Arkadaşlarıma sınav sorularının nasıl geldiği konusunda bilgi edindim. Sınav sorularından 15 tanesinin FIFA'dan geldiğini, diğer 5 tanesi ise hukuk kurulunun hazırladığını öğrendim. FIFA'dan gelen soruların kurye yoluyla geldiğini öğrenince, bunsan sonra faks ile iletmelerini talep ettik. Ancak FIFA daha sonrada hem kuryeler ile hemde faks aracılığıyla soruları gönderdi'' diye konuştu. Özgener, ''Federasyonda hiç bir arkadaşımın böyle bir suçu işleyeceğine ihtimal vermiyorum. Ancak bu sorular bir şekilde bizden çıkmış. Benim kanaatim bu soruların bizden sızması yönündedir'' dedi. -''Allah'tan başka kimseden korkmam'' Tutuklu sanık Aziz Yıldırım, Özgener'e soru sormak için izin isteyerek, '' Manisaspor'a teşvik primi verildiği iddiasına ilişkin bir tape var. Bunu açıklar mısın?'' sorusu üzerine Özgener, o dönemde Manisaspor Başkanı olan Kenan Yaralı'yı tanıdığını ve Yaralı'ın işlerinin bozuk olduğunu bildiğini söyledi. Özgener, ''Bir telefon konuşmamızda Kenan'ın bana, Aziz beyin Kenan'a 500 bin dolar borç verdiğini karşılığında da 4 adet çek verdiğini söylediğini biliyorum, söz konusu tape de buna ilişkindir'' yanıtını verdi. Sanık Aziz Yıldırım, ''Sizin dönemde Fenerbahçe'den bir yetkilinin ya da benim, hakem atanmasına ilişkin bir isteğimiz oldu mu?'' diye sorması üzerine Özgener, ''kesinlikle olmadı'' cevabını verdi. Aziz Yıldırım'ın avukatı Şeref Dede de, ''İddianamede sizin Aziz Yıldırım'dan korktuğunuz yer alıyor. Yıldırım'dan korkuyor musunuz?'' sorusu üzerine Özgener, ''Ben Allah'tan başka kimseden korkmam'' dedi. Özgener, ifadesini tamamlanmasının ardından mahkeme heyetinden izin alarak tutuklu sanıklarla tokalaştı, ardından da salondan ayrıldı.
-Levent Kızıl- Tanık olarak dinlenilen Türkiye Futbol Federasyonu eski yöneticisi Levent Kızıl da, şikeyle ilgili bir bilgisinin olmadığını ifade ederek, ''Bütün duyumlarım basından öğrendiklerim kadardır'' dedi. Kızıl, menajerlik sınav sorularının çalınmasıyla ilgili olarak ise ''Görev alanım değildi. Ancak bir gün Olgun Peker sınav konusunda benden yardım istedi ve dedi ki 'Lütfü Arıboğan yardımcı oluyormuş. Sende bana yardımcı olabilir misin?' Bende kendisine yardımcı olamayacağımı ve Lütfü beyin de böyle bir şey yapmayacağını kendisine aktardım. Hatta kendisine, 'sınava girme kazanamazsın' dedim'' diye konuştu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Olgun'un sınavını kazanamayacağını nereden biliyorsun?'' diye sorması üzerine Kızıl, sınav zor olduğu için böyle bir ifade kullandığını belirterek, ''Ancak Olgun Peker sınava girdi ve kazandı'' cevabını verdi. Aziz Yıldırım'ın avukatı Şeref Dede, Kızıl'a hitaben, ''Sizin döneminizde Fenerbahçe'ye usulsuz bir para aktarımı oldu mu?'' diye sordu. Kızıl da, ''Böyle bir şey asla mümkün olamaz, eğer olsaydı o kişi burada olurdu zaten'' yanıtını verdi. Bunun üzerine bazı sanık avukatları bu cevaba tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı Ekinci de, ''Tanığın böyle bir ifade kullanmasının kötü bir amacı yoktur. Suç işleyen olursa yargılanır demek istedi'' ifadesini kullandı. Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Gaziantep-Fenerbahçe maçından sonra bir telefon konuşmanda, 'öldük öldük dirildik' ifadesini neden kullandın?'' diye sorduğu Kızıl, söz konusu maçı hakemin kötü yönettiğini bunun üzerine kulüplerin kendilerini arayarak tepki gösterdiğini, bu nedenle böyle bir ifade kullandığını savundu. Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Merkez Hakem Kurulu, TFF'den bağımsız bir kurul değil mi? Sizinle ne ilgisi var? Kulüp başkanları veya yöneticileri neden sizi arasın?'' diye sordu. Kızıl, ''Merkez Hakem Kurulu bağımsızdır. Ancak kötü yönetilen her maçın arkasından kulüp başkanı veya yöneticileri, sanki TFF suçluymuş gibi arar ve tepki gösterir. Hatta bazen telefonları hususi olarak açmadığımız bile olur'' yanıtını verdi. Duruşmaya, Fenerbahçe Kulübü Başkanvekili Nihat Özdemir, Asbaşkanı Ali Koç ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran da izleyici olarak katıldı. 13. Duruşma sona erdi, duruşmaya Perşembe günü devam edilecek...
























