|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|

Düğününde Ağladım
  • Reklam
Halis ÖZDEMİR

Halis ÖZDEMİR

Düğününde Ağladım

29 Haziran 2020 - 00:42 - Güncelleme: 30 Haziran 2020 - 00:43

Seyrettim bir kenarda

Şimdi ellerin oldun…

Diye devam eder türkümüz.

Aslında sevenlerin önündeki engelleri aşamamaları böyle bir sonuç doğurur ve sonuç türkülere konu olur.

Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi soylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstününüz en çok takva sahibi olanınızdır. Allah bilendir, (her şeyden) haberdar olan” (Hucurat 13)

Korona dolayısı ile yeni normalden yararlanılarak düğün mevsimine girmiş bulunuyoruz.

Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız.” Hadis-i Şerif

Evliliğin önündeki engeller kaldırılmalı.

Gençlerin evlenmeleri teşvik edilmelidir.

Gelin veya damat olarak uygun bulduğunuz insanları niye zora sokuyorsunuz?

Bugün evlenmek düğün yapmak gerçekten “iş yatırımı” gibi ağırdır. Kaldırın yük olan gelenek gerekçesi ile yaptığınız formaliteleri.

Gençler nişanlanmaya kalktıklarında ne ağır masraflar başlıyor, masraf yüklü gereksiz adetler başlıyor.

Altın ve takılar gerçekten öyle böyle değil. Şu kadar takı, şu kadar şu, şu kadar bu…

Çeyiz hazırlanmaya başlar, gereksiz kullanılmayacak eşyalar ve gelin damat yakınlarına bohça, oydu buydu gerçekten toplamda büyük maliyetler doğuyor.

Mütevazı bir düğün salonu büyük şehirlerde ikramsız olduğunda yirmi bin lira, ikramlar pasta ve bir meşrubatla sınırlı tutulursa böyle. Yemek ilave ederseniz en mütevazı olarak düzenlediğinizi ve beş yüz kişi davet ettiğinizi farz ederseniz ayrıca çalgı kuaför falan sadece salon masrafı yüz bin lirayı bulmakta.

Nişanda salon, eşya derken nerede ise bir ev parasına düğün yapılmaktadır.

Buna artık dur deyiniz.

Buna dur diyecek olanlar bu masrafları yapabilecek olanlardır.

Mali durumu bu masrafları kaldıranlar gereksiz adetleri kaldırmalı ve örnek olmalılar.

Gençlerin önündeki engelleri kaldırınız.

Daha yuva kurulurken masrafa ve borca boğmamak gerekir.

Düğün, kadınların eğlenme faslı olan KINA gecesi ve NİKAH SALONUNDA nikahın kıyılması, dostların nikahta bulunması şahitlik etmesi, mutlulukları paylaşması ve takıların, hediyelerin verilmesine vesileden müteşekkil olmalı.

Nikahta kadının mihri ile ilgili olarak anlaşma ve şimdilerde ise evlilik sözleşmesi yapılabilmektedir.

Evlilik sözleşmesi tarafların mal paylaşımını kapsamaktadır. Yapılması doğrudur.

Boşanmaların yüksek olduğu günümüz şartlarında eşlerin ayrılması ile mal paylaşımı dava konusu ve daha işin başında evliliğe engel durum oluşturmaktadır.

Kadın İslam inancına göre evlilik yapacağı erkekten mihir isteme hakkına sahiptir.

Mihrin ölçüsü genel kabul ve özel kabulle ilgilidir.

Özel kabulde kadın sadece bir yüzüğü de mihir olarak kabul edebileceği gibi yüksek miktarda mihir isteyebilir. Mihir ise iki şekilde olabilmektedir.

Birinci şekil mihri muaccel yani evlilik sırasında istediği kısımdır.

Bu kısım damadı ekonomik olarak zora sokmayacağı miktardır işte bu miktar düğünde az veya çok damat tarafında mihir olarak takı olarak takılan kısımdır.

Bir de mihri muattal vardır o da damat tarafından eşine borcudur ve herhangi bir şekilde boşanma zuhur ettiğinde damadın ödemekle mükellef olduğu kısımdır.

Evliliğin önünde büyük engellerden birisi de evlenecek bireyi zora sokan SÜRESİZ NAFAKAdır. Bugün nafaka adeta zulüm şeklinde gerçekleşmektedir ve haramdır haram!

Bir genç yirmi gün evli kalmış yirmi yıldır NAFAKA ödüyor.

Ayrıldığı eşi resmi nikahsız bir başkası ile yaşamını sürdürürken arsızca, fütursuzca nafaka almaya devam ediyor ve bu haramın işlenmesine kanun yapıcılar yani milletvekilleri ortak oluyor.

Bu yanlış kanun yapıcılar tarafından düzeltilmelidir.

Ağır düğün boçları eşleri mutsuz kılmakta ve maalesef boşanmalara varan sonuçlar doğurabilmektedir.

Düğün yapan aileler düğünün sonunda kendilerini borç batağında bulmamalılar.

Böyle gelenek ve adet olmaz.

Evliliği gereksiz lüzumsuz faydasız masraflara boğmamak, yanlışta yarışmamak gerekir.

Çok masraf etmek, çok değer vermek ya da çok sevmek değildir.

Aslolan karşılıklı sevgi, muhabbet ve saygıdır.

Ölçü ise evli çiftler kendi kızlarına damatlarının nasıl davranmasını istiyorlarsa öyle davranmaları, kendi oğullarına gelinlerin nasıl davranmasını istiyorsa öyle davranması olduğu gibi aynı şekilde tarafların akrabaları için de aynı şekilde davranmaları ile adil ve ölçülü davranış gerçekleşmiş olacaktır.

Size nasıl davranılmasını istiyorsanız öyle davranınız!

“Zorlaştırmayınız kolaylaştırınız” emri tavsiyesine uymak dileği ile…

Vesselam.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar