|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|
Korkuları Umuda Çevirmek…
  • Reklam
Hüzün YÜCEL

Hüzün YÜCEL

Korkuları Umuda Çevirmek…

14 Eylül 2015 - 02:01

Korkuları Umuda Çevirmek…

Darmadağın olmak, dibe vurmak sonra da küçücük bir gülümsemeyle tekrar toparlamak…

Karmaşık bir duygu aslında...

Hele birde son dönemlerde ülkemin halini görmek daha da beter ediyor beni. Her gün ayrı bir acı yaşanıyor.  Şehit haberleriyle evlere düşen ateş, kıyıya vuran çocuk cesetleri yumruk gibi saplamıyor boğazıma. Dünyayı yöneten liderlerin utanmaz bir vurdumduymazlıklarıyla Suriyeli küçüğün ölümüne seyirci kalmaları, savaşa dur dememeleri öfke sınırlarını zorluyor.

Ama sonra bu acılarda unutuluyor zaman içinde, sonra şekil değiştirmiş başka acıların haberleri veriliyor. Toplum da uyuşturulmuş gibi seyrediyor olanları…

Şimdi yeniden seçim heyecanı içimdeyiz.  Nefesler tutuldu, hızla çalışmalara yoğunlaştı Türkiye…

Bu anlamda hayat da durdu. Hiçbir çalışma yapılamıyor. Her şey seçime bağlı kaldı. Ankara’ya ulaşmak neredeyse imkânsız oldu. Kısacası hayat durdu.

Fakat bir yandan da devam ediyoruz yaşama bir ayağımız topal, bir yanımız hep eksik acılarla..

Geçen gün bir video gördüm sosyal medyada ve paylaştım…

Görüntü şöyle:

“Küçücük bir yavru kedi sokak ortasında kalmış. Islanmış, trafikten, anlam veremediği şehir gürültüsünden korkmuş tir tir titriyor. Karşısına çıkan köpekten kaçmak istiyor ama kaçamıyor. Küçük bir bankın altına sığınmış. Ne yapacağını bilmiyor çaresizlikle miyavlıyor.”

İşte görüntü böyle…

Senaryosu olmayan kısa bir film gibiydi sanki ama çok gerçekti.İzlerken birçok anlam çıkarabilirsiniz. Kendinizle örnekleye bilirsiniz, mesela ülkemizde yaşanan kötülüklerlevs vs..

Ben izlerken kendimle örnekledim. Birden kendimi etrafı çok kalabalık ama yalnız hissettim.Zor koşullar altında hayata geçirmeye çalıştığım “Ekolojik Kadın Köyü” projesini hayata geçirmeye çalışırken dost zannettiğim insanların diğer yüzlerini görerek çok korktum. Umutlarımı yitirmiş, köşeye sıkış hissettim. Çabalarımın değerini sadece reklam yapmak sananları da gördüm ama tüm bu zorluklara ve zor insanlara rağmen mücadele etmem gerektiğini de hissettim. Çünkü hayat ne kadar acımasız olsa da korkularımız sayesinde büyüttüğümüz cesaret sizi her kötülükten koruyor. Tıpkı görmediğiniz bir melek oluyor korkularınız.

Ben bunu başardım. Korkularım, kaygılarım teker teker melek oldu zorluklar karşısında ve Harran Bükdere’de kök saldı. 150 kızım bana amaç oldu. Yerel yönetim hariç devlet desteklerinden şimdilik yardım alamasak da sessiz çığlığımızı Kayserili İş Adamı Mehmet Dursun duydu. Onun sayesinde halı kursumuz başladı.Biçki ve dikiş kursumuz da beraberinde başlıyor.

Yani değerlerimiz ne olursa olsun, korkularımız ne kadar büyük olursa olsun, hayata karşı direnmeliyiz -ki eğer umudun ve hayal etmenin kapısını çıkarsız, menfaatsiz açmışsanız- başarmak zorundasınız. Çünkü inan ve koşulsuz güvenen 150 kızımın gözlerindeki gelecek hayalleri için buna değer…

Hüzün YÜCEL

Son Yazılar