Kenan Özgüven / Diyarbakır - TürkiyeHaberAjansı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kur'an-ı Kerime '7nci yüzyılın Arap yasası' dediği gerekçesiyle emekli Orgeneral Çetin Doğan hakkında yapılan suç duyurusuna takipsizlik kararı verdi. Suç duyurusunda bulunan Av. Ercan Ezgin, karara itiraz edeceklerini vurguladı.
Balyoz davasında yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan hakkında, 22 Nisan 2014’te cezaevi çıkışında, Kur'an-ı Kerim'e '7’nci yüzyılın Arap yasası' dediği gerekçesiyle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusuna takipsizlik kararı verildi.
Suç duyurusunda bulunan Diyarbakır Barosu’na kayıtlı avukatlardan Ercan Ezgin, "Savcılık gerekçesinde ‘mevzubahis söylemin aşağılama olmadığını, kişinin kendi inancını belirttiğini, kişinin inandığı dine ilişkin nasıl yorumda bulunacağı hususunun birey vicdanı olduğunu, ortada bir hakaret olmadığını’ belirterek, ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar vermiştir. Bu karar asla kabul edilecek, laiklik ilkesi arkasına sığındırılacak bir karar değildir" dedi.
Çetin Doğan'ın beyanları ve hakkında takipsizlik verilmesinin ikinci bir Charlie Hebdo vakası olduğunu savunan Ezgin, şunları kaydetti:
" Emekli Orgeneral Çetin Doğan; 22.06.2014 tarihinde basın ve yayın organları huzurunda benim de dahil Milyarlarca insanın inandığı, benimsediği, hüküm ve emirlerinin Müslümanlar için geçici olmadığı, hiçbir zaman işlevini yitirmeyeceği, dini inancımıza göre ahiret gününe kadar kalacak olan Kutsal Kitabımız Kuran’ı Kerime , -7.Yüzyılda Arapları geliştirmek için yapılan yasaların bugün ebedi ve ezeli olarak kalmasına imkan var mı?- diyerek, dini inancımıza hakaret etmiş ve küçük düşürmeye çalışmıştı.
Yaptığımız şikâyet başvurusu üzerine Silivri Başsavcılığı, ortada hakaret olmadığını, düşünce ve kanaat açıklama olduğu gerekçesiyle Takipsizlik kararına yaptığımız itirazı kesin bir şekilde ret etmiştir. Bu karar haksız ve hukuksuz bir karardır. Laiklik insanlara din ve vicdan hürriyetidir ancak başkasını dini değerlerini aşağılama veya küçük düşürme hakkını kimseye vermez. Şüphelinin basın önünde kullandığı bu ifadeler toplumda inanç çatışması oluşturacak, farklı görüş ve inançtaki kişilerin birbirlerine karşı hislerinin değişmesine sebep olacak, husumetleri tetikleyecek, dini tahammülü yok edecek, kamplaşmaya sebep olacak, inananla inanmayanı karşı karşıya getirecek, tahrik edip çatışmaya sevk edecek ve kamu barışını tehlikeye sokacak özellikler taşımaktadır. Yani artık bu kesin karar ile birlikte kutsal kitabımıza Arapların yasası diyerek hakaret etmek artık serbest!
Laiklik insanlara din ve vicdan hürriyetidir ancak başkasının dini değerlerini aşağılama veya küçük düşürme hakkını vermez. Çetin Doğan'ın basın önünde kullandığı bu ifadeler toplumda inanç çatışmasını oluşturan, farklı görüş ve inançtaki kişilerin birbirlerine karşı hislerinin değişmesine sebep olacak, husumetleri tetikleyecek, dini tahammülü yok edecek, kamplaşmaya sebep olacak, inananla inanmayanı karşı karşıya getirecek, tahrik edip çatışmaya sevk edecek ve kamu barışını tehlikeye sokacak özellikler taşımıştır. Kuran'ı Kerim'e ‘Arap yasası’ demek, ulusal ve uluslararası yasalarla korunan düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde açıklanmış bir eleştiriden ziyade, 3 büyük dinden biri olan İslam’ın ortak değerlerinden, kutsal kitabımıza yönelik haksız ve incitici aşağılama kastı taşıdığı açıktır. Kur'an-ı Kerim’e bundan sonra ‘Arap yasasıdır, işlevini yitirmiştir’ demek artık serbest mi olacak. Söz konusu kararı asla kabul etmiyoruz ve hakkındaki itiraz hakkımızı da kullanacağız."


















