Bursa'da yaşayan Emekli Polis Memuru Selahattin Çıldır'ın sosyal medyada yer alan polis grup sayfalarında " Yaz Gazeteci Yaz, Bizim Polis Emeklisinin Halini De Yaz..! " başlıklı polislerin sosyal yaşam, özlük hakları ve ekonomik sıkıntılarının yer aldığı paylaşımı meslektaşları tarafından beğenildi. Selahattin Çıldır paylaşımında, " Meslektaşlarımızın uyanmasını, sivil toplumun bir parçası olmanın önemini kavramasını hasretle bekliyoruz. Unutulmamalıdır ki; birlikten doğacak kuvvet, sadece ekonomik iyileştirme değil, aynı zamanda polis emeklisinin hak ettiği itibarı da geri getirecektir. Sesimizi yükseltmediğimiz her gün, kaybettiğimiz bir gündür." ifadelerini kullandı.
Selahattin Çıldır'ın polis grup sayfalarında yer alan paylaşımında şu ifadeler yer aldı : "YAZ GAZETECİ YAZ , BİZİM POLİS EMEKLİSİNİN HALİNi DE YAZ..!Bir davanın haklı olması, o davanın kendiliğinden kazanılacağı anlamına gelmez. Bugün yaklaşık 200 bin emekli polis memuru olarak büyük bir aileyiz. Ancak ne yazık ki bu devasa kitlenin içinde, elini taşın altına koyanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Birkaç idealist meslektaşımız kendini paralarca hak savunuculuğu yaparken, büyük bir çoğunluk sessizce köşesinde bekliyor.1. "Verilirse Ben de Alırım" Adaleti
Emekli polis profilindeki en büyük sorun; Sivil Toplum Kuruluşu (STK) bilincinin eksikliğidir. Birçok meslektaşımız, hak mücadelesini adeta bir "Milli Piyango" çekilişi gibi izliyor: "Bilet almasam da, ikramiye çıkarsa payıma düşeni alırım." Oysa hukuk ve siyaset arenasında hak, talep edilmediği ve arkasında kitlesel bir güç sergilenmediği sürece verilmez. Oturduğu yerden iyileştirme beklemek, sadece süreci uzatmakta ve karar vericilerin gözünde "talepsiz bir kitle" imajı yaratmaktadır.2. STK Olmak Bir Lütuf Değil, Zorunluluktur
STK demek, kurumsal bir ses demektir. Bizler içimizde STK olmanın gücünü, aidiyet duygusunu ve hukuki kazanımlardaki anahtar rolünü ya kavrayamıyoruz ya da görmezden geliyoruz. Bireysel şikayetler havada asılı kalır ama 200 bin kişinin temsil edildiği bir platformun talebi, devletin en üst kademelerinde yankı bulur.3. Vazgeçmek mi? Asla..!
Peki, bu umursamazlık karşısında mücadeleden vaz mı geçeceğiz? Asla. Bizim görevimiz sadece hak aramak değil, aynı zamanda uyuyan bu büyük kitleyi uyandırmaktır. Bir meslektaşımızın dahi "Ben ne yapabilirim?" noktasından "Biz ne yapabiliriz?" noktasına gelmesi, mücadelemiz için en büyük kazançtır.Sonuç olarak;
Meslektaşlarımızın uyanmasını, sivil toplumun bir parçası olmanın önemini kavramasını hasretle bekliyoruz. Unutulmamalıdır ki; birlikten doğacak kuvvet, sadece ekonomik iyileştirme değil, aynı zamanda polis emeklisinin hak ettiği itibarı da geri getirecektir.
Sesimizi yükseltmediğimiz her gün, kaybettiğimiz bir gündür.Selahattin ÇILDIR
Emekli Polis Memuru"
**HALİS KAHRAMAN
Selahattin Çıldır'ın polis grup sayfalarında yer alan paylaşımında şu ifadeler yer aldı : "YAZ GAZETECİ YAZ , BİZİM POLİS EMEKLİSİNİN HALİNi DE YAZ..!Bir davanın haklı olması, o davanın kendiliğinden kazanılacağı anlamına gelmez. Bugün yaklaşık 200 bin emekli polis memuru olarak büyük bir aileyiz. Ancak ne yazık ki bu devasa kitlenin içinde, elini taşın altına koyanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Birkaç idealist meslektaşımız kendini paralarca hak savunuculuğu yaparken, büyük bir çoğunluk sessizce köşesinde bekliyor.1. "Verilirse Ben de Alırım" AdaletiEmekli polis profilindeki en büyük sorun; Sivil Toplum Kuruluşu (STK) bilincinin eksikliğidir. Birçok meslektaşımız, hak mücadelesini adeta bir "Milli Piyango" çekilişi gibi izliyor: "Bilet almasam da, ikramiye çıkarsa payıma düşeni alırım." Oysa hukuk ve siyaset arenasında hak, talep edilmediği ve arkasında kitlesel bir güç sergilenmediği sürece verilmez. Oturduğu yerden iyileştirme beklemek, sadece süreci uzatmakta ve karar vericilerin gözünde "talepsiz bir kitle" imajı yaratmaktadır.2. STK Olmak Bir Lütuf Değil, Zorunluluktur
STK demek, kurumsal bir ses demektir. Bizler içimizde STK olmanın gücünü, aidiyet duygusunu ve hukuki kazanımlardaki anahtar rolünü ya kavrayamıyoruz ya da görmezden geliyoruz. Bireysel şikayetler havada asılı kalır ama 200 bin kişinin temsil edildiği bir platformun talebi, devletin en üst kademelerinde yankı bulur.3. Vazgeçmek mi? Asla..!
Peki, bu umursamazlık karşısında mücadeleden vaz mı geçeceğiz? Asla. Bizim görevimiz sadece hak aramak değil, aynı zamanda uyuyan bu büyük kitleyi uyandırmaktır. Bir meslektaşımızın dahi "Ben ne yapabilirim?" noktasından "Biz ne yapabiliriz?" noktasına gelmesi, mücadelemiz için en büyük kazançtır.Sonuç olarak;
Meslektaşlarımızın uyanmasını, sivil toplumun bir parçası olmanın önemini kavramasını hasretle bekliyoruz. Unutulmamalıdır ki; birlikten doğacak kuvvet, sadece ekonomik iyileştirme değil, aynı zamanda polis emeklisinin hak ettiği itibarı da geri getirecektir.
Sesimizi yükseltmediğimiz her gün, kaybettiğimiz bir gündür.Selahattin ÇILDIR
Emekli Polis Memuru"
**HALİS KAHRAMAN 






















