Ankara’da 56 yıldır kumaşları örerek tamir eden Arif Örücü, Türk siyasetine damga vuran birçok politikacı ile eşinin giysilerini tamir etti. Dünyanın ve Türkiye’nin birçok yerinden müşterisi olan 76 yaşındaki Arif Örücü yakın bir dönem önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Hayrünnisa Gül’ün kıyafetlerini tadilattan geçirdi. Politikacıların söküğünü diken adam"Savaş ve kıtlık dönemlerinde yoksullukla mücadele etmek için kullanılan kıyafetlerin eskiyen, yırtılan bölümlerini yama yaparak, dokuyarak veya dikerek yeniden kullanılması olan örücülük", günümüzde tekstil sektörünün hızlı gelişmesiyle artık ilgi görmüyor.Dünyayı saran tüketim çılgınlığına karşın, günümüzde halen bazı insanlar kıyafetlerini örücülere götürerek tamir ediyor. Necatibey Caddesi’ndeki bir iş hanındaki 2 metrekarelik dükkanında AA muhabirine açıklama yapan ve Ankara’nın ilk örücülerinden Arif Örücü, meslek yaşamına kuru temizlemeci olarak başladığını ve ardından Ulus’ta örücülük yapan ustası Yusuf Özörücü’nün yanına geçtiğini belirtti. Yaklaşık 56 yıldır bu mesleği yaptığını ve ustasının ölümünden sonra kendi iş yerini açtığını dile getiren Örücü, geçen zamana rağmen aynı iş yerinde mesleğini severek ve emek vererek yaptığını ifade etti. Geçmiş dönemlerde çok sayıda vatandaşın yıpranan veya yırtılan giysilerini parça montaj (yama) veya dokuma için kendisine getirdiğini anlatan Arif Usta, "Küçük bir böceğin, güvenin yiyerek kolayca açarak zarar verdiği kumaşı, bazen 1,5-2 saat elimle ince ince dokuyarak, bazen de içinden astarından çıkardığım kumaşlarla yama yaparak ilk günkü haline getirmeye çalışıyorum"
dedi.Ustasından çok şey öğrendiğini dile getiren Örücü, "Ustam işini çok severek yapardı, hatta Soyadı Kanunu’ndan sonra Özörücü soyadını aldı. Sevgiyle, aşkla yapılabilecek bir iş bu... Bazen saatlerce aynı kıyafetin üzerinde çalışıp hayatla bağlantımızın kesildiği zamanlar olabiliyor. Ustam bana ne öğrettiyse, ben de tüm bildiklerimi çıraklarıma öğrettim. Geçmiş dönemlerde bu işi sadece 3 kişi yapıyorduk. Şimdi ise başkentte 15 kişiye ulaştık" diye konuştu. Pantolon, kumaş, triko kazaklar arasında 56 yılını geçiren Arif Örücü, geçmiş dönemlerde getirilen ürünlerin daha kaliteli kumaşlardan yapıldığını, ancak son dönemlerde ucuz olduğu için halk tarafından tercih edilen Çin malı ürünlerin kaliteli olmadığını söyledi. Arif Örücü, "Bazen Çin malı ürünleri tadilata getiriyorlar. Naylon desek değil, polyester desek değil. Hatta duydum ki içlerinde atık maddelerden üretilen ürünler var. Çin malı ülkemize girdiği günden beri atölyeler kapanmakta, esnaf giderek daha da zor günler yaşıyor. Halkımız da kalitesiz ürünlere sırf ucuz olduğu için rağbet göstermesin. Çünkü aldığınız kaliteli uygun fiyatlı bir ürünü yıllarca kullanabilirsiniz" görüşünü dile getirdi. Sigara ve ütü yanıklarının en zor onarılan hasarlar olduğunu vurgulayan Örücü, tamirat ücretlerinin 15-50 lira arasında değiştiğini belirtti.BAŞBAKAN ERDOĞAN DA MÜŞTERİSİArif Örücü, müşterileri arasında siyasiler, bürokratlar, iş adamları, memur, işçi ve emeklilerin bulunduğunu ifade ederek, müşterilerin manevi hatırası olan malzemeleri de getirerek tadilat etmesini istediklerini, hatta bir müşterisinin küçük bir masa örtüsünü getirdiğini anlattı. Müşterileri arasında Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Eski Başbakanlardan Adnan Menderes, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ile yüksek yargı mensupları, milletvekilleri ile büyükelçilerin bulunduğunu belirten Arif Örücü, sözlerine şöyle devam etti: "Maddi durumu iyi olan insanların ’bir giydiğini bir daha giymediği’ sanılır. Ancak tam tersini görüyoruz yıllardır. Cumhurbaşkanlığı köşkünden, bazen görevliler, bazen terziler aracılığıyla tadilata kıyafetler geliyor. Yakın bir dönem önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Hayrünnisa Gül’ün kıyafetlerini onardım. Şimdi de Hayrünnisa hanımın bir eteğini onarıyorum. Gelen kıyafetlerin deforme olan yerin niteliğine göre yama ve dokuma yaparak eskisine yakın bir hale getirerek kullanılabilir hale kavuşturuyoruz. Kısa zaman önce Başbakanımız Recep Tayyip Bey’in de bir pantolonu getirildi. Sağ arka cebinde küçük bir yırtık vardı, dokumasını yapıp saygılarımızla ve mesleğimize duyduğu ilgiye teşekkür ederek Sayın Başbakanımıza gönderdik."DİKİM MAKİNESİNE İL SÜRMEMİŞArif Örücü, hayatında hiç dikiş makinesine elini sürmediğini, mesleğinin terzilikten ayrı olduğunu vurguladı. Örücü, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ilgili yaşadığı ilginç bir anısını da şöyle anlattı: "Bir gün yardımcıları Özal’ın ceketini tadilata getirdiler. O dönem Özal Başbakandı. Ceketi tamir ettiğim sırada Cumhurbaşkanlığı seçimlerine denk gelmişti. Turgut Özal, Cumhurbaşkanlığına seçilmişti. Tamir ettiği ceket artık bir Cumhurbaşkanının ceketiydi. Ceketi tekrar giydiğinde Özal Cumhurbaşkanıydı. Ceket bir gecede makam atlamıştı durduğu yerde." Merhum Bülent Ecevit ile eşi Rahşan Ecevit’in bizzat kendilerinin zaman zaman iş yerine gelerek kıyafet getirdiğini anlatan Örücü, "Rahşan hanım, kendisi için çok özel ve kıymetli olduğunu söylediği bir masa örtüsünü tamir etmek için getirmişti" dedi.
dedi.Ustasından çok şey öğrendiğini dile getiren Örücü, "Ustam işini çok severek yapardı, hatta Soyadı Kanunu’ndan sonra Özörücü soyadını aldı. Sevgiyle, aşkla yapılabilecek bir iş bu... Bazen saatlerce aynı kıyafetin üzerinde çalışıp hayatla bağlantımızın kesildiği zamanlar olabiliyor. Ustam bana ne öğrettiyse, ben de tüm bildiklerimi çıraklarıma öğrettim. Geçmiş dönemlerde bu işi sadece 3 kişi yapıyorduk. Şimdi ise başkentte 15 kişiye ulaştık" diye konuştu. Pantolon, kumaş, triko kazaklar arasında 56 yılını geçiren Arif Örücü, geçmiş dönemlerde getirilen ürünlerin daha kaliteli kumaşlardan yapıldığını, ancak son dönemlerde ucuz olduğu için halk tarafından tercih edilen Çin malı ürünlerin kaliteli olmadığını söyledi. Arif Örücü, "Bazen Çin malı ürünleri tadilata getiriyorlar. Naylon desek değil, polyester desek değil. Hatta duydum ki içlerinde atık maddelerden üretilen ürünler var. Çin malı ülkemize girdiği günden beri atölyeler kapanmakta, esnaf giderek daha da zor günler yaşıyor. Halkımız da kalitesiz ürünlere sırf ucuz olduğu için rağbet göstermesin. Çünkü aldığınız kaliteli uygun fiyatlı bir ürünü yıllarca kullanabilirsiniz" görüşünü dile getirdi. Sigara ve ütü yanıklarının en zor onarılan hasarlar olduğunu vurgulayan Örücü, tamirat ücretlerinin 15-50 lira arasında değiştiğini belirtti.BAŞBAKAN ERDOĞAN DA MÜŞTERİSİArif Örücü, müşterileri arasında siyasiler, bürokratlar, iş adamları, memur, işçi ve emeklilerin bulunduğunu ifade ederek, müşterilerin manevi hatırası olan malzemeleri de getirerek tadilat etmesini istediklerini, hatta bir müşterisinin küçük bir masa örtüsünü getirdiğini anlattı. Müşterileri arasında Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Eski Başbakanlardan Adnan Menderes, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ile yüksek yargı mensupları, milletvekilleri ile büyükelçilerin bulunduğunu belirten Arif Örücü, sözlerine şöyle devam etti: "Maddi durumu iyi olan insanların ’bir giydiğini bir daha giymediği’ sanılır. Ancak tam tersini görüyoruz yıllardır. Cumhurbaşkanlığı köşkünden, bazen görevliler, bazen terziler aracılığıyla tadilata kıyafetler geliyor. Yakın bir dönem önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Hayrünnisa Gül’ün kıyafetlerini onardım. Şimdi de Hayrünnisa hanımın bir eteğini onarıyorum. Gelen kıyafetlerin deforme olan yerin niteliğine göre yama ve dokuma yaparak eskisine yakın bir hale getirerek kullanılabilir hale kavuşturuyoruz. Kısa zaman önce Başbakanımız Recep Tayyip Bey’in de bir pantolonu getirildi. Sağ arka cebinde küçük bir yırtık vardı, dokumasını yapıp saygılarımızla ve mesleğimize duyduğu ilgiye teşekkür ederek Sayın Başbakanımıza gönderdik."DİKİM MAKİNESİNE İL SÜRMEMİŞArif Örücü, hayatında hiç dikiş makinesine elini sürmediğini, mesleğinin terzilikten ayrı olduğunu vurguladı. Örücü, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ilgili yaşadığı ilginç bir anısını da şöyle anlattı: "Bir gün yardımcıları Özal’ın ceketini tadilata getirdiler. O dönem Özal Başbakandı. Ceketi tamir ettiğim sırada Cumhurbaşkanlığı seçimlerine denk gelmişti. Turgut Özal, Cumhurbaşkanlığına seçilmişti. Tamir ettiği ceket artık bir Cumhurbaşkanının ceketiydi. Ceketi tekrar giydiğinde Özal Cumhurbaşkanıydı. Ceket bir gecede makam atlamıştı durduğu yerde." Merhum Bülent Ecevit ile eşi Rahşan Ecevit’in bizzat kendilerinin zaman zaman iş yerine gelerek kıyafet getirdiğini anlatan Örücü, "Rahşan hanım, kendisi için çok özel ve kıymetli olduğunu söylediği bir masa örtüsünü tamir etmek için getirmişti" dedi.





















