2012 yılı ilk çeyreğinde mevduat ve kredilerde beklentinin üzerinde büyüdüklerini belirten Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik, yıl sonunda Bank Asya’nın bu iki alanda yüzde 20’nin üzerinde büyüyeceğini açıkladı.
2012 yılı hedeflerini açıklayan Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik, bu yılı ilk çeyreğinde mevduatlarını yüzde 6.1 artırdıklarını ifade ederek, “Bu oran katılım bankalarında yüzde 1.6, tüm bankacılık sektöründe ise yüzde 1 seviyesinde” dedi. Mevduattaki artışın en önemli nedeni olarak yeni dönemde bankanın bireysel hedeflere göre performans sistemine geçilmesini gösteren Çelik, “Senelik yüzde 15-16 mevduat artışı beklerken yılın ilk çeyreğinde yüzde 6.1 ile bunu neredeyse yarıladık. Mevduatlarımızdaki bu artışın önemli bir nedeni de personelimizin gayretli çalışmaları. Arkadaşlarımız parası olan müşterileri bazen aylarca takibe alıyor ve Bank Asya müşterisi yapmak için elinden geleni yapıyor ” dedi. Mevduat ve kredi oranlarında ilk çeyrekte beklentilerinin üzerinde büyüdüklerini dile getiren Abdullah Çelik 2012 yılında mevduat ve kredilerde yüzde 20’nin üzerinde büyüyeceklerini söyledi. Katılım bankalarının Türkiye’de hızlı büyüme trendi yakaladığını ifade eden Çelik, “Son 5 yılda katılım bankaları daha hızlı büyüdü. 2002 yılında katılım bankacılığının toplam sektörün aktif büyüklüğündeki payı yüzde 2.1 seviyesindeydi. Bugün yüzde 4.6’ya ulaştı. Her yıl normal bankacılık sektörüne oranla 2 kat daha hızlı büyüdü” şeklinde konuştu.Müşterilerin sadece yüzde 25’i muhafazakar Bank Asya’nın en genç katılım bankası olduğunu ve 2 milyona yakın aktif müşteriye ulaştığını belirten Çelik , “Yaklaşık 2 milyon da kart müşterimiz var. Yeni müşteriler içerisinde muhafazakarların payı yüzde 25’i geçmez. Katılım bankacılığı denilince sadece muhafazakarların işlem yaptığı bankalar anlaşılmasın, çünkü artık hizmet kalitesi, komisyon oranları ve sağlanan diğer avantajlar daha ön planda” dedi. Bank Asya dışındaki diğer tüm katılım bankalarının yabancı sermayeli olduğunu vurgulayan Çelik, son yıllarda yabancıların Türkiye’ye bakış açısının değiştiğinin dile getirdi. Özellikle Kuveytliler’in Türkiye pazarına çok iyi baktıklarını aktaran Çelik, “son dönemde yabancı sermayeli bankaların iştahı arttı ve şube yatımları hız kazandı” diye konuştu.
2012 yılında 4 ton altın toplayacak Son dönemde bankaların gündeme aldığı ‘altın bankacılığı’ konusunu da değerlendiren Çelik, Altın Bankacılığı işlemlerine başladıkları 19 Mart’tan bu yana 700 kilogram altın topladıklarını belirtti. Yakında çok daha fazla şubeden altın işlemlerinin yapılacağını vurgulayan Çelik, “2012 yılında 4 ton altın toplama hedefimiz var. Buda parasal olarak yaklaşık 360 milyon TL yapıyor. Bizim aracılığımızla yapılan işlemler her anlamda daha karlı, çünkü müşterilerimiz alım satımlarda daha az kayba uğruyor. Altın satışlarında müşterilerimizin kaybı yüzde 1’in altında, kuyumcularda bu işlem yapılır ise bu kayıp yüzde 7’lere kadar ulaşabiliyor. Eylül ayından itibaren isteyen müşterilere fiziki altın satışı da yapmaya başlayacağız. Müşterilerimiz altınlarını istedikleri zaman bozdurabildiği gibi yıl sonunda da altın olarak belirli bir getiriye sahip oluyorlar. Bu arada sadece yastık altındaki altınlar değil, toprak altındaki altınlar da şubelerimize geliyor. Bir müşterimiz tarihi altın paraları şubemize getirerek hesap açtırmak istedi” diye konuştu.
Kira sertifikası katılım bankaları için önemli gelişme Yakında hayata geçirilmesi planlanan kira sertifikalarının katılım bankaları için büyük önem taşıdığını belirten Çelik, bu sayede kredi işlemlerinin dışına çıkabileceklerini söyledi ve ekledi: “Biz de yakında hazine operasyonlarına başlayacağız. Hazine işlemlerini bankalar için en önemli operasyonlar olarak görüyoruz.” Sohbet toplantısında düzenleyici ve denetleyici otoritelere de seslenen Çelik, bazı düzenlemelerde katılım bankaları ile normal bankaların ayrı kategorilerde tutulması gerektiğini söyledi. Çelik şöyle devam etti: “Bizim sistemimiz farklı çalışıyor. Şöyle ki; bizde vade sonunda kazanılacak para önceden belli değil. Diyelim ki, 100 müşteriye kredi verdik ve birisinde sorun yaşandı, o zaman bunu diğer mevduat sahiplerine yansıtıyoruz. Hiçbir sorunla karşılaşılmaması halinde yüzde 8 kar payı alacak olan müşteriler sorun yaşandığında yüzde 7.5 alabiliyor. Ama diğer bankacılık sistemine bu böyle değil. Mevduatı bağladıkları faizi vade sonunda ödemek zorundalar. Yani biz riskleri müşterilerimizle paylaşıyoruz. Kar-zarar hesabı yapıyoruz. Normal bankalar bunu yapamaz. İşte bu yüzden sermaye yeterlilik rasyosu başta olmak üzere birçok kriter katılım bankalarına farklı şekilde uygulanmalı.”
İstanbul’un finans merkezi olması için gerekli katkıyı sağlarız İstanbul’un finans merkezi olması konusunda görüşlerini belirten Abdullah Çelik, “İstanbul finans merkezi olması gündemde. Bu projesinde Bank Asya olarak gerekli katkıyı verebiliriz bu konuda diğer katılım bankalarının da rolü olabilir. Malezya ülkesinin katılım bankaları merkezi olması için çalışmalar yapıyor. Bizde katılım bankaları ile ilgili enstrüman geliştirilmede, ürünler ve insan kaynakları anlamında çalışmalar yaparsak, İstanbul daha çok yatırımcı çekebilir. İstanbul katılım bankacılığı açısından cazip bir şehir” dedi. Yurtdışı operasyonların da büyük bir iştahla devam ettiğini söyleyen Abdullah Çelik, “Afrika’daki yatırımlarımızda 300 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. Irak’ı çok sevdik. Erbil’deki şubemizi öyle tasarladık ki küçük bir banka gibi. Gerektiği zaman bölgede yayımlamazı sağlayacak altyapıyı kurduk. Irak’ta ciddi bir ticaret potansiyeli var. Hindistan’da temsilciliğimiz açılıyor. Burada da ilk katılım bankası biz olacağız. Çünkü Hindistan katım bankalarına izin vermiyor. Bizim temsilcilik talebimizi kabul ettiler. Potansiyeli olan ülkelerde ve bölgelerde düşük yatırımlarla tohum eker gibi büyümeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
“Yabancılar Türkiye’ye çok iyi bakıyor” Bank Asya Genel Müdür Yardımcısı Feyzullah Eğriboyun ise yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin her geçen gün arttığını söyledi. New York ve Londra’da çeşitli bankalarda yöneticilik yapan ve 10 ay önce Bank Asya kadrolarına katılan Eğriboyun, Türkiye’nin ve katılım bankalarının çok hızlı bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. “Yabancılar Türkiye’ye çok iyi bakıyor” diyen Eğriboyun, ülkemizin bütçe disiplini anlamında yaptıklarının takdir topladığını ve Avrupa’da uzun süre devam etmesi beklenen sıkıntıların Türkiye’ye olan ilgiyi canlı tutacağını belirtti.
Bank Asya’nın Seçilmiş Konsolide Olmayan Finansal Göstergeleri( 31 Mart 2012 – Milyon TL) Aktif Toplamı : 17.867 Nakdi Krediler : 14.071 Gayri Nakdi Krediler : 8.693 Toplanan Fonlar : 13.155 Özkaynaklar : 2.195 Vergi Öncesi Net Kar : 63 Net Kar : 50 Sermaye Yeterliliği Rasyosu : % 13,65
























