MHP İstanbul İl Başkanlığı 9.Olağan İl kongresi 15 Temmuz Pazar günü BJK Akatlar Spor Salonu’nda yapıldı. 5 adayın yarıştığı Kongreyi İl Başkanı Abdurrahman Başkan yeniden kazandı.Saat 14.00 da salona giriş yapan MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan, salondaki konuklar ve delegeler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Kongre şehitlere saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Yapılan sunumun ardından divan oylamasına geçildi. Divan Başkanlığına MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın seçildi. Diğer divan üyeleri; MHP Genel başkan yardımcısı Sadir Durmaz, MHP Genel başkan Yardımcısı Mevlüt KARAKAYA, Adana milletvekili Muharrem Varlı, MHP Erzurum İl Başkanı Zekai Kaya‘dan oluştu. Sonrasında ise Divan Başkanı Semih Yalçın kısa bir konuşma gerekleştirdi.
Yapılan konuşmanın ardından İstanbul İl Sekreteri Hasan Basri Pehlivan tarafından Faaliyet raporu okundu, ibra edildi ve onayladı. Faaliyet Raporu’nun ardından İl Muhasibi Yiğit Emre Altun tarafından mali rapor okundu, ibra edildi ve onaylandı.Raporların onaylanmasıyla beraber MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Grup Başkan Vekili Oktay Vural, Genel Başkan Yardımcısı Reşat Doğru ile tutuklu Milletvekilimiz Engin Alan’ın kongre ile ilgili mesajları okundu.
Daha sonra 5 aday listelerini divana sundu. Listelerin divana sunulmasının ardından 6.madde gereği siyasi konuşmalar başladı.Son olarak MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan konuştu. Konuşmasında; İstanbul’un sorunlarından, yerel seçimlere, Ülkücüerin birliğinden ve beraberliğinden, Türk ve İslam Ülkelerinin içinde oldukları duruma kadar birçok konuya değinen Başkan, konuşmasını Merhum Necip Fazıl Kısakürek’in Canım İstanbul şiirinden bir bölümle bitirdi. İl Başkanı Abdurrahman Başkan konuşmasının ardından uzun süre alkışlandı.
Konuşmaların bitmesiyle beraber; hazirundaki delegasyon oy kullanmak üzeren sandıklara yöneldi. Oylar kullanıldıktan sonra, sayıma geçildi. Seçim Kurulu’nun resmi sonuçlarına göre İl Başkanımız Abdurrahman Başkan tekrar il başkanlığına seçildi ve İstanbul’da güven tazeledi.Kongreye; TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Meral Akşener, MHP Genel sekreter yardımcısı Abbas Bozyel, İstanbul Milletvekilleri Atilla Kaya, Celal Adan, Durmuş Ali Torlak, Murat Başeskioğlu, Antalya milletvekili Mehmet Günal, Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen, Kahramanmaraş İl Başkanı Mustafa Bastırmacı, Iğdır İl Başkanı Cahit Erol ve Yurdun dört bir tarafından Ülkücüler katıldı.
MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan, kongre dağılmadan önce konuklara, delegelere, İstanbul Ülkü Ocaklarına ve İstanbullulara teşekkürlerini belirtti.Saat 14.00 itibariyle başlayan kongre 20.00’de sona erdi. Kongreden sonra salondan ayrılan MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan, İl Başkanlığı binasında tebrikleri kabul etti.
__________________________________________________________Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl BaşkanıAbdurrahman Başkan’ın, BJK Akatlar Spor Kompleksinde gerçekleşen 9. Olağan İl Kongresinde yaptıkları konuşmanın tam metni:
Çok kıymetli divan başkanım,Saygıdeğer divan üyeleri,TBMM başkan vekilimiz,Milletvekilleri, Siyasi Partilerin temsilcileri,MYK Üyeleri,İlçe Başkanları,Ocak Başkanları,Nezaketi elden bırakmayan Sayın İl Başkan adayları,Saygıdeğer güvenlik görevlileri ve basın mensupları,Muhterem hanımefendiler, beyefendiler, tarihi aşıp gelen kutlu davaya gönül vermiş, omuz vermiş, can vermiş değerli ülküdaşlarım,İstanbul’a beylerbeyi seçecek ülkücü iradenin temsilcisi saygıdeğer delege arkadaşlarım.
Bu kongrenin ev sahibi ve il başkan adayı olarak hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nın 9. Olağan kongresinde bizleri bir araya getiren cenabı hakka şükrediyorum, hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Her şeyden önce kongremizin milletimize, ülkemize ve özelde güzel İstanbul’umuza hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan diliyorum. Kongreler; teşkilatların mensuplarına hesap verdiği, onay aldığı, istişare ettiği ve programlarını anlattıkları demokrasi ortamlarıdır. Bu kapsamda kongreler, dosta güvenin; rakip partilere siyasi mesajın verildiği demokratik bir platformdur, Toydur, düğündür, yani kurultaydır. Milliyetçi Hareket Partisini iktidara taşımanın yolu her kongrede yeni küskünler yaratmak değildir. İçinde bulunduğumuz kongreleri daha anlamlı kılmanın yolu, her bir kongremizi iktidar yolunda bir sıçrama taşı haline getirmektir.
Büyük bir mutlulukla ifade etmek isterim ki ilçe kongrelerimiz bu yüksek vazife ve feragat duygusu ile birlikte huzur ve sükûn içinde tamamlanmıştır.Hiçbir sandığımız yere düşmemiş, hiçbir Ülküdaşımız incinmemiştir. Bu anlamlı ve bir o kadar da zor olan kongre sürecinde emeği geçen tüm il yöneticilerime, İlçe Başkanlarıma ve yöneticilerine, İstanbul ülkü ocakları mensuplarına huzurunuzda teşekkür ediyorum.
Başarmak için birlikteliğe hep ihtiyacımız vardı ve şükür buda İstanbul da gerçekleşiyor.Gerçekleşmeli Çünkü Türkiye’nin her zamankinden fazla Milliyetçi Hareket’e ihtiyacı var.
1980 öncesi tehdidi doğru tanımlayan ve onunla mücadele eden milliyetçi hareket 1980 sonrasında milleti tehdit eden bölücülük tehlikesini de herkesten önce tespit ederek siyasi sorunları ikaz etmiştir.
Sayın Genel Başkanımızın yıkım projesi olarak nitelediği açılım süreci boyunca ortaya koymuş olduğu tespitler ve çözümleri artık toplumun genel kabulü haline gelmiştir. Komşularla sıfır sorun politikası iflas eden, açılım süreci yıkım sürecine dönüşen siyasi iktidar artık ülke meselelerine çözüm üretebilme yeteneğini maalesef yitirmiştir.
Ülke dışında kurgulanan ve iktidar günleri sanki hiç bitmeyecekmiş gibi görülen birçok siyasi iktidarın, siyaset mezarlığında yer aldığı ülkemizde, mevcut iktidarı da benzer bir akıbetin beklediğini söylemek bir kehanet olmayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisinin ne merhum başbuğu Alparslan Türkeş nede Liderimiz Devlet Bahçeli, ülke dışından icazetli, kestirme bir iktidar peşinde asla koşmamışlardır.
Sürgünlerde yıldırılmaya, sehpalarda soldurulmaya, mevki ve servet ile kandırılmaya çalışılan ama asla yolundan dönmeyen bu kırk üç yıllık kutlu yürüyüşün adresi olan milliyetçi hareketin iktidar olma vakti artık gelmiştir. Kurumsal kimliğimiz ve bilgeliği artık her kesimin ortak kabulü haline gelmiş liderimiz Sayın Devlet Bahçelinin vizyonu ile ülkücüler artık iktidara fazlasıyla layık ve hazırdır.
Mevcut iktidarın yarattığı büyük tahribatın giderilmesinin tek yolu, Milliyetçi Hareket Partisinin iktidarıdır. Bunu başarabilmenin ilk şartı, içe dönük mücadeleden sırt sırta vererek, dışarı dönük mücadeleye geçiş sürecidir. Bulunduğumuz yer ile olmamız gereken yer arasındaki mesafe bizim eksiğimizdir, kusurumuzdur, Telafi etmek ise boynumuzun borcudur. Eksiklerimizi birlikte tespit edip, çözüm yollarını birlikte bulacağız ve birlikte uygulayacağız. Bir olmayı, iri olmayı diri olmayı sağlayacağız.Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in sıkça tekrarladığı “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” sözünü aklımızdan hiç çıkarmayacağız.
Sınırların yeniden çizildiği, asırlık diktaların devrildiği, dünyaya yeni bir nizam verilmeye çalışıldığı yeni bir ateşle imtihan döneminde Türk milliyetçileri yine vatan ve millet nöbetine devam etmektedir.Devleti bölünen, ordusu dağıtılan bir milletin akıbetinin ne olduğunu Irak'ta seyrettik Libya'da seyrettik Suriye'de seyretmeye devam ediyoruz.Bütün bu İslam coğrafyalarını yangın yerine çeviren emperyal düzenin bizi kendi halimize bırakmaya hiç ama hiç niyeti yoktur. Başımıza çuval geçirilmiştir,Gemimiz basılmıştır,Uçağımız düşürülmüştür.
Anadolu’dan Türkü,İslam inancından Hazreti Muhammed’iCumhuriyetimizden Mustafa Kemal Atatürk’ü Kazımak isteyen hainler bir şer ittifakında birleşmiştir.
Mehmet Akif’in dediği gibi;
"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez…
Toplu vurdukça yürekler, onu top bile sindiremez."
Son çıkış henüz geçilmedi tüm bu kötü gidişe dur diyecek demokratik yollar henüz tükenmedi aziz gönüldaşlarım.Kökeni, kimliği, meşrebi, mezhebi ne olursa olsun; ay yıldızlı al bayrağımızın etrafında toplanan, milletimize ait olmaktan dolayı iftihar eden, vatanımıza evi gibi bakan, tarihimize toz kondurmayan herkes bizim için asil milletimizin bir ferdidir.Bu büyük Türklük ailesinin sandıktan çıkacak meşru iradesinin, Türk Milliyetçilerini tek başına iktidara taşıması bunun tek yoludur. İçinde olduğumuz kongre süreçleri bu inanca hizmet ettiği ölçüde hedefe katkı sağlayacaktır. Neredeyse bir ülke nüfusu ve ekonomisine sahip, Türk dünyasının en büyük şehri güzel İstanbul’umuz, her şeyin en iyisine layıkken, bugün çarpık kentleşmesi, deprem riski taşıyan yerleşimi, bunaltıcı ve keşmekeşe dönen trafik açmazıyla biz İstanbul da yaşayanları içinden çıkılmaz bir bunalıma sürüklemektedir.İstanbul’u yönetenler, İstanbul’un sorunlarıyla değil rant alanlarıyla ilgilenmektedirler. İstanbul’u yaşanabilir bir kent haline getirecek kadrolar ve projelerimizle yakında karşınızda olacağız.
İlçe belediyelerinde ve büyükşehirde gerek meclis üyelikleri gerekse belediye başkanlıklarını Milliyetçi Hareket Partisinin saflarına, azim ve kararlılığımızla karşınızda duracağız. Menfaat putlarını ayaklarımızın altına alarak ülküdaşlık hukukunun her şeyin üzerinde tutarak karşınızda olacağız.Benim olsun az olsun anlayışıyla değil, Liyakat ve ülkücü ahlakı esas alan bir anlayışla karşınızda olacağız.Yıllarca sadece koltuk işgal edecek değil, bayrak yarışını esas alan, sürekli dinamik, çalışan ve yarına dair ülküleri olan bir kadro sözüyle karşınızdayız.İl başkanlığı görevini yürüttüğüm 17 ay sürecinde bu makamın ne kadar ağır bir sorumluluk olduğunu ve ne kadar önemli bir misyon taşıdığını bir kez daha gördüm.Bir genel seçim ve kongre süreci ile çok yoğun bir gündemle çalıştık. Bu çalışmaları yaparken dava arkadaşlarımla birlikte geniş bir perspektiften bakıp çok insana ulaşmayı amaç edindik.
Milliyetçi hareketin İstanbul’da görünen yüzü olarak sesimizin duyulması, teşkilatımız dışındaki insanların bizi tanıması ve doğru anlaması adına çalışmalar yaptık.
Ayrıca başta siyasete kadının katılımının özendirilmesi olmak üzere toplumsal çeşitliliğin teşkilat bünyesine adaptasyonu için çalışmalar yapmakta seçmen kitlesinin yarısından fazlasına tekabül eden kadınlarımızı ve gençlerimizi hak ettiği temsil seviyesine ulaştırmak için yapısal değişikliklere gitmekteyiz.
MHP İstanbul il başkanlığı bugün geldiği noktada; hem sivil toplum kuruluşlarıyla olan münasebetleri, hem bürokrasi ve iş dünyası ile olan ilişkileri açısından çok ciddi bir saygınlığa erişmiş, söyleminin ve eyleminin karşılığı hiç olmadığı kadar güçlü bir hale gelmiştir.Hal böyle olunca kendi içimize dönmekten çok dışarı da Milliyetçi Hareketin ne olduğunu ve ne olmadığını anlatmaya kilitlendik. Bu sebeple de bizi bize anlatmak değil bizi dışarıda anlatmak önceliğimiz oldu.
Şu bir gerçektir ki, dışarıda hala bize endişeyle bakan bir kitle mevcuttur.Hala ülkücü deyince bizi bilmeyenlerin aklına gelen tanımlamalar can sıkıcıdır. Oysa bizim, milletini aziz bilmek, memleketini sevmek ve bu uğurda her türlü fedakârlığa katlanmaktan başka bir seçeneğimiz bulunmamaktadır.Bu uğurda bizim kim olduğumuzu, bıkmadan anlatmamızı gerektiren yorucu ve bir o kadar da kutsal bir görevimiz olduğunu hep düşündük.Bu görevde bize ilham ve itici güç olansa; cebinde dolmuş parası olmadığı için seçim çalışmalarına evinden yürüyerek gelen, bayrağımızla caddeleri donatmak için sabahlara kadar yüreğiyle çalışan ülküdaşımın emeğine duyduğumuz saygı ve ülkümüzü bir adım daha ileriye taşıma gayreti olmuştur.
Bu çalışmalarımızda yeni bir bakış açısıyla önceki dönemlerden farklı pek çok değişiklik ve yenilikler yaptık. Dürüst bir yönetim olmaktan taviz vermedik. Ancak işimiz hiç kolay değildi. Hiç bir değişiklik kolay olmadığı gibi pek çok zorluğu da göğüsledik. Bu süreçte pek çok övgüye mazhar olduğumuz gibi eleştiri de aldık, belki eksiğimiz, ihmalimiz olmuştur ama telafi edilemeyecek kasti hiçbir yanlışımız asla olmadı.Biliyorum ki bizi eleştirenler de çalışma arkadaşlarım kadar iyi niyetli… Ve biliyorum ki hepimiz aynı şeyi istiyoruz, hepimiz daha çok başarı bekliyoruz. Hepimiz iktidara giden yolun daha hızlı koşulmasını istiyoruz. Çünkü ülkümüz olmazsa ülkücümüz olmaz. MHP olmazsa biz olmayız.Bugün burada hepsi davamıza emek vermiş birbirinden değerli arkadaşlarımız hizmet yarışı içindedir. Eğer bu göreve yeniden seçilirsem arkadaşlarımla yapacaklarımız tüm Türkiye’ye öncü ve ölçü olacaktır.
İstanbul’da, üç hilali egemen kılmak için gecemizi gündüzümüze katacak, Türk töresi ve İslam ahlakıyla yürüdüğümüz yolu dokuz ışığımız aydınlatacağız.Bizim hem milletimize hem de çilenin her türlüsünü çekmiş gönüldaşlarımıza karşı sorumluluklarımız vardır.Bu sebeple Bu süreçte içinde her ne yaşandı ise 16 temmuz itibarı ile geride bırakarak, tüm teşkilatımızın sımsıkı kenetleneceğine ve tek bir yumruk olacağına dair inancım tamdır. Demokratik ortamda bir yarış olan bu kongrede kaybeden olmayacağı gibi bizi bizden ayırmaya be parçalamaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Başarı; ancak bir olduğumuzda, bütün olduğumuzda, farklılıklarımıza değil ortak hedeflerimize kilitlendiğimizde ortaya çıkacaktır.
Bu sebeple;
Gün samimi olanların, karşılıksız sevenlerin günüdür,Gün üç hilalin titrettiği milli yürekleri kucaklama günüdür.Gün bayrağımızı en yükseğe taşıma iddiasında olanların günüdür,Ve bu gün siyasette Yeni bir Çağ’ın başlayacağı fetih günüdür.
Sevgili delege arkadaşlarım, eksiklerimiz varsa tamamlar, yokları var eder, azları çoğaltır, kırılan kalpler varsa da onarırız. Yeter ki nerden gelip nereye gittiğimizi unutmayalım ve yeter ki, bu camiaya almaya gelenlerle katmaya gelenleri ayırt edebilelim,Bu kongre mücadelesinin, inançlarımızın ve ideallerimizin iktidarına yol olmadığı müddetçe kazanan yalnızca nefisler olacaktır. Şuna inanıyorum ve iman ediyorum ki bu kongre salonu İstanbul’a dirliği, birliği ve sevgiyi getiren bir netice ile sonuçlanacaktır.Bende sizden yedi tepeye 3 hilali çekmek için onay ve fırsat istiyorum. Gelecek hafta idrak edeceğimiz mübarek ramazan aynın şimdiden hayırlara ve güzelliklere vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Ve Sözlerimi Üstat Necip Fazıl’ın Canım İstanbul şiirinden bir kıta ile bitirmek istiyorum.Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canim; Vatanim da vatanim... İstanbul, İstanbul... Ne mutlu, İstanbul kadar güzel ve İstanbul kadar büyük düşünenlere…
Ne Mutlu! Türküm Diyene.
Yapılan konuşmanın ardından İstanbul İl Sekreteri Hasan Basri Pehlivan tarafından Faaliyet raporu okundu, ibra edildi ve onayladı. Faaliyet Raporu’nun ardından İl Muhasibi Yiğit Emre Altun tarafından mali rapor okundu, ibra edildi ve onaylandı.Raporların onaylanmasıyla beraber MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Grup Başkan Vekili Oktay Vural, Genel Başkan Yardımcısı Reşat Doğru ile tutuklu Milletvekilimiz Engin Alan’ın kongre ile ilgili mesajları okundu.
Daha sonra 5 aday listelerini divana sundu. Listelerin divana sunulmasının ardından 6.madde gereği siyasi konuşmalar başladı.Son olarak MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan konuştu. Konuşmasında; İstanbul’un sorunlarından, yerel seçimlere, Ülkücüerin birliğinden ve beraberliğinden, Türk ve İslam Ülkelerinin içinde oldukları duruma kadar birçok konuya değinen Başkan, konuşmasını Merhum Necip Fazıl Kısakürek’in Canım İstanbul şiirinden bir bölümle bitirdi. İl Başkanı Abdurrahman Başkan konuşmasının ardından uzun süre alkışlandı.
Konuşmaların bitmesiyle beraber; hazirundaki delegasyon oy kullanmak üzeren sandıklara yöneldi. Oylar kullanıldıktan sonra, sayıma geçildi. Seçim Kurulu’nun resmi sonuçlarına göre İl Başkanımız Abdurrahman Başkan tekrar il başkanlığına seçildi ve İstanbul’da güven tazeledi.Kongreye; TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Meral Akşener, MHP Genel sekreter yardımcısı Abbas Bozyel, İstanbul Milletvekilleri Atilla Kaya, Celal Adan, Durmuş Ali Torlak, Murat Başeskioğlu, Antalya milletvekili Mehmet Günal, Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen, Kahramanmaraş İl Başkanı Mustafa Bastırmacı, Iğdır İl Başkanı Cahit Erol ve Yurdun dört bir tarafından Ülkücüler katıldı.
MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan, kongre dağılmadan önce konuklara, delegelere, İstanbul Ülkü Ocaklarına ve İstanbullulara teşekkürlerini belirtti.Saat 14.00 itibariyle başlayan kongre 20.00’de sona erdi. Kongreden sonra salondan ayrılan MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan, İl Başkanlığı binasında tebrikleri kabul etti.
__________________________________________________________Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl BaşkanıAbdurrahman Başkan’ın, BJK Akatlar Spor Kompleksinde gerçekleşen 9. Olağan İl Kongresinde yaptıkları konuşmanın tam metni:
Çok kıymetli divan başkanım,Saygıdeğer divan üyeleri,TBMM başkan vekilimiz,Milletvekilleri, Siyasi Partilerin temsilcileri,MYK Üyeleri,İlçe Başkanları,Ocak Başkanları,Nezaketi elden bırakmayan Sayın İl Başkan adayları,Saygıdeğer güvenlik görevlileri ve basın mensupları,Muhterem hanımefendiler, beyefendiler, tarihi aşıp gelen kutlu davaya gönül vermiş, omuz vermiş, can vermiş değerli ülküdaşlarım,İstanbul’a beylerbeyi seçecek ülkücü iradenin temsilcisi saygıdeğer delege arkadaşlarım.
Bu kongrenin ev sahibi ve il başkan adayı olarak hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nın 9. Olağan kongresinde bizleri bir araya getiren cenabı hakka şükrediyorum, hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Her şeyden önce kongremizin milletimize, ülkemize ve özelde güzel İstanbul’umuza hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan diliyorum. Kongreler; teşkilatların mensuplarına hesap verdiği, onay aldığı, istişare ettiği ve programlarını anlattıkları demokrasi ortamlarıdır. Bu kapsamda kongreler, dosta güvenin; rakip partilere siyasi mesajın verildiği demokratik bir platformdur, Toydur, düğündür, yani kurultaydır. Milliyetçi Hareket Partisini iktidara taşımanın yolu her kongrede yeni küskünler yaratmak değildir. İçinde bulunduğumuz kongreleri daha anlamlı kılmanın yolu, her bir kongremizi iktidar yolunda bir sıçrama taşı haline getirmektir.
Büyük bir mutlulukla ifade etmek isterim ki ilçe kongrelerimiz bu yüksek vazife ve feragat duygusu ile birlikte huzur ve sükûn içinde tamamlanmıştır.Hiçbir sandığımız yere düşmemiş, hiçbir Ülküdaşımız incinmemiştir. Bu anlamlı ve bir o kadar da zor olan kongre sürecinde emeği geçen tüm il yöneticilerime, İlçe Başkanlarıma ve yöneticilerine, İstanbul ülkü ocakları mensuplarına huzurunuzda teşekkür ediyorum.
Başarmak için birlikteliğe hep ihtiyacımız vardı ve şükür buda İstanbul da gerçekleşiyor.Gerçekleşmeli Çünkü Türkiye’nin her zamankinden fazla Milliyetçi Hareket’e ihtiyacı var.
1980 öncesi tehdidi doğru tanımlayan ve onunla mücadele eden milliyetçi hareket 1980 sonrasında milleti tehdit eden bölücülük tehlikesini de herkesten önce tespit ederek siyasi sorunları ikaz etmiştir.
Sayın Genel Başkanımızın yıkım projesi olarak nitelediği açılım süreci boyunca ortaya koymuş olduğu tespitler ve çözümleri artık toplumun genel kabulü haline gelmiştir. Komşularla sıfır sorun politikası iflas eden, açılım süreci yıkım sürecine dönüşen siyasi iktidar artık ülke meselelerine çözüm üretebilme yeteneğini maalesef yitirmiştir.
Ülke dışında kurgulanan ve iktidar günleri sanki hiç bitmeyecekmiş gibi görülen birçok siyasi iktidarın, siyaset mezarlığında yer aldığı ülkemizde, mevcut iktidarı da benzer bir akıbetin beklediğini söylemek bir kehanet olmayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisinin ne merhum başbuğu Alparslan Türkeş nede Liderimiz Devlet Bahçeli, ülke dışından icazetli, kestirme bir iktidar peşinde asla koşmamışlardır.
Sürgünlerde yıldırılmaya, sehpalarda soldurulmaya, mevki ve servet ile kandırılmaya çalışılan ama asla yolundan dönmeyen bu kırk üç yıllık kutlu yürüyüşün adresi olan milliyetçi hareketin iktidar olma vakti artık gelmiştir. Kurumsal kimliğimiz ve bilgeliği artık her kesimin ortak kabulü haline gelmiş liderimiz Sayın Devlet Bahçelinin vizyonu ile ülkücüler artık iktidara fazlasıyla layık ve hazırdır.
Mevcut iktidarın yarattığı büyük tahribatın giderilmesinin tek yolu, Milliyetçi Hareket Partisinin iktidarıdır. Bunu başarabilmenin ilk şartı, içe dönük mücadeleden sırt sırta vererek, dışarı dönük mücadeleye geçiş sürecidir. Bulunduğumuz yer ile olmamız gereken yer arasındaki mesafe bizim eksiğimizdir, kusurumuzdur, Telafi etmek ise boynumuzun borcudur. Eksiklerimizi birlikte tespit edip, çözüm yollarını birlikte bulacağız ve birlikte uygulayacağız. Bir olmayı, iri olmayı diri olmayı sağlayacağız.Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in sıkça tekrarladığı “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” sözünü aklımızdan hiç çıkarmayacağız.
Sınırların yeniden çizildiği, asırlık diktaların devrildiği, dünyaya yeni bir nizam verilmeye çalışıldığı yeni bir ateşle imtihan döneminde Türk milliyetçileri yine vatan ve millet nöbetine devam etmektedir.Devleti bölünen, ordusu dağıtılan bir milletin akıbetinin ne olduğunu Irak'ta seyrettik Libya'da seyrettik Suriye'de seyretmeye devam ediyoruz.Bütün bu İslam coğrafyalarını yangın yerine çeviren emperyal düzenin bizi kendi halimize bırakmaya hiç ama hiç niyeti yoktur. Başımıza çuval geçirilmiştir,Gemimiz basılmıştır,Uçağımız düşürülmüştür.
Anadolu’dan Türkü,İslam inancından Hazreti Muhammed’iCumhuriyetimizden Mustafa Kemal Atatürk’ü Kazımak isteyen hainler bir şer ittifakında birleşmiştir.
Mehmet Akif’in dediği gibi;
"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez…
Toplu vurdukça yürekler, onu top bile sindiremez."
Son çıkış henüz geçilmedi tüm bu kötü gidişe dur diyecek demokratik yollar henüz tükenmedi aziz gönüldaşlarım.Kökeni, kimliği, meşrebi, mezhebi ne olursa olsun; ay yıldızlı al bayrağımızın etrafında toplanan, milletimize ait olmaktan dolayı iftihar eden, vatanımıza evi gibi bakan, tarihimize toz kondurmayan herkes bizim için asil milletimizin bir ferdidir.Bu büyük Türklük ailesinin sandıktan çıkacak meşru iradesinin, Türk Milliyetçilerini tek başına iktidara taşıması bunun tek yoludur. İçinde olduğumuz kongre süreçleri bu inanca hizmet ettiği ölçüde hedefe katkı sağlayacaktır. Neredeyse bir ülke nüfusu ve ekonomisine sahip, Türk dünyasının en büyük şehri güzel İstanbul’umuz, her şeyin en iyisine layıkken, bugün çarpık kentleşmesi, deprem riski taşıyan yerleşimi, bunaltıcı ve keşmekeşe dönen trafik açmazıyla biz İstanbul da yaşayanları içinden çıkılmaz bir bunalıma sürüklemektedir.İstanbul’u yönetenler, İstanbul’un sorunlarıyla değil rant alanlarıyla ilgilenmektedirler. İstanbul’u yaşanabilir bir kent haline getirecek kadrolar ve projelerimizle yakında karşınızda olacağız.
İlçe belediyelerinde ve büyükşehirde gerek meclis üyelikleri gerekse belediye başkanlıklarını Milliyetçi Hareket Partisinin saflarına, azim ve kararlılığımızla karşınızda duracağız. Menfaat putlarını ayaklarımızın altına alarak ülküdaşlık hukukunun her şeyin üzerinde tutarak karşınızda olacağız.Benim olsun az olsun anlayışıyla değil, Liyakat ve ülkücü ahlakı esas alan bir anlayışla karşınızda olacağız.Yıllarca sadece koltuk işgal edecek değil, bayrak yarışını esas alan, sürekli dinamik, çalışan ve yarına dair ülküleri olan bir kadro sözüyle karşınızdayız.İl başkanlığı görevini yürüttüğüm 17 ay sürecinde bu makamın ne kadar ağır bir sorumluluk olduğunu ve ne kadar önemli bir misyon taşıdığını bir kez daha gördüm.Bir genel seçim ve kongre süreci ile çok yoğun bir gündemle çalıştık. Bu çalışmaları yaparken dava arkadaşlarımla birlikte geniş bir perspektiften bakıp çok insana ulaşmayı amaç edindik.
Milliyetçi hareketin İstanbul’da görünen yüzü olarak sesimizin duyulması, teşkilatımız dışındaki insanların bizi tanıması ve doğru anlaması adına çalışmalar yaptık.
Ayrıca başta siyasete kadının katılımının özendirilmesi olmak üzere toplumsal çeşitliliğin teşkilat bünyesine adaptasyonu için çalışmalar yapmakta seçmen kitlesinin yarısından fazlasına tekabül eden kadınlarımızı ve gençlerimizi hak ettiği temsil seviyesine ulaştırmak için yapısal değişikliklere gitmekteyiz.
MHP İstanbul il başkanlığı bugün geldiği noktada; hem sivil toplum kuruluşlarıyla olan münasebetleri, hem bürokrasi ve iş dünyası ile olan ilişkileri açısından çok ciddi bir saygınlığa erişmiş, söyleminin ve eyleminin karşılığı hiç olmadığı kadar güçlü bir hale gelmiştir.Hal böyle olunca kendi içimize dönmekten çok dışarı da Milliyetçi Hareketin ne olduğunu ve ne olmadığını anlatmaya kilitlendik. Bu sebeple de bizi bize anlatmak değil bizi dışarıda anlatmak önceliğimiz oldu.
Şu bir gerçektir ki, dışarıda hala bize endişeyle bakan bir kitle mevcuttur.Hala ülkücü deyince bizi bilmeyenlerin aklına gelen tanımlamalar can sıkıcıdır. Oysa bizim, milletini aziz bilmek, memleketini sevmek ve bu uğurda her türlü fedakârlığa katlanmaktan başka bir seçeneğimiz bulunmamaktadır.Bu uğurda bizim kim olduğumuzu, bıkmadan anlatmamızı gerektiren yorucu ve bir o kadar da kutsal bir görevimiz olduğunu hep düşündük.Bu görevde bize ilham ve itici güç olansa; cebinde dolmuş parası olmadığı için seçim çalışmalarına evinden yürüyerek gelen, bayrağımızla caddeleri donatmak için sabahlara kadar yüreğiyle çalışan ülküdaşımın emeğine duyduğumuz saygı ve ülkümüzü bir adım daha ileriye taşıma gayreti olmuştur.
Bu çalışmalarımızda yeni bir bakış açısıyla önceki dönemlerden farklı pek çok değişiklik ve yenilikler yaptık. Dürüst bir yönetim olmaktan taviz vermedik. Ancak işimiz hiç kolay değildi. Hiç bir değişiklik kolay olmadığı gibi pek çok zorluğu da göğüsledik. Bu süreçte pek çok övgüye mazhar olduğumuz gibi eleştiri de aldık, belki eksiğimiz, ihmalimiz olmuştur ama telafi edilemeyecek kasti hiçbir yanlışımız asla olmadı.Biliyorum ki bizi eleştirenler de çalışma arkadaşlarım kadar iyi niyetli… Ve biliyorum ki hepimiz aynı şeyi istiyoruz, hepimiz daha çok başarı bekliyoruz. Hepimiz iktidara giden yolun daha hızlı koşulmasını istiyoruz. Çünkü ülkümüz olmazsa ülkücümüz olmaz. MHP olmazsa biz olmayız.Bugün burada hepsi davamıza emek vermiş birbirinden değerli arkadaşlarımız hizmet yarışı içindedir. Eğer bu göreve yeniden seçilirsem arkadaşlarımla yapacaklarımız tüm Türkiye’ye öncü ve ölçü olacaktır.
İstanbul’da, üç hilali egemen kılmak için gecemizi gündüzümüze katacak, Türk töresi ve İslam ahlakıyla yürüdüğümüz yolu dokuz ışığımız aydınlatacağız.Bizim hem milletimize hem de çilenin her türlüsünü çekmiş gönüldaşlarımıza karşı sorumluluklarımız vardır.Bu sebeple Bu süreçte içinde her ne yaşandı ise 16 temmuz itibarı ile geride bırakarak, tüm teşkilatımızın sımsıkı kenetleneceğine ve tek bir yumruk olacağına dair inancım tamdır. Demokratik ortamda bir yarış olan bu kongrede kaybeden olmayacağı gibi bizi bizden ayırmaya be parçalamaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Başarı; ancak bir olduğumuzda, bütün olduğumuzda, farklılıklarımıza değil ortak hedeflerimize kilitlendiğimizde ortaya çıkacaktır.
Bu sebeple;
Gün samimi olanların, karşılıksız sevenlerin günüdür,Gün üç hilalin titrettiği milli yürekleri kucaklama günüdür.Gün bayrağımızı en yükseğe taşıma iddiasında olanların günüdür,Ve bu gün siyasette Yeni bir Çağ’ın başlayacağı fetih günüdür.
Sevgili delege arkadaşlarım, eksiklerimiz varsa tamamlar, yokları var eder, azları çoğaltır, kırılan kalpler varsa da onarırız. Yeter ki nerden gelip nereye gittiğimizi unutmayalım ve yeter ki, bu camiaya almaya gelenlerle katmaya gelenleri ayırt edebilelim,Bu kongre mücadelesinin, inançlarımızın ve ideallerimizin iktidarına yol olmadığı müddetçe kazanan yalnızca nefisler olacaktır. Şuna inanıyorum ve iman ediyorum ki bu kongre salonu İstanbul’a dirliği, birliği ve sevgiyi getiren bir netice ile sonuçlanacaktır.Bende sizden yedi tepeye 3 hilali çekmek için onay ve fırsat istiyorum. Gelecek hafta idrak edeceğimiz mübarek ramazan aynın şimdiden hayırlara ve güzelliklere vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Ve Sözlerimi Üstat Necip Fazıl’ın Canım İstanbul şiirinden bir kıta ile bitirmek istiyorum.Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canim; Vatanim da vatanim... İstanbul, İstanbul... Ne mutlu, İstanbul kadar güzel ve İstanbul kadar büyük düşünenlere…
Ne Mutlu! Türküm Diyene.


























