'Kafes eylem planı'' ve ''Amirallere suikast'' iddialarına ilişkin davalarla birleştirilen ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat''la ilgili 69 sanıklı davanın 10. duruşması başladı.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli yarbay Ercan Kireçtepe, binbaşı Erme Onat, binbaşı Eren Günay, teğmenler Faruk Akın, Sinan Efe Noyan ile aralarında eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli koramiral Ahmet Feyyaz Öğütcü, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ve Tuğamiral Mehmet Fatih Ilğar'ın da bulunduğu 18 tutuksuz sanık katıldı.
Tanık polis Fevzi F, sanıklardan Albay Mehmet Orhan Yücel'in ''1960'lı yıllarda olduğu gibi aramalarda kazma ve kürek gibi malzemeler mi kullanıldı?'' sorusu üzerine, aradan 30 yıl ve 3 kuşak geçtiğini, bomba ve bomba tespit araçlarının değiştiğini, kazı yerinde sadece kazma, kürek ve kepçe değil aynı zamanda döneme uygun teknik malzemelerin kullanıldığını ifade etti.
Başka bir soruyu cevaplandırırken de ele geçirilen lav silahlarının sulu bir bölgeden çıkarıldığını, çok iyi korunduğu için suyla temasının söz konusu olmadığını ve silahı çalışır vaziyette bulduklarını ifade eden Fevzi F, sanıklardan Ergin Geldikaya'nın sorusuna karşılık da kazı çalışması sırasında bomba imha görevinde kullanılan özel elbiseyi uzun süreli bir çalışma gerektiği için giymediğini ve 45 kilogramlık elbiseyle en fazla 5-6 dakika çalışılabileceğini söyledi.
Kazıların 15-20 santimetreyi geçmediğini ve kepçenin de o şekilde kullanıldığını ifade eden Fevzi F'ye aramalarda kaydedilen bir videoyu izlettiren tutuklu sanık Levent Bektaş'ın avukatı Celal Ülgen, görüntülerde kepçenin metrelerce kazı yaptığı ve çevresinde korunmasız şekilde insanlar bulunduğunun fark edildiğini ifade etti.
Tanık Fevzi F. de bunun üzerine, bu şekilde arama yapmanın normal olmadığını, patlayıcı arandığı için arayanların otomatik olarak tehlikede olduğunu ama oradaki aramayı o şekilde yapma kararını elbise giymenin zorluğu nedeniyle kendisinin verdiğini fakat kepçenin etrafında bulunan insanların can güvenliği konusunun da o insanlara sorulması gerektiğini kaydetti.
Bir avukatın ''Kepçenin etrafında bulunan insanlardan biri de sizsiniz, neden önlem almadınız?'' diye sorduğu Fevzi F, ''Evet, orada görünen kişilerden biri de benim. İnisiyatifimi kullandım orada. Bomba imha için özel elbise giymenin şartları oluşmamıştı. Elbise kısa zamanlı işler için 5-6 dakikalığına giyilir. Bomba araması yapılması, tehlikeliden tehlikesiz durumuna doğru 3'e ayrılır. Poyrazköy'deki arama bana göre daha az tehlikeli olan 3. gruba girmektedir'' dedi.
TANIK SİLAHLI GELDİDuruşmada tanık Fevzi F. ile sanık ve sanık avukatlarının karşılıklı soru ve cevap şeklindeki tartışmalarına, konuşmanın üslubuyla ilgili mahkeme heyetinin de müdahalesi oldu. Savcı ve hakimler, Mahkeme Heyeti Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu'na, sanık ve avukatlarının yoruma tabi olmayan soruları tanığa sormaları gerektiği yönünde uyarılarda bulundu. Başkan Yılmazabdurrahmanoğlu da bu konuda soru soranları uyardı.
Duruşmada söz alan avukat Celal Ülgen, tanık Fevzi F'ye ''üzerinde silah olup olmadığının'' sorulmasını istedi.
Mahkeme heyetinin sorusu üzerine ''Silah üzerimde'' diyen Fevzi F, ''Silahla içeri girilmeyeceğini bilmiyor musunuz?'' diye sorulunca da ''Ben biliyordum da özür dilerim, unutmuşum'' diye konuştu.
Avukat Celal Ülgen, bu konunun tutanağa geçirilmesini isteyerek, polis olan tanık Fevzi F'nin, avukatlara yönelik sert konuşma şekli nedeniyle silahının bulunduğunu ve polis psikolojisiyle silahına güvendiğini tahmin ettiğini söyledi. Ülgen, silahı görmediğini, sadece tahmin ettiği için 'Silah var mı?' diye sorduğunu sözlerine ekledi.
Başkan Yılmazabdurrahmanoğlu, bir güvenlik görevlisinin gelerek, tanıktan silahını almasını istedi. Bu sırada tanık Fevzi F, Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç'ın sorusu üzerine, arama yaptıkları bölgede silahların çıktığı gömü toprağının eski görünümlü olduğunu ve üzerinde yeşerti bulunduğunu sözlerine ekledi. Tanık Fevzi F, duruşmaya ara verildiğinde silahını görevliye teslim etti.
"İMZALAR SAHTE"Emekli Binbaşı Levent Bektaş’ın avukatları Celal Ülgen ve Hüseyin Ersöz, Kafes Eylem Planı adlı belgenin eklerinde bulunan imzaların Bektaş’a ait olup olmadığının araştırılması için rapor hazırlattı.
BİLİRKİŞİ İMZALARI İNCELEDİDaha önce mahkemeden bunu talep eden ancak talepleri reddedilen avukatlar, İstanbul Adli Yargı Adalet Komisyonu Bilirkişi listesine kayıtlı yeminli bilirkişi Jale Bafra’dan rapor aldı. Adli Tıp’tan emekli olan bilirkişi Yardımcı Doç. Dr. Bafra’dan 'Kafes Eylem Planı' isimli belgenin ekindeki “Ek-A Görev Bölümü" başlıklı 2 sayfalık belgenin altındaki imza ile “Ek-B Psikolojik Harekat Kampanya Kontrol Formu" başlıklı 4 sayfalık belgenin altındaki imzaların karşılaştırılması, bu imzaların Bektaş’ın mevcut imza örnekleriyle karşılaştırılarak aralarında benzerlik olup olmadığının belirlenmesi ve aynı belgelerle ilgili olarak Emniyet Kriminal Polis Laboratuarı tarafından verilmiş olan ekspertiz raporunun Levent Bektaş’la ilgili kısmının değerlendirilmesi istendi.
İMZALAR SAHTEBafra raporunda 'Kafes Eylem Planı' isimli belgenin ekindeki “Ek-A Görev Bölümü" başlıklı 2 sayfalık belgenin altındaki imza ile “Ek-B Psikolojik Harekat Kampanya Kontrol Formu" başlıklı 4 sayfalık belgenin altındaki imzanın, birinin diğerinden bilgisayar ortamında uygun programlar kullanılarak türetilmiş sahte imza olduğunu belirtti.
BENZERLİKLERİN YANI SIRA FARKLILIKLAR DA VARBu imzaların Bektaş’ın örnek imzalarıyla bir takım benzerliklerinin yanı sıra farklılıklar da göstermekte olduğunu, ancak kesin belirleme için belgenin düzenlendiği tarihteki imza örneklerinin incelenmesi gerektiğine vurgu yapan Bilirkişi Bafra, “Kriminal Polis Laboratuarı’nın ekspertiz raporunun kesinlik arz etmemesi, eksik bir rapor olması dolayısıyla, belge asılları bulunmadan ve eksiklikler tamamlanmadan hukuken bilimsel bulgu ve kanıt mahiyetinde dikkate alınamayacağı ve sonuç bağlanamayacağı kanaatine varılmıştır" denildi.
Raporu mahkemeye sunan Bektaş’ın avukatları tahliye talebinde bulundu.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli yarbay Ercan Kireçtepe, binbaşı Erme Onat, binbaşı Eren Günay, teğmenler Faruk Akın, Sinan Efe Noyan ile aralarında eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli koramiral Ahmet Feyyaz Öğütcü, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ve Tuğamiral Mehmet Fatih Ilğar'ın da bulunduğu 18 tutuksuz sanık katıldı.
Tanık polis Fevzi F, sanıklardan Albay Mehmet Orhan Yücel'in ''1960'lı yıllarda olduğu gibi aramalarda kazma ve kürek gibi malzemeler mi kullanıldı?'' sorusu üzerine, aradan 30 yıl ve 3 kuşak geçtiğini, bomba ve bomba tespit araçlarının değiştiğini, kazı yerinde sadece kazma, kürek ve kepçe değil aynı zamanda döneme uygun teknik malzemelerin kullanıldığını ifade etti.
Başka bir soruyu cevaplandırırken de ele geçirilen lav silahlarının sulu bir bölgeden çıkarıldığını, çok iyi korunduğu için suyla temasının söz konusu olmadığını ve silahı çalışır vaziyette bulduklarını ifade eden Fevzi F, sanıklardan Ergin Geldikaya'nın sorusuna karşılık da kazı çalışması sırasında bomba imha görevinde kullanılan özel elbiseyi uzun süreli bir çalışma gerektiği için giymediğini ve 45 kilogramlık elbiseyle en fazla 5-6 dakika çalışılabileceğini söyledi.
Kazıların 15-20 santimetreyi geçmediğini ve kepçenin de o şekilde kullanıldığını ifade eden Fevzi F'ye aramalarda kaydedilen bir videoyu izlettiren tutuklu sanık Levent Bektaş'ın avukatı Celal Ülgen, görüntülerde kepçenin metrelerce kazı yaptığı ve çevresinde korunmasız şekilde insanlar bulunduğunun fark edildiğini ifade etti.
Tanık Fevzi F. de bunun üzerine, bu şekilde arama yapmanın normal olmadığını, patlayıcı arandığı için arayanların otomatik olarak tehlikede olduğunu ama oradaki aramayı o şekilde yapma kararını elbise giymenin zorluğu nedeniyle kendisinin verdiğini fakat kepçenin etrafında bulunan insanların can güvenliği konusunun da o insanlara sorulması gerektiğini kaydetti.
Bir avukatın ''Kepçenin etrafında bulunan insanlardan biri de sizsiniz, neden önlem almadınız?'' diye sorduğu Fevzi F, ''Evet, orada görünen kişilerden biri de benim. İnisiyatifimi kullandım orada. Bomba imha için özel elbise giymenin şartları oluşmamıştı. Elbise kısa zamanlı işler için 5-6 dakikalığına giyilir. Bomba araması yapılması, tehlikeliden tehlikesiz durumuna doğru 3'e ayrılır. Poyrazköy'deki arama bana göre daha az tehlikeli olan 3. gruba girmektedir'' dedi.
TANIK SİLAHLI GELDİDuruşmada tanık Fevzi F. ile sanık ve sanık avukatlarının karşılıklı soru ve cevap şeklindeki tartışmalarına, konuşmanın üslubuyla ilgili mahkeme heyetinin de müdahalesi oldu. Savcı ve hakimler, Mahkeme Heyeti Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu'na, sanık ve avukatlarının yoruma tabi olmayan soruları tanığa sormaları gerektiği yönünde uyarılarda bulundu. Başkan Yılmazabdurrahmanoğlu da bu konuda soru soranları uyardı.
Duruşmada söz alan avukat Celal Ülgen, tanık Fevzi F'ye ''üzerinde silah olup olmadığının'' sorulmasını istedi.
Mahkeme heyetinin sorusu üzerine ''Silah üzerimde'' diyen Fevzi F, ''Silahla içeri girilmeyeceğini bilmiyor musunuz?'' diye sorulunca da ''Ben biliyordum da özür dilerim, unutmuşum'' diye konuştu.
Avukat Celal Ülgen, bu konunun tutanağa geçirilmesini isteyerek, polis olan tanık Fevzi F'nin, avukatlara yönelik sert konuşma şekli nedeniyle silahının bulunduğunu ve polis psikolojisiyle silahına güvendiğini tahmin ettiğini söyledi. Ülgen, silahı görmediğini, sadece tahmin ettiği için 'Silah var mı?' diye sorduğunu sözlerine ekledi.
Başkan Yılmazabdurrahmanoğlu, bir güvenlik görevlisinin gelerek, tanıktan silahını almasını istedi. Bu sırada tanık Fevzi F, Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç'ın sorusu üzerine, arama yaptıkları bölgede silahların çıktığı gömü toprağının eski görünümlü olduğunu ve üzerinde yeşerti bulunduğunu sözlerine ekledi. Tanık Fevzi F, duruşmaya ara verildiğinde silahını görevliye teslim etti.
"İMZALAR SAHTE"Emekli Binbaşı Levent Bektaş’ın avukatları Celal Ülgen ve Hüseyin Ersöz, Kafes Eylem Planı adlı belgenin eklerinde bulunan imzaların Bektaş’a ait olup olmadığının araştırılması için rapor hazırlattı.
BİLİRKİŞİ İMZALARI İNCELEDİDaha önce mahkemeden bunu talep eden ancak talepleri reddedilen avukatlar, İstanbul Adli Yargı Adalet Komisyonu Bilirkişi listesine kayıtlı yeminli bilirkişi Jale Bafra’dan rapor aldı. Adli Tıp’tan emekli olan bilirkişi Yardımcı Doç. Dr. Bafra’dan 'Kafes Eylem Planı' isimli belgenin ekindeki “Ek-A Görev Bölümü" başlıklı 2 sayfalık belgenin altındaki imza ile “Ek-B Psikolojik Harekat Kampanya Kontrol Formu" başlıklı 4 sayfalık belgenin altındaki imzaların karşılaştırılması, bu imzaların Bektaş’ın mevcut imza örnekleriyle karşılaştırılarak aralarında benzerlik olup olmadığının belirlenmesi ve aynı belgelerle ilgili olarak Emniyet Kriminal Polis Laboratuarı tarafından verilmiş olan ekspertiz raporunun Levent Bektaş’la ilgili kısmının değerlendirilmesi istendi.
İMZALAR SAHTEBafra raporunda 'Kafes Eylem Planı' isimli belgenin ekindeki “Ek-A Görev Bölümü" başlıklı 2 sayfalık belgenin altındaki imza ile “Ek-B Psikolojik Harekat Kampanya Kontrol Formu" başlıklı 4 sayfalık belgenin altındaki imzanın, birinin diğerinden bilgisayar ortamında uygun programlar kullanılarak türetilmiş sahte imza olduğunu belirtti.
BENZERLİKLERİN YANI SIRA FARKLILIKLAR DA VARBu imzaların Bektaş’ın örnek imzalarıyla bir takım benzerliklerinin yanı sıra farklılıklar da göstermekte olduğunu, ancak kesin belirleme için belgenin düzenlendiği tarihteki imza örneklerinin incelenmesi gerektiğine vurgu yapan Bilirkişi Bafra, “Kriminal Polis Laboratuarı’nın ekspertiz raporunun kesinlik arz etmemesi, eksik bir rapor olması dolayısıyla, belge asılları bulunmadan ve eksiklikler tamamlanmadan hukuken bilimsel bulgu ve kanıt mahiyetinde dikkate alınamayacağı ve sonuç bağlanamayacağı kanaatine varılmıştır" denildi.
Raporu mahkemeye sunan Bektaş’ın avukatları tahliye talebinde bulundu.





















