2019 Ekonomik 'Kayıp Yıl' Olacak


2019 Ekonomik ‘Kayıp Yıl’ Olacak

2019 Türkiye ekonomisi açısından “kayıp yıl” olacak.
Ülkedeki ekonomik kriz her geçen gün tırmanıyor.  
Ekonomik büyümedeki sert düşüş, yükselen enflasyon ve işsizlik… 
Türkiye’nin 2019’da etkisi altına girdiği ‘kriz’ atmosferi devam ediyor. 
Ekonomideki küçülmenin gidişatını, İstanbul seçimlerinin sonrasında hükümetin atacağı adımlar belirleyecek.
Türkiye’de şu anda siyasetin gündemini İstanbul seçimleri belirlerken, halkın gündeminde ise varlığını her geçen gün daha fazla hissettiren ekonomik durgunluk var.
2018’in son çeyreğini sıfıra yakın büyüme ile kapatan Türkiye ekonomisi 2019’da yaşadığı krizin etkisinde ve “kriz yılı” olarak tanımını koruyor.
Büyümedeki gerileme 2019’da yerini küçülmeye bıraktı. Buna bağlı olarak işsizlik ve hayat pahalılığı da artmaya devam edecek gibi görünüyor. 
Vatandaşlar 2019 yılında yoksullaştı ve bu yoksulluktan nasıl çıkılacağı henüz bilinmiyor. 
Türkiye, 2019 yılına ekonomide stagflasyon ile girdi. 
Yani bu yıl ülkemizde yüksek enflasyonu ve durgunluğu aynı anda yaşıyoruz.
Ülkede yıllık enflasyon 2018 Eylül ayında yüzde 24,52 seviyesindeydi ve 2018 Ekim’de yüzde 25,24’e yükselerek 15 yılın zirvesini gördü. 
2019 Türkiye ekonomisi açısından “kayıp yıl” olacak.
İCRA DOSYALARI DAĞ GİBİ BÜYÜYOR
2018 yılının başından itibaren TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı, borçluların belini daha da büktü. 
TL’nin değer kaybı ve enflasyonun ekonomik krizi tetiklemesi, borç ödeme sorununu beraberinde getirdi. 
Vatandaşlar da şirketler de neredeyse bütün işlerini kredi çekerek yürütür hale geldi.  
9 ayda icralıkların sayısı yüzde 110 artışla 20 milyona, 3 yıllık birikmiş dosya sayısı ise 50 milyona çıktı.
İcra dosyaları dağ gibi büyürken, insanlar borç batağına saplanmış durumda.
Vatandaşın kullandığı kredi ve ödenmeyen kredi borçları ile son beş yılda ki icra ve haciz sayıları da dudak uçuklatıyor.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nin (UYAP) istatistiki verilerine göre  2004 yılında 9  milyon olan icralık dosya sayısı 2018  yılının ilk dokuz ayında  20 milyona  ulaşarak yüzde 110  artış gösterdi. 
Son üç yıllık birikimli icra dosya sayısı ise 50 milyona yaklaştı. 
FAİZ VE KREDİ SARMALI
Ülkemizde, faize ve krediye bulaşmamış vatandaş kalmadı. Ülke halkı borçla, faiz ve kredi sarmalı ile yaşar hale getirildi. 
Ülkemizdeki her dört kişiden biri icralık bir şekilde yaşıyor. Geriye kalan üç vatandaşın da etrafa borçları bulunuyor.
Bir yandan artan işsizlik diğer yandan yüksek enflasyon ve döviz kuru ile eriyen maaşlar ve hayat pahalılığı ailelerin harcayabilecekleri geliri azaltıyor. 
Doğalgaz, elektrik, su derken vatandaşın mutfağına giren her şeye zam geldi. Durum böyle olunca asgari ücretle hali hazırda zar zor geçinmeye çalışan aileler artık geçinemez hale geldi…
Tüm bunlarla birlikte daha fazla borçlanan hane halkının borçları hızla artıyor. 
Resmi veriler, Türkiye’nin toplam borç stokunun milli gelire oranının 2002 seviyelerine ulaştığını, hane halkının geçimini büyük ölçüde borçlanarak sürdürdüğünü, nüfusun önemli bir bölümünün ciddi anlamda borç batağına saplandığını gösteriyor.
MİLLET BORÇ YÜKÜNDE, KREDİ KARTI DAYATILIYOR
Günümüzde artan tüketim ve farklılaşan alışveriş alışkanları ile beraber kredi kartı kullanımına zorlanıyor insanlar. Milletin borç yükünde olmasına rağmen kredi kartları zorunlu ödeme aracı haline getiriliyor. 
Kredi kartı olmazsa taksitli alışveriş yolları kapatılıyor, kişiler kredi kartı kullanmaya zorlanıyor. 
Dayatma, bilinçsiz kredi kartı kullanıcılarını ve haciz dosyalarını artırıyor.  
Son dönemlerde senetle satış yapan Alışveriş merkezleri de bir gün ödemeniz gecikince KKB’nizi olumsuza çeviriyor. 
Kredi kartı dayatmalarının ve Alışveriş merkezlerindeki taksit senetle taksit aldatmacasının zararı ise bankalarda karşımıza çıkıyor. 
Kredi kartı kullanmadığınız için KKB’niz olumsuz olarak tanımlanıyor. Hiçbir kimseye borcu olmayan bir kişi kara listede yer alıyor. 
Bankalar Kredi Kartı kullanın notunuz yükselsin diyerek Kredi Kartı kullanımını hayatın parçası haline getirmeye çalışıyor. 
65,7 MİLYON ADET KREDİ KARTI 
BKM verilerine göre 2018 Ekim sonu itibariyle Türkiye’de 25,4 milyon kişi kredi kartı kullanıyor. 
Ancak toplamda 65,7 milyon adet kredi kartı kullanılıyor. 
Bu da demek oluyor ki vatandaşları en az 2 kredi kartı birden kullanıyor. 
Hatta 4-5 adet kredi kartı kullanan bile var. 
Ülkemizde kredi kartı borcu yüzünden yıllarca sıkıntı çekenler, ailesi dağılıp yuvası yıkılan insanlar var. 
Belki acil ihtiyaçlar için kredi kartları çağımızın gereği olabilir ama dikkatli kullanılmazsa yarardan çok zarar getiriyor. 
Son bilgilere göre; bireysel kredi kartı borcundan dolayı 2 milyon 340 bin 344 kişi yasal takipte.
Hayırlısı olur inşallah.

Sevgiyle kalın
Ahmet Kaplan