|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|

Annesine annelik yapan kadın
Nigar BÖREK

Nigar BÖREK

Annesine annelik yapan kadın

18 Ocak 2015 - 14:47

Annesine annelik yapan kadın

İki gün önce izmirin Demir leydisi Necla Sezer’in rehberliği altında, arkadaşımız Zerrin Hıdıroğlu na misafirliğe gittik. Necla hanımın teşkil ettiği tüm gezilerimiz, ziyaretlerimiz aklımda bir başka güzel kalıyor. Yani bu hanımda olan teşkilatçılığı, gideceğimiz yerle bağlı seçimini kimsenin yapamayacağını üzerine basa basa söyleyebilirim.   Bu defaki ziyaretimiz ise bir başka yanıyla hatırımda kalacak. Ve eminim ölene kadar unutamayacağım bir ziyaret olarak kalacak. Gazeteciliğim döneminde çok ilginç olaylar gördüm, doğuştan 35 yaşına kadar çocuğuna bakan anne, evinde 3 sakat kardeşine annelik yapan abla, hasta yatağında annesine kızı gibi bakan oğul, yatak hastası olan karısına bakan koca, evlendikten 74 gün sonra felç olup, yatağa bağlı kalan kocasına ölene kadar bakan gelin de gördüm.   Ama 55-60 yıl önce mama sandalyesinde mamasını yedirmek için kızını güzel sözlerle severek yediren anne gibi, annesine aynı muameleyi yapıp mama yediren ve annelik yapan kızı görmemiştim. Zerrin hanım sayesinde bunu da gördüm. Benimde babam yıllarca hasta oldu. Ona annem evladı gibi baktı. Kardeşlerim ve ben babamla ne kadar iyi ilgilensek bile annem babamı kimseye emanet edip, hiçbir yere gitmezdi. Babamın hasta olduğu o yıllarda annem için düğüne gitmek, yada vefat eden bir akrabanın evine başsağlığına gitmek sadece 30 dakikalık bir süreydi. Sebep ise, babamı yalnız bırakmak istememesiydi. Annem çalıştığı için, babama bakmak için Azerbaycan’a gitmiştim. Babamın yanında kaldığım 48 gün süre içinde bir kere olsun ona yemek yedirme nasibim olmadı. Çünkü annem babamın yemeğinin zamanına az  kala eve gelir, ‘’işten yarım saatlik izin aldım, babanın yemeğini yedirip okula döneceğim’’ derdi. Annecim biz varız yediririz dedikde de, yok ellerimle yedirmezsem rahat olamam cevabını verirdi.   Dün Zerrin hanımın annesine olan sevgi dolu bakışını, annesiyle konuşurken onu sevmesini, yemeğini yedirirken ona çocuğuna mama yedirirmiş gibi, dediği o güzel sözleri duyduktan sonra bir daha emin oldum ki, bizim halkımız dünyada hiç bir halkla kıyaslandırılmayacak bir halktır.Türk halkı hangi çağda, hangi modern dünyada yaşarsa yaşasın kanı bozulmadıkça büyüğüne, küçüğüne saygısını hep gösterir. Avrupa nın, Türkün bazı adetlerini yok etmek için milyarlar harcadığını, tv ler ve bazı kitaplar sayesinde evlerimize girerek, insanlarımızın maneviyatını çalmaya çalıştığını, nerdeyse bu isteğini gerçekleştirdiğinin aksını  kimse söyleyemez. Son yıllarda gelinlerin evlenmeden kaynanalarına olan düşmanlığı, bazı evlatların yaşlı anne babalarını huzur evine vermesi, annelerin evlatlarını babalarına bırakıp, tv lere çıkarak kılçıksız balığım diyerek evlenmeye geldiğini beyan etmesini, kızların karnından çıktığı annesini beğenmemesi örnekleri binlercedir. Belki de bunları gördüğümüz için Zerrin hanımın ve onun gibi insanların annelerine, babalarına, olan saygısını görende mutlu oluyoruz.   Yazımı okuyan bazı insanlar düşüne bilir ki, bur da abartacak hiç bir şey yoktur. Evladın borcudur annesine bakmak. Evet bence de böyledir. Ama düşündüm ki, bunu yazmakla , anneme babama bakmak benim borcum değil deyip arkasını dönenlere belki bir mesaj olur. Belki vicdanları sızlar. Yılda bir kere olsun bile aramadıkları, gözleri huzur evinin kapılarında kalan anne babalarını hatırlayıp belki ziyaretine giderler. Sonda vatan millet deyip meydanlara dökülenlere tek kelime yazacağım. Sizler değerlerinize sahip çıkarsanız, vatan da millette var olur. Anne, babada bizlere Allahın armağan ettiği değerlerden birisidir. Annesine babasına sahip çıkamayanlar ise, Vatanına Milletine, bayrağına ve sevdiği hiçbir şeye sahip çıkamaz.Onun için, önce evinizden başlayın.   Nigar BÖREK Gazeteci-Yazar

Son Yazılar