CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, AK Parti - PKK arasında imzalanan mutabakat metnini kamuoyuyla paylaştı.CHP, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Yardımcısı Afet Güneş’in PKK adına terör örgütü elebaşları Sabri Ok, Mustafa Karasu ve Zübeyir Aydar ile koordinatör ülkelerin temsilcilerinin katıldığı Oslo görüşmelerinin perde arkasını açıkladı.CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, MİT müsteşarı Hakan Fidan'ın ana dilde eğitimle ilgili PKK'ya ˜Nasıl olsa orası özerk bölge olacak. öğretmen tayini dahil, eğitim hizmetleri belediyelere valilere devredilecek' sözlerinin Oslo tutanaklarında yer aldığını belirterek mutabakat metni için suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Koç, MYK toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında AK Parti - PKK arasında imzalanan mutabakat metnini kamuoyuyla paylaştı.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan'a geçen hafta çarşamba günü MYK toplantısı sonrasında beş soru sorduğunu belirten Koç, "Şimdi geçen hafta sorduğumuz soruları bir defa daha hatırlatıyorum. Oslo tezgahları öncesinde ve sırasında görevlendirdiğin devlet yetkilileri İmralı'dan Kandil'e kaç mektup götürmüşlerdir? Bu mektupların içeriğinden Abdullah Öcalan'ın ve Kandil'in planlarından ne derecede haberdarsınız, ne önlem aldınız? Kuryelik görevini devlet görevlisi olarak kimler yerine getirmiştir?" ifadesinin kullandı."Terörün başı Abdullah Öcalan ile hem ülke bazında hem bölgesel bazda yüzde 90-95 uyuştuğunuz noktalar, mutabık kaldığınız noktalar nelerdir? Öcalan ile fikren hangi noktalarda kucaklaşıyorsunuz?" diye soran Koç, "PKK'nın MİT ve devleti oyalayıp örgütün 4. stratejik mücadele hamlesini hayata geçirmesine nasıl gözünüzü karartarak, kapatarak vicdanınızı kitleyerek yardımcı oldunuz?" diye konuştu. Ardından sorulara devam eden Koç, "Bu sürelerin sonunda PKK'nın kendi çözümlerini dayatacak ve koşullar olgunlaştığında tek taraflı olarak bunları fiilen hayata geçirmesini kolaylaştırmış olmadınız mı? Bu sürecin alt yapısını siz bu şekilde oluşturmuş olmuyor musunuz?" diyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Koordinatör devlet İngiltere'nin imzaladığı bilinen Oslo müzakereleri sonrasındaki protokolleri ve mutabakat metinlerini ekleriyle beraber açıklama cesaretiniz var mı, yok mu?"Başbakan'ın gazetecilerin konuyu sorması üzerine bazı şeyleri itiraf etmek zorunda kaldığını vurgulayan Koç, "Başbakan, bunları soran namert, bunlar 3-5 koyunu güdemez demiş. Şimdi milletin önünde CHP adına konuşuyorum. Bizler hayatımız boyunca namert olmadık. Namertlerin oyuncağı da olmadık, sofrasında da oturmadık. Dün de, bugün de hiçbir CHP Genel Başkanı BOP Eşbaşkanı olmadı" şeklinde konuştu.Koç, "Başbakan Erdoğan'ın uçakta gazetecilere, ˜Benim gönderdiğim istihbarat teşkilatının başındaki müsteşarımın veya yardımcısının altında imzası var mı yok mu?' diyor. Ben de kendisine şunu soruyorum" diyerek, "Senin PKK ile yaptığın mutabakat protokolünü hakem devlet iki taraf adına imzalayıp muhafazasına aldım mı almadı mı?" ifadesini kullandı.Sözlerinin ardından AK Parti - PKK arasında imzalanan mutabakat metnini gazetecilere gösteren Koç,
"Gelelim önemli soruya, MİT müsteşarı Hakan Fidan ana dilde eğitimle ilgili PKK'ya ˜Nasıl olsa orası özerk bölge olacak. öğretmen tayini dahil, eğitim hizmetleri belediyelere valilere devredilecek' diye söz verdi mi?" şeklinde konuştu.Bu cümlelerin Oslo tutanaklarında aynen yer aldığını kaydeden Koç, "Bu sözün arkasında siz var mısınız? Siz yoksanız basına yaptığınız son açıklamada ˜Benim bilgim olmadan böyle bir şeyi bu adam yapacak, ben onu orada tutacağım. Öyle şey olur mu ya?' dediniz. Şimdi bu sözlerden sonra Fidan'ı neden korumaya alıp, neden özel yasa çıkarttığınızı çok iyi anlıyoruz. Bu işin tepesinde sorumluluğun sizde olduğunu ve yargı sürecinin size uzanacağını çok iyi görüyorsunuz" dedi."PKK- AK Parti işbirliğini milletimizin önüne tüm çıplaklığı ile koyacağız" diyen Koç, "Sahte milliyetçilerden bu millet çok çekti. Başbakan Panikte. Biz görevimizi yapıyoruz. Tarih önünde bir ibret tablosu sunuyorum. Perdenin önünde; bağıran, çağıran aşağılayan sorumluluklarını yerine getirmeyen bir insan manzarası; her kurumu azarlayan, tehdit eden, gerektiğinde söven. Perdenin arkasında; anayasa suçu işleyerek, ABD'nin oyun kuruculuğunda üstlendiği terör örgütüyle müzakere ve mutabakat arayan teslimiyetçi ve tavizci bir Başbakan kimliği" açıklamasında bulundu.Koç'un, "Başbakan açık bir anayasa suçu işlenmiştir. Telaşı, hiddeti, saptırması bu yüzden" ifadesinin ardından gazetecilerin mutabakat metni için yargıya çağrı yapılıp yapılmayacağını sorması üzerine ise suç duyurusunda bulunacaklarını dile getirdi.İşte OSLO ANLAŞMASI'nın ŞOK oluşturan 9 maddesi1-Taraflar, süregelen Oslo ve İmralı süreci bağlamında Kürt sorununun çözümü konusundaki kararlılıklarını koruduklarını bir kez daha belirtmişlerdir.2-Taraflar, bugüne kadar Oslo ve İmralı süreçlerinde vurgulanan Kürt sorununun kalıcı çözümüne yönelik temasların sürdürülmesi ve yürütülecek çalışmaların Anayasal ve yasal çerçevede sonuçlandırılmasının esas alınmasının gerekliliği konusunda varılan mutabakatları teyit ederler.3-Taraflar, 10 Mayıs 2011’de İmralı’da yapılan görüşmede Sayın Öcalan tarafından sunulan, “Türkiye’de Temel Toplumsal Sorunların Demokratik Çözüm İlkeleri Taslağı”, “Türkiye’de Devlet ve Toplum İlişkilerinde Adil Barış İlkeleri Taslağı” ve “Kürt Sorununun Demokratik Çözüm ve Adil Barışı İçin Eylem Planı Öneri Taslağı” adı altındaki taslaklar konusunda, en geç haziranın ilk haftasına kadar görüş ve önerilerini sunarlar. Kürt tarafı, sözü edilen taslakları memnuniyetle karşılar, prensip ve ilkesel olarak kabul eder.4-Taraflar, aynı süre içinde yukarıda adı geçen taslaklarda zikredilen Anayasa Konseyi, Barış Konseyi, Hakikat ve Adalet Komisyonu için isim düzeyinde çalışma yaparlar ve netleştirdikleri isim önerilerini sunarlar.5-Türk tarafı, seçimlerden sonra en kısa zamanda Örgütü temsilen iki kişinin Sayın Öcalan’ı ziyaret etmesi, yukarıda adı geçen konsey ve komisyonlar kurulduktan sonra, birer alt komisyonlarının da Sayın Öcalan’la ilişkilendirilmesini taahhüt eder.6-Kürt halkının siyasi ve legal temsilcileri, basın yayın organları ve çalışanlarına yönelik uygulanan baskı, tutuklama ve çalışmalarını engelleme vb. yönelimlere son verilmesi ve KCK adı altında gerçekleşen siyasi operasyonlarda tutuklananların serbest bırakılması sürecin yumuşatılması ve çözüm yönünde ilerlemesi için önemli bir adım olacaktır. Bu çerçevede Türk tarafı ilk adım olarak Newroz ve sonrasında tutuklanan Kürt siyasetçileri bırakmayı taahhüt eder.7-Taraflar, seçimlerin güvenli bir ortamda geçmesi ve ortamın normalleşmesi için, en üst düzeyde kamuoyuna açık çağrı yapacaklardır.8-Kürt sorununun nihai çözümünün, ancak çatışmasızlık zemininde gerçekleşebileceğinden hareketle tüm askeri, siyasi ve diplomatik operasyonların ve eylemlerin durdurulması ve uygun tedbirlerin karşılıklı geliştirilmesi esastır. Bu çerçevede taraflar, 15 Haziran 2011’e kadar her türlü operasyon ve askeri eylemlerini durdururlar.9-Taraflar, müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak 2011 Haziran ayının ikinci yarısında bir araya gelmeyi kararlaştırmışlardır.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan'a geçen hafta çarşamba günü MYK toplantısı sonrasında beş soru sorduğunu belirten Koç, "Şimdi geçen hafta sorduğumuz soruları bir defa daha hatırlatıyorum. Oslo tezgahları öncesinde ve sırasında görevlendirdiğin devlet yetkilileri İmralı'dan Kandil'e kaç mektup götürmüşlerdir? Bu mektupların içeriğinden Abdullah Öcalan'ın ve Kandil'in planlarından ne derecede haberdarsınız, ne önlem aldınız? Kuryelik görevini devlet görevlisi olarak kimler yerine getirmiştir?" ifadesinin kullandı."Terörün başı Abdullah Öcalan ile hem ülke bazında hem bölgesel bazda yüzde 90-95 uyuştuğunuz noktalar, mutabık kaldığınız noktalar nelerdir? Öcalan ile fikren hangi noktalarda kucaklaşıyorsunuz?" diye soran Koç, "PKK'nın MİT ve devleti oyalayıp örgütün 4. stratejik mücadele hamlesini hayata geçirmesine nasıl gözünüzü karartarak, kapatarak vicdanınızı kitleyerek yardımcı oldunuz?" diye konuştu. Ardından sorulara devam eden Koç, "Bu sürelerin sonunda PKK'nın kendi çözümlerini dayatacak ve koşullar olgunlaştığında tek taraflı olarak bunları fiilen hayata geçirmesini kolaylaştırmış olmadınız mı? Bu sürecin alt yapısını siz bu şekilde oluşturmuş olmuyor musunuz?" diyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Koordinatör devlet İngiltere'nin imzaladığı bilinen Oslo müzakereleri sonrasındaki protokolleri ve mutabakat metinlerini ekleriyle beraber açıklama cesaretiniz var mı, yok mu?"Başbakan'ın gazetecilerin konuyu sorması üzerine bazı şeyleri itiraf etmek zorunda kaldığını vurgulayan Koç, "Başbakan, bunları soran namert, bunlar 3-5 koyunu güdemez demiş. Şimdi milletin önünde CHP adına konuşuyorum. Bizler hayatımız boyunca namert olmadık. Namertlerin oyuncağı da olmadık, sofrasında da oturmadık. Dün de, bugün de hiçbir CHP Genel Başkanı BOP Eşbaşkanı olmadı" şeklinde konuştu.Koç, "Başbakan Erdoğan'ın uçakta gazetecilere, ˜Benim gönderdiğim istihbarat teşkilatının başındaki müsteşarımın veya yardımcısının altında imzası var mı yok mu?' diyor. Ben de kendisine şunu soruyorum" diyerek, "Senin PKK ile yaptığın mutabakat protokolünü hakem devlet iki taraf adına imzalayıp muhafazasına aldım mı almadı mı?" ifadesini kullandı.Sözlerinin ardından AK Parti - PKK arasında imzalanan mutabakat metnini gazetecilere gösteren Koç,
"Gelelim önemli soruya, MİT müsteşarı Hakan Fidan ana dilde eğitimle ilgili PKK'ya ˜Nasıl olsa orası özerk bölge olacak. öğretmen tayini dahil, eğitim hizmetleri belediyelere valilere devredilecek' diye söz verdi mi?" şeklinde konuştu.Bu cümlelerin Oslo tutanaklarında aynen yer aldığını kaydeden Koç, "Bu sözün arkasında siz var mısınız? Siz yoksanız basına yaptığınız son açıklamada ˜Benim bilgim olmadan böyle bir şeyi bu adam yapacak, ben onu orada tutacağım. Öyle şey olur mu ya?' dediniz. Şimdi bu sözlerden sonra Fidan'ı neden korumaya alıp, neden özel yasa çıkarttığınızı çok iyi anlıyoruz. Bu işin tepesinde sorumluluğun sizde olduğunu ve yargı sürecinin size uzanacağını çok iyi görüyorsunuz" dedi."PKK- AK Parti işbirliğini milletimizin önüne tüm çıplaklığı ile koyacağız" diyen Koç, "Sahte milliyetçilerden bu millet çok çekti. Başbakan Panikte. Biz görevimizi yapıyoruz. Tarih önünde bir ibret tablosu sunuyorum. Perdenin önünde; bağıran, çağıran aşağılayan sorumluluklarını yerine getirmeyen bir insan manzarası; her kurumu azarlayan, tehdit eden, gerektiğinde söven. Perdenin arkasında; anayasa suçu işleyerek, ABD'nin oyun kuruculuğunda üstlendiği terör örgütüyle müzakere ve mutabakat arayan teslimiyetçi ve tavizci bir Başbakan kimliği" açıklamasında bulundu.Koç'un, "Başbakan açık bir anayasa suçu işlenmiştir. Telaşı, hiddeti, saptırması bu yüzden" ifadesinin ardından gazetecilerin mutabakat metni için yargıya çağrı yapılıp yapılmayacağını sorması üzerine ise suç duyurusunda bulunacaklarını dile getirdi.İşte OSLO ANLAŞMASI'nın ŞOK oluşturan 9 maddesi1-Taraflar, süregelen Oslo ve İmralı süreci bağlamında Kürt sorununun çözümü konusundaki kararlılıklarını koruduklarını bir kez daha belirtmişlerdir.2-Taraflar, bugüne kadar Oslo ve İmralı süreçlerinde vurgulanan Kürt sorununun kalıcı çözümüne yönelik temasların sürdürülmesi ve yürütülecek çalışmaların Anayasal ve yasal çerçevede sonuçlandırılmasının esas alınmasının gerekliliği konusunda varılan mutabakatları teyit ederler.3-Taraflar, 10 Mayıs 2011’de İmralı’da yapılan görüşmede Sayın Öcalan tarafından sunulan, “Türkiye’de Temel Toplumsal Sorunların Demokratik Çözüm İlkeleri Taslağı”, “Türkiye’de Devlet ve Toplum İlişkilerinde Adil Barış İlkeleri Taslağı” ve “Kürt Sorununun Demokratik Çözüm ve Adil Barışı İçin Eylem Planı Öneri Taslağı” adı altındaki taslaklar konusunda, en geç haziranın ilk haftasına kadar görüş ve önerilerini sunarlar. Kürt tarafı, sözü edilen taslakları memnuniyetle karşılar, prensip ve ilkesel olarak kabul eder.4-Taraflar, aynı süre içinde yukarıda adı geçen taslaklarda zikredilen Anayasa Konseyi, Barış Konseyi, Hakikat ve Adalet Komisyonu için isim düzeyinde çalışma yaparlar ve netleştirdikleri isim önerilerini sunarlar.5-Türk tarafı, seçimlerden sonra en kısa zamanda Örgütü temsilen iki kişinin Sayın Öcalan’ı ziyaret etmesi, yukarıda adı geçen konsey ve komisyonlar kurulduktan sonra, birer alt komisyonlarının da Sayın Öcalan’la ilişkilendirilmesini taahhüt eder.6-Kürt halkının siyasi ve legal temsilcileri, basın yayın organları ve çalışanlarına yönelik uygulanan baskı, tutuklama ve çalışmalarını engelleme vb. yönelimlere son verilmesi ve KCK adı altında gerçekleşen siyasi operasyonlarda tutuklananların serbest bırakılması sürecin yumuşatılması ve çözüm yönünde ilerlemesi için önemli bir adım olacaktır. Bu çerçevede Türk tarafı ilk adım olarak Newroz ve sonrasında tutuklanan Kürt siyasetçileri bırakmayı taahhüt eder.7-Taraflar, seçimlerin güvenli bir ortamda geçmesi ve ortamın normalleşmesi için, en üst düzeyde kamuoyuna açık çağrı yapacaklardır.8-Kürt sorununun nihai çözümünün, ancak çatışmasızlık zemininde gerçekleşebileceğinden hareketle tüm askeri, siyasi ve diplomatik operasyonların ve eylemlerin durdurulması ve uygun tedbirlerin karşılıklı geliştirilmesi esastır. Bu çerçevede taraflar, 15 Haziran 2011’e kadar her türlü operasyon ve askeri eylemlerini durdururlar.9-Taraflar, müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak 2011 Haziran ayının ikinci yarısında bir araya gelmeyi kararlaştırmışlardır.
























