Emekli Emniyet Müdürü İsmet Sayar, Emniyet teşkilatında meslek yaşamına Komiser yardımcısı olarak göreve başladığında yaşadığı bir hatırasını sosyal medyada polis gruplarında " Devlet adamı olmak..! " başlığıyla paylaşım yapınca bu paylaşımı meslektaşları tarafından büyük beğeni aldı..
İsmet Sayar paylaşımında, Emniyet teşkilatında EGM Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanı Muhittin Kaya gibi bir devlet adamıyla çalışmasının kendisi için büyük bir şans olduğunu, onun polislik mesleğine yönelik polis amirlerine verdiği nasihatlarını hiç unutmadığını belirterek, "Bu yaşadıklarımı hatırlamama sanırım son yıllarda verilen hakim ve savcı kararları neden oldu..Hakimler ve Savcılar Kurulunun, hakim ve savcı olarak meslek yaşamına başlayacak olan hukuk insanlarına, sayın Muhittin Kaya'nın bize söylediklerini söylemelerini isterdim..Sonuna bir ekleme daha yapmaları iyi olurdu: "Unutmayın..! Adalet mülkün (devletin) temelidir. Bu temelin mesleğiniz boyunca Türk Milletinden aylık alan sizler tarafından çiğnenmesine asla göz yummayacağız..!" ifadelerini kullandı.
İşte İsmet Sayar'ın sosyal medyada polis gruplarında çok beğeni alan paylaşımında şu ifadeler yer aldı : "DEVLET ADAMI OLMAK..!1980 yılında Polis Koleji ve Polis Enstitüsünü bitirip, Bomba İmha ve İnceleme Uzmanlığı için Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığına Komiser Muavini (yardımcısı) olarak tayin olduğumda, Daire Başkanımız sayın Muhittin Kaya idi. (Biz mezun olduktan sonra 3 yıllık olan Polis Enstitüsü, 4 yıla çıkarılıp Polis Akademisi adını aldı. Yasa ile Polis Enstitüsü mezunları Polis Akademisi mezunu sayıldılar. Öyle olması bir zorunluluktu...)Saklayıp, gizlemeye gerek yok, okurken ve göreve başladığımda hem dindar hem de biraz aşırı Türk milliyetçisi anlayışa sahip biriydim. 12 Eylül darbesi henüz yapılmamıştı ve insanlarımız iki kutba ayrılmıştı. Ya sağcı olacaktınız ya da komünist dedikleri solculardan... Hiç unutmam, şimdi benim için çok değerli olan bir devrem, yatakhaneye doğru çıkarken, bana hitaben, "Bu teşkilata sizin gibi faşistleri temizlemek için girdik..!" diye bağırmıştı. Ben de benzer bir cevapla onu tehdit etmiş, "Ölürüz ama bu vatanı koministlere teslim etmeyiz..!" diye çıkışmıştım. Atalarımızdan miras kalan bu kutsal toprakları kıçı kırık iki dinsiz imansıza mı bırakacaktık..! (Demek ki o zamanlar da Türk milletini yok etmek için Algı Mühendisliği çalışmaları şimdiki gibi son hızla üzerimizde oynanıyormuş...)Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığında çalışmaya başlayalı bir hafta kadar olmuştu ki, benim gibi yeni mezun olmuş komiser yardımcılarını Daire Başkanımız sayın Muhittin Kaya makamına çağırdı. Makam odasında karşısına ip gibi dizildik.Daire Başkanımız sosyal demokrat düşünceli bir hukuk adamıydı. Yani benim dünya görüşüme tam ters olan biriydi.O yıllarda kurum yöneticileri genel olarak kendi düşüncesinde olmayanları ezmeye, istifaya zorlamaya çalışırlardı. Ben de sosyal demokrat anlayışın tam karşısında olan biriydim. "Sosyal demokrat anlayışta olmak demek komünist olmanın kibarcasıdır" diye öğrenmiştik...Daire Başkanımız, bizler ip gibi dizilip hazırolda ne için çağrıldığımızı merak edip beklerken, koltuğundan kalktı, hepimizin elini sıktı. "Hayırlı olsun, meslek yaşamınızda hepinize başarılar dilerim," dedi.Sonra konuşmaya başladı."Hepimiz insanız, elbette bir düşüncemiz olacak, ot gibi yaşayacak değiliz..!" dedi. "Hepinizin hangi düşüncelere sahip olduğunuzu tek tek biliyorum. İçinizde bana benzer düşünenler olduğu gibi tam ters düşüncede olanlarınız da var. Çok samimi söylüyorum, hangi düşünceye taraf olduğunuz hiç umurumda değil ve olamaz. Farklı düşüncelerin geleceğimiz açısından yararlı olacağına da inanan biriyim. Ancak..!"Konuşmasını burada kesti, yüzü çok ciddileşti, iki elini makam masasına dayadı ve devam etti:"Polisiye olayları incelerken gerçekler ne ise onu tutanaklarınıza ve bilirkişi raporlarınıza aynen yazacaksınız. Taraf tutarak belge düzenlediğinizi tespit ettiğim zaman bu meslekte sizi durutmam, biletinizi kestiririm. Sizden tek istediğim göreviniz sırasında tam tarafsız davranmanız. Şubelerinize gidin ve bu dediklerimi asla unutmayın, kulağınıza küpe olsun..!"Kriminal Polis Laboratuvarlarında çalıştığım yıllarda bir tane bile bilirkişi raporunun bozulduğunu veya çürütüldüğünü görmedim. Elbette suçlulardan itiraz edenler oluyordu ama asla tersi gerçekleşmezdi. Yazılan her bilirkişi raporu adeta bir kanundu.Sayın Muhittin Kaya gibi bir devlet adamıyla çalışmak bizler için büyük bir şanstı. Zaman geçtikçe devlet adamı olamamış ama üst makamlara gelmiş pek çok zübük görmüş olsak da bizim yolumuz kriminal laboratuvarda çizilmişti artık...Bu yaşadıklarımı hatırlamama sanırım son yıllarda verilen hakim ve savcı kararları neden oldu...Hakimler ve Savcılar Kurulunun, hakim ve savcı olarak meslek yaşamına başlayacak olan hukuk insanlarına, sayın Muhittin Kaya'nın bize söylediklerini söylemelerini isterdim...Sonuna bir ekleme daha yapmaları iyi olurdu: "Unutmayın..! Adalet mülkün (devletin) temelidir. Bu temelin mesleğiniz boyunca Türk Milletinden aylık alan sizler tarafından çiğnenmesine asla göz yummayacağız..! "
**HALİS KAHRAMAN


