Ankara Milletvekili Sinan Aygün ve Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci ile birlikte Kültür Merkezi'nin açılışını yapan Kılıçdaroğlu, parti otobüsü üstünden halka hitap etti.
Kentli olmanın öneminden bahseden Kılıçdaroğlu, "Kentli olmak sabahleyin sofrada otururken gazete okumak demektir. Kentli olmak komşusunun derdini bilmek demektir. Çocuklarımızın daha iyi koşullarda yetişmesi için onun bir müzik aleti çalmasını, spor yapmasını annesiyle yakınlarıyla kucaklaşmasını sağlamak demektir" dedi.ÜÇ FİDANI ZİYARET Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmesine de değinen Kılıçdaroğlu, "Bugün evimden çıkıp üç fidanların yattığı Karşıyaka mezarlığına gittim. Her mezara 3 karanfil koydum. Onların acıları bizim yüreğimizde. Onları asla unutmayacağız. Kimse unutmasın ki CHP değişimin, dönüşümün ve devrimin adresidir" ifadelerini kullandı.
ŞAMPİYONLUK KUPASI HEDİYE EDİLDİ Kılıçdaroğlu, daha sonra Amasya Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen futbol turnuvasında başarılı olan takımlara ödüllerini verdi. CHP Lideri, burada da basın mensuplarının istifa eden CHP Genel Başkanı Yardımcısı Gürsel Tekin ile ilgili sorularını yanıtsız bıraktı.
ÖZGÜR TÜRKİYE İSTİYORUM Cezaevindeki gazetecilerle ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, "Bizim özgürce haber alma hakkımız yok onu biliyorum. 100'e yakın gazetecinin hapiste olduğunu da biliyorum. Hapiste gazetecilerin olmadığı, akademisyenlerin olmadığı, Genelkurmay başkanlarının bu ülkede terörist ilan edilmediği özgür Türkiye'yi hep beraber kuracağız" şeklinde konuştu. CHP Liderinin diğer bir durağı da Cihangir Mahallesi Kent Evi oldu. Kent Evi'nin açılışını yapan Kılıçdaroğlu, konuşmasında özgürlük ve demokrasi vurgusu yaptı. CHP Lideri herkesin özgürce düşündüğünü söyleyebildiği demokrasiyi halka beraber inşa edeceklerini kaydetti. Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci ile birlikte Avcılar Havuz Meydanında Hıdırezllez Şenliklerine katılan Kılıçdaroğlu’na Mustafa Değirmenci şehrin anahtarlı plaketini takdim etti.
Çağdaş kentin yaşam gereklerini Türkiye’nin Parlayan Yıldızı Avcılarda sergilemeyi sürdüren Belediye Başkanı Mustafa Değirmencinin projeleri birer birer halkın hizmetine sunduğunu söyledi.
Avcıların Firuzköy Mahallesinde yapılan stadyum, Cihangir Mahallesi Kent Evi Uğur Mumcu Parkı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımı ile halkın hizmetine açtıklarını söyleyen Değirmencinin projelerini Kılıçdaroğlu tarafından çok beğenildi. Parlayan Yıldız Avcılarda hep ilkleri gerçekleştirmeyi planlayan Başkan Değirmenci, Türkiye’nin hiçbir yerinde olmayan projeleri Avcılar için gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Değirmenci, “Her mahalle merkezimizi Marmara Caddesi gibi yapmaya çalışıyoruz. Mahalle merkezleri veya meydanlardaki çalışmalarımız o mahallenin özelliklerini taşımaktadır. Bugün Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile ilk açılışını yaptığımız Firuzköy Stadyumu Türkiye’de bir ilktir. Sanatsal bir çalışmadır” dedi.
Avcılar halkı Kent Evine kavuştu Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmencinin, “Avcıların her mahallesine ait projeleri hayata geçiriyor. Bu hizmet halkalarından birisi olan Cihangir Kent Evi hayat buldu. Cihangir Kent Evi’nde adeta bir kültür kompleksi. İçerisinde hamam bile bulunan ve her türlü sosyal ve kültürel aktivitenin bulunduğu Kent Evi halkın yararlanabileceği konfora sahip. Parlayan Yıldız Avcılar’da hep ilkleri gerçekleştirmeyi planlayan Başkan Değirmenci, Firuzköy Ambarlı, mahallelerine Kent Evleri yapacağını söyledi. Başkan Değirmenci, “Her mahalle merkezimizi Marmara Caddesi gibi yapmaya çalışıyoruz. Mahalle merkezlerine veya meydanlara kurmaya çalıştığımız heykel veya bilgilendirme ve saat kuleleri ile çocuk alanlarını belirli bir program dahilinde hizmete sokuyoruz. Hizmetlerimiz sürecek bizi izlemeye devam edin” dedi. Avcılar’da üç dönemdir Belediye Başkanlığı yapan ve ilçeye bugüne kadar yaptığı hizmetlerle vatandaşın büyük takdirini toplayan Başkan Değirmenci, Belediye Meclis üyelerinin de desteğini alarak Avcıların her mahallesine Kent Evleri parklar ve Sosyal donatı alanları kurarak reform denilebilecek hizmetleri açmaya özen gösteriyor. 2012 yılını yatırım yılı ilan eden Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci, Avcılarda başlattığı hizmet çalışmaları ile İstanbul’da yine bir ilke imza attı. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımı ile açılışı yapılan Kent evi Firuzköy Stadyumunun Türkiye’de bir ilk olduğunu söyleyen Mustafa Değirmenci, “Avcılarda muhteşem parklar yapıyoruz. Halkımız bu parkları kendi evi gibi koruyor. Kent Evlerimiz Türkiye’de bir ilktir. Her mahalleye kent evleri projemiz var. Biz İnadına Kültür İnadına Cumhuriyet İnadına Avcılar diyerek çalışıyoruz” dedi.
KILIÇDAROĞLU AVCILARDA COŞTU CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bir süt dağıtmaya kalktılar, yüzlerce, binlerce çocuk kendisini hastanede buldu. Bir sütü bile dağıtamayan bir iktidar nasıl olur da ülkeyi yönetir? Bunu her vatandaşımın kendisine sorması lazım" dedi. İstanbul'da AK Partili belediyelerin olduğu ilçelerde insanların nefes alamadığını, sadece CHP'li belediyelerin olduğu Beşiktaş, Kadıköy, Sarıyer, Bakırköy ve Avcılar'da nefes alındığını ifade eden Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin, kentin bütün okullarında süt dağıttığını, bir tek çocuğun karnının ağrımadığını, bir tek çocuğun bile hastaneye gitmediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Onlar bir süt dağıtmaya kalktılar, yüzlerce, binlerce çocuk kendisini hastanede buldu. Ülkeyi size emanet ettiler, 'yönetin' diye, yönetemiyorlar. Bir sütü bile dağıtamayan bir iktidar nasıl olur da ülkeyi yönetir? Bunu her vatandaşımın kendisine sorması lazım. Bir çocuğa süt vereceksin, bunu bile dağıtmaktan acizsin, nasıl bu ülkeyi yöneteceksin. Bu ülkeyi yönetemiyorlar, korkuyla, baskıyla yönetiyorlar. Size sözüm var. Ne kadar baskı yaparlarsa yapsınlar asla bizi yıldıramayacaklar. Biz yaşamımız boyunca baskılara, şiddete boyun eğmedik. Nereden ve nasıl gelirse gelsin, baskıya karşı mücadele etmek kitabımızda vardır" diye konuştu. Özgürlük kaygıları bulunduğunu, herkesin özgür olduğu yerde demokrasi olacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Herkesin baskı altında yaşadığı bir ülkede, unutmayın, baskıyı kaldıracak parti CHP'dir. Bizim gibi düşünmeyenlerin de düşüncelerini özgürce söyleyecekleri yer, yine CHP'dir" dedi. İktidarın trilyonlarca dolar kaynak harcadığını ama ülkenin sorunlarını çözemediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin yeniden ayağa kalkması, köklerini bulması, kültürünü yakalaması, yeniden Kuvay-i Milliye demesi ve yeniden özgürlük ve demokrasi demesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, 21. yüzyılın Türkiyesi'nde toplama kampları gibi hapishane, siyasal iktidara endekslenmiş bir yargı, baskı altında bir medya, korku imparatorluğu olamayacağını, demokrasi, özgürlük ve insan hakları olacağını belirterek, "21. yüzyılın Türkiyesi'nde halkına hesap veren bir iktidar olur, halkına hesap verme değil de baskı yapan bir iktidar olmamalı. Bunu sizin oylarınızla sonlandırmak, güç birliği yapmak durumundayız" diye konuştu.
"Yetkiyi verirseniz, Türkiye aydınlığa çıkar" Dönemin Dışişleri Bakanı İsmet İnönü'nün Lozan'da onurlu bir mücadele verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Bugünkü Dışişleri Bakanı'nı, televizyonlarda izlediniz. Obama parmak işaretiyle çağırıyor. O da öyle bir koşuyor ki, neredeyse Recep Tayyip Erdoğan'ı da ezecek. Obama çağırmış ya, asıl patron o. Siz, böyle bir Dışişleri Bakanı, Başbakan düşünebiliyor musunuz? Kendi dış politikasını egemen güçlerin dış politikasına endeksleyen bir ülkenin başbakanı, kendi ülkesinin çıkarlarını savunabilir mi? Onun için isyan ediyoruz. Onun için diyoruz, güç birliği yapacağız. Sorunları çözecek irademiz, kararlılığımız, projelerimiz var. Eskiden eleştirirlerdi. 'Efendim CHP hep eleştirir, hiç proje getirmez.' Son seçimlerde hayatın her alanı ile ilgili proje yaptık. Dediler ki, 'Bu projeler uygulanamaz, hayal ürünü.' İktidara geldiler, şimdi bizim projelerimizi yarım yamalak uyguluyorlar. Onları tam uygulamak bizim boynumuzun borcudur. Yetkiyi siz vereceksiniz, yetkiyi verirseniz, Türkiye aydınlığa çıkar, açlığı, yoksulluğu, işsizliği bitireceğiz." Kılıçdaroğlu, özgür ve bağımsız bir Türkiye kuracaklarını, kardeş kavgası olmayacağını belirterek, "Bizim iktidarımızda kimse kimseye kin duymayacak. Kini tarihe gömecek, çöp sepetine atacağız. Bu ülkede barış ve kardeşlik rüzgârı esmeli" dedi.
"Veremezler" CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, siyasetin topluma adanmışlık, toplum ve halk için çalışmak, halka hesap verme olduğunu ifade ederek, "Siyasetçi bu ülkede toplanan vergilerin hesabını halka veren kişidir. Siz Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AK Parti'nin bütçe kaynakları dolayısıyla halka hesap verdiğini duydunuz mu? Veremezler. Ama size ahdım ve sözüm var. CHP iktidarında size hesap vermek benim boynumun borcudur, CHP'lilerin de namus görevidir" dedi. "Sabah akşam bir ayak üzerinde 50 yalan söyleyen, yalan söylemeyi sanat edinen, 'yalancısın' dediğimde 'Ben yalan makinesiyim' diyen bir başbakan olabilir mi?" diyen Kılıçdaroğlu, halka yalan söylemeyeceğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Nerede olursa olsun doğruları söylemekten çekinmeyeceğiz. Bir atasözümüz var, Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar. Size sözüm var, 9 köyden kovsalar 10'uncu köye gideceğiz. Yine doğruları söyleyeceğiz" diye konuştu.
"Komşularımızla savaşmak istemiyoruz"
Kılıçdaroğlu, sorunların adresinin AK Parti, çözüm yerinin de CHP olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Zaman zaman derler ki, 'Şu CHP hiç çalışmıyor, hiç muhalefet yapmıyor.' Sanki köstebeği biz açıklamadık da ABD açıkladı. Niye haber yapmıyorsun? Pozantı Cezaevi'nde çocukların uğradığı dramı, tecavüzleri CHP açıkladı. 4 4 4'de parlamentoda onurlu mücadele yapan CHP. Bütün baskılara, tehditlere, tekmelere rağmen mücadele eden kim? CHP. Suriye'ye en ciddi muhalefeti yapan kim, CHP. Komşularımızla savaşmak istemiyoruz. Ne işimiz var Suriye'de? Ne işimiz var Afganistan'da? Hepsini düşünmek zorundayız. Önce kendi ülkemizin, insanlarımızın çıkarlarını savunacağız. Demokrasi mi istiyorsunuz? Suriye'de demokrasi yokmuş, sanki Suudi Arabistan'da demokrasi var da, Suriye'de yokmuş. Sen kendi ülkene bak bakayım, Türkiye'de demokrasi var mı? Demokrasi istiyorsan önce kendi ülkende getireceksin. Millet konuşmaktan korkuyor, korkudan yazamıyor. Dünyanın hiç bir ülkesinde basılmamış kitap yasaklandı mı? Tek istisnası var, Türkiye. Basılmamış kitabın yasaklandığı ülkede demokrasi olur mu?" Kılıçdaroğlu, konuşmasını Nazım Hikmet'in "Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine" dizeleriyle bitirdi.






















