Maraton sırasında bir Diyabet hastasının kalp sebebiyle ölmesi maratonun koşulduğu şehirde trafik kazasından ölme riskinin yarısı kadardır.2002 Dünya Sağlık Raporuna göre; fiziksel inaktivite, gelişmiş ülkelerdeki 10 ölüm nedeni arasında sigara, alkol, obezite ve yetersiz beslenmeden sonra 7. Sırada yer alırken 2010 yılı verilerinde küresel ölüm faktörleri arasında 4. Sıraya yükseldi.820 Hekim, 110 Türk Konuşmacı, 9 Yabancı Konuşmacı, 30 Hemşire ve Diyetisyen Konuşmacı, 140 Hemşire ve 48 Diyetisyenin katıldığı 50.ULUSAL DİYABET KONGRESİ’nde öne çıkan mesajlardan biri;‘’DİYABETTE EGZERSİZ BİR İLAÇTIR’’50. Ulusan Diyabet Kongresinde, Diyabet Diyetisyenliği Başkanı Doç. Dr. Emel Özer diyabet ve dayanıklılık sporunda beslenmede amacın sağlığı korumak performansı arttırmak, hipoglisemi ve hiperglisemiyi önlemek ve bu doğrultuda yeterli enerji, besin ögesi ve sıvı alımının sağlanması olduğunu açıkladı. Karbonhidrat tüketiminin glikojen deposunu koruması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Özer enerji harcamasının cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı, egzersizin tipi, yoğunluğu ve süresi ile değiştiğini vurguladı ve devam etti; ’’Genel fiziksel aktiviteler 30 ile 40 dakika ise – haftada 3 kez ve ortalama 50 ile 80 kg arasındaki kişi için enerji harcaması 200-400 kilokaloridir. Günde 2-3 saat ve haftada 5-6 kez tekrarlanan orta düzeyde egzersizlerde ise bu düzey 600-1200 kilokaloriye çıkmaktadır. Dayanıklılık sporlarından uzun mesafe veya uzun zaman aralığında yapılan, uzamış atletik çalışmayı amaçlayan, düşük şiddette aktivite gerektiren aerobik natürde bir spor alt grubudur. 42 km koşulana maraton, 50 km arasında koşulana autro maraton, 10 km koşu 40 km bisiklet ve 5 km koşuyla yapılan duatlon, 1 km yüzme 40 km bisiklet ve 10 km koşuyla triatlon, cross country ski, binicilik uzun kilometre koşu yarışları, motosiklet, bisiklet ve kürektir. Sporcuların enerji harcaması yapılan aktivitenin süresine, şiddetine, sporcunun cinsiyetine, yaşına ve vücut ağırlığına bağlı olarak değişir. Uzun süreli kas ve karaciğer glikojen depolarının boşalması aşırı yorgunluğa neden olmakta ve bu sebeple sporcular karbonhidrata, yağ, sıvı, vitamin minerallere proteine büyük gereksinim duymaktadır.’’DİYABETLİ ÜNLÜ MARATON KOŞUCUSU TÜRK KAMU OYUNA MESAJ VERDİ;Soeren Kruse Lilleore tüm dünyada pek çok şehirde maraton koşmuş bir diyabetlidir. 50. Ulusal Diyabet Kongresi’nin özel davetiyle Türkiye ye gelen Lilleore; 2002 yılında Tip 1 diyabet teşhisi konduktan sonra eğitimini biyoloji ve sonrasında insan beslenmesi üzerine yapmıştır. Halen diyabet araştırmalarında özellikle dayanıklılık sporlarını yapan diyabet hastaları için araştırma ve verilerde çok büyük destek sağlamaktadır. Lilleore Türk kamuoyuna şu görüşlerini paylaştı; ‘Öncelikli amacım diyabetli kişilerin fiziksel bir limitlerinin olmadığını ispat etmek ve egzersiz doğru beslenme ve düzenli şeker ölçümü ile gayet sağlıklı ve aktif bir yaşama sahip olabileceğimizi göstermek. Katıldığım maratonlarda ulaşmak istediğim en önemli sonuç diyabet hastalarına karşı olan önyargının kırılması ve diyabet hastalarının motive olması. Bu konuda ilham kaynağı olabiliyorsam bu benim için büyük başarıdır. Dayanıklılık sporlarından maratonu seçtiğimde yarışma öncesi, yarışma sırası ve yarışma sonrası beslenmeme çok dikkat ederek sürekli şeker ölçümümü yaptım. Bu şekilde en az non diyabet kişiler gibi sağlıklı bir yaşam sürebilmekteyim. Burada kan şekerini sürekli kontrol altında tutmak en önemli kriter.’ Türkiye de Kapadokya’da da maratona katılmış olan Lilleore; kan şekerinin izlenmesinin dayanıklılık sporunu yapabilmesindeki en önemli kriter olduğunu açıkladı ve ekledi; ‘Kimse mükemmel değildir, herkes hata yapabilir. Önemli olan bu hataların tekrarlanmaması ve diyabet hastalığının tehditlerinden haberdar olup gerekli tedbirin alınmasıyla, yaşamda diyabet hastaları için hiçbir limit yoktur.’’ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Endokrinoloji Metabolizma ve Diyabet Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Damcı hem dayanıklılık sporu yapan hem de hekimliği ile görüşlerini kamuoyuna paylaştı.HEKİMLER EGZERSİZİ NE KADAR ÖNERİYORLAR, KENDİLERİ NE KADAR BİLİYORLARProf. Dr. Damcı hekimlerin diyabet tedavisinde ilaçtan önce beslenme tarzı ve egzersizin düzenlenmesinin gerekliliğini vurguladı ve devam etti; ‘Biz hekimler ilaçları ve pek çok tedavi şeklini biliyoruz ama ne var ki egzersizi bilmiyoruz. Egzersiz yağ deposu kullanımını arttırır, vücudun yağ ve karbonhidrat dengesi açısından balansını kurar. Egzersiz ile kaslara daha fazla oranda glikoz girer. Egzersiz şiddeti arttıkça karbonhidratlara, uzunluğu arttıkça yağ asitlerine dayanan enerji metabolizması öne çıkar. Kaslara glikoz sokmak ve hiperglisemiyi tedavi etmek için en iyi yol egzersizdir. Egzersiz sonrası hastanın kan şekeri düşmesine rağmen insülin kullanmayan hastalarda hipoglisemi artma riski yoktur. Bir egzersizin bu etkisi 24 saatten fazla 72 saatten az sürer. Egzersiz 2 - 72 saat arasında insülin direncini önemli ölçüde azaltır. Ayrıca yine egzersiz ve yüksek kardiyorespiratuar fitness diyabetiklerde ölümü azaltır. Her şeyden öte egzersiz diyabetiklerde yaşam kalitesini arttırdığından dolayı diyabet hastalarındaki negatif psikolojik etkilerin ve depresyonun giderilmesinde yardımcı olur. Diyabetin önlenmesinde en önemli formül haftada en az 2.5 saatlik orta ve şiddetli egzersizdir.Bu egzersiz yüksek diyabet riski olan erişkinlerde Tip 2 diyabet gelişimini önler. Diyabetik hastalar hızlı yürüme dışında bir egzersiz programına başlamadan önce bir hekim tarafından değerlendirilmelidirler. Yüksek riskli olanlara eforlu EKG yapılması uygun olur. Eforlu EKG bilinen ve şüpheli koroner hastalıkları olan, böbrek yetersizliği teşhisi konmuş kişilere hiper tansiyon hastalarına sigara içenlere 10 yılın ürerinde tip 1 veya tip 2 hastası olanlara, 40 yaşın üstündekilere mutlaka yapılmalıdır. Diyabet hastaları haftada en az 150 dakika orta ve şiddetli egzersiz yine en az 3 gün süresince aralarda 2 günden fazla boşluk olmayacak şekilde tekrarlamaları gerekir. Diyabetiklerde egzersizle hipoglisemi riski artmaz sadece egzersiz sırasında ve sonrasında hastanın ek karbonhidrat alması gerekebilir. Her bir hareket diyabetik hastalar için altın değerindedir. Yürümek çok faydalı ancak daha fazlasını da yapmak mümkün ve güvenlidir. Egzersizlerin süre ve yoğunluğunun artışının üst sınırı yoktur öncelikle diyabet hastaları bu korkuyu üzerilerinden atmalı. Diyabet hastalarının maraton koşarken kardiyak sebeplerden ölüm riski arka plan popülasyonun çok altındadır.Hatta maraton sırasında bir hastanın kalp sebebiyle ölmesi maratonun koşulduğu şehirde trafik kazasından ölme riskinin yarısı kadardır.Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Zevgeroğlu 50. Ulusal Diyabet Kongresi’nde yapmış olduğu konuşmasında; ‘EGZERSİZ BİR İLAÇTIR!’ dedi. Kişiye özel egzersiz programını savunan Prof. Dr. Zevgeroğlu dünyadaki eğilimin şiddete egzersiz olduğunu açıkladı ve uzun süreli egzersizinde diyabeti %30 azalttığını belirtti.Prof. Dr. Zevgeroğlu şöyle söyledi; ‘’Düzenli egzersiz hipoglisemiyi önlüyor. İlerleyen teknolojinin yaşamı kolaylaştırması insanları giderek hareketsizliğe itmekte, hareketsizlikte kronik kalp hastalıklardı diyabet metabolik sendrom gibi birçok hastalığa zemin hazırlamakta. Dünya sağlık örgütü 2010 verilerine göre dünyada yaklaşık 285 milyon insanda diyabet hastalığı varken yine 2011 de yaklaşık 1.4 milyon kişi diyabet ve semptomlarından hayatını kaybetmiştir. Yapılan çalışmalar hem dayanıklılık hem de kuvvet egzersizinin diyabetin önlenmesi ve tedavisinde önemli yeri olduğunu gösteriyor.‘’
Sağlık
Yayınlanma: 30 Nisan 2014 - 00:02
'diyabette Egzersiz Bir İlaçtır'
Diyabetin önlenmesinde en önemli formül haftada en az 2.5 saatlik orta ve şiddetli egzersiz.
Sağlık
30 Nisan 2014 - 00:02
İlginizi Çekebilir
























