Gazeteci- Yazar Tolga Şardan, T24 Bağımsız İnternet Gazetesi'nde yer alan köşesinde, Emniyet Teşkliatında ihtiyaç ve kadro durumuna göre, beş (5) yıl üzerine iki kez ikişer (2) yıl uzatma verilmesiyle aynı rütbede dokuz (9) yılını tamamlayıp emekli olması gereken Emniyet Müdürleri'nin neden emekli olamadığını yada terfi edemediğini ayrıntılarıyla ile paylaştı.
EMEKLİLİK KRİZİ..Tolga Şardan köşesinde, Bakanı Yerlikaya’nın hazırlattığı ve emniyet teşkilatında yapısal değişimi sağlayacak yasa değişikliğinin TBMM’de kabul edilmemesinden kaynaklanan kaos nedeniyle teşkilatta bazı Emniyet Müdürleri arasında emeklilik krizi yaşandığını dile getirdi.
Yazar Tolga Şardan, Emniyet teşkilatında yaşanan emeklilik krizini köşesinde şöyle aktardı :"İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın hazırlattığı ve emniyet teşkilatında yapısal değişimi sağlayacak yasa değişikliğinin TBMM’de kabul edilmemesinden kaynaklanan kaos hali, teşkilatta kriz yaratmaya devam ediyor.Değişikliğin yasalaşmaması sürecinin beraberinde getirdiği kriz dönemi sebebiyle, terfi ve emeklilik işlemleri henüz gerçekleştirilemedi. 30 Haziran günü emekli olması gereken müdür sınıfındaki personel halen görev başında!Bilindiği üzere; Bakan Yerlikaya’nın kadro yetersizliği nedeniyle özellikle birinci ve ikinci sınıf emniyet müdürlerini yakından ilgilendiren, ayrıca idare mahkemelerinin verdiği göreve dönüş kararlarının önüne geçebilmek amacıyla hazırlattığı yasa değişikliği çalışmasının yarattığı kriz, yaklaşık iki aydır çözüme kavuşturulamadı.TBMM’de komisyon aşamasında görüşüleceği dönemde kamuoyuna yansıyan ve emniyet çevrelerinde büyük tepki çeken yeni yapılanma taslağı, içindeki bazı düzenlemeler geri çekilerek yeniden Meclis’e gönderildi.Süreci şöyle özetlemekte fayda var, kanımca.Yürürlükteki yasa hükümlerine göre, rütbesinde beş yıl kalan ve bir üst rütbeye terfi edemeyen polis müdürlerinin özlük dosyaları, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu’na (YDK) alınarak görüşülüyor. Kadro ve ihtiyaca göre kurul terfi ve emeklilik kararlarına imza atıyor.Ayrıca yine ihtiyaç ve kadro durumuna göre beş yıl üzerine iki kez ikişer yıl uzatma verilmesiyle aynı rütbede dokuz yıl kalan polis müdürleri mevcut.Şu anda dokuz yıldır aynı rütbede görev yapan 1992, 1993 ve 1994 yılında Polis Akademisi’nden mezun olup çoğunluğu ikinci sınıf rütbesinde teşkilatta görev yapan polis müdürlerinin yasal olarak emeklilik zamanı geldi.Söz konusu polis müdürlerinden terfi etmesi gerekenlerin bir üst rütbeye geçişi yine YDK’ca sağlanıyor.YDK, yasa hükmü gereğince geçen mayısta “usulen” toplandı. Hiçbir karar almadan dağıldı. Oysa yeniden toplanıp terfi ve emeklilik kararlarını onaylaması gerekiyor.Yeniden toplanmanın önündeki engel ise Yerlikaya’nın TBMM’den çıkarmayı istediği yapılanmayı sağlayacak yeni düzenlemeyi beklemek. Zira kulislere yansıyanlara göre, Bakan Yerlikaya, emniyet yönetimine değişikliğin yasalaşmasını beklemesi konusunda talimat verdi.Bu konuda, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş ve kimi kurul üyeleri, bilhassa siyasi taleplere yanıt verirken Bakan Yerlikaya’yı işaret ediyor.AKP içinden kimi siyasetçiler de yapılmak istenilen düzenlemeye itiraz etti.Hâl böyle olunca şöyle kaotik bir tablo ortaya çıkıyor; dokuz yılını tamamlayıp emekli olması gereken polis müdürleri, 30 Haziran’dan itibaren emekliler. Ancak, kurul toplan(a)madığı ve haklarında karar alınamadığı için halen görev başındalar!Kaldı ki, söz konusu polis müdürlerinin, yaşayacakları görevden kaynaklanan sorunların karşılığı nasıl olacak? Yani en basit anlatımla, bu konumdaki polis müdürleri görev suçu işlediklerinde “emekli mi, yoksa muvazzaf mı” değerlendirilecek?Şaka gibi ama gerçek bu.Yaşananlara bakıldığında Yerlikaya, yapılanmayı hayata geçirmekte ısrarlı.Öyle ki, TBMM’deki komisyon çalışmaları sırasında komisyon üyesi bir milletvekiline, teşkilatta baş gösteren sıkıntı konusunda bilgi verdiği Yerlikaya tarafından tespit edilen Emniyet Personel Başkanlığı’ndan üst düzey bir müdür, bizzat Yerlikaya’nın talimatıyla görevden alındı ve Polis Akademisi’ne gönderildi.TBMM, en geç 30 Temmuz’da kapanacak. O güne kadar TBMM’den yasa çıkmadığı takdirde ve Yerlikaya’nın takvimdeki ısrarı devam ederse, işler iyice karışacak."


