|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|

Sürüden ayrılanı ejderha kapar
  • Reklam
Prof. Dr. M. Kutluk ÖZGÜVEN

Prof. Dr. M. Kutluk ÖZGÜVEN

Sürüden ayrılanı ejderha kapar

20 Ağustos 2020 - 11:27

 

Orta Asya, ya da eski adıyla Türkistan, giderek Çin'in nüfûzu altına giriyor. Sâdece Çin içindeki bölgeler ve halklar değil, Çin dışındaki devletler de Pekin'in çekim gücü altında. Son dönemde bu daha da artıyor.

 

Resmî sayıları 10 milyona kadar düşmüş, işgal altındaki ülkelerinde Çin'in mâlî teşvikleri sonucu göçen öz Han Çinlilerin istilâsıyla azınlık hâle gelen Uygurlara yönelik toplama kampları, kısırlaştırmalar, sosyal kredi dijital zulmü, zorla evlendirmeler, câmi kapamalar, kültürel baskılar, Doğu Türkistan'ı Çinlileştiriyor.

 

Bazılarımız doğal olarak, bu olayların İslâm düşmanlığıyla ünlü Amerika, İngiltere, Avrupa, dünyâ Hristiyan ve Yahudi teşkilâtları, hattâ FETÖ tarafından gündeme taşınmasını garip buluyor. Doğru. Bu İslâm karşıtları, bu habere ancak sevinirler. Ancak bunlar, hem Çin'i dünya gündeminde sıkıştırmak için hem de Müslüman ülke yönetimlerini âciz ve ikiyüzlü göstermek için, olayı bir taktik olarak kullanıyorlar.

 

Çin'in İslâmiyetle mücadelesi Uygur ve Türkî toplumlarla kısıtlı da değil. Peygamberimiz zamanından îtibâren İslâmiyeti benimseyen, ilk câmileri kuran, öz Han Çinlisi olarak sayıldıklarından tam sayıları bilinmeyen onmilyonlarca Hui Müslüman da baskı altında. Câmileri, Arapça levhâlardan, kubbelerden, minarelerden arındırılıyor. Çin'de Müslümanlığın can damarı olan Huilerin helâl gıda ağları rahatsız ediliyor.

 

Asimilasyon, bir Çin sanatıdır. Çin'e  yüzyıllarca hakim olmuş, Türklere ve Moğollara benzeyen Mançu ulusundan bugün kimse kalmadı. Çinlileştiler. Moğolların ezici çoğunluğunun yaşadığı İç Moğolistan'da Moğolca konuşanlar neredeyse kayboldu. Çinlileştiler. Çinliler, binlerce yılda yavaş yavaş bütün Doğu Asya halklarını Çinlileştirdiler. Sırada Uygurlar var.

 

Çin, Orta Asya'nın kendisinin olmayan yerlerinde, Moğolistan'la ilişkilerinde, Korona sonrası Batı Türkistan'da bize unutturulan eski Sovyet cumhuriyetlerde hızla ilerliyor. Bunlara krediler veriyor, çöken ekonomilerini satın alıyor, içeriye casuslar ve iş adamları sokuyor. Koronayla çöken Türkistan'ın yolsuzluk ekonomileri, yorulan Moskova'ya gülümseyip Pekin'le kucaklaşıyor.

 

Talas Savaşı'yla Batı Türkistan'dan çıkan Tang sülalesinden bu yana Çin 13 asırdır ilk kez Fergâna Vâdisi'ne, Özbekistan'a, hatta Kazakistan'a ve Türkmenistan'a yanaşıyor. Îran ile 20 yıllık gizli ekonomik anlaşmalar yapıyor. 220 milyonluk Pâkistan üzerinde büyük ekonomik tahakküm kurmuş durumda. Hindistan'la Himalayalarda silâhsız bölgede savaş çıkardı, çivili sopalarla ve Kung Fu darbeleriyle 40 Hintli askeri öldürdü.

 

Kısaca Çin, Asya'da yayılıyor. Ancak bunun nedeni İslâmiyeti ortadan kaldırmaya and içmesi değil. Çin Komünist Partisi, dîne, özellikle de İslâm'a düşmansa da şu an konu bu değil. Bu acil yayılmanın nedeni, yiyecek. 

 

Çin, dünyanın en büyük tarım üreticisi olmasına karşın nüfûsu nedeniyle gıdâda kendine yeterli değil. Yiyeceği, Kuzey Amerika'dan geliyor. Ancak Trump yine seçilirse ya da Amerika bu siyaseti sürdürürse, bozulan ilişkilerle gıda nakli riskli. Bu nedenle Pekin, Asya'da karadan ulaşacağı yeni yiyecek kaynakları bulmak zorunda. Zengin Fergâna Vâdisi, bitmez tükenmez Kazakistan buğday tarlaları, Özbek toprakları, bire beş veren Pâkistan, bire on veren Bangladeş, hatta Hindistan, Çin'in iştahını kabartıyor. Kötü yönetim sonucu fakir kalan bu zengin ülkelere, kâh sevimli Panda kostümünde, kâh tehditkâr Ejerhâ görünümünde teker teker yanaşıyor.

 

Kısaca Çin, Türklerin ve Müslümanların kendi içine sokulu kolunu istemiyor. Tersine, Türklerin ve Müslümanların içinde kendi kolu olsun istiyor. Bu nedenle geleneksel Çin asimilasyonunu Doğu Türkistan'da hızlandırıyor. Yakında Tang Sülâlesi dönemindeki Çin ordularını Hazar kıyılarında, Azerbaycan açıklarında görebiliriz. Açlık, herşeyi yaptırır. 

 

Çin, yemek için, enerji için Müslüman dünyâya muhtac. Ancak Çin bir bütünken, karşısında telefonda konuşacak bir İslam Birliği dışişleri bakanı yok. Bu nedenle tek tek Müslüman ülkelere, toplumlara, durumlarına göre, Müslümanların uzun vâdede zararlı çıkacağı yöntemleri uyguluyor. 

 

Bunun yegâne nedeni 53 bağımsız ülke, 2 milyar Müslümandan oluşan Ümmet-i Muhammed'in İslam Birliği oluşturamadan paramparça halinde ulus devletlerle kendi başının çâresine bakması. Sürüden ayrılan koyunları Çin ejderâsı teker teker kapıyor.

 

"Birlik olup Allâh'ın ipine sımsıkı sarılmadıkça," Müslümanlar, ona buna yem olmayı hak ediyor.

Prof. Dr. M.Kutluk Özgüven 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar