AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Dr. Abdulkerim Gök, AK Parti'nin kuruluşundan bugüne olan sürecini değerlendiren bir yazı kaleme aldı. Gök'ün resmi internet sitesi olan www.abdulkerimgok.com'da yayınlanan değerlendime yazısında zaman zaman Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerine de vurgu yapılarak iç ve dış politikadan AK Parti'nin Türkiye'ye bakışı gözler önüne serildi.İşte Dr. Gök'ün o değerlendirmesi:"AK Parti, Genel Başkanımız, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde 14 Ağustos 2001’de kuruldu. AK Parti’yi doğuran irade, Türkiye’nin değişmez, adalet ve kalkınmanın yanında ileri demokrasiye olan özlemin iradesidir. Maddi ve manevi dinamiklerine bağlı ve saygılı olan AK Parti, milletimizin vicdanının sesidir. Biz toplumsal vicdandan vekâlet alarak milletimizle birlikte bu umut yolculuğuna “Her şey Türkiye için” diye yola çıktık. Başbakanımız, partimizi kurarken bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır demişlerdir. Zaman içerisinde yapılan değişim ve dönüşümleri göz önüne getirdiğimizde gerçekten de hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını açık ve net bir şekilde görüyoruz.
11 yıldır milletin yanında, milletin içinde, milletin hizmetindeyiz. Siyasetimiz, sadece milleti esas alan, milletin hissiyatını siyasî dile tercüme eden bir siyasettir. Halk kendi çocuklarını, kendi ruh ve manâ ikliminin insanları olan AK Parti kadrolarını, kendine hizmet edenleri sevdi. Bu 11 yılda AK Parti yol oldu, köprü oldu… Okul oldu okuttu, sevgi evi oldu herkesi bağrına bastı, hastane oldu ayrım yapmaksızın herkese şifa dağıttı. Yoksula iş, işçiye güvence oldu. AK Parti ekonomiye güç, dış politikaya itibar oldu. Fakat bu yaptıklarımızla asla yetinmedik.
Sağlıkta, eğitimde, sosyal güvenlikte, yoksullara, engellilere, yaşlılarımıza verdiğimiz hizmetlerde “bu kadar yeter” diye asla düşünmedik. Milletimize en iyi okullar ve en iyi yetişmiş öğretmenler, en güzel hizmetler yaraşır. Her alanda en ileri, en güzel, en kaliteliyi milletimize sunmak için gece-gündüz demeden çalışıyoruz…
Biz güçlü bir ekonominin partisiyiz. Biz artık her an kriz bekleyen, her krizde cebindeki, elindeki parası birilerince çarpılan, yüksek enflasyon altında ezilen bir devlet değiliz.
Bizim yolumuz diyalogun, saygı ile her sorunu müzakere edebilmenin, demokrasi içinde her sese kulak vermenin yoludur.
Genel Başkanımız, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN son 11 yılda gelinen noktayı değerlendirirlerken, “Kardeşlerim, dinimiz, inancımız, düşüncemiz, yaşam biçimimiz, etnik kökenlerimiz her ne olursa olsun, unutmayalım ki millet olarak kaderimiz birdir. Aynı gök kubbe altında yaşıyoruz. Bütün farklılıklarımızın üzerinde bizi birleştiren, tek bir millet yapan yüksek değerlerimiz var. Bizi birleştiren, temel paydamız da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Hepimiz aynı milletin, aynı cumhuriyetin hür ve eşit vatandaşlarıyız. Hep birlikte kaybetmemek için hep birlikte kazanmak mecburiyetindeyiz. Bu gök kubbe altında, bu cennet vatanda, bütün renklerimizle biz bir ve bütünüz.” Demişlerdir.
Farklılıklarımızın zenginlik olduğu anlayışıyla siyaset yapıyoruz. Örf, adet, gelenek, görenek, tarih, bayrak, vatan, ecdat, inanç gibi değerlerimizle değer siyaseti yaptık. Ret, inkâr ve asimilasyon politikalarını artık geçmişte bıraktık, bunların bizim ülkemize hiçbir şey kazandırmadığını bildiğimiz anlayışıyla hareket edip siyaset ürettik, üretmeye de devam edeceğiz. Ancak, görüyoruz ki, ülkemizde halâ bir dönemin zihniyeti işlemektedir. AK Parti iktidarının sağladığı istikrar ve güven ortamı, hayata geçirdiği reformlar bütün dünyanın dikkatini çekmiş, hayranlık uyandıran bir ilerleme sağlamıştır. Ancak, Türkiye’de maalesef değişimler hep sezaryenle olmuştur. Normal doğuma alışmak pek tabii ki zaman alacaktır. Yani değişim ve dönüşümler sancılı olmuş ve bunun böyle devam etmesi direnci vardır, yani statüko vardır. Oysaki, doğru, sağlıklı ve tabii olan yani cerrahi müdahale olmadan yapılan doğumdur. Ancak duamız, umudumuz ve halkımızdan inancımız o dur ki, bu karanlık zihniyet er geç son bulacaktır. İşte ülke olarak sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasi partileriyle, ana muhalefet, muhalefet ve iktidarıyla birlikte toplumun diğer kesimleriyle beraber normal sürece alışmaya başladık, ancak ileri demokrasi anlamında hala yapacaklarımız vardır.
Yıllarca bekle gör anlayışının hakim olduğu siyaset anlayışının ötesinde pro aktif bir siyaset üretiyoruz. Türkiye’siz bir Ortadoğu’nun Türkiye ‘siz bir Avrupa Birliği, Türkiye’siz bir Dünya olamayacağını gerek yurt içi gerekse yurt dışı dengeler artık görmüştür. Hiçbir suretle milletten devletin esirgenmemesi gerektiğini sadece Türkiye’ye ayak bağı olan eski statükoyu değiştirmenin yetmeyeceğini, yeni perspektifimizin yeni bir statüko inşa etmek olmadığını işin başında ilan eden bir partinin milletvekili olmaktan da her zaman gurur duymaktayım. Zengin millet, güçlü toplum, ileri demokrasi, lider ülke olma hedeflerimiz var. Bugüne kadar yaptıklarımızdan daha fazlasını başaracak, gücümüz de enerjimiz de var. Yeter ki birebirimize bağlılığımızı, ülkemize sevgimizi, huzur ve istikrarımızı kaybetmeyelim."
Siyaset
Yayınlanma: 08 Temmuz 2012 - 14:12
Ak Parti'nin 11 Yılını Bu Sözlerle Anlattı
Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde kurulan AK Parti, 11 yıla nelere sığdırdı? Eskiden nasıl bir Türkiye vardı şimdi nasıl bir Türkiye var? Peki ya gelecekteki Türkiye...
Siyaset
08 Temmuz 2012 - 14:12
İlginizi Çekebilir























