Demokrat Parti'nin kadın siyasetçileri “Kadına Karşı Aile İçi Şiddet ve Cinsel İstismar İle Mücadele” Panelindeydi
TÜKAL ( Tüm Kadın Lobisi Derneği ) tarafından Ankara Sheraton otelde düzenlenen panelde bir çok siyasetçi ile beraber Demokrat Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Av. Ayşegül Dalkır Kahveci, Genel Başkan Vekili Av. Sibel Kızılkaya İtkü, Kadın Teşkilatından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aygül Başgelen ve Demokrat Parti Kadın kollarında görevli bir çok kadın yer aldı.
Milletvekillerinden Güldal Akşit, Canan Arıtman, Öznur Çalık, Şenol Bal gibi birçok ismin yer aldığı panelde Demokrat Partiyi Kadın Kolları Genel Başkanı Av. Ayşegül Dalkır Kahveci temsil etti.
Uzmanların hazırladığı raporlar ile gün boyu devam eden çalıştay sonunda yazılı bir açıklama yapan Demokrat Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Av. Ayşegül Dalkır Kahveci;
“Kadına şiddet dünyanın her yerinde devam ediyor. Ülkenin gelişmişliği veya geri kalmışlığı şiddeti engellemiyor. Türkiye Cumhuriyetinde siyaset yapan herkesin anlaması gereken şu ki kesinlikle ülkemizde bir baskın erkek siyaseti hâkim. Maalesef erkekler kadına şiddeti kendileri için bir hak olarak görüyor. Kısaca güçlü olanın güçsüz olanı ezmesi veya yok etmesi gibi bir algı maalesef toplumumuzda var. Ülke nüfusunun % 50 den fazlası kadın ve kızlardan oluşmasına rağmen maalesef temsilde kadınlara yer verilmiyor. Fiili eşitliği ilk defa siyasi olarak Demokrat Parti Kadın Kolları Genel Başkanı olarak ben ve arkadaşlarım gündeme getirdik. Tüm siyaset kurumunun ve siyaset yapan herkesin bu konuda gerçekçi olması gerekiyor. Geçenlerde Sayın Kılıçdaroğlu çok talihsiz bir açıklama yaptı. Kadın kotasını CHP için % 30 a çıkarttıklarını..Kadınların mücadele ettikleri takdirde bunun % 100 olabileceğini söyledi.Sayın Kılıçdaroğlu unutmuş olmalı ki ; % 50 den fazla kadın nüfusunun yaşadığı bir ülkede kadınlar niçin mücadele etsin. Bu çok kısa ve net olarak kadınların siyasette temsil hakkının engellendiği sonucunu doğuruyor.
Kadınlara mülteci gibi davranan bir siyasi irade tarafından yönetilen ülkemizde maalesef kadınların sosyal ve hukuki olarak hiç bir güvencesi hatta ve hatta hayat hakkı, yaşama hakkı gibi güvenlik gerekçeleri bile siyasi irade tarafından yok sayılıyor. Hiç bir din ve hukuk sistemi kadına şiddeti kabul etmez. Fakat burada hukuk işletilmiyor. Yok sayılıyor. Oy uğruna töre adı altında kabile hukukuna siyasi irade izin veriyor. Teröre verdiğimiz kurbandan fazla şiddet sebebi ile kadın hayatını kaybetmiştir. Siyasi irade ve tüm muhalefet partilerinin bu konuya sahip çıkması artık elzemdir” dedi.























