Hırvatistan maçında herkes gibi ben de büyük bir beklentiyle televizyon başındaydım… Ve de… herkes gibi hayal kırıklığına uğradım, dahası da bir spor adamı olmama rağmen kızdım…Karşımızdaki takım elbette sıradan bir takım değildi ?... Ama bu takım Malta’dan gol yiyen, Gürcistan’a yenilen, Yunanistan’a gol atamayan takım değil miydi ?... Bu takıma, böylesine kader maçında nasıl bu kadar mahkum oynayabildik ?... Tek bir gol pozisyonumuz yok !... Kaleyi bulan şutumuz yok !...Sonucu yaratan faktörlerin başında, içlerinde şöhretten ve boğuldukları paradan yürüyüşleri bile değişmiş, şımarık futbolcular kadar kapasiteleri belli olmalarına rağmen milli hisleri körelmiş, taşıdıkları ay-yıldızlı formaya saygıları tartışılır olmuş futbolculardan oluşmuş bir takım ve başlarında varlığı ile yokluğu tartışılır hale gelmiş, kendi zavallı psikolojisiyle karşısındaki takımın çok üstün olduğunu peşinen kabul etmiş, sporseverlerimizi “Duygusallıkla” suçlayan, bostan korkuluğundan farksız Hiddink efendi vardı… Sormak isterim, Hiddink’in yerine takımın başında Haydar Dümen veya Fatih Ürek olsaydı, daha mı kötü sonuç alınırdı ?... Hatırlatmakta yarar var, bu adama 4 milyon euro para verildi… Bu para hak edilmeliydi… İnsan utanır… Bu kişinin böyle bir sonuçtan hemen sonra bir dakika bile beklemeden, istifasını TFF’ye sunması yapacağı en onurlu hareket olurdu…Gelelim sözde takım kaptanı Emre efendiye, sözde Avrupa’daki temsilcimiz, büyük yetenek (!) Arda efendiye, horozlanarak, kendisine faul yapan rakibinin boğazına dalan, bırakın Milli Takımı, Galatasaray’a bile ne katkı sağladığı tartışılır, Sabri efendiye, baltacızadelerin çağdaş temsilcisi (!) Hakan efendinin sorumsuzca hak ettikleri sarı kartlara… Milli Takıma kadar yükselmiş, böylesine tecrübeli profesyonel sporcuların bu kadar kolay sarı kart görmeleri anlaşılır gibi değil ?... Bir futbolcu ne olursa olsun tribüne hareket çekemez !... Volkan efendinin hali neydi öyle ?... Üstelik yenilen 3 golde de büyük hatası varken ?... Altı pas içerisinde 3 golde de kılını kıpırdatmadı… Hele 3. golde, sağdan 25 metreden kesilen yumuşak ortayı defansıyla birlikte seyredip, 3 metreden rakibe kafa vurdurmasının bir izah tarzı olamaz ?...
Bu arada tabii ki bir parantez açıp, Volkan’a bazı kendini bilmezler tarafından yapılan yakışıksız atıfları (!) da çok çirkin ve de spor terbiyesi zafiyeti olarak yorumluyor, kahramanlarını da (!) kınıyorum !... Bir kez daha anlaşıldı ki, Milli Takım seyircisi maalesef çok az !...Gelen çoğu seyirci, tuttuğu takımların amigoluğuna soyunmakta ?...Önerim, bundan sonra Milli maçların İstanbul dışında oynanması… Bu arada Milli Takımın başına bizden bir antrenörün getirilmesi en doğru iş olacaktır… Bu görevi hak eden çok Teknik adamımız var…Artık önümüze, sonraki Avrupa ve Dünya Şampiyonası elemelerine bakmamız gerek !... Bunun için de köklü bir reform yapıp takımımızı baştan sona revize edip gençleştirmeliyiz !...
Benzer bir Milli hezimet daha yaşamamak için…
Bu arada tabii ki bir parantez açıp, Volkan’a bazı kendini bilmezler tarafından yapılan yakışıksız atıfları (!) da çok çirkin ve de spor terbiyesi zafiyeti olarak yorumluyor, kahramanlarını da (!) kınıyorum !... Bir kez daha anlaşıldı ki, Milli Takım seyircisi maalesef çok az !...Gelen çoğu seyirci, tuttuğu takımların amigoluğuna soyunmakta ?...Önerim, bundan sonra Milli maçların İstanbul dışında oynanması… Bu arada Milli Takımın başına bizden bir antrenörün getirilmesi en doğru iş olacaktır… Bu görevi hak eden çok Teknik adamımız var…Artık önümüze, sonraki Avrupa ve Dünya Şampiyonası elemelerine bakmamız gerek !... Bunun için de köklü bir reform yapıp takımımızı baştan sona revize edip gençleştirmeliyiz !...
Benzer bir Milli hezimet daha yaşamamak için…
























