CHP İBB Meclis Üyesi Serdar Bayraktar hazırladığı yazılı soru önergesi ile Başkan Kadir Topbaş’a, ’’Şebeke suyunun içme suyu olarak kullanımının artırılmasına ilişkin alınan önlemler nelerdir? İstanbul’da içme suyu olarak şebeke suyu değerleri, uluslararası standartlara göre nerededir? Kentteki şebeke suyu kalitesi ve içilebilirliği konusunda bilgi verici çalışmalar yapılması planlanmakta mıdır?’’ sorularını sordu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 18 Mayıs 2012 günü yapılan oturumunda CHP İBB Meclis Üyeleri Serdar Bayraktar ve Dr. Hakkı Sağlam’ın ortak imzaladıkları yazılı soru önergesi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Başkanlık Makamı’na oybirliği ile havale edildi.CHP İBB Meclis Üyelerinin yazılı soru önergesi şöyle: "Temiz güvenli içme suyu sağlamak belediyelerin temel görevlerindendir. Hâlihazırda İstanbul halkı yiyeceklerini şebeke suyu ile temizlemekte, yiyecek ve içeceklerini bu su ile yapmaktadır. İstanbul halkının önemli bir kesimi şebeke suyunu içmeyi tercih etmemektedir. Şişe suyu şebeke suyundan yüzlerce kat pahalı olmasına karşın İstanbul’da her gün milyonlarca pet şişe ve damacana su tüketilmektedir. Şişelenmiş su satıcıları kendi sularının dağ, nehir, el değmemiş doğal bölgelerden geldiklerini iddia ederlerken, şebeke suyunun filtre edilmesiyle elde edilen içme suyu satışları gün geçtikçe artmaktadır." "Plastik şişede su satanlar, cam şişede su satanlar, arıtım cihazı satıcıları kamuoyuna farklı yönde bilgiler vermekteler. Bazen damacana şişelerin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri ile ilgili haberler medyada çıkmakta, İstanbullular şebeke suyu hakkında endişelenmekte, sağlıklı karar vermesi mümkün olamamaktadır. Bu propaganda çalışmalarının bu şekilde devam etmesi durumunda şebeke suyu sadece duş ve yıkama makinelerde kullanılır olacak. Korkutmak cezp etmek ve yanlış yönlendirerek talep yaratmak bu ürünleri pazarlamanın temel dayanakları olmaktadır" ’’Toplumda genel olarak temiz içme suyunun şişelenmiş su olduğuna dair kanaat oluşturulmaktadır. Plastik su şişelerinin sadece %20 si toplanabilmekte, geri kalanı yakılmakta veya çöp toplama alanlarında yüzyıllarca kalacak şekilde depolanmaktadırlar. Geri dönüşüm için toplananlar %20'lik kısım da gerçek anlamda geri dönüştürülememekte, bir sonraki sefer çöp olacakları ürünlere dönüştürülmektedirler. Bu ambalajların üretilmesinde yüksek miktarda petrol ürünü ve enerji harcanmaktadır. Ayrıca bu plastik ambalajlar doğaya dağıldıklarında, yüzyıllar boyunca varlıklarını sürdürmekte, suyun, toprağın, havanın kirlenmesine sebep olmakta, bununla da kalmayıp, suda yaşayan canlılara zarar vermekte ve hatta ölümlerine neden olmaktadır. Harcanan bu gereksiz gider kent refahına olumsuz etki etmektedir. İstanbul halkı şebekeden gelen suyun güvenli, arıtılmış ve dezenfekte edilmiş bir su olduğunu ve dışarıdan temin ettiği sudan daha güvenli olduğunu bilmelidir’’
Bu kapsamda;1. Şebeke suyunun içme suyu olarak kullanımını artırılmasına ilişkin alınan önlemler nelerdir? 2. İstanbul’da içme suyu olarak şebeke suyu değerleri, uluslararası standartlara göre nerededir? 3. Kentin tüm çeşmelerinden içilebilir su alınması konusunda yapılmakta olan bir çalışma var mıdır? 4. Çeşme suyundaki klor miktarının optimizasyonu ve temiz içilebilir musluk suyu yatırımları konusunda yapılmakta olan çalışma var mıdır? Bu konuda ayrılmış fon var mıdır? 5. Şehrin ana meydanlarına ve toplu yaşanan bölgelere içilebilir su çeşmeleri koymayı düşünüyor musunuz? 6. Kentteki şebeke suyu kalitesi ve içilebilirliği konusunda bilgi verici çalışmalar yapılması planlanmakta mıdır? 7. Güvenilir doldurulabilir kişisel su şişeleri üretimi konusunda çalışmalar yapılmakta mıdır? 8. Lokanta, kafeterya vb. yerlerde sürahi su kullanımı konusunda çalışmalar yapılmakta mıdır?























