YILIN İLK YAZISI


YILIN İLK YAZISI

Yılın ilk yazısııııııııııı… 

Çok düşündüm başlamadan önce, nasıl olmalı-nasıl yazmalı, umudu nasıl anlatmalı.
Koca bir yılı geride bırakmalı önce, yaşanmış gitmişleri de, miadı dolup da silinmişleri de… 
O halde başlayalım birlikte, gelsin yılın ilk yazısı o halde... 
Annem hep der ki; İçinden geçirmek yetmez, söylemek de gerek isteklerini. 
Bence istemek de değil, dilemek önemli olan. 
Ben de hem söylüyor hem diliyor hem de yazıyorum buraya, dinle 2020;

Umutlarımı nadasa bıraktım gölgende, bereketli topraklarında yeşersin huzura, mutluluğa, dostluğa dair her şey diye.
Bazen üzüldüm, bazen sevindim geçen yılda. Bazen bıraktım kendimi dalgalara, dalgalandım da duruldum sonra. 
Çevreyi yaşarken kendimden uzaklaştım. 
Değiştirmeye çalıştıkça kişileri, değiştiğimi fark ettim. 
Konuşmaktan çok susmak gerektiğini, dinlemem gerekenin kendi iç sesim olduğunu öğrendim. 
Ve sustum, dinledim, öğrendim…

Bir defter aldım kendime en renklisinden, dışarıdaki karanlığa inat. Yazıyorum ona, hayallerimi, düşlerimi, kimseye söyleyemediklerimi. Yapacaklar listem bir hayli kabarık, ama başlamak, bitirmenin yarısıdır, öyle değil mi! Yeni yerler göreceğim, yeni kültürler keşfedeceğim mesela. Onlarca kitap aldım, okuyacağım hepsini sırayla. Bol film seyredeceğim, sinemaya, tiyatroya gidip başka dünyaları kendime katacağım. Ne güzel arkadaşlarım varmış benim, güzel dostlarım, daha çok göreceğim onları, daha çok güleceğim, eğleneceğim. Babamla daha çok rakı içeceğim, annemle fıldır fıldır gezeceğim. Hayatı, bir çocuğun gözüyle, oğlumun yüreğiyle çözeceğim. Yarım hiçbir şey olmayacak bu sene hayatımda; Ya tam olacak her şey ya hiç. Sizin de vardır çevrenizde, hani hep negatif, hep kötümser kişiler. İşte onlar olmayacak bu sene yanımda, enerjimi çalamayacaklar. Uzun masa muhabbetlerini siz de sever misiniz, ben bayılırım. Uzun uzun masa sohbetleri yapmak istiyorum bu sene, hani memleketi kurtaracağımız, hayattan çalacağımız. Ciğerlerimizde zeybek oynayacak, canımızı acıtanlar, uyandığımızda pişman olduğumuz lanet baş ağrılarına sebep olanlar.

Eskiden düşünce acırdı, şimdi düşününce. Olsun daha düşüneceğim. Daha çok çalışıp daha çok kazanacağım. Daha çok yazıp daha çok paylaşacağım. Barışa dair kelimeler biriktireceğim, ucuna sevgi bağladığım balonlar uçuracağım gökyüzüne. Gülümsüyorum ben her şeye, herkese rağmen, hadi yapın siz de. Meydan okuyun teröre, adiliğe bir tebessümle. Gülünce dilekler dökülür sağa sola çünkü dilinin ucundakiler ulaşır avucuna. E avuç içi kadar mutluluk da varsa, o götürür beni bir süre daha nasılsa…

Ah ne yapayım durduramıyorum içimdeki şu iflah olmaz Pollyanna’yı ne yapayım :) Şu ekonomik krizden, Kasım Süleymani’nin ölümünden, ansızın geçirilen lüks varlık vergisinden, suya, elektriğe yapılan zamların verdiği elemden, kederden bahsetmeyi de bilirim elbet. Şöyle içinizi şişirmelik, ruhunuzu daraltmalık hem de. Lakin kıyamıyorum size de, kendime de. Yılın ilk yazısı bu yahu, yaslanın arkanıza, bakın keyfinize.

Ben yeni yılı, umutsuzlukları umuda dönüştüren sihirli bir değnek olarak görmeyi tercih ediyorum. Yıl dediğin nedir ki, hepsi birkaç sayıdan ibaret değil mi ? Özgür düşündüğün sürece, ümitlerini besleyip düşlerini serebiliyorsan yemyeşil çimenlere, ah yüreğini temiz tutabiliyorsan bir de, ne mutlu sana, ne mutlu bana, bize…

Canım Pollyannaysak da gerçekleri görmeyecek değiliz herhalde. Her zaman her şey yolunda gidecek diye bir şey yok- ki gitmiyor da zaten. Kahpe kader diye mırıldanmanızdan önce araya giriyorum ve ‘bırakın dağınık kalsın, ellemeyin’ diyorum. Siz bu olumsuzluklardan kendinize ne katabildiniz, bundan ne ders çıkarabildiniz onu söyleyin hele.

Diyorum ki bu yıl iyice eğlenelim, biraz kendimize dönüp o kendimizi çok sevelim. Çakraları makraları boş verin doğaya açılın, karların üzerinde yuvarlanın, kardan adamın burnunu yiyin. Fobilerinizi ilk vestiyere bırakın, numarayı denize atın. Evrak çantanızı, bilgisayarınızı dolaba kilitleyin, anahtarını kaynatın, suyunu için, yorgunluğa, sürmenaja birebirdir. Güzel şaraplar için, güzel insanlar sevin. Bol okuyun, az uyuyun, çok sevişin. Yardım edin, hayvanları sevin, seni seviyorum deyin. Büyük büyük laflar ediyorum biliyorum ana yeni yıl coşkusu sardı bir kere yaa, kendimi tutamıyorum :)

Bir de bir şey diyeceğim, arkanızdan konuşanlara çok da takılmayın bu sene, onlar muhatap olacakları yeri doğru bulmuşlar neticede. Eğer birilerinden yukarıdaysanız da onları çekmeye çalışmayın, salın gitsin. Ve artık kendi hikayenizi yazın, başkalarının hikayelerinde figüran olmayın.

Yeni yıl, yeni planlar, kararlar, dualara fısıldanan dilekler demek. Ben paylaştım yapmak istediklerimi, yazdım düşüncelerimi. Sıra sizde, hadi yazın siz de. Ve bakın sene sonunda, hangilerini yapmışım, gerçekleştirmişim diye…

Ha bi de; Bu yazımı yedi kişiye gönderirseniz, dilekleriniz gerçekleşmeyebilir ama denemeye değer bence :)

CANSEN ERDOĞAN
www.cansenerdogan.com
twitter : @cansenerdogan
instagram : cansenerdogan