Rampa, İstanbul Bienali’ne eş zamanlı olarak düzenleyeceği sergisinde çalışmalarını Londra’da sürdüren Ergin Çavuşoğlu’nu ağırlayacak. 12 Eylül – 22 Ekim 2011 tarihleri arasında görülebilecek serginin adı: Başkalık... Çavuşoğlu’nun eski ve yeni çalışmalarını biraraya getirecek olan Başkalık isimli sergide büyük bir video yerleştirmesinin yanısıra heykeller ve çizimler de yeralacak.
Ergin Çavuşoğlu’nun sergisi Başkalık, insanın raslantı gibi görünebilecek olaylarda bir yapı ve anlam görme dürtüsünü ele alıyor ve bu yorumlama arzusunu hem içkin bir entelektüel refleks, hem de tesadüfi, kayıtsız bir evrende başvurulan bir teselli aracı olarak keşfe çıkıyor. Sergi, birbirinden bağımsız öğelerden oluşuyor. Öne çıkan video işlerinden bir seçkinin yanısıra, yeni işlerinden bazılarını da günışığına çıkaran Çavuşoğlu, pratiğinde yinelenen meselelerin izini sürüyor ve eski işlerini yeni bir bakış açısıyla sunuyor.
Serginin merkezinde yer alan Kristal ve Alev, 2010’da Londra’daki ilk sergilenişinden sonra genişletilmiş beş ekranlı bir yerleştirme. Bu girift, çokyönlü iş, Italo Calvino’nun Amerika Dersleri: Gelecek Binyıl İçin Altı Öneri başlıklı deneme kitabından bir alıntıdan yola çıkıyor. Bu alıntıda Calvino, ateşin dönüştürücü niteliklerini ve kristalizasyon fenomenini, çağdaş kente çarpışan enerjileri yansıtan doğal güçlere örnek olarak tarif ediyor. İşin örgüsünde de biçim, yeniden düzenlenip şekillenmeden önceki akıştan doğuyor. Bu süreci somutlaştıran ise, bir tiyatro oyununun filme çekilmiş provası: Burada yönetmen (sanatçının taşıyıcısı olarak) oyuncuların paralel çabalarını ve sezgilerini denetim altında tutarak doğaçlamanın yaratıcı erdemleriyle oyun metninin gereklerini dengelemeye çalışıyor. Çehov’un bir kısa hikayesinden uyarlanan oyun ise, yeni bir anlam katmanı oluşturuyor. Oyun, özgürlüğün yararları ve sınırlarıyla ilgili muğlak tutumu aracılığıyla; anı hem yakalamaya, hem de değiştirmeye yönelik ütopik arzu ile kaderin rolüne dair karanlık algı arasındaki karşıtlığı ele alıyor. Prova görüntülerine, iki ikonik video sekansı eşlik ediyor. Birinde, değerli bir taş, kuyumcu atölyesinin kutsallığında bilenip parlatılıyor. Diğerinde ise bir yerel Türk lokantasının eve benzer atmosferinde bir sohbet başlıyor; bu buluşmanın belirgin sıcaklığını iptidai ızgarada pişen basit yemekler besliyor. Karakterlerden biri yapmak istediği kırsal yoksulluğun trajedisini ele alan filmden uzun uzun bahsetmeye başlayınca —özellikle de filmin doruk noktasını oluşturan köylü kızın sürdüğü eşeğin mayın tarlasına girdiği sahneyle beraber— keyifler kaçıyor, yemekler çekiciliğini yitiriyor.
Çavuşoğlu’nun yeni işlerinden biri, vahşi gerçekliğin etkisini ve kaderin garipliklerini vurgulayarak bu temaları takip ediyor. Video, Robert Bresson’un “Au Hazard, Balthazar” filmine sadece biçimsel anlamda değil, ikonografisini ve sembolizmini de çağrıştıracak şekilde gönderme yapıyor. Bresson’un filminde basit bir eşek (İsa’nın metonimi) el değiştirip giderek artan aşağılamalara maruz kalırken kendi lümpen ıstırap yolundan (via dolorosa) geçiyor. Şans eseri, sanki şansın kuyruğunda hep bir iğne taşıdığını ispatlarcasına, eşeğin kaderi ilk sahibi olan kızınkinin tıpatıp yansıması. Çavuşoğlu’nun videosu Balthazar’ın izinden gitse de, Bresson’un sade kıssasının sert gücünü taşımaya çalışmıyor; aslında belki de hikayelerin nasıl aktarıldığını, el değiştirdiğini ve yeni ustalarına nasıl hizmet ettiklerini konu ediniyor.
İstenmeyen bir yük hayvanını yol kenarına terk edilmiş bir bisikletle karşılaştırmak için hayalgücünü çok da zorlamak gerekmiyor. İşte o bisiklet, Çavuşoğlu’nun gözlemci kayıtlarından biri olan “Dağ Bisikleti”nde (2003) bir sokak lambasına bağlanmış değil de şişlenmiş gibi belirdiğinde, hayaletimsi, neredeyse doğadışı bir varlığın ziyaretini andıran bir nitelik kazanıyor. Sabitlenmiş ve yanlara açılmış bisiklet imgesi, “Balthazar” videosunun yanında, gündelik hayatın gerçeküstülüğünü açığa çıkaran o tesadüfi karşılaşmalardan biri gibi, ona yepyeni bir anlam yüklüyor. Videoya, desenler ve (bisikletin bir yorumunu da içeren) heykelsi nesneler eşlik ediyor. Bu tamamlayıcı işler, videolardaki temaları genişletip, serginin bütünündeki şans ve karmaşıklık oyunlarını devam ettiriyor.
Ergin Çavuşoğlu
Ergin Çavuşoğlu 1968 yılında Tırgovişte, Bulgaristan’da doğdu. 1980’lerin başlarında, Sofya’da “İliya Petrov” Ulusal Sanat Okulu’nda okudu. Ardından, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Goldsmiths, Londra Üniversitesi’nde Yüksek Lisans eğitimini tamamladı ve Portsmouth Üniversitesi’nde Doktora yaptı. 2003 yılındaki 50. Venedik Bienali’nde Türkiye Pavyonu’nda yer aldı. 2004’te Beck’s Futures Ödülü’ne aday gösterildi ve 2010 yılında da Birleşik Krallık’ın en büyük güncel sanat ödüllerinden biri olan Artes Mundi 4’e aday gösterildi. Son kişisel sergileri arasında “Crystal & Flame”, PEER, Londra (2010), “Ergin Çavuşoğlu”, Ludwig Forum für Internationale Kunst, Aachen (2009-10), Haunch of Venison, Londra (2004 and 2009), “Place After Place”, Kunstverein Freiburg (2008), “Quintet Without Borders”, ShContemporary, Şangay (2008), Haunch of Venison, Zürih (2007), “Point of Departure”, John Hansard Gallery, Southampton ve NGCA Sunderland (2006), ve “Entanglement”, DCA, Dundee (2004) bulunuyor. Grup sergileri arasında ise, “Kayıp Cennet”, İstanbul Modern, İstanbul (2011) Manifesta 8, Murcia (2010), “fast forward 2. The Power of Motion”, Media Art Sammlung Goetz, ZKM Museum of Contemporary Art, Karlsruhe (2010), “HomeLessHome”, Museum on the Seam, Socio-Political Contemporary Art Museum, Kudüs (2010), The First Mediterranean Biennial of Contemporary Art, Hayfa (2010), “There is no Road”, LABoral Centro de Arte y Creación Industrial, Gijón (2009), “All Inclusive – A Tourist World”, Schirn Kunsthalle, Frankfurt (2008), “Between Borders”, MARCO Vigo (2007), British Art Show 6 (2005), 3. Berlin Bienali (2004), 50. Venedik Bienali (2003) ve 8. İstanbul Bienali (2003) bulunuyor.
Ergin Çavuşoğlu, Londra, İngiltere’de yaşıyor ve çalışıyor.
Magazin
Yayınlanma: 04 Eylül 2011 - 00:16
Ergin Çavuşoğlu Rampa'da
Rampa, İstanbul Bienali’ne eş zamanlı olarak düzenleyeceği sergisinde çalışmalarını Londra’da sürdüren Ergin Çavuşoğlu’nu ağırlayacak.
Magazin
04 Eylül 2011 - 00:16
İlginizi Çekebilir
























