Uluslararası Türkçe Derneği (TÜRKÇEDER) tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın Kapanış Töreni Türk Telekom Arena Stadyumu’nda gerçekleştirildi. Programda Uluslararası Türkçe Olimpiyatları 10. Yıl Özel Ödülü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a verildi. Kadir Çöpdemir programın sunuculuğunu yaparken Eurovision’un yıllardır sunuculuğunu yapan TRT Spikeri, usta sunucu Bülent Özveren de canlı yayın seslendirmesini yaptı.
10. Yıl Özel Ödülü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Türkçe Olimpiyatları 10. Yıl özel Ödülü bu yıl Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a verildi. Ödülü Uluslararası Türkçe Derneği Başkanı Dr. Ali Ursavaş ve Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Tertip Heyeti Başkanı Prof Dr. Mehmet Sağlam takdim etti. Türkçe Olimpiyatları Tertip Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam konuşmasında 10. Yıl özel ödülünün Başbakan Erdoğan’a verilmesinin Türkiye’yi temsil ve Türkçenin dünya dili haline gelmesi için verdiği destekten dolayı oybirliğiyle kararlaştırıldığını ifade etti.
Başbakan Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: “5 kıtadan ülkemize gelmiş sevgili misafirler.. Bu muhteşem gecede 10. Türkçe olimpiyatlarının Kapanış Töreni’nde sizleri en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum. 135 dost ve kardeş ülkeden gelmiş gençlere, sevgili çocuklara, Türkçe sevdalılarına, Türkiye’ye hoş geldiniz diyorum. 10. Türkçe olimpiyatları ‘İnsanlık El Ele Bayram O Bayram Ola’ sloganıyla yapıldı. Evet, 5 kıtadan gelen çocuklarımız gençlerimiz bizlere bir kez daha bayram yaşattılar. Bize bir kez daha bizi hatırlattınız. Bize bir kez daha sözümüzü özümüzü hatırlattınız. Bize bu Türkçe bayramını yaşattığınız için buradan Türkiye’den, Türkçe barış mesajlarını ilettiğiniz için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Güzel Türkçemize kendi seslerini kendi renklerini ve ahenklerini katan tüm öğrencilere bizlere bu heyecanı bu coşkuyu yaşattıkları için sonsuz teşekkür ediyorum. Bizim bu bayramı yaşamamıza vesile olan 140 ülkede faaliyet gösteren Türk okullarının tüm yöneticilerini şahsım, milletim adına tebrik ediyorum. Elbette en büyük takdiri, en büyük tebriki, en büyük teşekkürü Türk okullarında görev yapan öğretmenlerimiz hak ediyor. Gurbeti sılaya çeviren, ulaştıkları her noktaya memleket havası götüren bu gerçekten kutlanacak, tebrik edilecek öğretmenlerimizi ben bugün bir kez daha her türlü takdirin üstünde kutluyorum. Annelerini, babalarını, sevdiklerini, rahat yataklarını, inandıkları dava uğruna terk eden her türlü ezaya, cefaya fedakârlıkla katlanan öğretmenlerimizi takdir etmemek mümkün değil. Türkçeyle birlikte Türkçenin ay yıldızlı bayrağını, o bayrağın dostluk, kardeşlik, dayanışma mesajlarını adeta gönüllere taht kuran sevgili öğretmenlerimizi bugün bir kez daha alınlarından öpüyor, şahsım ve milletim adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Elbette bu muhteşem organizasyonla bizlere, aziz milletimize bayram yaşatan Uluslar arası Türkçe Derneği TÜRKÇEDER’e ve mensuplarına da teşekkür ediyor ve başarılarının artarak devamını diliyorum.
Sevgili dostlar, değerli kardeşlerim. 14. yüzyılda batıda Fas’ın Rabat şehrinden doğuda Çin’in Pekin şehrine kadar Türkçe bilen bir insan hiç yabancılık çekmeden rahatça seyahat edebiliyordu. Aynı şekilde 18. Yüzyılda Türkçe uluslararası bir dil, ortak bir iletişim aracı olarak kullanılıyordu. Türkçe her zaman barışın dili oldu. Türkçe her zaman dayanışmanın, kardeşliğin, paylaşmanın dili oldu. Bu dil hiçbir zaman sömürünün, istismarın, kültür baskısının dili olmadı. Türkçe her zaman hoşgörünün, her zaman diyalogun, uzlaşmanın, kaynaşmanın, yani kalbin, ruhun, dili, gönül dili oldu. Türkçe kendi öz kültürünün dili olduğu kadar ortak bir medeniyetin de sesi oldu, nefesi oldu. Türkçe kendi öz kelimeleriyle birlikte Arapçadan Arnavutçadan, farklı dillerden aldığı kelimelerle herkesin adeta bir arı gibi işlediği, bir sevgi medeniyetinin lisanı oldu. Türkçenin büyük ustası Yusuf Has Hacip ‘Gönülde arzu, dilek her neyse insan ağzını açınca hep onu söyler’ diyor. Yunus Emre ‘Dil hikmetin yoludur’ diyor. Hz. Mevlana ‘Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar’ diyor. Yahya Kemal ‘Her halk kendi ikliminin lisanını söyler’ diyor. Dil kalbin, ruhun aynasıdır. Lisan her ne olursa olsun, ruhta, kalpte, gönülde ne varsa sadece onu söyler. 5 kıtadan gelmiş değerli misafirler; Bu toprakların lisanı olan Türkçeden hayırdan, iyilikten, kardeşlik ve dayanışmadan başka hiçbir şey sadır olmaz. Bu lisandan bilimden, hikmetten gayrı hiçbir şey sadır olmaz. Bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak tıpkı dilimiz gibi asudelik, selam diyoruz. Yani bütün dillerde barış diyoruz. Biz bütün dünyaya sadece ve sadece barışın diliyle konuşuyoruz. Dış politikamızda barışın dilini kullanıyoruz. Dünyada ihtiyaç sahiplerini buluyor, onlara el uzatıyor, Kızılay’la TİKA’yla, Yunus Emre Enstitüleri’yle biz barış diyoruz. Biz 10. Türkçe olimpiyatlarında Elyasova’nın Nazım Hikmet’in şiirinden seslendirdiği gibi ‘Akın Var Güneşe akın’ gibi, Mısır'dan Mennatallah Ahmet MAHDY'nın seslendirdiği Sezai Karakoç’un dediği gibi ‘Kalbinde merhamet adlı bir çınar’ taşıyan öğretmenlerimizle sesleniyoruz. 5 kıtadan ve 135 ülkeden gelmiş sevgili gençler bu söylediklerimi ülkelerinize döndüğünüzde anne babalarınıza iletmenizi rica ediyorum. Bunları tüm aile fertlerinize, okul arkadaşlarınıza iletmenizi rica ediyorum. Bugün misafiri olduğunuz bu ülke sizin ülkenizin dostudur, kardeşidir. Hiç kuşkunuz olmasın. Burada Türkiye’de 75 milyonun kalbi, mensubu olduğunuz halkların kalbiyle ortak atıyor. Bizim yüreğimiz ortak çarpıyor. Bu milletin kalbi tüm insanlıkla birlikte ritim tutuyor. Bu şehir İstanbul Kudüs’ün kardeşidir. Bu şehir Beyrut’un kardeşidir. Bu şehir Saraybosna’nın, Üsküp’ün, Berlin’in, Lefkoşe’nin kardeşidir. Bu şehir Mekke ve Medine’nin kardeşidir. Siz Türkiye’nin 41 ilinde kardeşlik mesajlarını ilettiniz. Ülkenize döndüğünüzde de oralara Türkiye’nin kardeşlik mesajlarını iletmenizi rica ediyorum. Türkiye tüm imkânlarıyla, milletinin cömertliğiyle, hiç olmazsa dualarıyla yanınızdadır. Dünya çapında hakkı tutup kaldırmaya, mazlumun yanında dimdik durmaya devam edecektir. Biz öyle bir milletiz ki insanı sadece insan olduğu için severiz. Yunus Emre gibi ‘Yaradılanı yaradandan ötürü’ severiz. Kimsenin derisinin rengine bakıp ayrımcılık yapmayız. Hiç kimsenin dinine, inancına bakıp ayrımcılık yapmayız. Hiçbir ırkın, inancın kültürün, yekdiğerine baskı kurmasına rıza göstermeyiz. Kendisi gibi düşünmeyenleri horlayan bir anlayışın asla ve asla yanında olmayız, olamayız. Burada Türkiye’de nasıl ki 75 milyonu bir, beraber olarak görüyorsak, ayrım yapmıyorsak, yeryüzünde de 7 milyar arasında ayrım yapılmasını kabul edemeyiz. Bizim için esas olan dayanışmadır, haktır, hukuktur, adalettir. Milletlerin arzu ve istekleri bizim için her şeyin üzerindedir. Değil mi ki candır bizim için kutsaldır. İşte Türkçe böyle bir medeniyetin, kültürün dilidir. Dünyanın 135 ülkesinden buraya gelmek zordur. Gurbet hasrettir, hasret bedeli çok ağırdır, biz gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz. Gurbet aynı zamanda garipliktir. Zaten oradan anlamını yükleniyor. Onun için de biz garipliğe tahammül edemeyiz. Diyoruz ki, bu sıla hasreti bitmelidir, bitsin istiyoruz. Doğrusu ben şu andaki tavrınızla hep birlikte bu hasretin bitmesini istediğinizi anlıyorum. Öyleyse bitsin bu hasret diyelim. Bu anlamlı gecede kadim bir medeniyetin evlatları olarak Türkçeyle bize ve dünyaya seslendiğiniz için teşekkür ediyorum. Gurbeti bir kenara, hasreti bir kenara bırakalım diyorum.” Dereceye giren öğrenciler potpori ile dinleyicileri coşturdu Açılışın ardından Azerbaycanlı Sema Sultanova Aziz İstanbul şarkısını seslendirdi. Başbakan’ın stada girmesinin ardından Senegal’den Seynabou Dieng ‘İkimiz Bir Fidanın Güller Açan Dalıyız’ parçasıyla izleyicileri coşturdu. Daha sonra ‘İnsanlık El Ele Bayram O Bayram Ola!” şarkısının ardından Makedonya’dan Muhammed ve Azerbaycan’dan Sema Sultanova birlikte Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin ‘Uzayan Bir Şafak sonrası’ adlı şiirini okudu. Ardından Necip Fazıl’ın ‘Canım İstanbul’ şiirini Nijerya’dan Zara ve Suriye’den Yadigâr Muhammed birlikte okudu. Endonezyalı Patton Otlivio Latuperissia ‘Ummanlar Gibi’ parçasını söyledi. Kırgızistanlı Mitribek Nurlanbekuulu ‘Genç Osman’ şarkısını seslendirdi. Pakistanlı Muhammad Awais ‘Usta’ şarkısını izleyicilerle paylaştı. Bangladeşli öğrenci Najia Sharmin Karadeniz Yöresine ait Potpori seslendirdi. Tanzanya’dan Münir Abdu ‘Dudu Dudu’ parçasını seslendirdi. Programın devamında Türkmenistanlı Ruslan Annamammedov, Azerbaycanlı Sema Sultanova ve Irak’lı Dahat Muhlis birlikte potpori söyledi. Her yıl Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen Kapanış Töreni, Türkiye’nin en modern ve yeni stadı olan Türk Telekom Arena’da yapıldı. 52 bin kişilik Aslantepe, dünya çocuklarını ve onları izlemeye gelen binlerce Türkçe sevdalısını ağırladı. Bütün saha zemininin sahne olarak kullanıldığı Kapanış Töreni’nde, 290 kişilik dünya çocuklarından oluşan gösteri ekibi; özel ışık, mapping ve projeksiyon teknikleri ile üretilen görsel bir şölen sundu. Kapanış Töreni’ne özel bin adet kostüm tasarlandı. Özel gecede dört ayrı kıtanın kültürel değerleri stilize edildi. Kapanış töreni için dünya çapında ilgi uyandıran organizasyonların açılış ve kapanış gösterilerine denk muhteşem bir gösteri hazırlandı. Gösteri Dünya Futbol Şampiyonası ve Güney Afrika Açılış ve Kapanış Seremonilerinden çok daha farklıydı. Çünkü bu tür büyük organizasyonların hiçbirinde dünyanın 22 ayrı ülkesinde yaşayan öğrencilerin bir araya getirilmesiyle ortaya konulmuş bu çapta bir program yapılmadı. Böylece Türkçe Olimpiyatları bir ilki daha dünyaya armağan etmiş oldu. 135 ülkeden gelen Türkçenin çiçekleri 10. yıla özel muhteşem gösteri ve performanslarını sundu.
Kapanış Töreni 10 aylık bir çalışmanın ürünüydü Bu yıl Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarının 10.yılı, yurt dışındaki okulların ise 20. Yılı olması vesilesi ile Kapanış Töreni’nde özel ve kapsamlı projeler sergilendi. İstanbul Türk Telekom – Arena Stadyumu’nda yapılan kapanış programı için özel bir sahneleme çalışması yapıldı. Kapanış programı için 4 kıta ve 22 ülkeden toplam 270 öğrenci Dünya kültürlerini, Anadolu kültürleriyle harmanlayıp buluşturan özel bir projeye imza attılar. Kendi kategorisinde dünyada bir ilk olan sahneleme çalışmasının hazırlıkları Eylül 2011’den beri devam ediyordu. Uzun ve zorlu çalışmalardan sonra 22 ülkenin öğrencileri 20 – 28 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da bir araya geldiler ve son hazırlıkları birlikte yaptılar. Projeler, Anadolu kültür değerlerinin sanatsal bir yansıması olan halk müziği ve halk oyunlarından örnekler ile izleyenlerin beğenisine sunuldu. Tüm bu bahsi geçen projelerin müzikleri Türkçe Olimpiyatları Müzik Direktörü Ersin Yıldız ve ekibi tarafından bestelendi. Toplamda 100’ün üzerinde müzik eseri ile ilgili aranjman ve stüdyo kayıt çalışmaları Ocak 2012 tarihinden itibaren gerçekleştirildi. Stad programı, Dünya dansları ve Proje kostümleri için özel tasarımlar eşliğinde gerçekleşti. Tüm sahne programları için tematik, arka plan fon görselleri ve videoları sunuldu. İstanbullular saha içinde 7500 m2’lik bir alana yansıtılan özel, tematik görseller ve animasyonlar eşliğinde muhteşem bir şölen yaşadı. TT Arena Stadyum’u kapanış programı için özel ışık kurguları sergilendi. Tüm bu çalışmalar için kendi alanlarında uzman kişilerden oluşturulmuş toplamda 200 kişilik dev bir kadro emek verdi. Kapanış Töreni farklı kıtalara ait 270 öğrencinin sergilediği mapping gösterileri, Yeni Bir Dünya şarkısı ve havai fişek gösterileriyle son buldu.
Twitter’da zirve yaptı Heyecanlı dakikaların yaşandığı Kapanış Töreni Twitter’da da gündem oldu. #BayramOBayramOla ve #TurkceArenasi etiketleriyle ‘Twitter’da en çok konuşulanlar listesinde ilk sıraya yükseldi.
Ne Dediler? Mehmet Emin Karamehmet// Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanı: Muazzam bir organizasyon. Takdir edilesi bir iş. Emeği geçenleri kutluyorum. Çok güzel bir atmosfer.
Mustafa Süzer//Süzer Holding Yönetim Kurulu Başkanı: Müthiş bir atmosfer, inanılmaz bir tablo. Bu tabloyu özlemişiz. İnsanların bir hayal uğruna başladıkları şey şimdi gerçekleşmiş durumda. Bu bize büyük bir gurur veriyor. Bize bu gururu yaşatan Hocaefendi'ye sonsuz minnet ve teşekkür.
Mehmet Nafiz Güral//MNG Holding Yönetim Kurulu Başkanı: Futbol maçlarında bile böyle bir izdiham yok. Kapılardan giremedik. Organizasyonu inanılmaz buluyorum. İsmini bilmediğimiz ülkeler, Türkiye'ye sempati duyuyor. O ülkeler de Türkçe konuşan çocuklar ileride yönetici olacaklar. Böylelikle Türkiye ile dünya arasında büyük bir kardeşlik oluşacak. Ethem Sancak// Hedef Alliance Yönetim Kurulu Başkanı: Bu organizasyon Türkiye'nin en büyük global markası. Zaten Arena'yı doldurmakla ne kadar iyi olduğunu da gösteriyor. Alperenlerden Allah razı olsun. Bizde ticari girişimciler olarak destekliyoruz.
Nihat Özdemir//Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı: Muhteşem bir şölen olacağını tahmin ediyorum. Buraya bin 500 çocuk gelmiş. Ama aslında bunların arkasında binler var. Bu çocukların her birisi elçilik görevi yapıyorlar. Bu çocuk bizlerin temsilcileri olacak. Türkiye için en büyük hizmet budur. Bunu yapanlardan Allah razı olsun. Gökhan Çetinsaya//YÖK Başkanı: Gerçekten bir gurur tablosu. Ufak adımlar, ufak başlangıçlar, dev adımlara dönüşüyor. Bunu soğuk savaş sonrası dünyanın en büyük ve en önemli olayı olarak görüyorum. Son 20 yıldır yep yeni bir dünya var karşımızda. Bu yeni dünyada da Türkiye yeni bir hale dönüşüyor. Bu da bunun en büyük kanıtı. İsmail Küçükkaya// Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni: 10. yılında statta en az 60-70 bin katılımcı 20 bin kişinin dışarıda kaldığı bir tablo. Türkiyemiz adına gurur verici.
Mustafa Karaalioğlu//Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni: Her sene düzenli olarak mutlaka ve zevkle izlediğim tek organizasyon. Türkiye adına bu kadar gurur duyulacak bir çalışmanın daha da genişleyeceğine inandığımız bir organizasyon. Ali Akbulut//Zaman Gazetesi İmtiyaz Sahibi: Her Türkün onur duyacağı muhteşem bir organizasyon. Zannedersem sivillerin yapmış olduğu dünyanın en büyük organizasyon bu. Dünya küçülürken Türkçe büyüyor. Ekrem Dumanlı//Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü: Harika bir uğurlama töreni. Bu çocuklar 15 gündür Türkiye'nin 60 vilayetinde program yaptılar. Millet onları bağrına bastı. Bu bir vefanın kristalize hale gelmiş bir şeklidir.
Nimet Baş// AK Parti İstanbul milletvekili: “Ben Güney Afrika’da elemelerde juri üyesiydim. Orada ki coşku da en az buradaki kadar büyük. İnsanlara ülkemiz o kadar güzel tanıtılmış ki buradaki çocukların aileleri de Türkiye’ye gelmek için can atıyor. Okullarımızla gurur duydum. Hepsi çok kaliteli insanlar yetiştiriyor. En fakir ülkede bile çok donanımlı çocuklar yetiştirmişler. Tebrik ederim.” Mustafa Sarıgül//Şişli Belediye Başkanı: Bu Türkiye'nin en güzel tanıtım organizasyonudur. Bu organizasyonun ekonomik ve sosyal açıdan katkısı var. Bu Türklerin ve Türkiye'nin hoşgörü gösterisidir.
Abdurrahim Albayrak//İşadamı, Galatasaray’ın eski yöneticisi: Türkçe olimpiyatlarının Türkiye’ye çok katkısı var. Görmemezlikten gelinemeyecek inanılmaz muhteşem bir organizasyon. Gurur duyuyorum. Ozan Doğulu//Şarkıcı: İlk defa geliyorum. Neler yapılıyor görmek istedim. Türkçenin, Türkiye dışında da öğrenilmesi benimsenmesi çok gurur verici. Türk müziğine de katkısı olacağını düşünüyorum. Bir Kamboçyalıya bile Türkçemizi öğretebiliyorsak ne mutlu bize. Bedia Akartürk//Türkücü: Kırgızistan Türk Okulu ziyaretinden yeni geldim. Orada da aynı sistem var. Ama bu günkü muhteşem. İnanılmaz bir şey, İnsan gurur duyuyor. Neden bundan sonra Türkçe bir dünya dili olmasın? İnşallah Rabbim nasip eder. Mustafa Yeşil//Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı: Bu organizasyon yurt dışında harcanan emeklerin paylaşılmasıdır. Türkiye'nin global düzeyde barışa katkıda bulunan baş aktörü olmasıdır. İçerdeki coşku gösteriyor ki binlerce insan yurt dışından gelen bu çocuklarda kendini buluyor. Zeynel Abidin Erdem//Erdem Holding Yönetim Kurulu Başkanı: Başladığı günden bu güne içinde bulunduğum bu hareketin ne kadar güzel bir hareket olduğu ortada. Bu hareket iki yakada da herkesi birleştirir. Bu bir barış hareketidir. Bu hizmetin büyüklüğü Türkiye'nin büyüklüğüdür. Fikret İnan/Beşiktaş Başkanı: Türkçeyi dünyaya duyurmak adına büyük bir adım. Türklerin dünyadaki yerini görebilmeleri adına gurur verici bir tablo. Yapanlardan övgüyle bahsetmemiz gerekir. İnşallah devamının geleceğine de çok büyük bir inancım var. İhsan Kalkavan//Armatör, işadamı: Artık kelimelerle ifadesi mümkün değil. En önemli tarafı, dünyanın her tarafından gelen insanlar kuliste aynı lisanla birbirine hitap ediyor. Bu dünyada hiç gerçekleşmedi. Bir 500 yıl daha gerçekleşemez. Fetin Kazancı// Rodi Mood Yönetim Kurulu Başkanı: Atmosferi tarif etmek imkânsız. Gönülle yapılan bir meselenin nasıl rağbet gördüğü ortada işte. Muhabbetle kurulan ilişkinin sonucunda böyle güzel bir şekilde oluyor tabi. Herkesten Allah razı olsun. Hidayet Karaca//STV Genel Müdürü: Dünya üzerinde gidilmedik yer bırakmadı bu insanlar. Türk halkının da heyecanı bunu gösteriyor Arena'da. Dünya barışına nasıl bir katkı sağlayacağının göstergesi bu atmosfer. İnsanlar gerçekten de el ele. Arka planda emeği geçen herkesi tebrik etmek gerekiyor. Prof. Dr. İsmail Yüksek//Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü: Bu gençler ülkemizi dünyada güzel temsil ediyor. Bir elçilik gibi o ülkelerle bağımızı sağlıyor okullar. Zaman zaman yurt dışına çıktığımda bu okullara uğradığımda nasıl fedakârca çalıştıklarını görüyorum. Uğur Tütüneker//Eski Futbolcu: Atmosfer muhteşem. Dünyanın dört bir yanından gelen çocuklar Türkiye'yi fethetti. Allah herkesten razı olsun. Ben Arena'nın bu kadar dolu olmasını beklemiyordum. Gerçekten ortam beni çok büyüledi. Suat Kaya//Eski Futbolcu: Ülkem adına çok gururluyum. Başka milletlerden gelen çocukların Türkçe şarkı söylemesi her ne kadar zor olsa da bu işi çok iyi bir şekilde başarıyor. Herkesi kutluyorum.
Mehmet Gündem//Gazeteci Yazar: Türkiye her yıl kendi ufkunu bir kez daha yeniliyor, tazeliyor ve hatta aşıyor. Bu büyük hareket belli bir camianın fikri ve eseri olmaktan çıktı. Artık Türkiye’ye mal oldu. Bu aynı zamanda dünyaya da mal olacağının işareti. Mehmet Baransu//Gazeteci-Yazar: Bu olimpiyatların 20 sene sonrasını hayal edemiyorum. Bu gün TT Arena doldu ama o zaman bunları yapacak stad bulamayacaklar. Bunların benzerlerinin yurt dışında nerede Türk Okulu varsa oralarda da olacağını düşünüyorum. Bu Türkçenin ötesinde bir iş, bu yüzden herkesin destek vermesi gerekiyor. İnsaf Altunbüken//Tasavvuf sanatçısı: Olimpiyatları ilk açıldığı günden beri takip etmeye çalışıyorum. Bir millet ve memleketin lider olmasında en önemli faktör dil, din ve kültürdür. Birde musikidir. Musiki evrensel bir dildir.
Nadir Sarıbacak//Oyuncu: Ortak dilin ötesinde dünya da bir gün aynı duyguyu paylaşmamızı sağlayacak bir organizasyon bu. Birbirimizle kültür alışverişinde bulunarak gerçek bir dil oluşturacağız. Yani gönül dili. Bizim çocuklarımız bu günleri hayırla yad edecekler.
























