İnsanlığa Atılan Bomba…


İnsanlığa Atılan Bomba…

Çok acı, çok üzücü ve korkunç bir dönemden geçiyoruz.  Özellikle de 14 Haziran sonrasında artan terör olayları, her gün gelen polis, asker şehit haberleri yüzlerimizde gülümseme silindi.  Her yeni güne ayrı bir acıyla uyanır olduk.  Kalbimiz dayanmaz oldu , yüreklerimize ağır prangalar takıldı birer birer..

Karanlık ellerin açtığı yara öyle derin ki, öyle acıtıyor ki, ne düşüneceğimi, duygularımı ifade edecek kelimeleri nasıl seçeceğimi bilemiyorum. Çünkü terör olmasın, insanlar ölmesin ve ülkemizde barış olsun, akan kan dursun demek için bir araya gelen savunmasız insanlar katledildi. Ankara Garı kana bulandı.. Yaşlı, kadın, genç çocuk gözetmeksizin kanlı eller bombayı patlattı.

Korkunç olayda hayatını kaybedenler birer birer sonsuzluğa uğurlandı ama geride cevap bekleyen sorular kaldı.

Bu kanlı cumartesini kim ya da kimler planladı, arkasında nasıl güçler var?

Neden istihbarat sınıfta kaldı? Yıllardır polis adliye muhabirliği yaptım o nedenle iyi bilirim yürüyüşlerde, mitinglerde polis kuş uçurtmaz… Her yer sivil polis kaynar…

Güvenlik tedbirleri üst seviyede alınır.

Ancak bu mitingde görgü tanıklarının, yürüyüşe katılan diğer insanların söylemine bakılırsa ortada polis dahi yok…

Bu nasıl olabilir?

Ankara’nın göbeğinde bomba patlıyor hem de iki canlı bomba ama hiç bu konuda tedbir yok. Sosyal medyada bir gece öncesi için iddialar ortaya atılıyor ama tedbir yok…

Siyasiler ise birbirlerini suçlayarak cenaze törenlerinde insanların acısını neredeyse seçim malzemesi yapacak duruma geldi. Anlamak mümkün değil.

Cumhuriyet tarihde sivil halka yapılmış en büyük terör olayını yaşadık. İnsanlar metroya, metro buse, alışveriş merkezlerine ve kalabalık yerlere gitmeye korkar oldu. Bunu mu reva görüyorsunuz halka? 

Neden adam gibi yaşayamıyoruz güzel ülkemizde, neyi paylaşamıyoruz?

Ortadoğu’nun durumu ortada…

Irak, Mısır, Suriye darmadağın oldu…

Halkları acı içinde…

Bize de mi bu reva görülüyor?

Dileğim ve temennim bir an önce siyasi liderler bir araya gelerek akan kanı durdurmak için çalışsınlar. Soruşturma boyunca şeffaf olsunlar, Diyarbakır, Suruç ve Ankara’daki patlamanın failleri, arkasındaki karanlık güçleri, amaçlarını çözsünler ve açıklasınlar. Kapalı kapılar ardında üstü örtülmesin.

Çünkü bunu bize borçlusunuz. Bizler hangi görüşte olursak olalım sizlere oy veren vatandaşlarız, sizleri mecliste ülkemiz insanların faydasına çalışın diye seçiyoruz. Bu bilinçle davranın ve birbirinizi suçlayarak bizleri aptal yerine koymayın. Lütfen artık gerçekten ülkemiz ve halkın faydasına çalışın.

Gerçekten bunu Türk milletine yani bizlere borçlusunuz…

Hüzün YÜCEL