Aniden bastıran yağmur ve fırtınada, Airbus A330-300 tipi uçak otomatik olarak pisti pas geçmek istedi, burnunu yukarı kaldırdı. Pilot bir daha iniş şansı olmayabilir diyerek uçağı manuele aldı ve pisti zor da görse inişi gerçekleştirdiCumhurbaşkanı Abdullah Gül ve beraberindeki heyeti Gana ve Gabon’a taşıyan özel THY uçağı 24 Mart Perşembe gecesi Gabon’un başkenti Libreville’ye inişe geçtiğinde piste yaklaşırken kısa süreli ani bir türbülans yaşadı.Önce biraz alçalan uçağın burnu bir anda yukarı döndü. Ancak kısa süreli bu ani değişim uçaktakiler tarafından pek farkedilmedi.Cumhurşkanı Gül, uçaktan inerken kendisini uğurlayan Kaptan Pilot ve VIP Koordinatörü Ceyhan Yılmazcan’a sordu:- Bir sorun var mıydı?- Efendim, hava çok riskliydi, aşırı yağmur ve fırtınadan dolayı zor bir iniş oldu ancak başarıyla iniş gerçekleştirdik.Gül, dün Libreville’den İstanbul’a 7 saat süren uçuş sırasında milletvekilleri ve işadamlarıyla sohbetin ardından bir ara kokpite girip, kaptan ve pilotların çayını içti.Libreville’ye iniş konusu o sırada yeniden gündeme geldi. Kaptan Pilot Ceyhan Yılmazcan durumu bu kez daha detaylı anlatınca aslında Gabon’a inişte çok ciddi bir tehlike atlatıldığı da ortaya çıktı.- Sayın Cumhurbaşkanım, Libreville’ye inişimiz, bizim eğitimler sırasında tam da genç arkadaşlarımıza simülatörde “en riskli hava” diye gösterdiğimiz koşullar kapsamında oldu ne yazık ki. O kadar şiddetli bir yağmur şimşek ve fırtına vardı ki, otomotik pilot devreye girdi ve bu şartlarda uçağın iniş yapamayacağını düşünerek burnunu havaya kaldırdı. Yani alanı pas geçmemizi istedi.
İnsiyatif alarak uçağı otomatik pilottan çıkardım manuele aldım, pisti görmekte epey zorlansak da inişi gerçekleştirdik. Pas geçsek karşımızda daha riskli hava koşulu olacaktı. Nitekim bizden sonra uzunca bir süre alana başka uçak inemedi.Ali Bongo’dan Gül’e sarayında Sarkozy gibi ihtişamlı ağırlamaGabon eski bir Fransız sömürgesi. Fransız izleri ülkede çok fazla görünüyor. Zaten ülkenin resmi dili de Fransızca. Askerlerden polislere kadar tüm kamu görevlilerinin kıyafetleri sanki Fransa’daymış izlenimi yaratıyor.
Cumhurbaşkanı Ali Bongo Ondimba Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ülkesinde tabir yerindeyse krallar gibi karşıladı. Sabah ikili anlaşmalar devlet sarayında yapılırken Ali Bongo’nun buluşmaya Ferrari’si ile gelmesi dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onuruna sarayında verdiği yemekte ortam, yerel dans gösterisi dışında tam bir Fransız Sarayı havasını yansıttı.Bir Fransız inşaat şirketinin yaptığı lüks sarayda masamıza yerleştiğimiz andan itibaren tabaklar, kaşıklar arasında gezinen karıncalar dikkatimizi çekti.Bir yandan ünlü Fransız şampanya ve şarapları servis edilirken, diğer taraftan fincanda çorbayla başlayan yemekte haşlanmış İskoç somonu, Nice sebzesi ve avokado püresi eşliğinde sunuldu. Ana yemek pirzolanın yanına, “helal” vurgusu yapıldığı dikkati çekti.Garsonlar karıncıları görünce özür diledi. Otele döndüğümüzde Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ali Naci Koru’ya yemekle ilgili izlenimini sorduk:- Bazı ülkelerin büyükelçileri ile aynı masadaydım. Onların anlattığına göre, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’yle aynı düzeyde bir ağırlama gerçekleşmiş. Sarkozy hariç, bu boyutta başka bir ağırlama olmamış.Dönüş yolunda da Ali Bongo’nun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kaldığı otele geldiği ve Gül’ü bizzat otomobiline alarak havaalanına getirdiği dikkati çekti. Bu kez Bongo’nun Rollse Royce ile gelmesi dikkat çekti.
İnsiyatif alarak uçağı otomatik pilottan çıkardım manuele aldım, pisti görmekte epey zorlansak da inişi gerçekleştirdik. Pas geçsek karşımızda daha riskli hava koşulu olacaktı. Nitekim bizden sonra uzunca bir süre alana başka uçak inemedi.Ali Bongo’dan Gül’e sarayında Sarkozy gibi ihtişamlı ağırlamaGabon eski bir Fransız sömürgesi. Fransız izleri ülkede çok fazla görünüyor. Zaten ülkenin resmi dili de Fransızca. Askerlerden polislere kadar tüm kamu görevlilerinin kıyafetleri sanki Fransa’daymış izlenimi yaratıyor.
Cumhurbaşkanı Ali Bongo Ondimba Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ülkesinde tabir yerindeyse krallar gibi karşıladı. Sabah ikili anlaşmalar devlet sarayında yapılırken Ali Bongo’nun buluşmaya Ferrari’si ile gelmesi dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onuruna sarayında verdiği yemekte ortam, yerel dans gösterisi dışında tam bir Fransız Sarayı havasını yansıttı.Bir Fransız inşaat şirketinin yaptığı lüks sarayda masamıza yerleştiğimiz andan itibaren tabaklar, kaşıklar arasında gezinen karıncalar dikkatimizi çekti.Bir yandan ünlü Fransız şampanya ve şarapları servis edilirken, diğer taraftan fincanda çorbayla başlayan yemekte haşlanmış İskoç somonu, Nice sebzesi ve avokado püresi eşliğinde sunuldu. Ana yemek pirzolanın yanına, “helal” vurgusu yapıldığı dikkati çekti.Garsonlar karıncıları görünce özür diledi. Otele döndüğümüzde Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ali Naci Koru’ya yemekle ilgili izlenimini sorduk:- Bazı ülkelerin büyükelçileri ile aynı masadaydım. Onların anlattığına göre, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’yle aynı düzeyde bir ağırlama gerçekleşmiş. Sarkozy hariç, bu boyutta başka bir ağırlama olmamış.Dönüş yolunda da Ali Bongo’nun Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kaldığı otele geldiği ve Gül’ü bizzat otomobiline alarak havaalanına getirdiği dikkati çekti. Bu kez Bongo’nun Rollse Royce ile gelmesi dikkat çekti.


























